ANKA
CHPKonya Milletvekili Atilla Kart, "Benim yıllardır söylediğim bir hadise. Cemaat artık devlet istihbaratını kontrol eden ve yönlendiren bir durumdadır. Cemaat yapılanması referandumda ’evet’ çıktığı takdirde HSYK seçimlerine doğrudan müdahale olacaktır" dedi. Haziran 2007’den bu yana CHP’nin kurumsal olarak dinlendiğini belirten Kart, "Hâlâ dinlendiği kanısındayım. Bu fiilen yapılıyor. Bu parti memuru, cemaat yapılanmasının sonucudur" diye konuştu.
Hanefi Avcı, kitabında; kendisinin bile telefonlarının dinlendiğini ve kurulan komployu Başbakan’ın Başdanışmanı’na aktardığını, CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın kaset olayı için de, "Cemaat işi" diye yazdı. "Devlet içinde devlet" olduğunu iddia eden Avcı, "Son zamanlarda gündemi meşgul eden tüm iddiaları yayan cemaattir; onlardan bilgi alan da onlar adına konuşan da cemaatin adamlarıdır" dedi. Avcı’nın kitabında yer alan bu ifadeler siyaset dünyasında büyük yankı buldu.
-CHP’Lİ VEKİL: "YILLARDIR SÖYLÜYORUM"-
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Avcı’nın kitabında yer alan değerlendirmeler için, şöyle dedi:
"Benim yıllardır söylediğim bir hadise. 5 yıldan bu yana dile getirdiğim endişeleri doğruluyor. Bugün şudur; artık cemaate mensup okulların, dershanelerin, şirketlerin idari ve adli denetim dışı olduğu görülüyor. Bu yönüyle kayıt dışı yapılanma var. Bu kayıt dışı yapılanma ekonomik ve siyasi olarak destekler hale gelmiş durumdadır. 25 milyar dolar rakam kayıt dışı denetim durumunda. Bu rakamın bugün 100 milyarı aştığını söyleyebiliriz. Böyle bir güçten söz ediyorum."
-"DEVLETİN MEMURU YERİNE CEMAAT VE PARTİ MEMURU GELDİ"-
Endişe verici olan tablonun kamu yönetimine, devlet yönetimine gelen memur tipi olduğuna dikkat çeken Kart, "Parti memuru ve cemaatin memuru, AKP’nin memuru. Bunlar çoğu zaman dayanışma içinde. Zaman zaman da partinin memuru ile cemaatin memuru çekişme içine giriyor. İzlenme ve dinlenme birimlerinde cemaatin memuru egemen durumda. Artık kurumlarda kıdem, liyakat dışı yapılanma olduğu için kurumlar işlerliğini kaybediyor. Bu devleti çökertmenin setret yapılanmasının bir yoludur, bir yöntemidir. Kim hedef alınıyor: Yüksek Yargı ve TSK hedef alınıyor. Öylesine vahim bir tablo ki, birkaç yıldır ÖSYM merkezli sınavlara olan güven kaybedildi, polis sınavında da bunu görüyoruz. Soruların servis edildiğini görüyoruz" dedi.
-"CEMAAT DEVLETİN İSTİHBARATINI KONTROL EDİYOR"-
"Cemaat artık devlet istihbaratını kontrol eden ve yönlendiren bir durumdadır. Ama bir diğer vahim nokta; bu cemaat, dış istihbarat odakların yönlendirmesine tabidir" diyen Kart, cemaat yapılanmasının referandum sonuçlarıyla ilgili de devreye gireceğini belirterek, şöyle dedi:
"Cemaat yapılanması referandumda ‘evet’ çıktığı takdirde HSYK seçimlerine doğrudan müdahale olacaktır. Şimdiden bu çalışma bakanlık inisiyatifinde sürdürülüyor. Cemaatle işbirliği içinde sürdürülüyor. Türkiye’nin 7-8 bölgeye bölerek, her bölgeye seçilecek hakimlerin belirlendiği, bu referandumun en büyük tahribatlarından biri olacak. Bölen, sabote eden bir tablo olacak."
-"CHP 2007’DEN BERİ DİNLENİYOR"-
Üç temel tarihin önemli olduğuna dikkat çeken Atilla Kart, şöyle dedi:
"4 Mayıs 2007 Dolmabahçe görüşmesi. Haziran 2007 CHP’nin kurumsal olarak dinlenmesi; hâlâ dinlendiği kanısındayım. Bu fiilen yapılıyor. Bu parti memuru, cemaat yapılanmasının sonucudur. 5 Kasım 2007 Erdoğan-Bush görüşmesi. Bu üç tarih birbirini beseleyen, tetikleyen, üreten özellikleri taşımaktadır."




CANLI DESTEK































