| Ambargolar Asıl Halkı Vuruyor | | Gül ATMACA, Ortadoğu Araştırmacısı, atmaca.gul@gmail.com | | | Resimler Sadece üyeler içindir! İran, Basra Körfezi’nin giderek ısınan sularında art arda tatbikatlar yaparken, ABD ve Avrupa Birliği de (AB) ambargo kararlarıyla baskısını arttırıyor. Nükleer programı nedeniyle İran'a petrol ambargosu uygulanması konusunda anlaşmaya varan AB üyesi ülkelerin bu kararı ocak ayı sonunda hayata geçirmesi bekleniyor. ABD Başkanı Barack Obama, İran Merkez Bankası'yla iş yapan mali kuruluşlara yeni yaptırımlar getirmeyi öngören kanun teklifini ay başında imzalamıştı. Petrol ve doğal gaz kaynaklarıyla dünyada üçüncü sırada olan yer alan ve temel gelir kaynağı petrol satışı olan İran’ın bu gelişmelerden büyük zarar göreceği ortada. İran Petrol Bakanı Yardımcısı Ahmed Kalebani, 2011 yılında ham petrol satışında bir önceki yıla kıyasla düşüş yaşanmasını “petrol arama sahalarına yeterli yatırım yapılmamasına ve bazı uluslararası anlaşmaların iptal edilmesine” bağlasa da, ambargoların etkisini saklamak artık mümkün görünmüyor. İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, “Ambargolardan etkilenmemiş gibi davranamayız” derken, İran Merkez Bankası Başkanı Mahmud Bahmani, geçen hafta yaptığı açıklamada, “ülke kuşatma altındaymış” gibi davranılması gerektiğini söyledi. Ambargolar petrol fiyatının şimdiden yükselmesine sebep olurken İran para birimi Riyale değer kaybettiriyor. Öyle ki sürekli değişen kurlar yüzünden Tahran’daki döviz bürolarının işlem yapmadığı, bazı İranlıların bankalardan paralarını çektiği kulağımıza çarpan bilgiler arasında. Çarşı-pazarda artan fiyatlara ve yüksek işsizlik oranları zaten iyiye gitmeyen ekonominin göstergeleri. Peki ambargolar ve yaptırımlar ne kadar etkili? Yakın komuşularımıza ve yakın tarihe baktığımızda ambargoların hedef aldıkları rejimlerden çok halka zarar verdiğini görüyoruz. Yani, Batının bazen kendi eliyle yarattığı, bazen de çıkarı gereği destek verdiği diktatörlükler bu şekilde yıkılmıyor. Tersine, aralarında politikacı, asker, işadamlarının olduğu bazı fırsatçıları daha da zengin ediyor. Asıl faturayı, sade vatandaş, ticaret erbabı, orta sınıf ödüyor. En çarpıcı örneklerden birisi komşumuz Irak. Saddam döneminde yıllarca ambargo yiyen Irak, 1991’den itibaren gıda ve ilaç karşılığında belli bir miktarda petrol satabildi. Birleşmiş Milletler (BM) denetiminde uygulanmaya başlayan ambargolar sıradan halkın yaşamı üzerinde ağır ve etkileri bugün bile süren hasara yol açtı. Yaşam kalitesi düştü. Kadın hakları zarar gördü, çocuk ölümleri arttı. Ambargolar ne Saddam’ı ne de Irak’ı daha “demokratik” kıldı. Üstelik, Bağdat yönetimi huzursuzluğu artan halka daha fazla baskı uygulamaya başladı. Saddam’ın yurtdışında el konan paralarının bir kısmı, 2003’teki işgalden sonra “Irak’ın yeniden yapılandırılmasında” kullanılmak üzere askeri bir uçakla ülkeye taşındı. Ancak bu paranın nerede kullanıldığı, nasıl kullanıldığına dair sağlıklı bilgiye bugün bile ulaşılamıyor. Paranın önemli bir kısmınına çalındığı ya da yolsuzluğa kurban gittiği iddia ediliyor... Bu çarpıcı örnekten sonra İran’a dönersek, “acı çekme- şehadet” kültüründen beslenen mevcut rejimin, dışarıya karşı “siz istediğiniz kadar ambargoları arttırın biz yıkılmayız” görüntüsü yaratmak için halktan daha fazla fedakarlık yapmasını istemesi sürpriz olmayabilir. Öyle ki, mart ayında yapılacak olan ve “muhalefet hapsedildiği” için muhafazakârların kendi aralarındaki çekişmeye sahne olacak meclis seçimleri bile bunun için kullanılıyor. İran İstihbarat Bakanı Haydar Muslihi, seçimlerin İran için her zaman “zorlu” geçtiğini hatırlatarak, halktan seçimlerin ülkenin güvenliği için tehdit oluşturmaması konusunda dikkatli olmaları çağrısında bulundu! İran Dini Lideri Ali Hamaney de seçimleri “İran’ın en hassas seçimleri olarak” tanımlamıştı. Hayatını Paris’te sürdüren muhaliflerden eski milletvekili Ahmed Selamatiyan, İran’ın dış gerilimi, içeride seçimler öncesi çıkabilecek olası karışıkları bastırmak için bahane olarak kullanabileceğini ileri sürüyor. Bu arada, içeride Dini Lider Hamaney ile sorunlar yaşayan Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ise hem kişisel olarak hem de ülke olarak yalnız olmadıklarını mesajını vermek için haftasonu Venezuella, Nikaragua, Küba ve Ekvador’u kapsayan Latin Amerika turuna çıktı. Pragmatik çıkışlarıyla bilinen İran’ın, Batıya kapanan yolların yerine ham petrolünü satmak için Asya’ya özellikle de Çin’e daha fazla yöneleceği konuşuluyor. Tabi bunu fırsat bilen Çin’in “ciddi oranda indirim” talep etmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Zor bir ihtimal ama eğer İran, dünyada denizden çıkarılan petrolün yüzde 20’sinin geçtiği topu topu 48 km genişliğindeki Hürmüz Körfezi’ni kapatırsa dünya ekonomisi bundan büyük zarar görecektir. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak petrollerinin dünyaya taşındığı bu yolun kapanması ham petrol fiyatının daha da artmasına yol açacak ki bu dünya ekonomisini son derece kötü etkiler. Batı ile restleşmeyi sürdüren İran, Basra Körfezi’nde yeni bir tatbikat yapacağını ve daha önemlisi ikinci uranyum zenginleştirme tesisini kuracağını duyurdu. Ancak, bütün bu gelişmelerin üstüne bir de Hürmüz Körfezi’nin kapatılmasının kendi ekonomisine getireceği ağır faturayı da bildiğinden olsa gerek bir yandan da müzakere yollarını tamamen kapatmıyor. Tahran Yönetimi, BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyeleri ve Almanya ile kesilen nükleer müzakerelerin yeniden başlaması için Türkiye’nin ev sahipliğine sıcak baktığını geçen hafta açıkladı. Bu çerçevede, 11 Ocak'ta İran Meclis Başkanı Ali Laricani, 18 Ocak'ta ise Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi Ankara’da olacak. Diplomasinin ne kadar başarılı olacağını ise önümüzdeki günler gösterecek... | ---İMZA---
Resimler Sadece üyeler içindir! "Bende bir elma, Sende de bir elma varsa; Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen: İkimizin de de birer elması olur. Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa; Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen: Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs] BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN, BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!.. BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ ! False |
TurkesManga Site Sahibi

 Durumu Dışarıda Yaş : 46 Cinsiyet : Bay Mesaj Sayısı : 21244 Giriş sayısı : 9650 Forum T. Puanı : 187 MSN : turkesmanga@windowslive.com Kişiyi : Arkadaşım Yap
Olgunluk
65% Aktiflik
965% Forum Katkısı
2124% Tüm Siteye Katkısı
2767% |