Bilgi İçin Tıklayınız!
Şu an KozanBilgi.Net 'de 0 Üye 54 Misafir Bulunmaktadır. Buraya Tıklayarak Görebilirsiniz...
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHarita
KozanBilgi.Net - Türkiye'nin Bilgi Paylaşım Portalı
Bugün 25.07.2014 
          
Ana Sayfa
          
Forumlar
          
Yazılar
          
Resimler
          
Videolar
        
Kozan
          
Şiirler
          
Dosyalar
          
Hesabım
          
Gizlilik Bildirimi
          
Forum Kuralları
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum -      Aklından Neler Geçiyor ? Canlı Destek
» Konu Açan gamzelim   
 KozanBilgi.Net Forumları
 Evlilik - Söz - Nişan ve Cinsel yaşam
       Kız Sünneti Vahşeti

Günümüzde erkek çocukları sünnetten kaçarken halen müslüman ülkelerin azınlığında ve bazı kabilelerde  kız sünneti yapıldığını biliyor musunuz arkadaşlar?Hem de hiç bir uyuşturucu yapılmadan canlı canlı bir şekilde! Kız sünneti denilen şey;Klitorisin kesilmesi ve dağlanması.Hem ders kitabında okuduğumda hem de görüntüleri izlediğimde inanamadım.12-13 yaşındaki kız çocukları çırılçıplak soyulup ormanın bir köşesine götürülüyor.Orada kız yere yatırılıp kollarından annesi ve arkadaşları tutuyor.Geride kalanlar ise geleneksel şarkılar söyleyip ritim tutuyorlar.Klitoris kesilince dikenli yapraklarla kızın cinsel organı iyice tahriş edilip dağlanıyor ve bu işlem 3 gün boyunca yapılıyor.1hafta boyunca kız ormanda tek başına bu şekilde bırakılıyor.Sadece annesi yemek getirmek için yanına uğruyor.Kız çocuğunun sünnet sırasında hiç ağlamaması,ses çıkarmaması,acı çektiğini hissettirmemesi gerekiyor.Çünkü aksi takdirde bu kız ve onun annesi için büyük bir utanç kaynağı olacak ve kızın ergenlikten kadınlığa geçişi sayılmayacak.Ömür boyunca kadın sayılamayacağı için ileride eşinden,çevresindeki insanlardan çeşitli işkencelere maruz kalacak,küçük görülecek.20.yy modern çağında hala böyle olayların,boş ve yanlış inançların süre gelmesi çok üzücü.
Merak edenler için yapılan yerler;Maroni nehir kıyısı yerlileri,Afrika'da ekvator bölgesinde Bantu kabilesinde,Arap ya da siyah afrikalı müslümanlar,Senegal'de bazı Diolalar,Mali'deki Bambaralılar,Orta Sudan'da Omar Arapları,Kenya Kikuyular.
Ayrıca British Colombia'sında Carrier Indıas kabilesi de daha farklı bir eziyet yapıyor.


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Ne mutlu Türk’üm diyene…

False
gamzelim
Yıldız Üye


Durumu Dışarıda
» Etiketler     kız,sünneti,vahşeti,
» Benzer BaşlıklarHit...
Zombi kız hayata döndü
227
Yüzbaşının Kızı
285
Yezidin Kızı; Refik Halit Karay
340
Yezidin Kızı / Refik Halid KARAY
263
Yezidin Kızı
270
» Cevap Veren ruzgar_gulu   

Kadın sünnetinin ayrıntılarını bilmesem de bazı ülkelerde bu uygulamanın yaygın olduğunu biliyordum. Bu uygulama ile ilgili Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!NTV'de bir haber okudum ve konu ile ilgili yazmak istedim. Bu konu gerçekten çok korku verici; okudukça insanın tüyleri diken diken oluyor.
Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!Resimler Sadece üyeler içindir!Öncelikle erkeklerde sünnet de sorgulanabilir; bu konuyla ilgili başka zaman, başka bir yazıda görüşlerimi bildiririm. Zaten kadın sünnetine bakış açım da erkek sünnetine bakış açımdan çok farklı değil. Kadınların sünnet edilmesindeki amaç çok farklı. Müslüman erkekelerde dini inanç gereği yapılan bu sünnet; kadınlarda, "onların ilişkiden zevk almaması" için yapılıyor. Kadınların sünnet edilmesinde de çeşitli dini inançlar mutlaka mevcuttur ancak sünnetten sonra kadınların bir daha zevk alamaması, hem çok düşündürücü hem de çok üzücü. Kadınlarda sünnet, genel olarak klitorisin alınması şeklinde oluyor. Tabi sadece bununla sınırlı değil; daha tüyler ürpertici yöntemleri de var bu iğrençliğin.

Yazdığım üzere ilk ve en hafif denilebilecek yöntem klitorisin kesilmesi; ki bu kesim işlemi bildiğimiz jiletlerle yapılıyor. Tamamen sağlıksız şartlarda; tıbbi açıdan uygunsuz yerlerde.

İkinci yöntemde klitoris ile birlikte, organ çevresindeki küçük ve birtakım büyük dudaklar da kesiliyor.

Üçüncü yöntemde ise işin iyice boku çıkartılıyor ve klitoris, küçük dudaklar ve büyük dudakların tamamı kesiliyor. Durum o kadar kötü bir hal alıyor ki, açık yaralar birleştiriliyor; idrar ve ay başı kanamaları için birkaç milimetre çapında bir açıklık bırakılıyor. Bazen açıklık o kadar küçük oluyor ki; erkekler cinsel ilişkiye girmeden önce, kadının organını bıçakla kesip, cinsel birleşmeye uygun hale getiriyor.
Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!* Wikipedia

İşin vahşet yani bir tarafa; kadınların cinsel ilişkiden zevk almamasını istemek de nedir ya? Neden kadınlar cinsel ilişkiden zevk almasın ki? Neden hala kadınlar ikinci sınıf muamelesi görüyorlar? Bu sünnet de bir bakıma ikinci sınıf muamelesi görmenin ispatı değil midir? Bu "ikinci sınıf muamelesi" konusunu, kadınların cinsel hazdan yoksun bırakılmasına dayanarak söylüyorum nitekim erkeklere uygulanan sünnetin cinsel haz ile alakası olduğunu düşünmüyorum. Bu açıdan erkek sünneti ile kadın sünneti karşılaştırılamaz. Erkek sünnetinin yanında kadın sünneti tam bir vahşet ve insanlık suçu.

Bu vahşet sırasında kalıcı hastalıklara yakalanıp ölenlerden mi, yoksa aşırı kan kaybından hayata veda edenlerden mi bahsedelim? Şaştım kaldım. Maalesef arkadaşlarım, bu sünnet işlemine giren her 6 kadından birisi hayata veda ediyor.

Ve biz 2009 yılına giriyoruz. Garip!

Not: "Kadınların sünnet edilmesi" olarak anlattım ancak sizin de anladığınız üzere sünnet edilenler "kız." Genelde "kadın sünneti" olarak tanımlandığından, ben de "kadın" demeyi uygun buldum.


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

"Türk insanı para gibidir, içine ışık tut, Atatürk görünmüyorsa sahtedir"

ruzgar_gulu
Tiryaki Üye


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren ruzgar_gulu   

KADIN SÜNNET EDİLİR Mİ?
Ediyorlar. Uzun yıllardır ediyorlar. Hem de bunu Allah adına yaptıklarını söylüyorlar.
Washington Post gazetesinin bir muhabiri, Kuzey Irak’ta Kürtlerin kız çocuklarını nasıl sünnet ettiklerini görüntülemeyi başarmış.

Resimler Sadece üyeler içindir!

Kendi kız çocuğunu kandırarak, bir ebe kadının evine götürülüşünü görüntülemiş muhabir önce. Yedi yaşındaki Şilan, pırıl pırıl gözleriyle gülümsüyor ilk fotoğrafta. Çünkü annesi onu bir doğum günü partisine götürdüğünü söylemiş. Sonra vahşet başlıyor. Yerler kan olmasın diye kir içinde bir muşamba serilmiş. Enfeksiyona karşı ise bir şişe kolonya var odada.

Sonra yüzünde iğrenç bir ifade olan ebe kadın eline paslanmaz çelikten jileti alıyor.

Şilan’ın henüz gelişmekte olan klitorisini kesip ayırıyor bedeninden.

Washington Post muhabiri’ne “bunu Allah için yaptığını” söylemeyi de unutmuyor.

Sonra…

Hikayenin sonrası çok korkunç olacak Şilan için. Çocukluğunda kendine günlerce acı çektiren cinsel organından nefret edecek. Kadın olmaktan hiç hoşlanmayacak. Evleneceği adam seksten zevk alırken o alamayacak. Kız çocuğu doğurmaktan ödü patlayacak, çünkü aynı kötü şeyin onun da başına geleceğinden emin… Çünkü Kuzey Irak’lı Kürtler arasında çok önemle uygulanan bir gelenek bu.

Şilan acıyla sünnet edilirken toplum rahat bir nefes alıyor. Erkek egemen düzen rahat bir nefes alıyor. Çünkü artık Şilan kendi zevki için değil, kocasının zevki için sek yapacak. Çünkü onlara göre artık Şilan’ın namussuzluk yapması mümkün değil…

Çünkü artık Şilan, kadın değil bir köle…


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

"Türk insanı para gibidir, içine ışık tut, Atatürk görünmüyorsa sahtedir"

ruzgar_gulu
Tiryaki Üye


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren Ayse   

Kadın sünneti dehşeti

The Washington Post, Kuzey Irak’taki bölgesel Kürt yönetiminde yaygın olarak uygulanan kadın sünnetini haber konusu yaptı, 7 yaşındaki Şilan’ın sünnetinin dehşetini fotoğraflarla sayfalarına taşıdı

Irak’ın öteki bölgelerine göre en gelişmiş, sosyal olarak en ileri bölgesi olarak gösterilen Kuzey Irak’taki bölgesel Kürt yönetiminde kızların sünnet edilmesi, ABD’nin etkili gazetelerinden “The Washington Post”a haber konusu oldu. 
Gazete, Tuz Hurmatu çıkışlı haberinde, Kürtler arasında yaygın olarak uygulanan kadın sünnetinin “kadınların kötü durumuna ilişkin bir gösterge” olduğunu bildirdi. Kuzey Irak’ta geçtiğimiz haftalarda da erkeklere iki kadınla evlenebilme hakkı getirilmiş, çokeşlilik kararı Kuzey Irak ve birçok ülkede kadın hakları kuruluşlarının tepkisini çekmişti.

Genital sakatlanma
“Washington Post”un önceki günkü sayısında Amit R. Paley imzasıyla yayımlanan habere göre, Kürt bölgesi, dünyada kadınların yaygın olarak sünnet edildiği birkaç yerden biri. Bu yıl gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, Kürt kadınlarının yüzde 60’ından fazlası sünnet ediliyor. Hatta, Kürt kentlerinden birinde kadınların yüzde 95’i, insan hakları savunucu grupların “genital sakatlanma” olarak nitelediği bu tür bir pratiğe maruz kalmış durumda. 
Kadın hakları savunucusu gruplar, Afrika ve Ortadoğu’da bazı yerlerde rastlanan kadın sünnetinin Irak’ın Arapların yaşadığı bölgelerinde çok ender olduğunu belirtiyor. Kadın sünnetinin, Irak’taki Araplar arasında değil de Kürtler arasında yaygın olmasının nedeni tam olarak bilinmiyor. 
Kadın sünnetini savunanlar, uygulamanın nedeni olarak Hz. Muhammed’e mal edilen bazı sözleri gösteriyor. Oysa Müslüman alimlerinin bir kısmı, bunların Hz. Muhammed’e ait olduklarının şüpheli olduğunu vurguluyor. 

Baba işe karıştırılmıyor
Kadın sünneti kadın uygulayıcı tarafından yapılıyor ve erkekler işe karıştırılmıyor. Sünnet olacak kızın babasına sadece haber veriliyor. Sünnet işlemi ile tören, anne ve ebe tarafından gerçekleştiriliyor. 

Pişirdiği mundar
Kürtlere göre, kadın sünnetinin iki amacı var. İlk önce, bu yolla kadının cinsel arzuları kontrol altına alınıyor. İkinci olarak da, kadın ruhen temizleniyor ve pişirdiği yemek mundar olmaktan çıkıyor. Yani ancak sünnetli kadının pişirdiği yemek yenebilir. 
Kürt bölgesindeki kadın hakları savunucuları, “sünnetin zararsız ve İslam’ın gereği olduğu” şeklindeki yanlış inancı yıkmak için yoğun bir mücadele veriyor. Sünnetin en çok uygulandığı köylere gidilerek, kadınlara ve dini inanç liderlerine sünnetin kadına verdiği fiziki ve psikolojik zararları anlatılıyor. 
Sağlık uzmanları, sünnetin önceden tahmin edilmesi çok zor tıbbi sonuçları olabileceğine, enfeksiyon, kronik ağrı ve bebek doğumunda riskin artmasına yol açabileceğine dikkat çekiyor.

Parlamento yasaklamıyor
Ancak Kürt parlamentosu kadın sünnetini yasaklayan bir karar almaktan geri duruyor. Sünnetin yasaklanmasını isteyenler, bu sene işlenen namus cinayetleri sayısının artmasını da, kadınların önündeki engellerin azalmadığına dair bir kanıt olarak gösteriyor. Kürt parlamentosundaki Kadın Komitesi’nin Başkanı Pakshan Zangana, “kadın sünnetine 10 yıl hapis cezası verilmesini” öngören bir yasa çıkarılması için lobi yapıyor. 

‘Küçük sorun’ görülüyor
Fakat yasa taslağı, şimdiye kadar göze pek çarpmayan bu geleneğin uluslararası kamuoyunun dikkatine sunulmasını istemeyen önde gelen Kürt liderlerce bir yıldan beri parlamentoda sürüncemede bırakıldı. Kürt bölgesi İnsan Hakları Bakanı Yusuf Muhammed Aziz, sorunun parlamentonun bir yasa çıkarmasını gerektirmediğini belirterek, “Her küçük sorun için yasa çıkaramayız” dedi.

Resimler Sadece üyeler içindir!

Resimler Sadece üyeler içindir!

Resimler Sadece üyeler içindir!

Resimler Sadece üyeler içindir!
Fotoğraflarda 7 yaşındaki Şilan’ın sünneti görülüyor. İşlem tamamlandığında bir torba şeker ve gazozla ödüllendiriliyor. Şilan, dinlenmesi için diğer sünnetli kızlarla bir odaya alınıyor. Sünnetçi, 5 kızı 4 bin Irak dinarı (yaklaşık 5 YTL) karşılığında sünnet ediyor. Anne Ayşa Hamid, “Bunu neden yaptığımızı bilmiyoruz ama asla durdurmayacağız, çünkü İslam ve büyüklerimiz böyle istiyor” diyor.

İslamiyette kadın sünneti yok
Prof. Dr. Saim Yeprem (eski Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı): İslamiyette kadının sünnet edilmesi diye bir şey yok. İslam dininde bunun yeri de yok. İslamda bir tek sünnet var, o da Hazreti İbrahim’den gelen sünnettir. Yani erkeklerin sünnet edilmesidir. Afrika’daki bazı bölgelerde kadınlar sünnet ediliyor. Bu daha çok yöresel geleneklerden kaynaklanıyor.

Resimler Sadece üyeler içindir!

Cinsel yaşamı derinden etkiliyor
Klitorisin, genellikle ilkel şartlarda çeşitli cerrahi müdahaleye tabi tutulduğu kadın sünneti, kadının cinsel yaşamını derinden etkiliyor. Farklı türleri var. Bir uygulamada, klitoris tümüyle çıkarılıp dış dudaklar birbirine dikiliyor. “Firavun” veya “Peygamber Sünneti” adı verilen bu müdahale sonunda, kadın genital bölgesinde yalnızca âdet kanaması ve idrar çıkışı için ufak bir delik kalıyor.

Güneydoğu’da yapanlar da var
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Afrika’da değişik inanç sistemlerinde de görülen kadın sünneti, yaygın olarak şu ülke ve bölgelerde uygulanıyor: Suudi Arabistan’ın kuzeyi, Ürdün’ün güneyi, Kuzey Irak, Mısır, Suriye, İran’ın batısı, Türkiye’nin güneydoğusu, Umman, Güney Amerika’daki bazı etnik gruplar, Orta Afrika ülkelerindeki kabileler.

Ayse
Üye Silindi


Durumu 
» Cevap Veren ruhsar   
Kadın Sünneti

Büyük sıçrayışı gerçekleştirmek isteyen, birkaç adım geriye gitmek zorundadır.
Bugün yarına, dünle beslenerek yol alır.
Bertolt Brecht

Medimagazin’in internet sayfasında yer alan “Doktorların kadın sünneti yapması yasaklandı” haberi beni bundan 12 yıl öncesine geri götürdü. Hatıramı nakletmeden önce okumayanlar için haberi hatırlatayım. “Endonezya hükümeti, doktorlar ve diğer sağlık görevlilerinin kadın sünneti yapmasını yasaklamış. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, sadece fiziksel tahribata yol açmayan sembolik kadın sünnetine izin verileceğini bildirmişler. Kadın dış genital organlarının kesilmesine izin verilmeyeceğini belirten yetkililer, bunun kadınların üreme haklarının ihlali olduğunu ve organlara zarar verdiğini söylemişler. Kültürel bir uygulama olan kadın sünnetinin Endonezya’da hayli yaygın olduğunu bildiren haber, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, her yıl 2 milyon kız çocuğu sünnet riskiyle karşı karşıya bulunduğunu bildirmiş. Habere göre kadın sünneti, evlilik öncesinde “bekareti ve namusu korumak”, evlilikte de “sadakati” korumak gerekçeleriyle yapılıyormuş.” Bilindiği üzere en çok Senegal’dan Somali’ye, Mısır’dan Tanzanya’ya kadar pek çok Afrika Ülkesi, bazı Arap ülkeleri ile Güney Amerika ve Uzak Doğu ülkelerinden bazılarında uygulanan kadın sünneti yaklaşık 2000 yıldır, bazen dini bazen de kültürel nedenlerle yapılmakta. [Detaylı bilgi için: http://en.wikipedia.org/wiki/female_circumcision] Başta Dünya Sağlık Teşkilatı (DST) olmak üzere pek çok uluslararası dernek ve kuruluş tarafından yasaklanması için mücadele verilen bu ‘tıbbi’ uygulama, hala dünyanın pek çok ülkesinde yaygın olarak uygulanıyor.

Sene 1995, yer; Manchester Üniversitesi. Prof. John Harris’in ‘Biyoetik’ doktora dersindeyiz. Konu “Genital Mutilation”, yani ‘Genital Organların Tahribatı’. Bunun etik boyutun tartışılacağı derste, ‘bizim sünnet’e laf edeceklerini tahmin etmek çok zor değil. Ders başlıyor ve tahmin ettiğim üzere Harris sünnetten (circumcision) bahsediyor. Fakat o an için anlayamadığım circumcision kelimesinin önüne eklediği male (erkek için olan) kelimesiydi. Bu işin ‘female’i (kadın için olan) mi vardı ki? Bunun ‘teknik’ bir tanımlama olduğunu düşünerek fazla önemsememiştim. Erkek sünnetinin ne kadar çok etik sorunlar içerdiği, Yahudi ve Müslümanların parmak kadar çocuklara ne kadar büyük ‘kötülük’ yaptığı, ıngiltere’de erkek sünnetinin son 40 yılda ne kadar azaldığı gibi pek çok görüşü dinledikten ve ‘ikna olduktan’ sonra, Yahudilerin de sünnet olmasının biz Müslümanlar için ne büyük bir ‘şans’ olduğunu düşünmeden edemedim. Aksi takdirde bu uluslararası camia BM, DST, UNICEF, AıHM, ınsan Hakları Örgütü ve bilumum teşkilatları ile üstümüze gelir, bu ‘barbarca’ işlemi, en azından kendi sınırları içinde, yasaklarlardı. Derken, aynı zamanda doktora hocam olan John Haris bana, “aramızda Müslüman olan bir tek Şahin var. Sen bize anlat bakalım bu deneyimi” demez mi. Tabii fazla detaya girmedim. Doktoraya yeni başlamanın verdiği deneyimsizlik ve ıngilizce’min henüz ‘cerbeze’ yapmaktaki yetersizliğinden dolayı kestirmeden bir şeyler söyledim. Daha sonra John’un inanç olarak Ateist olsa da ırk olarak Yahudi olduğunu öğrendiğimde, keşke “önce sen anlatsana” demediğime pişman oldum. Ama desem de anlatamazdı herhalde, zira bu operasyon Yahudilere yaşamının ilk günlerinde yapılmakta. Hem onlarda bizdeki gibi ‘sünnet düğünü’ de yok!

Bir süre sonra tartışma female circumcision (kadın sünneti)’a döndü. Kulaklarıma inanamıyor, “yanlış anlıyorum herhalde” diyordum. Ama resmen kadın sünnetinden bahsediliyordu ve bunun yaygın olarak Müslüman ülkelerde uygulandığı söyleniyordu. Müslüman bir ülkeden geliyordum, tıp doktoruydum, az çok okuyan biriydim, ülkemdeki geleneksel ve kültürel olaylara ilgiliydim, ama o güne kadar kadın sünneti diye bir şey duymamıştım. Zira, bir süre sonra nazarlar bana dönüp de ben, “O ne ki? ılk defa duyuyorum.” dediğimde kimse bana inanmadı. Meğer bu konu Batı da, özellikle de Müslüman nüfusa sahip ülkelerde hararetli bir tartışma konusuymuş. Uygulama konusunda biraz bilgi sahibi olduğunuzda, ‘Genital Organların Tahribatı’ başlığı altında ele alınmasını anladığınız ve konunun Batı’da infial uyandırmasına hak verdiğiniz bu uygulama hakkında bilgi sahibi olmamama gerçekten şaşırmıştım. Başta hekim olan eşim olmak üzere çevremdeki pek çok Türk arkadaşıma sorduğumda onların da ilk defa duyduklarını gördüm. Oysa Orta Doğu ve Afrika’daki Müslüman ülkelerden gelen arkadaşlarım bundan haberdardı ve kadın sünnetinin ülkelerinde yapıldığını söylüyordu. Ülkelerindeki insanların, özellikle de kadınların/annelerin, devletlerinin, biraz da uluslararası baskılarla yasakladığı bu uygulamaya aslında karşı olduğunu fakat toplumsal baskıdan dolayı devam ettiklerini söyledi. ıfade ettiklerine göre, en azından toplumun belli bir sosyal kesiminde sünnetsiz olan kızlar evlenemiyormuş.

Bu deneyimin bana öğrettiği iki şey oldu.

Birincisi; bir ülkenin kültürünü ve toplumsal değer yargılarını bilmeden uygulanacak uluslararası baskıların ve yasaklamaların yeni toplumsal sorunlara yol açabileceği. Zira, özellikle Mısır’da bu böyle olmuş. Türkiye’den sonra en fazla Batı dünyası ile uyumlu olma çabası içindeki Müslüman ülke Mısır’da devlet, yasalarla kadın sünneti yapmayı da yaptırmayı da suç saymış. Fakat, hem bu uygulamanın gerekliliğine inanan milyonlar, hem de buna ruhsat veren din adamlarının varlığı yöneticileri sıkıntıya sokmuş. Hatta bu durum, arka sokaklarda yapılan kadın sünneti ve buna bağlı komplikasyonların artmasına neden olmuş. Şimdi Mısır ve diğer ülke yöneticileri, halkın ve din adamlarının Hz. Muhammed’in bir sözüne dayandırdıkları, fakat aslında ıslam’ın gelişinden daha öncelere dayanan ve kadimden beri var olan kadını baskı altında tutma yöntemlerinden biri olan bu batıl inanç ile mücadele etmekte.

İkincisi: Selçuklu ve Osmanlı’dan devraldığı miras ile ıslam dininin gereklerinin hassasiyet ile yaşandığı bu topraklarda, bu uygulamanın hiç itibar görmemesinin, ülkemizde gerek Kur’an ayetlerinin gerekse Hz. Peygamberin sözlerinin yorumlanırken ne kadar titiz davranıldığı. Hz. Peygamberin zayıf bir kaynaktan rivayet edilen bu Hadis’i, Osmanlı döneminde yaşamış hiçbir ıslam alimi dikkate almamış. Uygulamanın insanilik ve sıhhat boyutu da değerlendirilerek kadın sünneti reddedilmiş. Bu da, Anadolu’nun dini anlama ve yorumlamada böyle alimlere sahip olmakla ne kadar şanslı olduğunu göstermekteydi.

Prof. Dr. Şahin AKSOY

ruhsar
Normal Üye


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren TenTen   

BM verilerine göre, her yıl yaklaşık 2 milyon kız çocuğu, sünnet nedeniyle hayatını kaybetme tehlikesi yaşıyor.

Resimler Sadece üyeler içindir!

Dünyada her gün yaklaşık 6 bin genç kızın sünnet edildiği bildirildi
Kadın sünneti başta 
Yeni Gine, Mısır, Etiyopya olmak üzere Afrika’daki birçok ülkede, Avustralya, Malakka takım adaları, Brezilya, Meksika, Peru, Ortadoğu, Batı Asya ve Hindistan’da yaşayan Müslüman topluluklarda yaygın.


Resimler Sadece üyeler içindir!

Tülin Uygur'un araştırması:

Kadın sünneti esas olarak, Afrika kıtasının orta şeridinde yer alan 30 Afrika ülkesinde uygulanıyor. Bu bölgedeki kadınların %72-99’u, diğer Afrika ülkelerindeki bazı etnik grupların veya kabilelerin kadınlarının %18-72’si sünnetli. Umman, Yemen, Birleşik Arap Emirliği’nde, Endonezya ve Malezya’nın bazı bölgelerinde, Kuzey Irak’ta bazı Kürt bölgelerinde yaşayan kadınlar arasında da daha az oranlarda olmakla beraber sünnet geleneği yaşatılmakta. Ayrıca, bu ülkelerden gelen göçmenlerin geleneklerini taşımaları ve sürdürmek istemeleri nedeniyle kadın sünneti, Avrupa, Kanada, Amerika, Yeni Zelanda ve Avustralya‘da da görülüyor ve kadınlara yönelik şiddetin en uç uygulamalarından biri olarak tüm dünyayı ilgilendiren bir kadın sorunu olmaya devam ediyor.

Geleneğin kökleri

Mısır’da yapılan arkeolojik kazılarda bulunan bazı kadın mumyalarının sünnetli olduğu belirlenmiş, kadın sünnetinin nasıl yapıldığı M.Ö 1600’lü yıllardan kalan duvar resimlerinde detaylı bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu, kadın sünneti geleneğinin kökeninin çok eski çağlara dayandığının göstergesidir de. Kadın sünnetinin halen uygulandığı pek çok Afrika ülkesinde, Hristiyan, Müslüman, Musevi ve tek tanrılı olmayan dinlere inanan gruplarda da sünnetin yoğun olarak uygulanması, sünnet geleneğinin tarihinin tek tanrılı dinlerden daha eski olduğunu ve tek tanrılı din seçiminin bu geleneğin sürdürülmesini etkilemediğini gösterir. 

Kadın sünneti esas olarak 3 ayrı şekilde uygulanır.

Resimler Sadece üyeler içindir!
1) Klitorisin tümüyle kesilmesi (clitoridectomy);

2) Klitoris ile birlikte yakın çevresindeki küçük ve bir kısım büyük dudakların kesilmesi (excision);

3) Klitoris ile birlikte küçük ve büyük dudakların neredeyse tümüyle kesilmesi, açık yaranın dış çeperlerinin biraraya getirilerek yaranın tümüyle dikilmesi, sadece idrar ve aybaşı kanamasının akabileceği ve ancak küçük parmak genişliğinde olan bir açıklık bırakılması (infibulation).


Bu uygulamalar dışında Dünya Sağlık Örgütü; delme, dağlama, kazıma, vajinanın içine kanama sebebi olan çeşitli bitkiler yerleştirme veya bazı müslüman topluluklarda “sünnet/sunna” denilerek klitorisin bir şekilde işaretlenmesi gibi kadının cinsel organına yapılan müdahaleleri de dördüncü uygulama şekli olarak mücadele edilmesi gereken sünnet kapsamına almıştır. 

Sünnetli kadınların % 80-85’inde 1. ve 2. tür sünnet uygulanmaktadır. Cibuti, Somali, Sudan’da kadınların % 98’i firavun tarzı da denilen ve sünnetin en ağır şekli olan “infibulation” yöntemi ile sünnet edilmektedir. Ayrıca Mısır’ın güneyinde, Eritre ve Etiyopya’da, Gambia, Çad, Kenya ve Mali’nin bazı bölgelerinde de bu tür sünnetler uygulanmaktadır. Ayrıca, bu yöntemle sünnet edilen kÿadınların her doğum sonrasında yeniden sünnet edilmesi gerekmektedir. Doğumu kolaylaştırmak için doğum esnasında sünnet bölgesi yarılan kadınlar doğumdan hemen sonra yeniden dikilmektedir. Böylece kadınlar, çocuk sayıları kadar sünnet olmakta, aynı acıları defalarca aynı yoğunlukta yaşamak zorunda kalmaktadırlar. 

Sünnet yaşı bölgelere göre değişmekle beraber genelde Etiyopya ve Nijerya’da kız bebek 8 günlük iken, Mısırda 3-8, Sudan’da 5-8, Somali’de 4-10 ve diğer pek çok ülkede 13-15 yaşları arasında kız çocukları sünnet edilmektedir. Sünnet, genelde genital bölge uyuşturulmadan ve bıçak, traş bıçağı, keskin cam parçaları, keskin teneke kenarı kullanılarak yapılır. Yaranın tutturulmasında akasya ağacı dikenleri, kemik çiviler, iğne, hayvan kıllarından elde edilen iplikler, deri iplikler kullanılır. Daha sonra kız çocuğu ayağa kaldırılarak bacakları dizden kalçaya kadar bitişik olarak sıkıca sarılır ve sünnetlinin birkaç hafta hareket etmeden yatması, idrarını ve dışkısını yattığı yerde yapması sağlanır. Sünnetçi dışında, kız çocuğunun etrafına toplanan kadınlardan bazıları kız çocuğunun kollarını, bacaklarını sıkıca tutar, bazıları kıpırdamaması için omuzlarından bastırır. Dilini yutmasını veya ısırmasını engellemek için kızın ağzına bir bez veya sopa yerleştirilir; diğer kadınlar tarafından da çığlıkları bastırmak için def çalınıp yüksek sesle şarkılar söylenir ve bir yandan da iyi dilekler iletilir. 

Sünnet: Kadınlığın göstergesi

Resimler Sadece üyeler içindir!
Kadınların her türlü geleneği kuşaklara aktarmada en iyi ‘taşıyıcı’ oldukları bilinen bir gerçek. Yaşadıkları acıları kendi çocuklarına da “gelenek” adına yaşatmak isteyen kadınlar, sünneti özellikle 7 yaş üzeri ve ergenlik çağındaki kız çocuklarına, bir şölen gibi sunarlar. Kadın sünneti, büyümenin ve kadınlığa atılan adımın gereği olarak tanıtılır. Hediyeler, elbiseler, eğlenceler vaad edilir. “Az” çığlık atan kızlar herkesin beğenisini ve takdirini alırken, çok çığlık atan kızlar hem acıları hem de utançlarıyla başbaşa bırakılır ama sonuçta sünnetli kızların genel olarak çevrelerinde statüleri yükselir, evlenmeleri garanti altına alınır ve maalesef hayatları boyunca sürecek sağlık sorunlarıda böylece başlar.

Kadın sünnetinin sağlık açısından, bilinen pek çok sakıncası vardır. Kız çocukları ve kadınlar uyuşturulmadan ve birçok işte kullanılan, steril olmayan araçlar ile yapılan müdahalenin hemen ardından kan kaybına bağlı şok, kansızlık, kan zehirlenmesi, enfeksiyonlar, idrar yaparken yaranın yanması sebebiyle idrar tutma ve bunun yarattığı sorunlar, tetanos, HIV/AIDS bulaşması gibi sorunlar yaşamaktadır. Ayrıca sünnet, kadınlarda idrar yapma zorluğu, idrar kaçırma, sık tekrarlayan idrar yolları iltihabı, kronik vaginal enfeksiyonlar, kistler, fistüller, cinsiyet organı çevresinde aşırı duyarlılık veya tümüyle his kaybı, mens sorunlarına yol açmaktadır. Hamilelik ve doğum sırasında kadının ve bebeğin hayatını tehlikeye atan zorluklar, bağırsaklarda ve idrar torbasında yaralanmalar; doğumlar nedeniyle defalarca sünnet olma durumda kalan kadınlarda kansızlık, depresyon, endişe, kabus gibi ömür boyu süren fiziksel ve ruhsal sorunlara sebep olmaktadır.


**
 Sabah Gazetesi:

130 milyon kadına sünnet
http://arsiv.sabah.com.tr/2005/08/22/dun97.html

Stockholm Rinkeby Belediyesi'nde Kadın Çalışmaları Merkezi'nde danışmanlık yapan ve Uçan Süpürge İsveç Sorumlusu olan Tülin Uygur, AAmuhabirine yaptığı açıklamada, kadın sünneti geleneğinin, yaygın olarak Afrika kıtasının orta bölümünde bulunan 30 ülkede görüldüğünü belirtti. 

Bu bölgedeki kadınların yüzde 72'sinin, diğer Afrika ülkelerindekibazı etnik gruplardaki veya kabilelerdeki kadınların ise yüzde 18'ininsünnetli olduğunu dile getiren Uygur, Umman, Yemen, Birleşik Arap Emirliği, Endonezya, Malezya ve Kuzey Irak'taki bazı Kürt bölgelerindede daha az 
olmakla birlikte sünnet geleneğine rastlandığını söyledi. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO), 1975 yılından sonra kadın sünnetiniincelemeye başladığını belirten Tülin Uygur, Avrupa'nın ise 1980'den sonra Afrika'dan gelen göçler nedeniyle bu soruna ilgisinin arttığını vurguladı. 

Bu ülkelerden gelen göçmenlerin, kadın sünnetini, Avrupa, Kanada, Amerika, Yeni Zelanda ve Avustralya'ya taşıdığını ifade eden Uygur, bundan sonra kadın sünnetinin, kadınlara yönelik şiddetin en uç uygulamalarından biri olarak tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun olmaya devam ettiğini vurguladı. 

Tülin Uygur, ''BM verilerine göre, dünyada her yıl 130 milyon kadın ve kız çocuğu sünnet oluyor. Ayrıca yaklaşık her yıl 2 milyon kız çocuğu, sünnet nedeniyle hayatını kaybetme tehlikesi içinde yaşıyor'' dedi. 

KADIN SÜNNETİNİN KÖKENİ

Mısır'da yapılan arkeolojik kazılarda, bazı kadın mumyaların sünnetli olduğunun belirlendiğini, kadın sünnetinin, MÖ 1600'lü yıllardan kalan duvar resimlerinde de detaylı şekilde tasvir edildiğini belirtti. 

Bu verilerin, kadın sünnetinin çok eski çağlara dayandığının kanıtı olduğunu kaydeden Uygur, sünnetin, Afrika'da Hıristiyan, Müslüman, Musevilerin yanı sıra tek tanrılı olmayan dinlere inanan gruplarda da yoğun olarak uygulanmasının, geleneğin tarihinin, tek tanrılı dinlerden daha eski olduğunu gösterdiğini kaydetti. 

ÇOCUK SAYISI KADAR SÜNNET

Uygur, Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre, kadın sünnetinin, delme,dağlama, kazıma, vajinanın içine, kanamaya yol açacak çeşitli bitkileryerleştirme gibi şekillerde uygulandığını belirtti. 

Cibuti, Somali ve Sudan'da ise kadınların yüzde 98'inin, sünnetin en ağır şekli olan ''firavun yöntemi-infibulation'' ile sünnet edildiğini bildiren Uygur, ayrıca Mısır'ın güneyi, Eritre, Etiyopya, Gambia, Çad, Kenya ve Mali'nin bazı bölgelerinde de bu tür sünnetin uygulandığını kaydetti. 

Uygur, firavun yönteminde, kadınların her doğum sonrası yeniden sünnet edildiğini, doğurdukları çocuk sayısı kadar sünnet olduğunu, aynı acıları defalarca aynı yoğunlukta yaşamak zorunda kaldıklarını dile getirdi. 

'SÜNNETLİ KIZLARIN STATÜLERİ YÜKSELİYOR'

Sünnet yaşının bölgelere göre değiştiğini ifade eden Uygur, Etiyopya ve Nijerya'da kız bebeklerin 8 günlükken, Mısır'da 3-8, Sudan'da 5-8, Somali'de 4-10 ve diğer pek çok ülkede ise 13-15 yaşlarıarasında sünnetin yapıldığını kaydetti. 

Sünnetin, genital bölge uyuşturulmadan bıçak, traş bıçağı, keskin cam parçaları ve keskin teneke kenarları kullanılarak yapıldığını anlatan Uygur, yaranın tutturulmasında ise ağaç dikenleri, kemik çiviler, iğne, hayvan kılları ve deriden elde edilen ipliğin kullanıldığını kaydetti. 

Uygur, kadının sünnet edilmesinin, ''büyümenin'' ve ''kadınlığa atılan ilk adımın gereği'' olarak tanıtıldığını ifade ederek, ''Sünnetolan kızlara hediyeler ve elbiseler sunulur. Az çığlık atan kızlar, herkesin beğenisini ve takdirini alırken, çok çığlık atan kızlar, hem acıları, hem de utançlarıyla başbaşa bırakılır. Ancak sonuçta sünnetlikızların genel olarak çevrelerinde statüleri yükselir. Evlenmeleri garanti altına alınır'' dedi. 

Sünnetle birlikte sağlık sorunlarının da başladığını anlatan Uygur, uyuşturulmadan ve steril olmayan araçlarla yapılan müdahalenin hemen ardından kan kaybına bağlı şok, kansızlık, kan zehirlenmesi, enfeksiyonlar, idrar yaparken yaranın yanması gibi sorunların ortaya çıktığını ifade etti. 

Tülin Uygur, gelişmiş ülkelerin, Afrika'nın sadece yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla ilgilenmesinin, bazı misyoner grupların da olayısadece ''antropolojik boyutlarıyla'' incelemesinin, sorunun göz ardı edilmesine yol açtığını belirtti.

TenTen
Üye Silindi


Durumu 
» Cevap Veren ebruli   

Yazık ya böyle iğrenç bir olayı şiddetle kınıyorum. İnternette okuduğum bir yazıyı bende sayfanıza ekliyorum. Bunu yapan aptalların artık akıllarını başlarına almaları gerekli.

Henüz 7 yaşında küçük kız bir odaya kapatılıp jiletle sünnet edildi. Çığlıkları mahalleyi titretti. Amerikan Washington Post gazetesi Kuzey Irak’ta kız çocuklarına sünnet uygulamasını yazdı. Son derece yaygın olan bu ilkel uygulamaya son vermekte Kürt liderlerinin yanaşmadıkları da belirtildi.

 

7 yaşındaki Şilan'ın sünnetini fotoğraflarla yansıtan Post, kadınların yüzde 60’ının sünnetli olduğunu, yasaklama girişimlerinin de parlamentoda rağbet görmediğini aktarıyor.

 

Washington Post muhabiri Amit R. Paley tanık olduğu sünnet törenini şöyle anlatıyor:

 

"7 yaşındaki Kürt kızı Şilan Enver Ömer, ağzı kulaklarına varmış bir gülümsemeyle, annesinin söz verdiği partiyi görmek umuduyla komşunun evine dalıverdi. Ancak parti marti yoktu. Bir kadın kapıyı kapattı. Ebe olan bir kadın ise paslanmaz çelikten jileti uzatarak ’Bunu Allah adına yapıyorum’ dedi. Şilanın çığlığı mahallenin en ucundan duyuldu. İşlem tamamlandıktan sonra Şilan ağlayarak eve dönerken annesi gururla gülümsüyordu."

 

Muhabir, Şilan’ın annesinin sünneti neden yaptıklarını bilmediklerini ancak Allah’ın emri olduğu için uymak zorunda olduklarını söylediğini belirtiyor. 91 yaşındaki bir kadın ise, "sünnet olmamış kadının elinden yemek yemem" diyor.

 

Kürt parlamentosu kadın komisyonu başkanı Pakşan Zangana ise, Kuzey Irak’ta sünneti yasaklatmak ve uygulayana 10 yıl hapis cezası verilmesi için mücadele ediyor.

 

Ancak Kürt liderlerin "dünyanın dikkatini bu küçük meseleye çekmemek için" isteksiz olmalarından dolayı, tasarının bir yıldır rafta bekletildiği belirtiliyor. Şila ise "Elimden yemek yemesinler, keşke bu acıyı çekmeseydim" diyor.

 

hürriyet

ebruli
Üye Silindi


Durumu 
» Cevap Veren Ayse   

Tek kelimeyle VAHŞETTT

Ayse
Üye Silindi


Durumu 
Bu konuda 1 Sayfa 7 Cevap Var
» Son Konular İstatistik Forumda Ara
İdamı iki saat sürdü tam 600 kez öldü...
Ölü sayısı 805'e yükseldi...
Kılıçdaroğlu: 'Başbakan kapatırsa destek verir...
Kıbrıs’ta diplomatik skandal...
Hz. Yunus türbesini havaya uçurdular...
Üst Kategori (13)
Alt Kategori (160)
Konular (30229)
Cevaplar (3886)
Toplam Adettir

Başlık : Konu : Cevap :
» Bugün Giren Üyeler : 1 » TurkesManga
|#Genel Sorumlu|@Site Yöneticisi|*Bölüm Editörü|+Forum Editörü|!Sohbet Editörü|Gezici Üye|Normal Üye|Hevesli Üye|Azimli Üye|
|Çalışkan Üye|Verimli Üye|Bağımlı Üye|Abone Üye|Tiryaki Üye|Yıldız Üye|Bilgin Üye|Prof Üye|Üstad Üye|Süper Üye|Altın Üye|Ulu Üye|
» CopyrightYukarı Git
2oo6-2o14 © KozanBilgi.Net - Türkiye'nin Bilgi Paylaşım Portalı
KozanBilgi.Net © Türkeş Manga Tarafından Kurulmuştur. Bu sitede yer alan bilgiler KozanBilgi.Net adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
ÖNEMLİ NOT: Sitemizde, 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine Göre, Tüm Üyelerimiz Yazdıkları Mesajlar ve Konulardan Kendileri Sorumludur.
Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildiriniz. İletişim Adresimiz : turkesmanga@windowslive.com