| Rusça Birliğine Doğru: Rusça’nın Resmi Dil Olması | | Pınar Odabaşı, Gazeteci - TRT Türk | | | Resimler Sadece üyeler içindir! Moskova merkezli bir medeniyet kurma projesi günümüzde de Rusça birlikteliği ile sürdürülmeye çalışıldığı dikkat çekmektedir. Bu kapsamda 13. yüzyılın ilk yarısında Rusya’yı etkisi altına alan Moğol-Tatar hakimiyeti döneminin ardından Rusya’nın güvenlik ve idari alanda yeniden örgütlenmeye başladığı Korkunç İvan ve sonrası dönemde Rusçanın da sınırları genişlettiği görülmektedir. Romanovların başa geçmesinin ardından Rusça Baltıklardan Sibirya’ya ve Çin sınırına kadar oldukça geniş bir coğrafyadaki halkların kullandığı ortak iletişim dili haline gelmiştir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir![i] Dolayısıyla Çarlıktan SSCB’ne ve ardından da Rusya Federasyonuna geçiş sürecinde bölgede idari, ekonomik ve siyasi anlamda oldukça önemli değişiklikler yaşanmasına karşın, Rusça’nın ortak iletişim dili olarak varlığını sürdürmesi konusunda ise ortak politikaların ve taleplerin yeniden hayata geçirildiği görülmektedir. Bölge tarihi ve dilleri üzerine çalışmaları bulunan Prof. Dr. Ahmet Buran da Rusçanın tarihsel olarak bir Sovyet modeli yaratmada kullanılan en önemli araçlardan biri olduğuna dikkat çekmektedir. Buran’a göre "Farklı dil ve lehçelerde konuşan etnik unsurların ortak iletişim dilleri Rusçadır. Rus hakimiyeti ve Sovyet ideolojisinin ortak Sovyet vatandaşı yaratma projesinin en önemli ayağı olan Rusçayı ortak dil haline getirme planı önemli ölçüde başarılmıştır. Devletin, yönetimin, şehrin, üst kültürün dili olarak özendirilen Rusça, sosyal bir gereklilik, psikolojik bir mecburiyet ve iyi bir eğitim planlamasıyla benimsenen dil haline getirilmiştir.” Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir![ii] Nitekim, SSCB sonrası dönemde de benzer ekonomik, toplumsal ve siyasal nedenlerle Rusça’nın bir kez daha ortak bir dil haline getirilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu kapsamda Letonya’dan başlayacak olursak, Letonya’da Rusçanın resmi olarak ikinci dil olabilmesi için yürütülen kampanyalar en sonunda 18 Şubatta referanduma gidilmesinin kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır. Letonya’nın yanı sıra AB üyesi bir diğer Baltık ülkesi olan Estonya’da da resmi olmasa da en çok konuşulan ikinci dilin Rusça olması dikkat çekmektedir. Litvanya’da ise Estonya kadar yaygın olmasa da Rusçanın toplumsal düzeyde en fazla bilinen ikinci dil olduğu belirtilmektedir. Baltık ülkelerinin yanı sıra Belarus’un da iki resmi dil kullanılmaktadır. Beyaz Rusça’nın ardından Rusça da kullanılan resmi dil statüsündedir. Hatırlanacağı üzere Gürcistan ile yaşanan savaşın nedenlerinden biri olan Güney Osetya’da da Rusça'nın resmi dil olması ile ilgili 13 Kasım’da bir referandum yapılmıştı. Referandumdan yüzde 83,99 Rusçanın resmi dil olarak kullanılması yönünde bir eğilim çıkmış ve böylelikle Gürcistan'ın ayrılıkçı bölgesi Güney Osetya'da da Rusça resmi dil olarak kabul edilmiştir. Rusya’nın Batısında kalan eski SSCB’deki ülkelerde de Rusça’nın önemini koruduğu görülmektedir. Aynı şekilde Rusya’nın ikinci resmi dil olması yönündeki tartışmaların Ukrayna’da da yaşandığı görülmektedir. Özellikle ülkenin doğusundaki bölgelerde yaşayan Ruslar, Rusça’nın ikinci resmi dil olmasını konusundaki ısrarlarını sürdürmektedirler. İki resmi dil tartışmasını, Donetsk kenti Belediye Başkanı Aleksandr Lukyançenko’nun “Ben seçmenimin konuştuğu dilde yani Rusça konuşurum” sözleri ateşlendirdi. Ukrayna Anayasasına göre Ukrayna’nın resmi dili Ukraynaca olmasına karşın, Ukrayna’daki azınlık olan Ruslar Rusça’nın da resmi dil olmasını talep etmektedirler. Rusça’nın resmi dil olması tartışmasında ülkenin batısı şiddetle karşısı çıkarken, doğusunda ise destek görmektedir. Ukrayna parlamentosu yakında Rusçanın resmi dil olması konusunu gündemine almayı planlıyor. Nitekim, Ukrayna’da Rus dilinin statüsü ile ilgili geçen yıl yapılan bir anket Rusçanın resmi dil olmasını isteyenlerle buna karşı çıkanların oranının hemen hemen aynı olduğunu göstermiştir. “Reyting” adlı kamuoyu araştırma şirketinin anketine göre, halkın yüzde 45’i “Rusça resmi dil olsun” derken, yüzde 47’si bunun aksini belirtmişlerdir. Anket katılımcılarının yalnızca yüzde 8’i ise “Bu konuda kararsız” olduğunu ifade etmiştir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir![iii] Kafkasya ve Baltık devletlerini yanı sıra Orta Asya ülkelerinde de durumun çok farklı olmadığını belirtmek gerekir. Ankara’da Türk Birliği’nin yeniden tartışılmasını gündeme getiren Kırgızistan’ın resmi dili Rusça, devlet dili ise Kırgızca olduğuna dikkat çekmek gerekir. Aynı şekilde ülkesinde önemli bir Rus azınlığı bulunan ve Rusya ile stratejik bir işbirliği sürecinde olan Kazakistan da Rusya’nın hem toplumsal hem de resmi düzeyde ikinci dil olarak kullanıldığını belirtmek gerekir. Kazakistan’da resmi dil olarak Kazak Türkçesi ve Rusça birlikte kullanılmaktadır. Diğer bölgede tarafsızlık statüsü ve önemli doğalgaz rezervleri ile dikkatleri üzerine çeken Türkmenistan’da da Rusça resmi dil statüsündedir. Orta Asya’da bağımsızlık ve tarihsel bilinç itibariyle değerlerine köklü şekilde sahip çıkan bir diğer Türki kökenli Devlet olan Özbekistan’da da Özbek dili resmi dil olmasına rağmen, Rusça başta kamu kurumları olmak üzere toplumsal düzeyde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Diğer Türki halklardan farklı olarak Farsçaya yakın olan Tacikler de ise 1989 yılında Tacik dili resmi dil olarak kabul edilmişti. Ancak Tacikistan uluslararası ilişkilerde ve resmi yazışmalarında Rusça kullanmayı sürdürmektedir. Ayrıca Tacik nüfusunun yaklaşık yüzde 38'i Rusça’yı kullanmaktadır. Letonya’da Rusça’nın Referandum Sunulması Baltık devletlerinden Letonya’da bulunan Rus azınlıklarının Rusçayı devletin resmi dili olarak kullanma sorunu 1990’ların başında Letonya egemenliklerini ilan edip bağımsızlığını elde etmesiyle birlikte başlamıştır. Rus azınlıklarının Rusça konusundaki ısrarı Letonya ile birlikte Litvanya ve Estonya’nın AB’ye 1 Mayıs 2004’te üye olmasının ardından da sürmüştü. Tarihsel olarak bakıldığın da Letonya’nın II. Dünya Savaşı ertesinde SSCB’ye katıldığı ve bunu izleyen dönemde de Sovyet etkisini arttırmak amacıyla Rus toplulukların bölgeye yerleştirildiği görülmektedir. Ancak, 1991 yılında bağımsızlığın kazanılmasıyla, bölgede yaşayan Rus topluluklar önemli bir sorun haline gelmiştir. Letonya’daki Rus azınlığın toplam nüfus içindeki oranlarının %33 civarında olduğu belirtilmektedir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir![iv] Bununla birlikte Ukrayna ve Belarus kökenlilerin de Rusça konuştukları dikkate alındığında Rusça konuşanların oranının yaklaşık %44-45 civarında olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda Rusçayı ikinci resmi dil ilan etmek için referanduma gidecek olan Letonya’nın dikkatle incelenmesi gerekmektedir. Çünkü bu ülke Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bazı yazarlar tarafından da dile getirildiği üzere Rusya’ya “pençelerini çıkaran” ülkelerden biriydi. Baltık Cumhuriyetlerinin Sovyetler Birliği'nden ayrılmasının ardından, Letonya'da yaşayan yüz binlerce Rus asıllı Sovyet vatandaşlığını kaybetmiş, ancak Letonya vatandaşı da olamamıştı. Çünkü Letonya devleti, ulusal kültürü ve kurumları geliştirme adına Letonya vatandaşlığı alabilmek için Letonca bilmeyi de zorunlu kılmıştı. Tüm resmi kurumlarında sadece Letoncanın konuşulduğu ülkede alışverişlerde bile Rusçanın konuşulmaması için bir zamanlar "Lisan polisleri" görev yapmış ve bu konu Avrupa Birliği tarafından da eleştirilmişti. Bu direnç Rus azınlığın haklarını korumak için ortaya çıkan "Uyum Partisi"nin yıllar süren çalışmalarının bir sonucu olarak kırıldı. Uyum Partisi sözcüleri, Baltık Cumhuriyetlerinde yaşayan Rus azınlığın Letonya'yı kendi memleketi olarak gördüğünü, ancak kendi dilini konuşmakta ve kendi kültürünü yaşatmakta da kararlı olduğunu belirtiyor. 18 Şubat'ta gerçekleşecek olan referandumda, Rusçanın Letonya'da ikinci resmi dil olabilmesi için oylamaya katılanların yarısının "evet" oyu vermesi gerekiyor. Letonya nüfusunun yaklaşık yüzde 44'ünü oluşturan Rus, Ukrayna ve Belarus kökenlilerin Rusçanın ülkede ikinci resmi dil olması talebi önce parlamentoya taşındı. 100 üyeli Letonya parlamentosunda 60 parlamenter Rusçanın ülkede ikinci resmi dil olmasına karşı çıktı. Bunun ardından da anadili Rusça olan Letonya vatandaşlarından oluşan iki yüz bin imzalı bir dilekçeyle konu referanduma sunulmak zorunda kalmıştır. Bununla birlikte Rusça yanlılarının etkinlikleri sürerken, 18 şubat 2012’de düzenlenecek referandumu engellemek isteyen Letonya Ulusal Partisi de imza kampanyası başlatmıştır. Açıklamada, “Böyle bir anayasa değişikliği talep etmek, Letonya’nın bağımsızlığını ortadan kaldırmayı talep etmek gibidir.” denildi.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir![v] Letonya’da referandum ile ilgili taraflar çalışmalarını sürdürürken ülkede çatışma olabileceği ileri sürülmektedir. Tartışmaları değerlendiren Moskova yönetimi Letonya’yı Rus düşmanlığını körüklemekle suçlarken, Letonya da Rusya’yı iç işlerine karışmaması konusunda yarmıştır. Letonya Üniversitesi’nden Profesör Yuris Rozenvalds, konuyla ilgili ilginç bir tespitte bulunmuş ve “Letonya’daki Rusça, Almanya’daki Türkçe gibi değil” diye bir ifade kullanmıştı. Rozenvalds’a göre Rusların uzunca bir dönemdir Letonya’da azınlık olarak yaşadığına buna karşın kendi dillerini konuşamadığını ve bu konuyla ilgili artık adım atılması gerektiğini ifade etmiştir. Rozenvalds, etnik azınlık olan Ruslara kendi dillerini konuşma hakkı tanınabileceği önerisi de bulunmuştur.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir![vi] Sonuç Olarak Rusya Federasyonunun eski SSCB ülkeleri ile ekonomik, siyasi ve diplomatik ilişkilerinin yeniden güçlendirmeye yöneldiği bir dönemde Rusça’nın da resmi düzeyde söz konusu ülkelerde kullanılması yönünde taleplerin ortaya çıkması dikkat çekicidir. Eski SSCB sistemi içerisinde yer alan ülkelerde bulunan Rus azınlıkların toplumsal düzeyde Rusçayı kullanma konusunda temel hakları, siyasal düzeyde Rusya Federasyonunun etki alanını genişletmeye katkı sağlayabilir. Nitekim, Sovyetler Birliği'nin 1991'deki çöküşünü 'büyük bir felaket' olarak gören Putin’in Avrasya Birliği planının ilk aşamasını 1 Ocak 2012’de başlatma kararı alması da dikkat çekicidir. Bilindiği üzere Kazakistan, Rusya ve Belarus Devlet Başkanlarının 19 Aralık'ta Moskova'da Kremlin Sarayı'nda bir araya gelerek imza attıkları, üç ülke arasında 1 Ocak 2010 tarihinde kurulan Gümrük Birliği'nin 1 Ocak 2012 itibarıyla ''Tek ekonomik bölge'' haline gelmesine dair anlaşma da yürürlüğe girmesi de bu anlamda oldukça önemlidir. Rusya devlet Başkanı Putin konuyla ilgili bir gazeteye yazdığı makalede, Avrasya Birliği’nin Avrupa Birliği ve Çin ilişkilerini geliştireceğini, böylece Avrupa Birliği ile Pasifik bölgesini birbirine bağlayacağını ileri sürmüştü. Diğer yandan Putin bu şekilde Rusya'nın merkezinde yer alacağı Avrupa'dan Pasifik'e uzanan geniş bir alan üzerinde ortak bir birlik kurma projesini, savunması, aynı zamanda eski Sovyetler Birliği'nin yeniden canlandırılması eleştirilerinin gündeme gelmesine yol açmıştır. Doğal olarak Rusçanın yeniden bir çok ülkede resmi dil statüsü elde etmesi, Birliğin toplumsal düzeyde gelişmesine oldukça önemli bir katkı sağlayacağı açıktır. Nitekim, 2011 Temmuzun Rusya’nın Kaluga Bölgesindeki Kültür kompleksi “Etnomir”de gerçekleştirilen uluslararası kültür kampı Dialog da aslında tüm tartışmaların çerçevesini kısaca özetlemektedir. Uluslararası alanda Rusça bilen gençlerin katıldığı bu gençlik kampında insan haklarından medyaya teknolojik gelişmelerden bireysel aktivitelere kadar b ir çok alanda ortak faaliyetler gerçekleştirilmektedir. Ancak bu etkinliklerin Sovyetlerin atalarının nasıl yaşadığını unutturmama ve hatırlatma teması ile kurulmuş “Etnomir”de yapılması ve Dünyanın değişik ülkelerinden gelen katılımcıların ortak bir dil olarak Rusya’yı öne çıkartmaları dikkat çekicidir. | ---İMZA---
Resimler Sadece üyeler içindir! "Bende bir elma, Sende de bir elma varsa; Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen: İkimizin de de birer elması olur. Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa; Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen: Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs] BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN, BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!.. BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ ! False |
TurkesManga Site Sahibi

 Durumu Dışarıda Yaş : 46 Cinsiyet : Bay Mesaj Sayısı : 21244 Giriş sayısı : 9650 Forum T. Puanı : 187 MSN : turkesmanga@windowslive.com Kişiyi : Arkadaşım Yap
Olgunluk
65% Aktiflik
965% Forum Katkısı
2124% Tüm Siteye Katkısı
2767% |