Bilgi İçin Tıklayınız!
Şu an KozanBilgi.Net 'de 0 Üye 28 Misafir Bulunmaktadır. Buraya Tıklayarak Görebilirsiniz...
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHarita
KozanBilgi.Net - Türkiye'nin Bilgi Paylaşım Portalı
Bugün 02.09.2014 
          
Ana Sayfa
          
Forumlar
          
Yazılar
          
Resimler
          
Videolar
        
Kozan
          
Şiirler
          
Dosyalar
          
Hesabım
          
Gizlilik Bildirimi
          
Forum Kuralları
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum -      Aklından Neler Geçiyor ? Canlı Destek
Bilgi İçin Tıklayınız!...
» Konu Açan TurkesManga   
 KozanBilgi.Net Forumları
 Çocuk Eğitimi ve Okul Öncesi Eğitim
       Üstün zekâlı ve yetenekli çocukların eğitimi 1. İstanbul çalıştayı

ÜSTÜN ZEKÂLI VE YETENEKLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ 1. İSTANBUL ÇALIŞTAYI

A. EĞİTİMCİLERİN EĞİTİMİ

A 1 - Üstün Zekâlı ve Yetenekli Çocuklara Eğitim Verecek Öğretmenlerin Yetiştirilmesi

  Eğitim, bilindiği gibi insan hayatını yönlendiren en temel unsurdur. Hepimizin hayatında çok büyük önem taşıyan, hatta hayatımızı derinden etkilediğini düşündüğümüz en az bir öğretmen bulunmaktadır. Öğretmenler, eğitim kazanımlarını öğrencilerine kazandırmayı yaşam amacı olarak seçmiş bireylerdir.  Bu hedeflerine ulaşabilmek için öğrencilerin niteliklerinden bağımsız, öğretmenlerin temel bazı özelliklere sahip olması şarttır. Ancak söz konusu olan özel eğitim ve özel öğrenciler olduğunda öğretmenlerin temel niteliklerinin yanı sıra farklı bazı özelliklere de sahip olmaları aranan öğretmen olmalarını belirleyen en temel özellik haline gelir.

  "Üstün zekalı öğrencilerin öğretmenleri de üstün zekalı mı olmalıdır?" sorusu gündeme geldiğinde en başta üstün zekanın tanımlanması gerekmektedir. Sak'ın (2010) da belirttiği gibi, eğer üstün zeka, üstün genel zihinsel potansiyel olarak algılanıyorsa, üstün zekalı öğrencilerin öğretmenleri de üstün zekalı olmalıdır. Oysa eğer üstün zeka farklı yetenek alanlarında üstünlük olarak algılanıyorsa, üstün zekalı öğrencilerin öğretmenlerinin de üstün zekalı olmalarına gerek yoktur. Ancak öğretim verdikleri alanlarda uzman düzeyinde yeteneğe sahip olmaları gereklidir.  Böylece üstün zekalı öğrencilerinin sorularını daha iyi yanıtlayabilir, bilmedikleri konularda da nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini bilirler.

  Lewis'in (1982) araştırmasına göre üstün zekalı öğrenciler, öğretmenlerinde bulunması gerektiğini düşündüğü özellikleri aşağıdaki gibi sıralamaktadır:

  *   Öğrencileri gibi hissetmeli, onlar gibi olmalı (empati özelliği).

  *   Normal öğretmenlerden farklı, daha yetenekli ve daha zengin bir hayal gücüne sahip olmalı.

  * Neyi öğreteceğinden çok, öğretecekleri konular hakkında nasıl düşünüleceğini öğretmeli.

  Alanda uzman akademisyenlerin, üstün zekalı öğrencilerle bir fiil çalışmakta olan BİLSEM, Beyazıt Ford Otosan ve özel okul öğretmenlerinin, müdürlerin, üstün zekalı öğrencilerin ve velilerinin katılmış olduğu Üstün Zekalı Çocukların Eğitimi 1. İstanbul Çalıştay'ında bu öğrencilere eğitim verecek öğretmenlerin yetiştirilmesi ile ilgili yapılmış olan toplantıdaki görüşler 4 temel başlık altında özetlenmiştir. Bunlar; a) Üstün zekalı öğrencilere eğitim verecek öğretmenlerin seçim süreçleri, b) yetiştirilmeleri, c) bu alanda çalışacak öğretmenlerinin eğitim kalitelerini arttırmaya yönelik öneriler ve d) istihdamları başlıkları altında ele alınmıştır.

 

 

a) Üstün zekalı öğrencilere eğitim verecek öğretmenlerin seçimi ile ilgili öneriler:

·         Daha lisede okuyan öğrencilerin bu alanla tanıştırılması ve bu alanda öğretmenlik yapmalarının özendirilmesi, bu alanda öğretmenlik yapacak kişilerin daha sağlıklı bir şekilde seçilmesini sağlayabilir. Bu bağlamda, devlet politikasının bu yönde şekillenmesi, ilgili bölümün puanlarını yükselterek gerçekten bu alan ilgi duyan ve potansiyeli olan kişilerin seçilmesini sağlayabilir.

·         Öğrencilerin üstün zekalı öğrencilere duyarlılıkların artırılarak, lisans programlarına gelmeleri için lise döneminde de dersler konulmalıdır.

·         Yüksek lisans ve doktora programları sınırlı olduğundan, bu öğrencilere öğretmenlik yapacak öğretmen adaylarının eğitimleri lisans düzeyinde başlatılmalıdır.

·         ÖSYM’nin sınavı dışında kişilik testi, genel yetenek sınavı gibi aşamalar zorunlu tutulabilir. Sevgi, ilgi, kabiliyet, yeterlilik açısından üstün zekalı öğrencilerin öğretmenlerinin seçiminde beden eğitimi yüksek okullarına ya da subay okullarına öğrenci alınırken özel yetenek sınavı yapıldığı gibi gerçekten ilgili ve bu yönde ilgili kişileri ön bir testten geçirerek sınav öncesi bir seçime gidilebilir. Birden fazla, değişik yetilerinin ölçülebileceği farklı bir seçim yapılabilir. Bunun yanı sıra lisans programına giriş sınavı test yerine yazılı olabilir.

·         Lisans programına alınacak öğrencilerin YGS 6 ile değil sayısal ağırlıklı bir puanla girmeleri daha uygun olacağı düşünülmektedir. Farklılaştırılmış eğitim yapılması durumunda üstün zekalı öğrencilerin öğretmenlerinin o yaş grubunun çok üzerinde bilgi ve beceriye sahip olması zorunludur. Üstün zekalılar öğretmenliği bölümüne alınan öğrencilerin bir kısmı meslek liselerinden hiçbir sayısal ders görmemiş olarak gelmektedirler ve sayısal derslere hakim olmakta zorlanmaktadırlar.

·         Başka branşlarda öğretmenlik yapmakta olan öğretmen adayları, adaylık sürecinde özel eğitim konularından sorumlu tutulmalı, üstün yetenekli öğrenciler ile ilgili konular dahil edilmeli.

b) Üstün zekalı öğrencilere eğitim verecek öğretmenlerin yetiştirilmeleri için öneriler:

i) Aday öğretmenler için:

·         Özel eğitim alanında ön lisans programından lisansa dikey geçişin sağlanarak öğretmen yetiştirilmesi tedbirinin alınması sağlanmalıdır.

·         Örgün eğitime baktığımızda öğretmenlerin genel olarak üstün zekalı öğrencilerle ilgili yeterli bilgi sahibi olmadıklarını görüyoruz. Eğitim fakültelerinde dört yıllık lisans döneminin en az bir dönemi özel eğitime ayrılmalıdır. Lisans düzeyinde üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin öğretmenliğini yürütebilecek öğretmenler tespit edilmeli ve bu süreçte bu öğrencilerin özellikleri, eğitilmesi, yönlendirilmesi konusunda eğitilmelidirler.

·         Üstün zekalı öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için öğretmen adaylarının birden fazla alanda uzmanlık sahibi yetiştirilmeleri faydalı olabilir.

·         Öğretmenler üstün zekalı öğrencilerle yaratıcılık gibi alanlarda çalışmadan önce kendileri de bu konuda eğitilmelidir.

·         Öğretmenler öğrencilerin yeteneği keşfedebilecek, yönlendirecek düzeyde yetiştirilmelidir

·         Okul aile işbirliği  ve iletişim becerileri teknikleri öğretilmelidir.

·         Öğretmen öğrenci ile geliştirdiği ilişkide üstün zekalı öğrencinin duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilecek niteliğe sahip olmalıdır.

·         Müzelerde eğitim verilebilecek şekilde düzenlemeler yapılmalı ve öğretmen de müze eğitimi adı altında ders almalıdır.

·         Geziler, alan gezileri, organizasyon yapma ve planlama becerisini, yaratıcılığı, düşünme becerilerini geliştirebilecek düzeyde eğitimler almalıdır

·         Öğretmen “eylem araştırmacısı” olmalı. Bir yandan eğitim verirken bir yandan da  yaptığı uygulamaların, ne ölçüde faydalı olduğunu değerlendirebilecek düzeyde yetiştirilmelidir.

·         Proje yönetimi konusunda eğitilmelidir.

·         Bilgisayar programları ve yenilikleri konusunda sürekli eğitim almalıdır.

·         Yurt dışı gezilerle genel kültürüne katkı sağlanmalıdır.

·         Sorunlar karşısında yılmayacak, çözüm üretebilecek ,teknolojiyi çok iyi kullanabilecek şekilde tarihini, kültürünü iyi bilecek ve sahip çıkıp geliştirebilecek şekilde yetiştirilmelidir.

·         Mizah duygusu gelişmiş olmalıdır.

ii) Mevcut öğretmenler için:

·         Öğretmen açığını gidermek üzere acil tedbir olarak görevlendirme şeklinde öğretmenin derse sokulması yarardan daha çok zarar vermektedir. Üstün zekalı ve yetenekli çocukla deneyimi olan öğretmenler derse girmelidir.

·         Mevcut öğretmenlerin, hangi branştan mezun olursa olsun, bu öğrencilerin özelliklerini bilerek, gerekli eğitimsel ve öğretimsel tedbirleri alabilecek düzeyde yetiştirilmeleri, bu alanda yüksek lisans, ve doktora  programlarına yönlendirilmelerinin faydalı olacağı düşünülmektedir.

·         Mevcut öğretmenlerin kendilerini bu alanda geliştirebilmeleri için Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili üniversiteler arasında protokoller imzalanarak sertifika programlarının açılmasının gerekliliği düşünülmelidir.

·         Lisans düzeyindeki eğitimler, ve farklı konularda uzmanlaşma hizmet içi eğitimlerle öğretmen olunduktan sonra da devam ettirilmelidir.

·         Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin aday öğretmenleri ve halihazırda çalışan öğretmenler özel eğitimin getirdiği zorlayıcılık ve sıkıntılardan dolayı zaman zaman psikolojik testlere tabi tutulmalı ve desteklenmelidir.

·         Eğitim fakültesi sınıf öğretmenliği bölümü ve diğer bölümlerde 3. Sınıfın bitiminde bir sınavla seçilen öğretmenlere 4. yıl ve 5. yıl bu alanda eğitim verilmelidir.

·         Üstün yetenekli öğrencilerin akademik eğitimleri kadar sosyal-duygusal gelişimlerinin de önemli olduğu göz önünde bulundurularak bu öğrencilerin rehber öğretmeni olacak kişilerin de lisansüstü eğitimi almaları zorunlu tutulabileceği gibi, rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümlerinin ders programları yeniden gözden geçirilerek bu konuda derinlemesine eğitimin verilmesi sağlanabilir ya da seçmeli dersler konularak arzu edenlerin bu dersleri alarak bu alanda ilerleme yolu açılabilir.

c) Bu alanda çalışacak öğretmenlerinin eğitim kalitelerini arttırmaya yönelik öneriler:

·         Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin öğretmen adaylarına konuyla ilgili bitirme tezi zorunluluğu getirilmelidir.

·         Öğretmenler çift ana dala yönlendirilmeli.

·         Uygulama halindeki kurumlarda staj yapmaları sağlanmalıdır.

·         Öğretmen en az bir yabancı dili bilecek ve diğer ülkelerdeki çalışmaları takip edebilecek düzeyde yetiştirilmelidir.

·         Yurt dışında yüksek lisans kolaylığı getirilmelidir.

·         Bu konuyla ilgili uzman bir öğretmen 5 kişilik bir gruba danışmanlık yapabilir.

·         Yeni mezun olmuş öğretmenler deneyimli öğretmenlerle işbirliği içerisinde çalışmalıdır.

·         Üstün zekalı çocukların öğretmenlerinin genel kültürleri yüksek olmalıdır. Her türlü sanat dalı, sinema, tiyatro, konser, sergi, konferans, kurs, eğitim, kültür gezilerine katılımları desteklenmeli, iyi bir medya okuru olmaları, çeşitli dergilere abone olmaları, düzenli kitap okumaları konusunda teşvik edilmelidirler.

·         Hali hazırda eğitim-öğretime devam eden Üstün Zekalılar Öğretmenliği lisans programı İlköğretim birinci kademesi için sınıf öğretmeni yetiştirmektedir. İlköğretim ikinci kademe ve ortaöğretimde bu öğrencilerin farklılaştırılmış eğitimlerinin devam edebilmesi için bu kademelere yönelik branş öğretmenlerinin de üstün zekalı çocukların eğitimleri konusunda farklı bir eğitim almaları gerekmektedir. Bu eğitim lisansüstü eğitim, dört yıllık branş eğitimi sonrası üstün zekalılar öğretmenliği lisans eğitimi zorunluluğu şeklinde olabilir.

·         Öğretmen paylaşım portalları oluşturularak bireysel ve kurumsal gelişimi destekleme fırsatları yaratılmalı.

·              Üstün yetenekli öğretmeni yetiştirecek öğretim kadrosu mevcut değildir ve çözüm önerisi olarak FARABİ ve ERASMUS programlarındaki öğretim üyesi değişimi üstün zekalılar eğitimi programları arasında da olmalıdır.

d) istihdam:

·         Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin bugün var oldukları bilinen bir gerçektir ancak onları yetiştirecek öğretmen açığı vardır ve hızla bu açığın giderilmesi gerekmektedir. Okullarda istihdamın bu yönde yapılabilmesi için acil kadrolar açılmalıdır ve üstün zekalı öğrencilerin öğretmenlerinin nasıl bir sistem içinde çalışacakları ve atanmaları yönetmeliklerle belirlenmelidir. BİLSEM'de kısmi zamanlı çalışan öğretmenler de açığı gidermek adına 2’şer aylık 3 yıllık eğitimlerle yetiştirilmelidir.

·         Her mahallede bir pilot okul oluşturulabilir. Bu pilot okullara üstün zekalılar eğitimi bölümünden mezun öğrenciler atanabilir. Okullar üstün zekalı öğrencilerin ihtiyaçlarını giderebilecek şekilde düzenlenmelidir.


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Resimler Sadece üyeler içindir!

"Bende bir elma, Sende de bir elma varsa;
Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen:
İkimizin de de birer elması olur.
Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa;
Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen:
Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs]

 

BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN,
BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!..
BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ !

 

False
TurkesManga
Genel Yayın
Yönetmeni


Durumu Dışarıda
» Benzer BaşlıklarHit...
‘Ergenekon bir ‘oyun’dur ve herkes üstüne düşeni y
494
Ve İrana darbe üstüne darbe
271
ÜSTÜN ZEKALILAR ÖĞRETMENİ
348
Üstün zekâlı ve yetenekli çocukların eğitimi 1. İs
1378
Üstün ırk varmıdır?
273
» Cevap Veren TurkesManga   

A 2 - Temel Öğretmen Nitelikleri ve Becerileri

Eğitimi bir sistem olarak düşündüğümüzde en önemli girdilerinden bir tanesinin de öğretmen olduğu kaçınılmazdır. Bu yüzden eğitimde öğretmenin seçimi, eğitimi ve sahip olması gereken özellikler çok önemlidir. Özellikle öğretmenlerin sahip olduğu özelliklerin öğrencilerin akademik başarıları ve tutumlarını doğrudan etkilediğini ortaya koyan çalışmalardan (Gibson & Dembo, 1984; Tschannen-Moran ve diğ.,  1998) sonra öğretmenlerin sahip olduğu kişisel özellikler, yeterlik duyguları (alan ve kişiye özgü), pedagojik formasyon ve eğitim sürecine yönelik (Strateji yöntem, teknik belirleme, sınıf yönetimi, materyal geliştirme vb.) bilgi ve becerileri ön plana çıkmıştır.

Alandan akademisyenlerin; BİLSEM yönetici, öğretmen ve öğrencilerinin; Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu yönetim, öğretmen ve öğrencilerinin; sivil toplum örgütlerinin ve velilerin katılımı ile gerçekleşen Üstün Zekalı Çocukların Eğitimi 1. İstanbul Çalıştay'ında “Temel Öğretmen Nitelikleri” başlığı altında genel olarak “Öğretmenin Kişilik Özellikleri”, “Alana Özgü Bilgiler ve Bunların Geliştirilmesi”, “Üst Düzey Düşünme Becerilerine Sahip olma”, “Etkili Strateji, Yöntem ve Teknikleri Bilme ve Kullanma”, “formasyon Bilgisi ve Sınıf Yönetimi” başlıkları bulunmaktadır.

a)    Öğretmenlerin Temel olarak sahip olması gereken kişilik özellikleri ile ilgili öneriler:

·         Özellikle kendini geliştirmeye dönük olarak meraklı, araştırmacı, empatik ve lider ruhlu olmalıdır.

·         Öğrencilerine de güven verebilmesi açısından özgüveni, öz yeterliği yüksek, tutarlı ve kendi ile barışık olmalıdır.

·         Yenilikleri takip edebilen ve bu yenilikleri uyarlayabilen olmalıdır.

·         Özünde insan sevgisi ile birlikte öğrencilerini seven ve temel iletişim becerilerine sahip, hayata pozitif bakan bireyler olmalıdır.

·         Ahlaki değerlere saygı gösteren, sabırlı ve bununla birlikte hoşgörülü ve saygılı olabilmelidir.

·         Toplumsal sorumluluk projelerine gönüllü katılabilmelidir ve öğrencilerine rol model olmalıdır.

·         Öz bakım becerilerine özen göstermeli ve en az sınıf içerisinde olduğu kadar sınıf dışarısında da öğrencileri ile etkileşim içerisinde olmalıdır.

·         Mizah duygusu gelişmiş olmalıdır.

·         Son olarak yukarıda belirtilen özelliklere sahip öğretmenler seçilmelidir.

b)    Alana Özgü Bilgiler ve Bunların Geliştirilmesi ile ilgili önerilere bakıldığında:

·         Üst düzey akademik bilgiye sahip olmalı ve öğrenciye sahip olduğu bilgiyi aktarabilmelidir.

·         Çocuklara hayatta kullanabilecekleri bilgi ve deneyimleri edinmelerini sağlamalıdır.

·         Kendi alanı ile ilgili yeterliliğe sahip olmalı ve kendini geliştirebilmek için üniversitelerden ders alabilmelidir.

c)     Üst Düzey Düşünme becerilerine sahip olma noktasındaki öneriler:

·         Evrensel düşünmeye sahip olmalı, hem milli hem de evrensel özellikleri aynı anda barındırmalıdır.

·         Yaratıcı ve eleştirel düşünmeyi kendi kullanmakla birlikte öğrencilerine de kullanmaları adına rehberlik etmelidir.

·         Sorunları analiz edebilmeli ve etkili çözüm önerileri sunabilmelidir.

·         “Neden öğretiyorum?”u sorgulamalı, öz eleştiride bulunabilmelidir.

d)    Etkili Strateji, Yöntem ve Teknikleri bilme ve Kullanma alt başlığı ile ilgili önerilerde ise:

·         Bireysel farklılıkları fark edebilmeli ve öğretimi bireysel farklılıklara göre planlamalıdır.

·         Çoklu zeka, işbirlikçi öğrenme gibi modelleri kullanabilmekle birlikte yurtdışında uygulanan farklı modelleri de kendi öğretme ortamına uyarlayabilmelidir

·         Farklı öğretme ve öğrenme strateji, yöntem ve tekniklerini bilgisine sahip olmalı ve uygulayabilmelidir.

·         Drama, oyun ve tiyatro gibi tekniklerle eğlenerek öğrenmeyi sağlayabilmelidir.

·         Öğrenci merkezli öğretme ortamı sağlayan ve özellikle tartışma ortamları ile bu sistemi desteklemelidir.

·         Program ve materyal geliştirme noktasında mutlaka eğitim almış olmalıdır.

·         Farklılaştırma tekniklerine yönelik bilgilere sahip olmalıdır.

 

 

 

 

e)    formasyon Bilgisi ve Sınıf Yönetimi

·         Öğrencilerin gelişim düzeylerine uygun öğrenme öğeleri seçebilecek düzeyde pedagojik formasyona sahip olmalıdır.

·         Öğretmen ve öğrenci arasındaki dengeyi açık ve etkili iletişim becerileri ile sağlayabilmelidir.

·         Sınıf içerisinde adil olabilmelidir.

·         Anadili etkin, anlaşılır bir şekilde kullanabilmelidir.


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Resimler Sadece üyeler içindir!

"Bende bir elma, Sende de bir elma varsa;
Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen:
İkimizin de de birer elması olur.
Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa;
Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen:
Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs]

 

BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN,
BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!..
BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ !

 

TurkesManga
Genel Yayın
Yönetmeni


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren TurkesManga   

A 3 – Üstün Zekâlı ve Yetenekli Öğrencilerin Öğretmenlerinin Sahip Olması Gereken Özellikler

Üstün zekalı ve yeteneklilerin eğitiminde öğretmen çok önemli bir ayaktır ve asla görmezden gelinemez. Üstün zekalı öğrencilerin gerek kişilik, gerekse zihinsel farklılıklarından doğan ihtiyaçlarını karşılayabilecek kalitede ve nitelikte öğretmenlerin yetiştirilmesi, üzerinde titizlikle çalışılması gereken bir konudur. Üstün zekalı yetişkinler, yaşamları boyunca unutamadıkları öğretmenleri anlatırken, hayatlarına yön vermelerinde onlara yardımcı olan ve farklılıklarını diğerlerine fark ettiren öğretmenleri işaret etmişlerdir (Sak, 2010). Üstün zekalı ve yetenekli öğrenciler diğer öğrencilere göre öğretmenlerinin tutumlarından daha fazla etkilenebilmektedirler. Bu öğrencilerin öğretmenlerinin, tüm iyi öğretmenlerin sahip oldukları niteliklere sahip olmalarının yanında branşlarında uzmanlaşmış, üstün zekalıların özellikleri, bu öğrencilerin eğitiminde kullanılan modeller, stratejiler, yöntemler ve teknikler hakkında derin bilgiye de sahip olmaları gerekmektedir (Sak, 2010).

Lewis'in (1982) araştırmasına göre üstün zekalı öğrenciler, öğretmenlerinde bulunması gerektiğini düşündüğü özellikleri aşağıdaki gibi sıralamaktadır:

·         Öğrencileri gibi hissetmeli, onlar gibi olmalı (empati özelliği).

·          Normal öğretmenlerden farklı, daha yetenekli ve daha zengin bir hayal gücüne sahip olmalı.

·         Neyi öğreteceğinden çok, öğretecekleri konular hakkında nasıl düşünüleceğini öğretmeli.

Alandan akademisyenlerin; BİLSEM yönetici, öğretmen ve öğrencilerinin; Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu yönetim, öğretmen ve öğrencilerinin; sivil toplum örgütlerinin ve velilerin katılımı ile gerçekleşen Üstün Zekalı Çocukların Eğitimi 1. İstanbul Çalıştay'ında “Temel Öğretmen Nitelikleri” ile “Üstün Zekalı Öğrencilerin Öğretmenlerinin Sahip Olması Gereken Nitelikler” başlıkları altında konuşulan başlıkların birbirine fazlaca paralel olduğu görülmüştür.  Temel Öğretmen Nitelikleri başlığı altında da yer alan “Öğretmenin Kişilik Özellikleri”, “Alana Özgü Bilgiler ve Bunların Geliştirilmesi”, “Üst Düzey Düşünme Becerilerine Sahip olma”, “Etkili Strateji, Yöntem ve Teknikleri Bilme ve Kullanma”, “formasyon Bilgisi ve Sınıf Yönetimi” başlıklarının sahip olduğu içeriğe eklemeler yapılarak “Üstün Zekalı ve Yeteneklilerin Eğitimine Yönelik Özel Bilgi ve Beceriler” başlığı eklenmiştir.

a)    Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin öğretmenlerinin temel olarak sahip olması gereken kişilik özellikleri ile ilgili öneriler:

·         İnisiyatif  alabilmeli ve cesur olmalıdır.

·         Özellikle kendini geliştirmeye dönük olarak meraklı, araştırmacı, güncel bilgileri takip edebilen ve çalışkan olmalıdır.

·         Empatik ve lider ruhlu olmanın yanında sağlam bir ruh yapısına sahip olmalıdır.

·         Öğrencileri hem duygusal hem de entelektüel yönden anlayabilmelidir.

·         Yenilikleri takip edebilen ve bu yenilikleri uyarlayabilen olmalıdır.

·         Ahlaki değerlere saygı gösteren, sabırlı ve bununla birlikte hoşgörülü ve saygılı olabilmeli; sosyal duyarlılığı yüksek olmalıdır.

·         Doğaya duyarlı ve çevre bilinci yüksek olmalıdır.

·         Maddi kaygıları olmamalıdır.

·         Ekip çalışmasına yatkın olmalıdır.

·         Okul ve aile işbirliği konusunda deneyimli olmalıdır.

·         Sivil Toplum Kuruluşlarıyla çalışma yapabilmeye açık olmalıdır.

 

b)    Alana Özgü Bilgiler ve Bunların Geliştirilmesi ile ilgili önerilere bakıldığında:

·         Geniş bir bilgi birikimine ve bilgi alanına hakim olmalı ve bu bilgileri sentezleyebilmelidir.

·         Teorik olarak öğrenilen bilgilerin hayatla bağlantılı olarak uygulamaya dönüştürme becerisini kazanmaları noktasında öğrencilere rehber olabilmelidir.

·         Alanı ile ilgili yüksek lisans ya da doktora derecesine sahip olmalıdır.

·         Konu alanını farklı disiplin alanları ile entegre edebilmelidir.

·         Alanında bilimsel yayın yapabilecek yetilere sahip olmalıdır.

 

c)     Üst Düzey Düşünme becerilerine sahip olma noktasındaki öneriler:

·         Yordama yeteneğine, ileri görüşe ve pratik bir zekaya sahip olmalıdır.

·         Yaratıcılık ve problem çözme becerilerini geliştirebilmelidir.

·         Öğrencilerine yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerini kullanmaları noktasında hem rol model olmalı hem de rehberlik etmelidir.

·         Organizasyon becerisine sahip olmalı ve bu becerisini geliştirebilmelidir.

 

d)    Etkili Strateji, Yöntem ve Teknikleri bilme ve Kullanma alt başlığı ile ilgili önerilerde ise:

·         Bireysel farklılıkları fark edebilmeli ve öğretimi bireysel farklılıklara göre planlamalıdır.

·         Farklı öğretme ve öğrenme strateji, yöntem ve tekniklerini bilgisine sahip olmalı ve uygulayabilmelidir.

·         Yaparak yaşayarak öğrenme sağlayacak ortamları ve fırsatlarını ortaya koyabilmelidir.

·         Öğrencilerin ilgileri ve öğrenme stilleri doğrultusunda öğretimi planlayabilmelidir.

·         Öğrencilere ipucu, dönüt düzeltme verebilmeli ve onları bu yollarla takdir edebilmelidir.

·         Program ve materyal geliştirme noktasında mutlaka eğitim almış olmalıdır.

·         Farklılaştırma tekniklerine yönelik bilgilere sahip olmalıdır.

e)    formasyon Bilgisi ve Sınıf Yönetimine yönelik öneriler:

·         Sınıf yönetimi becerileri gelişmiş olmalıdır.

·         Teknolojiyi etkili bir şekilde kullanabilmelidir.

·         Esnek bir sınıf ortamı yaratabilmelidir.

·         Hizmet içi eğitimlere katılmış olmasının yanında en az 5 yıllık deneyimi olmalıdır.

·         Anadili etkin, anlaşılır bir şekilde kullanabilmelidir.

·         Zamanı etkili ve verimli kullanabilmelidir.

 

 

f)      Üstün Zekalı ve Yeteneklilerin Eğitimine Yönelik Özel Bilgi ve Becerilere dair öneriler:

·         Üstün zekâ ve yetenek konusunda eğitim almış olmalıdır.

·         Farklılaştırma ve zenginleştirme konularına hakim olmalıdır.

·         Seçilen içerik öğrencilerin ilgisini çekecek ve onları zorlayıcı nitelikte olmalıdır.

Yukarıda farklı disiplin ve kurumlardan gelen katılımcıların ortaya koyduğu düşüncelere yer verilmiştir. Ortaya koyulan düşüncelerin birçoğu literatürde yer almakta ve çeşitli araştırmacılar tarafından desteklenmektedir. 

Öğretmenlerin kişilik özelliklerine bakıldığında, Demirel (2007) öğretmenin coşkulu, içten, esprili ve güvenilir olmasının onun güdüleyici bir kişiliğe sahip olduğunu işaret ettiğini ve bu durumun öğrenciler üzerinde olumlu etkiler bıraktığını ifade etmiştir. Coşkulu, içten öğretmenler yaratıcıdırlar, kendilerine güvendikleri için bu durum öğrencilerine de yansır ve esprili oldukları için çocukların ilgilerini canlı tutma konusunda da başarılıdırlar (Demirel, 2007). Lindsey (1980) üstün zekalıların eğitiminde başarılı olan öğretmenlerin özelliklerini incelediği çalışmasında çocukları anlayan, kabul eden, başkalarına karşı duyarlı olan, ortalamanın üzerinde entelektüel ilgilere sahip, kendi davranışlarından ve bunların sonuçlarından sorumlu olan öğretmenlerin başarılı olduğunu gözlemlemiştir.

Üstün zekalı ve yeteneklilerin eğitimine yönelik özelliklerinde ise öğrencilerin bireysel ilgi ve ihtiyaçlarını anlayan ve bunlara karşılık verebilen öğretmenlerin ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Parke (1992) de öğretmenlerin, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin yetenek, ilgi ve kapasitelerinin optimal düzeyde geliştirmeleri gerektiğini özümsemiş olmaları gerektiğini ortaya koymuştur.

Bishop (1968), Drews (1972), Gallager ve diğ. (1967) ve Lindsey (1980 öğretmenlerin sınıf yönetimine yönelik sahip olduğu özelliklere bakıldığında, öğretmenlerin, baskıcı ve zorlayıcılıktan ziyade yol gösterici, otoriterlikten daha çok demokratik olmayı tercih eden, sonuçtan ziyade sürece önem veren, kuralcı ve gelenekçilikten daha ziyade yenilikçi ve deneyimciliğe değer veren özelliklere sahip olmaları gerektiğini ortaya koyulmuşlardır (Akt. Sisk, 1987).

Sınıf içerisindeki öğrenme-öğretme sürecinin etkili olabilmesi için öğretmen tarafından uygun düzey, içerik öğrencilerle birlikte düzenlenerek onlara uygun yöntem, teknik ve stratejilerin seçilmesi gerekmektedir (Demirel, 2007). Eleştirel düşünme, yaratıcılık gibi üst düzey düşünme becerilerini öğretmek, öğrencilerin kendilerine ait fikirlerin kaynağını, kendi bakış açıları, tutumları ve değerleri ile diğerlerinin fikirleri ve değerlerinin çıkış noktasını anlamalarını kolaylaştırır. Bu yüzden öğretmenin de bu üst düzey becerileri kullanabiliyor olması gerekmektedir (Sisk, 1987).

Öğretmen, bireyselleştirilmiş eğitim planları hazırlamanın ilkeleri, yaklaşımı, amaçları ve içeriğiyle tutarlı somut bilgi ve anlayış sahibi olduğunu, ilgili özel alanda gerekli olan öğrenme yollarını öğrenciye kazandırmak üzere öğretme-öğrenme ortamını, yöntem ve tekniklerini, ders araç-gereç ve materyallerini güvenli ve etkili bir şekilde düzenleyip kullanabilmelidir. Ayrıca, özel alan bilgisinin sınıf ve kademelere göre dağılımını dikkate alarak öğretme-öğrenme sürecini düzenleyebilmelidir (Clark, 1997).


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Resimler Sadece üyeler içindir!

"Bende bir elma, Sende de bir elma varsa;
Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen:
İkimizin de de birer elması olur.
Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa;
Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen:
Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs]

 

BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN,
BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!..
BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ !

 

TurkesManga
Genel Yayın
Yönetmeni


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren TurkesManga   

A 4 - Normal Sınıflarda Öğretmenlerin Üstün Zekalı ve Yetenekli Öğrencileri Fark Etmesi ve Sonrasında Yapılması Gerekenler

Normal sınıflarda öğretmenlerin üstün zekalı ve yetenekli öğrencileri fark etmesi, ilk bakışta basit bir durum gibi görünse de; fark etmenin, fark edecek kişilerin belli bir eğitimi almış olmasına, fark etmeye izin veren öğrenme ortamlarının oluşturulmasına ve fark etme sürecinin iyi tanımlanmış olmasına bağlı olmadığı düşünülemez. Fark etme, üniversite-öğretmen-öğrenme ortamı-öğrenci zincirine bağlı geniş bir alanı ilgilendirmektedir. Bu durum, yeteneğin fark edilmesini etkileyen etkenlerin çok yönlü olarak değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Çalıştayın 16 Ocak 2013 tarihli toplantısında, yeteneğin fark edilmesi ile ilgili sorun alanları, fark-etme öncesi, süreci ve sonrasına yayılarak tartışılmıştır. Çalıştayda belirlenen sorun alanları aşağıdaki şekilde ifade edilmiştir:

(a)  Öğretmen eğitimindeki eksiklikler

(b)  Öğrenme ortamlarının yetersizlikleri

(c)  Seçme’nin iyi tanımlanmamış olması

(d)  Seçme sürecini yavaşlatan aksaklıklar

Yukarıda yer alan problem alanlarına ilişkin çalıştayda geliştirilen öneriler ise, sırasıyla aşağıda yer almaktadır:

(a) Öğretmen eğitimi ile ilgili olarak,

·         eğitim fakültelerinde zorunlu “özel eğitim” veya “bireysel farklılıklar” ile ilgili teorik ve uygulamalı derslerin verilmesi,

·         öğretmenlerin yurt içi ve yurt dışındaki ilerlemeleri takip edebilecekleri konferans, uluslararası öğretmen değişimi ve sertifika programları gibi kısa veya uzun vadeli eğitim programlarına katılmalarının sağlanması.

(b)  Okullardaki öğrenme ortamlarının iyileştirilmesi ile ilgili olarak,

·         öğrencilerin ilgilerini ve meraklarını gösterebilecekleri farklı öğrenme ortamların yaratılması ve yarışmaların düzenlenmesi,

·         öğretmenlerin ulaşabilecekleri zenginleştirme etkinliklerinin yer aldığı online bankalarının oluşturulması,

·         her şehirde öğretmenlerin ulaşabilecekleri materyal merkezlerinin oluşturulması,

·         üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitim aldığı sınıflarda öğretmenlerin bir öğretmen asistanı ile birlikte ders işlemesinin sağlanması,

·         her okulda özel eğitimle ilgili bir uzman veya doktora yapmış bir öğretmenin bulunması,

·         farklılıklara saygı duyan ve bu saygıyı geliştiren ortamların oluşturulması.

(c) Seçme sürecinin geliştirilmesi ile ilgili olarak,

·         seçme işlemlerinin bir kerede değil, daha uzun bir sürece yayılarak yapılması,

·         sadece akademik değil, diğer yetenek alanlarının da belirlenmesi için harekete geçilmesi,

·         sadece bir alanda yüksek yetenek gösteren öğrencilerin de, kriterlerin hepsinde üst düzey yetenek gösteren öğrenciler için oluşturulan fırsatlardan yararlanmasının sağlanması,

·         değerlendirme sürecinde, öğrencilerin farklı sosyo-ekonomik çevrelerden gelmiş olmasının da bir belirleyici olarak düşünülmesi,

·         hem akademik hem de özel yeteneklerin tespit edilmesine ayrı bir önem verilmesi,

·         öğrencilerin yeteneklerinin belirlenmesinde, sergiledikleri performanslar ile öğrencilere sunulan olanakların birlikte değerlendirilmesi,

·         öğrenci ilgi alanlarının doğal ortam sürecinde belirlenmesi,

·         eğitim öncesi yapılan testler ve ailelerden edinilen bilgilerin düzenli bir şekle getirilmesi için Aile Bilgi formunun/Ölçeğinin geliştirilmesi.

(d) Öğrencinin fark edilmesinden sonraki işlemlerin kolaylaştırılması ile ilgili olarak,

·         fark etmeden sonraki sürecin takibinin hızlandırılması için elektronik bir sistemin oluşturulması,

·         her öğrenci için, öğrenciyle ilgili bilgilerin sistemli bir şekilde girilebileceği elektronik bir dosyanın oluşturulması,

·         elektronik ortamdaki bilgilerin korunması ve bilgilere erişim gizliliğinin sağlanması için gerekli önlemlerin alınması,

·         sistemin yürümesini engelleyen veya yavaşlatan etkenlerin ortadan kaldırılmasının sağlanması ve

·         öğretmen yetkilerinin artırılması.

Zihni yeteneğin tanılanmasının temel amacı, öğrencilere doğru eğitim hizmetlerinin sunulmasını sağlamaktır (Feldhusen, Hoover, & Sayler, 1990: Akt: Feldhusen, 1998, s.193).  Yetenek ve yeteneğin tanılanması ile ilgili bugüne kadar yapılmış olan araştırma sonuçları şunlardır:

·         Öğrenciler, birbirlerinden farklı düzeylerde farklı yeteneklere sahiptir (Clark, 2008, s.54).

·         Standardize zeka testlerinin, akademik ve genel yetenek haricindeki yetenek alanlarını ölçme bakımından sınırlılıkları vardır (Sternberg, Jarvin & Grigorenko, 2011, s. 14-33, 54).

·         Yetenek hangi düzeyde olursa olsun, geliştirilmesi için uygun öğrenme ortamlarına ihtiyaç vardır (Kuzgun, 2004, s.62; Tomlinson ve ark., 2002, s.3). 

·         Zihinsel yeteneği ölçme sonuçları, aynı düzey yetenek potansiyeline sahip olan iki öğrenciden uygun öğrenme ortamlarından yoksun olanı, uygun öğrenme ortamlarında yeteneğini geliştirmiş olandan daha az yetenekli göstermektedir (Gagne, 2009, s.177).

·         Aynı yeteneğe aynı düzeyde sahip olan öğrenciler de kendi aralarında ‘hazır-bulunuşluk’, ‘öğrenme tercihleri’, ‘motivasyon’ ve ‘sosyo-ekonomik düzeyleri’ bakımlarından farklılık göstermektedir (Reis & Renzulli, 2009; Tomlinson ve ark., 2002, s.19).

Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin tanılanma süreci, genel olarak potansiyelin fark edilmesi ile başlamaktadır. Okullar yeteneklerin değerlendirilmesi ve üstünlüğün fark edilmesi için eşsiz ortamlar olmasına rağmen, fark etmeyi zorlaştıran bazı etkenler bulunmaktadır. Yukarıda yer alan araştırma sonuçları, (a) yetenek alanlarındaki çeşitlilik, (b) yeteneğin geliştirilebileceği ortamlara erişilememesi ve (c) zeka testlerinin sınırlılıkları gibi etmenlerin, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin fark edilmesini zorlaştırdığını göstermektedir.

Yukarıda özetlenen araştırma sonuçlarıyla da belirgin hale getirilen engeller, çalıştayda öğretmen eğitimi, öğrenme ortamları ve seçme süreci ile ilgili öne sürülen çalışmaların başlatılması ve sürdürülmesi için önemli bir gereksinme olduğuna işaret etmektedir. Bugüne kadar yapılan araştırma sonuçları ve çalıştay önerileri ele alındığında,

·  Eğitimcilerin, zeka kuramları, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin özellikleri ve yetiştirilmeleri ile ilgili eğitimlerinin sürekliliğinin sağlanmasının,

·  Eğitimcilerin eğitimde edindikleri bilgileri uygulayabilmeleri için desteklenmelerinin ve

·  Öğrenciler ile ilgili çok taraflı bilgiler toplanarak daha kapsamlı değerlendirmelerin yapılmasının önemli bir ihtiyaç olduğu konusunda birleşildiği düşünülmektedir.


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Resimler Sadece üyeler içindir!

"Bende bir elma, Sende de bir elma varsa;
Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen:
İkimizin de de birer elması olur.
Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa;
Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen:
Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs]

 

BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN,
BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!..
BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ !

 

TurkesManga
Genel Yayın
Yönetmeni


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren TurkesManga   

A 5 - Üstün Zekalı Ve Yetenekli Öğrencilerin Eğitimi Konusunda Eğitimcilere İlişkin Yasal Düzenlemeler

Son yıllarda üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitimleri önem kazanmış ve Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde de çeşitli eğitim çalışmaları başlatılarak Bilim Sanat Merkezleri (BİLSEM) kurulmuştur (Baykoç, 2011). Bunun yanında çeşitli özel eğitim kurumları da üstün zekalı ve yetenekli öğrencilere eğitim vermeye başlamıştır. Üstün zekalılar ve yetenekliler eğitimi ile ilgili çalışmalar yapılmaya başlandığında, bu öğrencilere eğitim verecek öğretmenler, eğitimleri ve yasal hakları ile ilgili düzenlemelerinde yapılması gerekmektedir.  Bilim Sanat Merkezleri Yönergesi dışında üstün zekalılar ve yetenekliler eğitimi alanı ile ilgili yasa ve yönetmelikler ve milli eğitim mevzuatları bulunmamaktadır. Özel eğitim alanı içerisinde ki diğer gruplarla ilgili yapılan yasal düzenlemeler,  Üstün zekalı ve yetenekli öğrenciler ve onlara eğitim veren kurum ve öğretmenlerle ilgilide yapılmalıdır.

Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitimleri ile ilgili en önemli noktalardan biri onlara eğitim verecek öğretmenlere verilecek eğitimler, öğretmenlerin seçim kriterleri, öğretmen performans değerlendirmeleri ve özlük hakları ile ilgili yasal düzenlemeler oluşturmaktadır. Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin üstün zekalılar eğitimi alanında özel eğitim almış ve bu alanda deneyim kazanmış öğretmenler tarafından eğitim almaları gerekmektedir. İsrail’de üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerle çalışan öğretmenler iki yıl, 240 saat eğitim alarak alanda uzmanlık sertifikası almaya hak kazanırlar (Nevo & Shlomit, 2009). Daha sonra eğitimler düzenli yapılan toplantılarla okul müdürleri tarafından verilmeye devam eder. 1982 Anayasasının 42. Maddesi “Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi” altında üstün zekalı ve yetenekli çocuklarla çalışmak ve bu alanda uzmanlaşmak isteyen öğretmenlere fırsatlar verilmelidir.  Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilere eğitim veren öğretmenler lisans düzeyinde farklı branşlardan mezun olarak, üstün zekalıların eğitimleri ile ilgili tezsiz yüksek lisans, yüksek lisans, doktora eğitimlerine devam etmeleri için gönüllü olanlar teşvik edilmeli ve eğitim hakları ile ilgili yasal düzenlemeler gerçekleştirilmelidir. 

Milli Eğitim Temel Kanunun 48. Maddesinde “Öğretmenlerin daha üst öğrenim görmelerini sağlamak için görev saatlerinin dışında açılan okullarda hizmet içinde yetiştirilmeleri maksadıyla kurslar ve seminerler düzenlenir.” Öğretmenlerin hizmet için eğitimlerle yetiştirilmesinden bahsedilmektedir. Öğretmenlerin eğitimi ile ilgili bir merkez veya enstitü kurularak, üstün zekalı ve yetenekli çocuklara eğitim veren öğretmenlerin, alanda çalışan akademisyenler ve uzmana eğitmenler tarafından teorik eğitimin yanında uygulamalı eğitimler almaları sağlanmalıdır. Bunun yanında aynı branşta çalışan öğretmenlerin bir araya gelerek zümre toplantıları yaparak bilgi paylaşımında bulunmaları sağlanmalıdır. Öğretmen eğitimlerinin genele ve branşlara ilişkin içeriğin temel hatları yönetmeliklerle belirlenmeli. Bu eğitimlere ve toplantılara öğretmenlerin katılımları ile ilgili şartlar düzenlenmelidir.

Milli Eğitim Temel Kanunun 49. Maddesinde “Yurt dışında daha üst düzey öğrenim yapmak, bilgi, görgü ve ihtisaslarını artırmak amacıyla isteyen öğretmenler aylıklı veya aylıksız izin alarak eğitimlerine devam edebilirler.” Bu madde ışığında Türk Milli Eğitim Bakanlığı, Amerika, Avrupa veya çeşitli Uzak Doğu ülkelerinde üstün zekalı ve yetenekli öğrencilere eğitim veren okullarla anlaşma yapılarak üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerle çalışan öğretmenlerin bu okullara görevlendirme yoluyla giderek oradaki gelişmeleri takip etmeleri ve Türkiye gelip bilgi paylaşımında bulunmalarıyla ilgili yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Bilim sanat merkezlerinde ve diğer kurumlarda üstün zekalılar ve yetenekliler eğitimi ile ilgili çalışan öğretmenlerin özlük hakları düzenlenmelidir. Diğer özel eğitim öğretmenlerine verilen haklar, üstün zekalılar eğitimi alanında çalışan öğretmenlere de verilmelidir.  Özlük hakları açısından hiçbir yönetmelikte yer almayan BİLSEM’ler bilim sanat merkezleri yönergesi göz önünde bulundurularak yönetmeliklerde yer almalıdır. Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilere eğitim verecek öğretmenlerin görev tanımları yapılmalı, çalışma saatleri, maaşları ve ek ders ödemeleri tekrar düzenlenmelidir.

Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilere eğitim veren kurumlarda ve Bilim Sanat Merkezleri’nde eğitim verecek öğretmenlerin seçim kriterleri değiştirilmelidir. Öğretmen seçimi ile ilgili yeni yöntem ve teknikler geliştirilerek. Üstün zekalılar eğitimi ve öğretmenleri ile ilgili yeni yönetmelikler oluşturulmalıdır. Wood & Feldhusen (1996) üstün zekalı ve yetenekli öğrencilere cumartesi günü eğitim verecek öğretmenlerin seçiminde şu yolu izlemişlerdir. İlk aşama olarak yerel ve üniversite gazetesinde ilan verilir. Bu iş ilanı için ayrıca el ilanları da dağıtılır. Burada amaç mümkün olduğunca geniş bir insan topluluğuna ulaşmaktır. Birkaç haftalık başvuru süresi dolduktan sonra başvurular değerlendirmeye alınır. Değerlendirme aşamasının en önemli safhası mülakat kısmıdır. Bireylerle derinlemesine mülakatlar yapılır. Yapılan bu mülakatlarda amaç kişisel özeliliklerini olabildiğince fark edebilmektir.  Alınacak öğretmen sayısında her sınıfa en azından 1 öğretmen ve 1 ders asistanı olacak şekilde planlama yapılmaktadır”  (Gökdere & Çepni, 2003).

Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilere eğitim verecek öğretmenlerde üstün zekalılara eğitim veren özel eğitim öğretmenleri ve dört yıllık lisans bitiren öğretmenler olarak iki farklı gruba ayrılarak bu öğrencilere farklı alanlardaki uzmanların eğitim vermelerine izin verilmelidir. Örneğin bir elektrik veya genetik mühendisinin veya üniversitelerin farklı bölümlerindeki hocaların alanı ile ilgili öğrencilerin ilgi alanları doğrultusunda eğitim vermelerine veya onlara mentörlük yapmalarına ilişkin yasal düzenlemeler yapılarak., yönetmelikle ilgili maddeler düzenlenmelidir. Özellikle TUBİTAK ve üniversitelerle işbirliği konusunda bürokratik engeller kaldırılmalı. Bilsem’ ler de üniversite hocalarının da ders verebilme imkânı sağlanmalıdır.

Öğretmenlerin performans takibine ilişkin düzenlemeler yapılmalı, öğretmenler periyodik aralıklarla sınanmalıdır. İsrail’de okul performanslarına bağlı olarak öğretmenlere teşvikler verilmektedir (Hemmings, 2010). Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin Ulasal ve uluslar arası düzenlenen yarışmalarda gösterdikleri başarılara, ürettikleri projelere vs bağlı olarak okullara ve öğretmenlere maddi manevi teşvikler verilmelidir.  Eğer üstün zekalıları çalıştıran bir okul proje bazında başarılı olduğu takdirde o okula ek ödenek verilerek, bu ödeneğin proje üstün zekalılar öğretmenleri arasında eşit olarak paylaşımı sağlanabilir (Hemmings, 2010).

Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Ve Kurumların Yönetici Ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin 10. Maddesinde üstün zekalı ve yetenekli öğrencilere yönelik açılan kurumlarda 25’e kadar öğrencisi olanlar için 1,  25’ten fazla olanlar için 2 tane sınıf öğretmeni norm kadrosu bulunmaktadır. Mevcut sınıf öğretmeni norm kadroları, üstün zekalılar öğretmenliği bölümü mezunları ve bu alanda uzmanlaşmış öğretmenler ile doldurulabilir.

2916 Sayılı Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Kanununun 8 maddesinde “üstün zekâlı ve özel yetenekli çocuklar için de özel okul ve sınıflar açılabilir.” İbaresi bulunmaktadır. Bu özel sınıfların açılmaları ile ilgili düzenlemeler yapılarak üstün zekalı ve yetenekli öğrencilere yönelik açılan kurumlarda oluşturulacak üstün zekalılar öğretmenliği norm kadrolarına yerleştirilen öğretmenlerin 2916 Sayılı Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Kanununun 8 maddesine göre açılan bu sınıflarda görevlendirilmeleri ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Diğer öneriler

·         Üstünlerin eğitimi özel eğitimin bir parçası olarak görülmeli.

·         İstanbul Üniversitesi üstün zekâlılar öğretmenliği mezunlarının Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılmayan atama sorunları aşılmalı.

·         Üstün zekâlı ve yetenekli eğitimi almış kişiler öğretmen olarak seçilmeli.

·         Özel eğitimde çalışan öğretmenler için yoğunluklarından dolayı daha farklı mesleki koşullar geliştirilmeli.

·         Hâlihazırda çalışan üstün zekalılar öğretmenlerinin ve üstün zekalılar eğitimi uzmanlarının çalıştıkları kurumların belirlenmesi, bilgilerinin bir veri tabanında toplanması, sürekli irtibat halinde olunması ve velilerin bu öğretmenlere yönlendirilmeleri.

·         Erkek üstün zekalılar öğretmeni askerliğinin bir bölümünü öğretmen olarak yapabilmesi sağlanmalı

·         Sınıf yoğunluğuna göre veya verilen dersin gerekliliklerine uygun olarak üstün zekalılar öğretmeni ve branş öğretmeni birlikte çalışması ile ilgili düzenlemelerin yapılmalı (iki öğretmenin aynı anda derse girmesi).

·         Rehabilitasyon merkezilerine, diğer dezavantajlı öğrencilere verilen devlet desteğinin üstün zekalı ve yetenekli öğrencilere de verilmesi ile ilgili düzenlemeler yapılmalı.

·         Yüksek Lisans ve doktora mezunu öğretmen sayısının artırılması.

·         Her okula üstün zekalı çocuklar eğitim alanında uzmanlaşmış öğretmen kadrosu verilmeli

·         Mali kaynakların daha işlevsel kullanılmalı

·         Üstün zekalılar öğretmenliği lisans programı seçim kriterleri düzenlenmelidir.

·         İlçelerde okullar seçilerek, alan eğitimli öğretmenler norm kadrolara atanmalı ve öğrenciler bu okullara yönlendirilmeli

·         Ram’a diğer özel eğitim alanlarından öğretmen atanması zorunlu iken, üstün zekalılar için kadrolar mevcut değil. Öğrencilerin yetiştirilmesinde öğretmenler normal müfredatla sınırlandırılmamalı. Mevzuat çalışması yapan MEB birimleri üstünler konusunda akademik eğitime alınmalı

·         Üstün potansiyelli öğrenci öğretmenlerinin mesleğe alınırken özel sınavdan geçmeleri gerekir.


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Resimler Sadece üyeler içindir!

"Bende bir elma, Sende de bir elma varsa;
Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen:
İkimizin de de birer elması olur.
Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa;
Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen:
Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs]

 

BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN,
BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!..
BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ !

 

TurkesManga
Genel Yayın
Yönetmeni


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren TurkesManga   

A 6 - Üstün Zekalı ve Yetenekli Öğrencilere Eğitimci Yetiştirme Standartları

Çalıştayın 16 Ocak 2013 tarihli toplantısında, üstün zekalı ve yetenekliler eğitimi alanında uzmanlık eğitiminin gerekliliği ve bu eğitim için ülke genelinde bir fikir birliğinin benimsenmesi gerektiği ortak bir görüş olarak ifade edilmiş ve bu görüşten hareketle, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitimcilerini yetiştirme standartları oluşturulmuştur. Bu standartlar, ‘bilgi’, ‘beceri’ ve ‘tutum’ olmak üzere üç grupta toplanmış ve bunlar Tablo 1’de gösterilmiştir:

 

Tablo 1. Çalıştayda Belirlenen Üstün Zekalı ve Yetenekli Öğrencilerin Eğitimcilerini Yetiştirme Standartları

                Bilgi

Beceri

Tutum

Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin özellikleri ve eğitimi ile ilgili kuramsal altyapı

Öğrenme ortamlarında üst düzey düşünme becerilerini uygulayabilme

Üstün zekalı ve yetenekli öğrenciler ve alandaki diğer eğitimcilerle çalışma konusunda istekli, sabırlı ve paylaşımcı olma

Üst düzey alan bilgisi

Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin sosyal, duyuşsal ve bilişsel ihtiyaçlarını tespit edebilme

Kendisinin üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitimi ile ilgili bilgilerini değerlendirme ve güncellemeye istekli olma

Üst düzey genel kültür ve yetenek

 

Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek eğitim programlarını tasarlayabilme ve uygulayabilme

Farklı kültür ve sosyo-ekonomik çevrelerden gelen üstün zekalı öğrenciler arasında bir ayırım gözetmeme

Pedagoji

 

İletişim becerilerini etkili kullanabilme

 

Araştırmacı bir ruha sahip olma

En az bir yabancı dil

Teknolojik araç ve gereçleri iyi kullanabilme

Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin tanılanmaları ile durumun dezavantaja dönüşmesini engelleyebilecek yöntemler geliştirmeyi destekleme

 

Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitimi, özelleşmiş bilgi ve becerileri uygulamayı gerektirmektedir (Croft, 2003, s.558; Johnsen, 2012, s. 55; Seeley, 1998, s. 476).  Standartlar, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin yetiştirilmesi için gereken bilgi ve beceri ve tutumları tanımlamaktadır (VanTassel Baska & Johnsen, 2007, s. 183).

Dünyanın pek çok ülkesinde, halen, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitimcilerine ilişkin geliştirilmiş standartlar bulunmamaktadır. Bu alanda en fazla akademik çalışma yapılmış olan Amerika Birleşik Devletlerinde, üstün zekalı ve yetenekliler alanındaki 200 eğitimci ile yapılan anket çalışmasının bir sonucu olarak, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin öğretmenlerini yetiştirme standartları oluşturulmuştur. Standartların oluşturulması sürecinde rol oynayan kuruluşlar,  Üstün Zekalı ve Yetenekli Çocuklar Ulusal Birliği (NAGC-National Association for gifted Children), Özel Çocuklar Konseyi (CEC-Council For Exceptional Children) Bilgi ve Beceriler Alt Komitesi (KSS-Knowledge and Skills Subcommittee) ve Profesyonel Standartlar ve Uygulama Komitesi (PSPC-Professional Standards and Practice Committee), Öğretmen Eğitimi Akreditasyonu Ulusal Konseyi (NCATE-The National Council for Accreditation for Teacher Education) ve son olarak da bu konseyin Politika Kurulu’dur (Policy Board) (VanTassel Baska & Johnsen, 2007, s. 183).

Amerika Birleşik Devletlerinde, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin öğretmenleri ile ilgili geliştirilen standartlar kısa açıklamaları ile aşağıda yer almaktadır:

·         Temel Altyapı: Üstün zekalı ve yetenekliler ile ilgili kuram ve gelişmelerden haberdar olma.

·         Öğrencilerin Karakteristik Özellikleri ve Gelişimi: Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin hem diğerlerine göre hem de kendi aralarındaki bilişsel, duyuşsal ve sosyal olarak farklı özelliklerin farkında olma.

·         Öğrenmede Bireysel Farklılıklar: Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin hem diğerlerine göre hem de kendi aralarındaki farklı öğrenme tercihleri ve ilgi alanlarının olabileceğini anlama ve değerlendirmeleri buna göre yapma.

·         Öğretim Yöntemleri: Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitimi için etkili öğretim ve stratejileri geliştirebilme ile ilgili bilgi ve beceri sahibi olma.

·         Öğrenme Ortamları ve Sosyal Etkileşim: Üstün zekalı ve yetenekli öğrenciler için destekleyici öğrenme ortamlarının nasıl oluşturulacağı ile ilgili bilgi ve beceri sahibi olma.

·         Dil ve İletişim: Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitiminde etkili iletişim yöntemlerini bilme ve bu yöntemleri kullanma.

·         Öğretim Planlaması: Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin özelliklerine uygun olarak öğretim programları tasarlama ve geliştirme.

·         Ölçme: Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin tanılanması ve bu öğrencilerin öğrenme düzeylerinin belirlenmesi için alternatif ölçme yöntemlerini uygulama.

·         Uygulamada Profesyonellik ve Etik: Farklı dil ve kültürden gelen öğrencilerin şartlarına uygun olarak, bir ayırım gözetmeden değerlendirme ve bu öğrencilerin kişisel bilgilerini koruma.

·         Dayanışma: Ailelerin ve okul çalışanlarının eğitimin bir parçası olduğunu ve buna bağlı olarak aile ve çalışma arkadaşlarına destek olma ve onların desteklerini sürece dahil etme.

Standartlar, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin öğretmenlerinin yetiştirilmesinde daha belirgin özelliklerin ortaya konmasını sağlayacağı gibi, bu öğrencilerin eğitimcilerinin arzu edilen niteliklere ulaşılmasını ve eğitimlerin arzu edilen nitelikleri sağlayıp sağlamadığının değerlendirilmesini daha somut hale getirmektedir (Sak, 2010, s.334).

A.B.D’de geliştirmiş olan standartlar ile çalıştayda oluşturulan standartlar, genel olarak bir benzerlik göstermektedir. Çalıştayda oluşturulan standartlar, A.B.D.’ninkinden farklı olarak, öğretmenin alan bilgisinin üst düzeyde olması gerekliliğini vurgulamaktadır. Öğrencinin zeka düzeyi arttıkça, alacağı eğitimdeki bilgi seviyesindeki beklenti de artmaktadır.

Dolayısıyla, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerle çalışan bir öğretmenin sadece alan ve alanına ait terimler bilgisi ile yeterli olamaması; (a) alanının diğer alanlarla olan ilişkilerini saptaması, (b) alanında çözülmüş problemlere eleştirel gözle bakması, (c) alanındaki çözülmemiş sorular üzerinde düşünmesi, (d) alanının tarihsel olarak nasıl geliştiğinden haberdar olması da gerektiği düşünülmektedir. 


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Resimler Sadece üyeler içindir!

"Bende bir elma, Sende de bir elma varsa;
Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen:
İkimizin de de birer elması olur.
Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa;
Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen:
Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs]

 

BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN,
BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!..
BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ !

 

TurkesManga
Genel Yayın
Yönetmeni


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren TurkesManga   

B.ÖĞRENME-ÖĞRETME SÜRECİ

B 1 - Üstün zekalı ve yeteneklilerin eğitiminde kullanılması gereken modeller ve yaklaşımlar

Günümüzde üstün zekâ ve yeteneğin, pek çok davranışı, beceriyi ve yeterliliği kapsayan çok boyutlu bir yapı olduğu düşünülmektedir. Bu bakış açısının altında üstün zekâlı ve yetenekli olarak tanılanan grubun homojen olmayışı, bu grup içerisindeki bireylerin çeşitliliği yatmaktadır (Reis ve Sullivan, 2009). Bu tarz bir çeşitliliğe hitap edecek eğitimin de önceden belirlenmiş sabit kazanımların; esnek olmayan bir sınıf düzeni içerisinde, herkes için aynı içerik üzerinden gidilerek ve her içerik için aynı yöntem ve stratejiyi kullanarak kazandırılmaya çalışıldığı geleneksel eğitim anlayışından farklı olması gerektiği düşünülmektedir.

Bu bağlamda çalıştaydaki “üstün zekalı ve yeteneklilerin eğitiminde kullanılması gereken modeller ve yaklaşımlar” başlığı altındaki paylaşımların genel hatlarıyla literatüre paralel olduğu gözlenmiştir.  “Modeller ve yaklaşımlar” kategorisine ilişkin ileri sürülen fikirler 5 ana başlık altında toplanmaktadır. Bunlar; üstün zekâlı ve yetenekli bireylerin eğitim düzenlemeleri, tercih edilecek eğitim türü, verilecek eğitimin içeriği, ilgili kurumlar ve gruplar arası işbirliği ve öğrencilerin sosyal – duygusal gelişimleridir.

Üstün zekâlı ve yetenekli bireylerin eğitim – öğretim imkânlarının nasıl düzenlenmesi gerektiğiyle ilgili ele alınan fikirler şöyle özetlenebilir.

·         Katılımcılar üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitiminde kullanılması gereken modellerin, öğrencilerin ilgi, yetenek ve hazır bulunuşluklarına uygun olmasının faydalı olacağını ileri sürmüşlerdir.  Genel eğilim, kullanılacak modellerin genel bir merkez tarafından koordine edilmesi gerektiği ama uygulamada bireysel farklılıklara göre esnek bir yapılanmanın verimli olacağı yönündedir. Geliştirilecek modelin uygulamasının, okul öncesinden başlamasının erken müdahale açısından önemli olduğunun özellikle altı çizilmiştir.

·         Çalıştayda, dünyada bu şartları sağlayan farklı model örnekleri bulunduğun fakat Türkiye için yeni bir modele ihtiyaç olduğu söylenmiştir. Bunun için de ülkemizde farklı model önerilerinin geliştirilip uygulanması gerektiği bu sayede gerekli karşılaştırmaların yapılmasının ve ülkemiz için en ideal modelin seçilmesinin sağlanacağına inanılmaktadır.

·         Bu modellerin ortak noktasının kendi kültürümüzün ve değerlerimizin harmanlanması, ülkemizin şartlarının gözetilmesi, ülkemizin kendine özgü sorunlarına ve ihtiyaçlarına yönelik birey yetiştirmeye önem verilmesi olduğuna kanaat getirilmiştir.

·         Ülkemize özgü model arayışı içerisinde çeşitli ve çok sayıda uygulama imkanı oluşturulmasının öneminin altı çizilmiştir. Bunu bir an önce başlatmak adına öncelikle hali hazırda donanımı olan kurumların merkez haline getirilebileceği fikri önerilmiştir. Buna ek olarak farklı kaynak ve materyal kullanımına fırsat veren kurumların oluşturulması ve Bilsem’in örgün eğitim kurumları içindeki yerinin tam olarak belirlenmesi gerektiği önerilmiştir.

·         Modellere yönelik yeterlilik çalışmalarının da sadece bu kurumlarda yapılmasına dikkat edilmesi, öğrencilerin denek olarak kullanılmasına izin ve fırsat verilmemesine vurgu yapılmıştır.

·         Bu kurumlarda çalışacak eğitimcilerin, kurumların kalitesini ve devamını sağlayan en temel bileşenlerden olduğunun altı çizilerek, şu an alanda görev yapmakta olan eğitimcilere gerekli her türlü hizmet içi eğitimin verilmesi için imkanların sağlanması, yüksek lisans ve doktora yapmalarına fırsat verilmesi, gelecek olan eğitimcilerin ise üstün zekalı ve yetenekli çocukların eğitimi konusunda lisans, yüksek lisans, doktora düzeylerinden en az birinden diploması olması konuyla ilgili seminerler, kongreler ve gelişmeleri takip ederek kendilerini geliştirmelerine imkan verilmesi fikirleri paylaşılmıştır. Tabi ki ilgili öğretmenlerin bu akademik yükü kaldırabilecek motivasyonlarının olması gerektiğinin de altı çizilmiştir.

·         Katılımcılar eğitsel düzenlemeler başlığı altında, üstün zekâlı ve yetenekli çocukların hazır bulunuşluklarının, önceki öğrenmelerinin ve yaşıtlarından ileri oldukları alanların gözetilerek fen lisesi, sosyal bilimler lisesi, üniversite düzeyindeki okullara sınavsız girme imkânı tanınması gerektiği fikrini de paylaşmışlardır.

Üstün zekâlı ve yetenekli bireylere yönelik eğitimin türüyle ilgili ele alınan fikirler şöyle özetlenebilir.

·         Çalıştay katılımcıları var olan Beyazıt Ford Otosan İÖO Projesinde olduğu gibi üstün zekalı ve yetenekli çocuklarla normal çocukların bir arada eğitim gördüğü karma bir modelin uygun olabileceğini düşünmektedirler. Bu karma modelde, belli derslerde bir arada özel yetenek gerektiren alan derslerinde esnek gruplamayla eğitim görülmesine dair uygulamasına alternatif olarak yarı zamanlı karma modelinin denenebileceğini düşünmektedirler.

·         Okul sonrasında üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin evden öğrenme yapabilmelerine fırsat tanınması için internet üzerinden destek öğretim vermenin faydalı olacağını, okul zamanı içerisinde destek eğitim vermenin de mümkün olduğunu zira devlet okullarında yaklaşık 1.5 saatlik uzun aralar olduğunu ve bu araların öğrencilerin ilgi ve yetenekleri baz alınarak yapılacak etkinliklerle değerlendirilebileceğini ileri sürmüşlerdir. Destek eğitim kapsamında konuşulan bir diğer konu ise sömestr ve yaz tatillerinde yapılacak bilim-doğa kamplarının üstün zekalı ve yetenekli çocuklar için uygun olabileceğidir. Bu bağlamda var olan Çocuk üniversitelerinin, sayılarının arttırılmasının ve çeşitlendirilmesinin uygun olacağı düşünülmüştür.

·         Çalıştay sürecinde eğitim türü başlığı altında “hızlandırma” ile oldukça sık değinilen bir kavram olarak karşılaşılmıştır. Hızlandırmanın farklı uygulamalarına örnek olarak, tam öğrenme modelinin tersinin üstün zekalı öğrencilerde uygulanabileceğine, yani bilgideki boşlukları, açıkları, eksiklikleri kapatmak yerine ileri olunan özelliklerin bulunup giderildiği bir yönteme değinilmiştir. Hızlandırma kapsamında çift ana dalın ortaokul ve liselerde de desteklenmesi gerektiğinin altı çizilmiştir. Kredili sistemin ilkokuldan başlayabileceği, ancak bu durumun öğrencinin mutlu olabileceği, toplumla uyumunun sağlandığı tedbirlerle birlikte olması gerektiği vurgulanmıştır. Tüm öğrencilerin kendi hızlarında gelişim gösterebilmeleri için üst sınıflardan öğrencilerle çalışma fırsatı yakalayabilmelerinin önemine değinilerek üst öğrencilere erken yaşlardan itibaren üst sınıflardan ders alma fırsatı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Hızlandırma kapsamında son olarak erken yaşta üniversiteye gidilebilmeye imkan sağlayacak düzenlemeler yapılması önerilmiştir.

·         Sadece hızlandırma yapılarak öğrencinin eğitimine devam etmesinin yeterli olmadığını düşünenler de olmuştur. Bu katılımcılar öğrencilere yan dallarda çalışmalar yapabilecekleri fırsatlar yaratılmasının önemini vurgulamışlardır. Bunun için de içeriğin daha zengin, kapsamlı, derin ve entelektüel düşüncelerle donanımlı bir modelin gerekliliğinin altını çizmişlerdir. Özellikle 145-150 IQ’nun üzerindeki çocuklar için hazırlanan özel sınıflarda bu çocuklara bireysel çalışabilecekleri ortamlar yaratmanın öneminden bahsedilmiştir.

·         Hızlandırma ve zenginleştirmenin ayrı eğitsel önlemler olarak ele alınması fikrine alternatif olarak gerekli ve doğru yönlendirmeler eşliğinde bireysel gelimin desteklendiği, zenginleştirmenin yapıldığı, derinlemesine çalışma fırsatlarının yaratıldığı karma bir model önerenler de mevcuttur. Ülkemizin hızlandırma, gruplama ve zenginleştirmenin bir arada uygulandığı bir modele ihtiyaç duyduğu ileri sürülmüştür.

·         Özellikle üstün zekalı ve yetenekli bireylerin eğitiminde disiplin, ilgi, yetenek başarıya göre  karma gruplar oluşturmaya imkan vermenin öneminden bahsedilmiştir. Aynı öğretim programının aynı şekilde tüm öğrencilere uygulanmasının adil olmadığı, buna önlem olarak her okulda farklılaştırılmış sınıflar oluşturulabileceği ve bu sınıflardaki öğrencilere farklılaştırılmış program uygulanabileceğinden bahsedilmiştir.  Literatürde var olan karma gruplama, kümeleme, magnet okul/sınıf uygulamalarının ülkemizde de uygulanması gerektiği ileri sürülmüştür.

Üstün zekâlı ve yetenekli bireylere verilmesi uygun olacak eğitim içeriğine ilişkin ele alınan fikirler şöyle özetlenebilir.

·         Eğitimin içeriğinin nasıl olması gerektiğine dair paylaşımlarda tüm duyu organlarına, ilgilere, yeteneklere hitap eden çalışma ve materyallerin kullanımının önemine değinilmiştir. Bu bağlamda gezi gözlem ağırlıklı, yerinde uygulama ve öğrenme imkanları tanıyan, yöresel kaynakların kullanılmasına, ülkemize has konular üzerinde düşünmeye, araştırmaya yönlendiren, oyunların sıklıkla kullanıldığı öğretim programlarının uygunluğundan bahsedilmiştir.

·         Farklılaştırılmış müfredat kapsamında öğrencilerin ilgi ve yetenek alanlarına göre gruplar oluşturularak konunun uzmanlarının okullara çağrılmasının, öğrencilerin ilgi alanlarına uygun uzmanlarla iletişim halinde olmasının öneminden bahsedilmiştir.

·         İlk 3 yıl ağırlıklı olarak bedensel ve duygusal gelişiminin desteklenmesinin önemine değinilmiştir.

·         Kullanılan müfredatların insanı merkeze almasının ve değerler eğitimi, etik ve ahlak gibi konuları içermesinin öneminden bahsedilmiştir.

·         Geliştirilecek müfredatlarda bilginin kullanabilme becerisinin geliştirilmesine, işlevsel, gerçek hayat problemlerini çözen, yaratıcı düşünmeye önem veren ve gerçek alıcı kitlesi olan ürünler ortaya konmasının vurgulanmasına dikkat edilmesi gerektiğinin altı çizilmiştir.

·         Bunların yanı sıra üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin uzaya, zoolojiye, genetiğe v.b. konulara ilgili olduğu ancak günlük yaşam becerilerinin zayıf olduğunun gözlendiği (örnek olarak yangın çıksa ne yapabileceğini bilmemek )bu açıdan günlük yaşam becerilerini destekleyecek eğitimlerin de mutlaka müfredata katılması gerektiği vurgulanmıştır.

·         Ayrıca haftada en az bir saat rehberlik dersi olmasının üstün zekalı ve yetenekli çocukların sosyal duygusal gelişimleri açısından önemine değinilmiştir.

Üstün zekâlı ve yetenekli bireylerin eğitimi konusunda ilgili kurum ve grupların işbirliğine dair ele alınan fikirler şöyle özetlenebilir.

·         Üniversitelerin kendi bölgelerindeki okulları denetleyerek, destekleyerek üstün zekâlılar eğitimini koordine etmesi gerektiğinin alt çizilmiştir. Yeni ve özgün modeller geliştirilirken üniversitelerden alınacak akademik desteğin önemi vurgulanmıştır.

·         Öğrencilerin eğitiminde okul ve aile arasındaki işbirliğinin önemine değinilmiştir.

Sosyal-duygusal gelişimlerini desteklemenin,  bu boyutları en az akademik boyut kadar önemsemek gerektiğinin altı çizilmiştir. Bu bağlamda üstün zekalı öğrencilerin normal hatta engelli yaşıtlarıyla farklı etkinlikler kapsamında bir arada olmalarına önem göstermek gerektiği belirtilmiştir.

Üstünlere yönelik modeller başlığı altında son olarak tanılamayla ilgili hususlara değinilmiş, tanılaması yapılmış bir çocuğun testinin güncellenmesi ya da her başvurduğu kurumdan tekrar testin istenmesinin önüne geçilmesi gerektiği konuşulmuştur. Ayrıca yetenek ve potansiyeli tespit edecek ölçme araçlarının uyarlama ve standardizasyon çalışmalarının sayılarının arttırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilerin eğitimine ilişkin modeller ve yaklaşımlar başlığı altında çalıştayda altı çizilen durumlara ve konulara ek olarak ele alınması gereken bir diğer konu üst düzey düşünme becerilerini kapsayan farklılaştırılmış bir eğitim programı oluşturmaktır. Günümüz dünyasının daha hızlı, teknik ve çok boyutlu yapısından dolayı bireylere değişime açıklığın, esnek düşünmenin ve üst düzey becerilerin kazandırılmasının amaçlandığı farklılaştırılmış bir eğitime ihtiyaç giderek artmaktadır. Bu farklılaştırılmış eğitim, çeşitli bakış açısı ve fikirlerin sahne aldığı hızla değişen, teknoloji ve bilgi merkezli, küresel günümüz dünyasında; öğrencilerin bilgiyi sünger gibi emmek yerine, bu çeşitlilik içinde kendi duruşunu belirlemelerini, seçimlerini yapabilecek düzeyde eleştirel düşünebilmelerini; hızlı değişime, farklılıklara ayak uydurabilecek ve yeni fikirlerin üretimine katkıda bulunabilecek düzeyde de yaratıcı düşünmelerini sağlayacaktır (Özyaprak, 2012).

Milgram ve Hong (2009) üstün zekalı ve yetenekli çocukların çok yönlü ölçme araçlarıyla sürekli değerlendirilmelerini ve erken yaşta farklı alanlarda eğitsel imkânlarla karşılaşmalarını sağlayıp yeteneklerini ve ilgilerini keşfetmelerine ve geliştirmelerine aracı olmanın önemini vurgular. Bu bakış açısından yola çıkılarak, yaşıtlarından üst düzeyde potansiyele sahip öğrencilere, adil ve kapsamlı bir eğitim imkânı sunabilmek adına müfredatı, ihtiyacı karşılayacak şekilde farklılaştırmanın çok önemli olduğunun ilgili literatürde sürekli altı çizilmektedir. Farklılaştırma yapılırken öncelikle farklılaştırılmış eğitimin temel ilkelerini gözetmek gerekir. Bunlar, bireysel farklılıkların gözetilmesi, içerik-süreç-üründe değişiklik ve düzenlemeler yapma, uygun ve çeşitli ölçme değerlendirme yöntemlerinin kullanılması, esnek ve güvenli bir sınıf ortamıdır. Üstün zekâlılar ve yetenekliler için öğretim programları geliştirilirken, içerik, süreç ve ürün boyutlarının farklılaştırılmasına ve etkinliklerin planlanmasına yönelik kuramsal çerçeveler mevcuttur. Bunlara üstün zekâlılar için geliştirilmiş müfredat modelleri denir. Üstün zekâlıların eğitiminde en yaygın olarak kullanılan modellere örnek olarak Maker, Çoklu Menü, Purdue Üç-Evre, Otonom Öğrenme, Bütünleştirilmiş Müfredat, Paralel Müfredat ve Izgara Modelleri verilebilir. Tüm öğrenciler için ideal bir müfredat modeli bulmak zordur. Her modelin kendi içinde gelişmiş ve eksik kalmış yanları vardır. Önemli olan hedefe, içeriğe ve çalışılan öğrenci grubuna en uygun modeli seçmektir (Sak, 2010).

Paralel Müfredat Modeli (Tomlinson, Renzulli, Kaplan, Purcell, Leppien ve Burns, 2002) literatürdeki en güncel ve kapsamlı model olması ve disiplinler arası çalışmalara imkân tanıması nedeniyle ile Izgara Modeli ise (Kaplan, 2009) tematik eğitime fırsat vermesi ve kapsamlı sorularla öğrencileri büyük fikirler, ilkeler, genellemeler üzerinden düşünmeye ve araştırmaya teşvik etmesi açısından öne çıkmaktadır.

Üstün zekalıların eğitimine ilişkin literatür incelendiğinde, öğrencileri geleceğin uzmanları olarak yetiştirmek için gerekli yapılanmaların yeteri kadar sağlanamadığı görülmektedir. Nitekim üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitimi için alınan önlemlerin çoğu sürece dayalı zenginleştirme çalışmalarıdır (Baska ve Little, 2003). Özellikle ilkokul düzeyindeki birçok programın, akademik içerikten bağımsız olarak üst düzey düşünme becerilerinin öğretildiği sürece dayalı zenginleştirme uygulamalarına ağırlık verdiği görülmektedir. Bu yaklaşım öğrencilerin kazanılan üst düzey becerileri farklı ortamlara ve akademik konulara transfer etmelerini zorlaştırmaktadır. Diğer zenginleştirme türleri ise içeriğe ve ürüne dayalı zenginleştirmelerdir. Ürüne dayalı zenginleştirmede öğrenme çıktılarına ağırlık verilir. Bu çıktılar roman, günlük, rapor, portfolyo gibi somut ürünler gibi öğrenilen becerilerin uygulamaları gibi soyut ve düşünsel ürünleri de kapsar. İçeriğe dayalı zenginleştirme yaklaşımı ise akademik içeriğin yani ders konularının öğretimi üzerine yoğunlaşır. İçeriğin kapsamı genişletilip derinleştirilir. Bu yaklaşım daha çok matematik, fen bilgisi, dil bilgisi ve sosyal bilgiler gibi akademik ağırlığı olan derslerin öğretiminde uygulanır. Zenginleştirme uygulamalarından verimli sonuçlar alabilmek için üç yaklaşımı entegre etmek gereklidir (Sak, 2010).


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Resimler Sadece üyeler içindir!

"Bende bir elma, Sende de bir elma varsa;
Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen:
İkimizin de de birer elması olur.
Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa;
Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen:
Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs]

 

BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN,
BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!..
BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ !

 

TurkesManga
Genel Yayın
Yönetmeni


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren TurkesManga   

B 2 - Üstün Zekalı ve Yeteneklilerin Eğitiminde Kullanılması Gereken Strateji, Yöntem ve Teknikler

·         Öğrencinin yetenekleri ve bildiği konular ilkokulda tespit edilmelidir ve buna uygun teknikler kullanılmalıdır.

·         Taba Eğitim Modeli kullanılmalıdır.

·         Proje tabanlı öğrenme kullanılmalıdır.

·         Karakter eğitimi ve değerler eğitimi verilmelidir.

·         Olimpiyatlara hazırlık bir teknik olarak kullanılmalıdır.

·         Düşünme Becerileri eğitim-öğretim süreçlerine dahil edilmelidir.

·         Online olarak ulaşılabilecek bilgi bankası olmalı. Farklılaştırılmış müfredatlar, farklı etkinlikler, farklı materyallere buradan ulaşılabilmeli ve öğretmenler yaptıkları etkinlikleri paylaşmalıdır.

·         Hizmet içi eğitim ile öğretmenlere sürekli eğitimler verilmeli, eğitimlere istemeyen öğretmen katılmamalı ve buna göre öğretmenler arasında da bir değerlendirme sistemi olmalıdır.

·         Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilere verilen ödevler ve yapılan çalışmalar hayatın içinden olmalıdır. Yapılan çalışmalar sonucunda bir ürün ortaya çıkmalı ve çocuklar bunlar üzerinde çalışmalar yapmalılar.

·         Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin yeteneklerine göre ödevler verilmelidir.

·         Küme çalışmaları yapılmalıdır.

·         Keşfetme ve buluş yöntemiyle öğrenme yaklaşımları benimsenmelidir.

·         Gruplama, hızlandırma, zenginleştirme gibi yönetimsel önlemler tüm üstün zekalı ve yetenekli öğrenciler için planlanmalıdır.

·         Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin tüm çalışmalarında Bloom Taksonomisindeki Analiz, Sentez ve Değerlendirme basamakları kullanılmalıdır.

·         Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin belirlenen yetenekleriyle ilgili üniversitelerden hocalar okullara giderek eğitimler vermeliler.

·         Bilinen konular tekrar edilmemeli bunun yerine yeni konular ve konuların ayrıntıları öğrenilmelidir.

·         Felsefe derslerin içine katılmalı böylece düşünme öğretilmelidir.

·         Üstün zekalı ve yetenekli öğrenciler her şeyi yerinde görerek öğrenmeliler. Alan gezileri öğretimin ayrılmaz bir parçası olmalıdır.

·         Beyin fırtınası, Scamper gibi yaratıcılık teknikleri kullanılmalıdır.

·         Öğretim süreci interaktif hale getirilmelidir.

·         İstasyon tekniği kullanılmalıdır.

·         Farklı disiplinlerle entegre eğitim modelleri kullanılmalıdır.

·         Simülasyon ortamı sağlanmalı ve öğrencilerin mümkün mertebe yaparak yaşayarak öğrenmelerine imkan sağlanmalıdır.

·         Çoklu zeka uygulamaları öğretim sürecine dahil edilmelidir.

·         Açık uçlu sorular kullanılmalı fakat öğretmenlere açık uçlu sorularla yapılabilecek aktiviteler ve bunun yönetimi ile ilgili eğitimler verilmelidir.

·         İşbirliğine dayalı öğrenme kullanılmalı ve öğrenme stillerine göre öğretim planlanmalıdır.

·         Öğrencilere sürekli projeler verilerek proje konusunda önyargı ve olumsuz tutum oluşturulmaktadır. Bunun önüne geçerek öğretmenlere gerçek proje ile eğitimin nasıl yapılacağı açıklanmalıdır.

Çalıştayda ortaya konulan yukarıdaki fikirleri alan yazında ifade edilen bilgiler ışığında değerlendirdiğimizde üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitimlerinde kullanılması gereken strateji, yöntem ve teknikler ile ilgili aşağıdakiler söylenebilir.

Kaliteli bir müfredat programının verimli olarak işlemesinde öğretimsel stratejilerin rolü göz ardı edilemez. Eğitimciler gelişimin bütün basamaklarına uygun ve fikir birliği ile geliştirilen güçlü müfredat programları dizayn edebilirler fakat öğretimsel stratejilerinin hatalı kullanımı sebebiyle başarısız da olabilirler. Aynı nedenden ötürü, bazı araştırmacılar üstün zekalı öğrencilerin öğrenmesinde uygun stratejilerin kullanılmasının etkili olup olmadığını bu öğrencilerin bilgiyi hem daha hızlı hem de daha bireysel şekilde edindiğini belirtmişlerdir (Harnishfeger & Björklund, 1990; Gaultney, 1998). Fakat bu yazarlar aynı zamanda en uygun müfredat seviyesinin ne olduğunu da sorgulamışlardır zira çok düşük eşik değerlerine sahip müfredatlar üstün zekalı öğrencilerin içeriği üst seviyelerde öğrenmek için uygun stratejileri kullanmasını gerektirmez. Bu bağlamda üstün zekalılarda strateji kullanımı öğrencilere zorlayıcı öğrenme etkinliklerini mecburiyet olmadığı halde sunmadan ilerlemeyecektir.

  Araştırmalarda üstün zekalılarda stratejilerle ilgili bilgiler oldukça açık ve nettir: öğretmen tarafından kullanılan üst düzey stratejiler sınıf bağlamında değerlendirildiğinde öğrencilerde de üst düzey davranışların ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir. Üstün zekalılarda strateji kullanımı ile ilgili araştırmalar çoklu strateji kullanımına ihtiyaç olduğunu belirtmektedirler, zira tek bir tip strateji kullanımından bütün öğrenciler yararlanamayacaklardır (Troxclair, 2000). Bu mevzu öğrenme ortamına yeni değişkenler eklenmesiyle birlikte daha karmaşık hale gelmiştir, bu değişkenler: öğrenci nüfusundaki çeşitliliğin artması, standart-temelli öğretime önem verilmesi ve öğrencilerin öğrenmesinde daha geniş bir kabul edilirliğin sağlanması ile ilgili uygun anahtar öğrenme pratiklerinin kullanılmasıdır.

  Alan yazındaki yeni çalışmalar probleme dayalı öğrenme (Dods; 1997; Gallagher, 1998; VanTassel-Baska, 2003), eleştirel düşünme ( Elder & Paul, 2003; VanTassel-Baska, Zuo, Avery, Little, 2002) ve yaratıcı problem çözme (Treffinger, Isakson, & Dorval, 2000; Volk, 2004) gibi karmaşık düşünme stratejilerinin üstün zekalılar programlarında anahtar yaklaşımlar olarak kullanımının önemini vurgulamaya devam etmektedirler. Zira bu stratejiler öğrencilerin karmaşık cevaplar vermesini gerektirir, birçok farklı zihinsel beceriyi kullanır ve gerçek yaşamdaki problemlerin çözümünde sıklıkla kullanılır. Farklı literatür kaynakları ise üstün zekalılar için daha biçimlendirilmiş ve bireysel yaklaşımların özellikle de bağımsız çalışma (Davolos & Haensly, 1997; Renzulli & Reis, 2004) ve mentörlüğün (Bennetts, 2001; Persson, 2000) kullanımını tavsiye etmeye devam etmektedirler.

  Bağımsız projelerin akademik, sosyal-duygusal yararlarının yanında yaratıcı üretkenliği de uzun vadede destelediği ifade edilmiştir. Quek (Akt. VanTassel-Baska ve Stanbaugh, 2006) bir mentöre sahip olmanın da öğrenmenin kritik basamaklarında anlamlı katılımı sağlamasının yanında benzer faydalar ürettiğini beyan etmektedir. Bu ifadeler üstün öğrencilerle birlikte çalışan profesyoneller ve öğretmenlere göre şekillenmektedir. Bütün alanlardaki mentörler öğrencilerin kendileri ile ilgili ve çalıştıkları dünya ile ilgili algılarının şekillenmesi üzerinde sahip oldukları etkinin farkında olmalıdırlar. Sonuç olarak üstün zekalılarda kullanılacak öğretimsel stratejiler grup süreçlerini kapsadığı kadar bireysel yaklaşımları da içermelidir.

Üstün zekalılar için etkili bir müfredat uygulaması en iyi yönetim stratejilerinin kullanılmasını gerektirmektedir. Üstün zekalılar için kapsamlı, sistematik ve ayrıntılı öğrenmelerin planlanması için güçlü bir müfredat her ne kadar önemli bir bileşen olsa da, sınıf yönetimi sistemleri olmadan en iyi müfredat programı bile önemsiz ve verimsiz olacaktır. İster üstün zekalıların olduğu homojen bir sınıfta, isterse heterojen bir normal sınıfta bütün öğrenciler aynı hazır bulunuşluk seviyesine sahip değildirler, bu sebepten öğrenme birimlerine aynı anlama, derinlik veya deneyim kapasitesiyle yaklaşmazlar ki bu da müfredat programının içerisinde uyarlamalar yapılması gerektiğini gösterir. Yönetim stratejileri müfredat programını etkili bir şekilde farklılaştırmak ve üstün zekalı öğrencilere anlamlı öğrenme deneyimleri sunmak için elzem hale gelmiştir.

  Birçok öğretmen sınıflarını sezgisel olarak etkili öğrenmeye sebep olan bir şekilde yönetir, bunu yaparken de belirli öğrenciler, sınıflar veya durumlar için geçerli olan ve onlarda işe yarayan becerilerini kullanırlar. Bu noktada üstün zekalılar için programlar öneren sınıflarda veya okullarda olması gereken araştırma temelli yönetim stratejilerinin gruplama seçenekleri, tanısal-öngören yaklaşımlar, hızlandırma ve zaman yönetimini içermesi gerektiği ifade edilmektedir (VanTassel-Baska & Stanbaugh, 2006).


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Resimler Sadece üyeler içindir!

"Bende bir elma, Sende de bir elma varsa;
Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen:
İkimizin de de birer elması olur.
Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa;
Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen:
Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs]

 

BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN,
BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!..
BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ !

 

TurkesManga
Genel Yayın
Yönetmeni


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren TurkesManga   

Çoklu Yaklaşımlar Aracılığıyla Öğrenmeleri Değerlendirme

Üstün yetenekli öğrencilerin tanılanmasının çoklu seçim kriterleri gerektirmesi gibi, üstün yeteneklilerin öğrenmelerinin değerlendirilmesi de çok sayıda ölçüm gerektirir. İdeal olanı, üstün yetenekli öğrencilerin her yıl düzenli olarak çok sayıda değerlendirmeye tabi tutulmasıdır. Standardize edilmiş başarı testlerinden elde edilen veriler, testin üst sınırdaki tavan etkisi aralığıyla birlikte o alandaki üstünlük seviyesini göstermek için ya da testin gelişmiş versiyonunun seviye üstü kullanımındaki gerçek başarısını görmek için toplanmalıdır. Sınıf seviyesinde bir test bile olsa değerlendirmeler artı değer yaklaşımları benimsendiği müddetçe bilgi edinmek için faydalı olabilir. Performans temelli değerlendirmeler, üstün yetenekli popülasyon için hazırlanmış üst düzey görevlerde kısa vadeli kazanımları görmek adına ön ve son görüşmeler şekline uygulanmalıdır. Problem çözme ve araştırma yapma gibi ürün odaklı ve uzun vadeli kazanımları değerlendirmek içinse uzun vadeli tasarımlar kullanılmalıdır. Son olarak portfolyo değerlendirmesi de bir işin anahtar noktalarındaki gelişim sürecinin değerlendirilmesinde kullanılabilir. Örneğin portfolyo kullanımı alana özgü bilimsel araştırma süreçlerinin bütünleşmesinin ne zaman ve ne şekilde başladığı ya da yazma sürecinin nasıl zamanla geliştiği gibi konuların gösterilmesinde kullanılabilir.

Üstün yetenekliler müfredatı için değerlendirme planı geliştirirken aşağıdaki prensipler göz önünde bulundurulabilir:

·         Değerlendirme planı çok sayıda ve çeşitli ölçme şekilleri içermelidir. 

·         Eğitimin gözle görünen faydalarının önemli noktalarının değerlendirme planında belirtilmiş olması gerekmektedir.

·         Değerlendirme planı, kısa ve uzun vadeli ölçümleri birleştirmelidir.

·         Değerlendirme planı farklı modelleri birleştirmelidir.

·         Değerlendirme planı müfredat tasarımının etkililiği hakkında değerlendirici yargılarda bulunacak temel prensipleri içermelidir.

Üstün Yetenekliler Programlarında Kullanılan Öğrenci Değerlendirme Şekilleri

 

DEĞERLENDİRME                 UYGULAMA/AMAÇ                                ÜSTÜN YET.

ÇEŞİDİ                                                                                                PROGRAMINDA

                                                                                                                KULLANIMI

Resimler Sadece üyeler içindir!Standardize edilmiş                      Uzmanlık merkezli                         Var olan uzmanlık

Başarı testleri                                                                                 seviyesini belirleme

(Sınıf seviyesinde)                                                                 ve mantıklı bir gelişim

                                                                                          sağlama

Resimler Sadece üyeler içindir! 

 

Standardize edilmiş                      Uzmanlık merkezli                         Bir alandaki gerçek

Başarı testleri                                                                                 üstün öğrencilerin

(Seviye üstü)                                                                       başarılarını belirleme

Resimler Sadece üyeler içindir!                                                                                         

 

İleri Yerleştirme                           Konu alanlarında                            İleri öğrenmeleri olan

Uluslar arası                                         üst düzey uzmanlık                 üstün öğrencilerin

Bakalorya (orta okul)                                                             seviyelerini belirleme

Resimler Sadece üyeler içindir! 

 

Performans Temelli                      İlk-son test ya da                           İleri düzeydeki beceri

(Tüm seviyeler)                           zaman serileri                          ve süreçlerin kısa süreli                                                                             gelişimlerini

                                                                                       değerlendirmek

Resimler Sadece üyeler içindir!                                                                                      

Ürün Temelli                          Uzun zaman aralıklı                                 Problem çözme ve 

(Tüm seviyeler)                         İlk-son test                                         araştırma becerilerinin                                                                                                  gelişimlerini

                                                                                             değerlendirmek

Resimler Sadece üyeler içindir!                                                                   

Portfolyolar                     Yeterlilik temelli                          Anahtar boyutlardaki  

(Tüm seviyeler)                                gelişim                                                           açılımlarına göre                                                                                  öğrenmenin süreçlerini

                                                                                                                    değerlendirmek.


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Resimler Sadece üyeler içindir!

"Bende bir elma, Sende de bir elma varsa;
Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen:
İkimizin de de birer elması olur.
Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa;
Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen:
Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs]

 

BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN,
BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!..
BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ !

 

TurkesManga
Genel Yayın
Yönetmeni


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren TurkesManga   

B 6 – Üstün Zekâlı ve Yetenekliler İçin Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri

Yapılan çalıştayda katılımcılar şunları iade etmişlerdir:

·         Model alınabilecek bireylerle tanışma ve çalışma imkanı sağlanabilir

·         Bireysel danışmanlıktan ziyade grup çalışmaları daha önem verilmeli

·         Aile paylaşım grupları oluşturulabilir

·         Kısa sürede sonuç alınabilecek terapi teknikleri eğitimi danışmanlarına verilebilir.

·         Psikolojik danışmanların eğitim olanakları arttırılmalıdır.

·         Öğrencilerin bireysel farklılıkları dikkate alınarak destek verilmelidir.

·         Meslek gelişim kütüphaneleri kurulabilir.

·         Okul konsey modeli uygulanabilir.

·         Arkadaşlık problemleri, aşırı duyarlılık alanları üzerinde çalışılmalıdır.

·         Rehber öğretmenin iş tanımı netleştirilmelidir.

·         4 yaşından itibaren öğrenciler RAM dan taranmalı izlemeye alınmalıdır.

·         Ailelere erken yönlendirme yapılmalı ve sürekli destek sağlanmalıdır.

·         Tanılama için yeni ölçekler geliştirilmelidir.

·         Sağlık hizmetleri birimleri ile ortaklaşa çalışılmalıdır.

·         Bireysel terapi hizmetleri sağlanmalıdır.

·         Rehber öğretmenlerin Lisans üstü eğitim almaları sağlanmalıdır.

·         Hizmet içi eğitimlerle öğretmenler desteklenmelidir.

·         15-25 arasındaki öğrenciye 1 rehber öğretmen görevli olmalıdır.

·         RAM BİLSEM gibi kurumlar işbirliği içinde çalışmalıdır.

·         Duygusal zekanın da geliştirilmesine önem verilmelidir.

·         Rehberlik servisine yönelik algının düzeltilmesi gerekmektedir.

·         Servis bünyesinde ÖZEL Eğitim öğretmenleri de bulunmalıdır. (hatta sosyolog, psikolog, psikiyatrisi)

·         Üniversitelerin Eğitim fakültelerindeki bölümlerde ÜZ hakkında eğitimler arttırılmalıdır.

·         Rehber öğretmenin öğrencileri ders içinde takip edebilmesi gerekir.

·         Sosyal uyum, aşırı duyarlılık alanları, yalnızlık, asenkronize gelişim, yetersiz çalışma alışkanlıkları, uyumsuzluk …. Sorun alanlarıdır.

·         Çift yönlü sosyalleşmeleri sağlanmalıdır. ( yaşıtlarıyla ve zihindaşlarıyla)

·         Öğrenci, veli, öğretmen, idare kendi aralarında paylaşım grupları oluşturmalılardır.

·         ÜZ çocuklara rehberlik programı ve standartları geliştirilmelidir.

·         Program önleyici, destekleyici olmalı, mesleki eğitimsel alanları ağırlıklı olarak ele almalı, Aile ve öğretmenleri de kapsamalıdır.

·         Gizlik ilkesine dikkat edilmeli, mentörlük desteği sağlanmalıdır.

·         Ölçme araçları yenilenmelidir.

 

Katılımcıların ileri sürdükleri fikirlere ek olarak, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin akranlarından farklı olması gerektiğinin altının çizilmesi gerekmektedir. Üstün zekalı ve yetenekli bireyler farklı bilişsel gelişimlerine ek olarak farklı bir duyuşsal/duygusal gelişim gösterirler. Bu farklı gelişim ise beraberinde farklı psikolojik sorunlar getirebilmektedir.

Birçok danışmanlık gerektiren konu, üstün zekalı ve yeteneklilerin “biricik” özellikleri ile çevresinin uyumsuzluğu sonucunda ortaya çıkmaktadır (Robinson, 2002). Webb ve arkadaşlarına göre (2005), okul çağındaki üstün zekalı ve yetenekli çocukların danışmanlık gerektirecek ortak konu alanları şöyle sıralanmıştır; Okul başarısızlığı, inatçılık, fazla tepkisellik, akran ilişkilerinde güçlük, yoğun kardeş rekabeti, düşük benlik algısı, mükemmeliyetçilik ve depresyon.

Üstün zekalı ve yetenekli olmayan çocuk ve gençler için tasarlanmış birçok danışmanlık metodu bulunmaktadır, fakat bu gruba özel/özgü bir danışmanlık modeli oldukça azdır. Üstün zekalı çocuklarla çalışırken onlara özel hazırlanmış bir model çerçevesinde çalışmak, karakteristik özelliklerinden kaynaklanan bir takım problemleri daha kolay görmeyi ve anlamayı aynı zamanda sorun olarak görülen bazı davranış veya problemlerin sadece üstünlüklerinden kaynaklanmış olabileceğini görmeyi  sağlayacaktır. Çünkü birçok araştırmacı, Üstün zekalı ve yetenekli çocukların “biricik” özellikleri bilinmediğinde yanlış teşhislerle karşı karşıya kaldıklarını ifade etmektedir. (Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, Depresyon, Obsesif Kompulsif Bozukluklar, Davranış Bozuklukları vb. ) (Webb ve ark., 2005).

Üstün zekalı ve yetenekli çocukların danışmanlık ihtiyaçlarına gösterilen dikkat ve önem, tanılama ve program geliştirmeye verilen dikkat ve öneme kıyasla çok daha sınırlı kalmıştır. Oysa birçok eğitimci ve ebeveyn çocuklarının olağandışı yeterliklerinin ardında karmaşık sosyal duygusal ihtiyaçlar barındırdığını fark etmiştir. Üstün zekalı ve yetenekli çocukların danışmanlığını yapacak olan rehber öğretmenin görevi çocukların kendilerini tanımalarına, karar vermelerine ve potansiyellerini geliştirmelerine yardım edecek becerileri kazandırmaktır. Bu amaç doğrultusunda okullardaki programların ikiye ayrılabileceği söylenebilir. İyileştirici Danışmanlık yaklaşımı veya Gelişimsel Danışmanlık yaklaşımı. İyileştirici yaklaşım, problem çözme ve krize müdahalenin altını çizmektedir. Bu yaklaşımda danışman, güçlükleri azaltmaya, problemleri çözmeye çalışan uzman bir terapist rolündedir.

Gelişimsel yaklaşımda ise, danışman terapötik ilişkilerde tüm uzmanlığını kullanmakla birlikte, terapi ve problem çözmeyi birincil amaç olarak görmez. Bu yaklaşımı benimseyen bir danışmanın gerçek işi, üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin gelişimini destekleyecek bir çevre oluşturabilmektir. Bu yaklaşım üstün zekalı çocuğun hem duyuşsal hem de bilişsel ihtiyaçlarının karşılanmasına yardım eder. Gelişimsel yaklaşımda bireysel danışmanlığın amacı, öğrencileri tanımak ve onların kendi güçlü ve zayıf noktalarını daha iyi anlamalarına yardım etmek ve hayatlarında iyi karar vericiler olabilmelerine yardım etmektir. Grup danışmanlığı ise, daha etkili kişilerarası ilişkiler geliştirmesine odaklanır. Ayrıca grup üyelerinin çözülmesi gereken ortak bir soruna sahip olmaları gerekmez. Aile çalışmalarında ise çocuğun somut bir problemi yerine, ebeveynlerini zorlayacabilecek üstünlüklerine özgü özelliklerin tanıtılması amaçlanır.

İyileştirici yaklaşımda danışman çok daha çabuk ve etkili sonuçlar alabilirken, gelişimsel yaklaşımda daha uzun dönemli ve sistematik etkiler elde edilmektedir. Ayrıca, iyileştirici yaklaşımda sadece bir öğrenci, veya aileye ulaşılırken, gelişimsel yaklaşımda tüm eğitim ortamı, üstün zekalı ve yetenekli bireylerin gelişimine uygun hale getirildiği için dolaylı olarak birçok ebeveyn ve öğrenciye ulaşılmaktadır. (Colangelo, 2002)

Sonuç olarak üstün zekalı ve yetenekli öğrenciler özel bir gruptur ve kendilerine has bir takım problemler yaşarlar ve bu grup öğrencileri tanıyan ve bilen rehber öğretmenler tarafında danışmanlık hizmetine ihtiyaç duyarlar. Bu sebeple, gerek sertifika programları ile gerek lisansüstü eğitimlerle bu alana ilgi duyan rehber öğretmenler yetiştirilmelidir. 


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Resimler Sadece üyeler içindir!

"Bende bir elma, Sende de bir elma varsa;
Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen:
İkimizin de de birer elması olur.
Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa;
Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen:
Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs]

 

BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN,
BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!..
BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ !

 

TurkesManga
Genel Yayın
Yönetmeni


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren TurkesManga   

C SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

 

Üstün Zekalı Çocukların Eğitimi I. İstanbul Çalıştayı’nda üstün zekâlı ve yeteneklilerin “eğitimlerinin sürdürülebilirliği” başlığı altında: Üstün zekâlı ve yeteneklilerin temel eğitimleri ve sonraki eğitimleriyle ilgili yapılacak düzenlemeleri; bu çocukların eğitimleri konusunda ülkenin eğitim politikaları ve stratejiler; eğitimin sürdürülebilirliğinde MEB’in rolü; üniversitelerin rolü; aile ve sivil toplum kuruluşlarının rolü ile üstün zekâlı ve yetenekli çocukların izlenmesi ve istihdamları konuları tartışılmıştır.

 

C1:Üstün Zekâlı Ve Yeteneklilerin Temel Eğitimleri Ve Sonraki Eğitimleriyle İlgili Yapılacak Düzenlemeler

Bu konuyla ilgili katılımcıların görüşleri aşağıda özetlenmiştir:

·         Temel eğitimi daha kısa sürede tamamlama fırsatı sağlanmalıdır.

·         Üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilere özellikle temel bilimlerde burs sistemi yaygınlaştırılmalıdır (Suna Kan, İdil Biret yasası tekrar gündeme gelmeli).

·         Temel eğitimde mentörlük sistemi geliştirilmelidir.

·         Okul eğitimleri dışında kazanılmış becerilerinin, yeteneklerinin gelişimi için bu öğrencilere destek sağlanabilmelidir.

·         Sınıf atlama 1 yıldan 2 yıla çıkarılmalı (her 4+4+4 için) ve sınıf atlatılan öğrenciler için psikolojik destek sağlanmalıdır.

·         Sınıf atlatılan çocukların öğretmenleri bilgilendirilmeli ve çocuklar sosyal duygusal gelişim açısından desteklenmelidir.

·         Okulu erken bitiren çocuklar için psikolojik destek sağlanmalıdır.

·         Üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilere yaygın eğitim, sürekli eğitim, açık öğretim fırsatları sağlanmalıdır.

·         Üstün zekâlı ve yetenekli öğrenciler olimpiyat çalışmalarına yönlendirilmelidir.

 

Yukarıda yer alan görüşlerde temel eğitimde eğitimin hızlandırılması; ancak hızlandırma yapılırken öğrencinin psikolojik durumunun unutulmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Üstün zekalı ve yetenekli çocukların eğitimlerinin sürekliliğinin sağlanmasında mentörlük sisteminin yaygınlaştırılmasına da vurgu yapılmaktadır. Öğrencilere temel eğitimleri sürecinde de burs desteğinin sağlanması gibi konulara da dikkat çekilmektedir. Öğrencilerin yaygın eğitim, sürekli eğitim ve açık öğretim gibi eğitimsel seçeneklere sahip olmasıyla okula devam ederken aynı zamanda olimpiyat yarışmalarına da teşvik edilerek katılımlarının desteklenmesinin önemine de dikkat çekilmektedir. Yine öğretmenlerin üstün yetenekli çocukların eğitim seçenekleri hakkında bilgilendirilmesi, sosyal duygusal gelişim özellikleri hakkında bilgisi olması ve bu noktada destek sağlamaya çalışması ya da destek verecek birimlere yönlendirme yapabilecek şekilde eğitimli, bilgili olmasının sürdürülebilirlik için önemli olduğu görülmektedir.

 

Üstün yetenekli öğrencilere okul dışında sürdürülebilirlik adına yapılabileceklerle ilgili görüşler de aşağıda listelenmiştir:

·         Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve iş adamlarından destek alınarak üstün yetenekliler için bilgi evleri kurulmalıdır.

·         Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin eğitimleri takip edilerek, yurt dışı eğitimleri desteklenmelidir.

·         Yerel yönetimler üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin okul dışı zamanlarının değerlendirilmesi konusunda ilgili merkezler oluşturmalı, bu merkezlerin çalışmalarının sürdürülebilirliğinde üniversitelerden akademik destek alınmalıdır.

·         Bilsem’e kabul edilen öğrencilerin sonraki eğitim yaşantılarında örneğin Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liselerine sınavsız geçişleri sağlanmalıdır.

·         Üstün zekalı ve yetenekli öğrenciler yurt dışında eğitim görebilmeleri için desteklenmelidir.

·         Okul öncesi ve temel eğitim için devlet tarafından yasal düzenlemeler yapılmalı,  farklı eğitim modelleri denenmelidir.

·          Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin öğretmenleri bir takım kriterler belirlenerek seçilmelidir.

·         Üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilerin özelliklerine uygun ödev ve çalışmalar verilmelidir.

·         Liselerde alan seçimi nedeniyle ortak bir üst sınıf oluşturulamayacağından dolayı farklı bir kurum oluşturulmalıdır.

·         Üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilerin psikolojik sorunlarına destek sağlamada sanattan faydalanılmalıdır.

·         Modeller uygulamaya konulmadan önce daha detaylı çalışmalar yürütülmelidir.

 

Üstün zekâlı ve yetenekli çocukların eğitimleri sürecinde tanılamaya ilişkin aşağıdaki görüşler belirtilmiştir.

·         Okul öncesinden itibaren çocuk takip edilmelidir. Erken tanılama önemlidir.

·         Rehberlik araştırma merkezlerinde öğrenci öğretmen tarafından yönlendirilse de bazen tanılama yapılmamaktadır. Bu nedenle öğretmenin de tanılama yapabileceği ölçme araçları geliştirilmelidir.

·         Tanılama yaşı 3-4 yaşlara kadar düşürülmeli, veli bilgilendirilmeli ve bilinçlendirilmeli,  çocuklarının eğitimleri konusunda yönlendirilmeli ve beklentileri düzenlenmelidir.

·         Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için bölgesel farklılıkların gözetilmesi tanılamada ve eğitimlerinde bu durumun dikkate alınması gerekmektedir.

Katılımcıların eğitim öncesi tanılamaya, özellikle erken tanılamaya dikkat çektikleri söylenebilir. Bunun yanında RAM’larda uygulanan zeka testleri dışında “öğretmenin tanılama yapmasına” işaret edilmektedir. Buradan yola çıkılarak öğretmenlerin de sınıfta uygulayabilecekleri yeteneğe özgü tanılama yöntemlerinin geliştirilmesi ve öğretmenlerin bu noktada destek eğitimlerle bilgilendirilmesinin öneminin açığa çıktığı söylenebilir. Yine tanılama yaparken bölgesel, sosyo-ekonomik düzey, cinsiyet, bölgenin ihtiyaçları vb. farklılıklar da göz önünde bulundurulmalı, bölgede en iyi işleyecek tanılama ve eğitim modelleri üzerinde planlama yapılmasının öne çıktığı ileri sürülebilir. 


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

Resimler Sadece üyeler içindir!

"Bende bir elma, Sende de bir elma varsa;
Ben sana bir elma verirsem, Sen de bana bir elma verirsen:
İkimizin de de birer elması olur.
Fakat, bende bir bilgi, Sende bir bilgi varsa;
Ben sana bir bilgi verirsem, Sen de bana bir bilgi verirsen:
Bende iki bilgi, Sende de iki bilgi olur!" [Konfiçyüs]

 

BİZ BATIDA ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SAVAŞIRKEN,
BAZILARI DOĞUDA BİZİMLE SAVAŞSIN DİYE ÇOCUK YAPIYOR!..
BU ÜLKEYİ UCUZA ALMADIK BEDAVAYA DA VERMEYİZ !

 

TurkesManga
Genel Yayın
Yönetmeni


Durumu Dışarıda
Bu konuda 2 Sayfa 17 Cevap Var
» Son Konular İstatistik Forumda Ara
Kozan Ticaret Odası Temmuz Ayı Meclıs Toplantısı Y...
Gaziköy Jandarmadan Uyuşturucuya Geçit Yok...
DOHAYKO’dan Kozan Belediyesi’ne teşekkür...
Çeşitli dernek ve kurumlardan Başkan Musa Öztürk’e...
Hukuksuz Kıyıma ve Ön Yargıya Hayır...
Üst Kategori (13)
Alt Kategori (160)
Konular (30080)
Cevaplar (3877)
Toplam Adettir

Başlık : Konu : Cevap :
» Bugün Giren Üyeler : 0
|#Genel Sorumlu|@Site Yöneticisi|*Bölüm Editörü|+Forum Editörü|!Sohbet Editörü|Gezici Üye|Normal Üye|Hevesli Üye|Azimli Üye|
|Çalışkan Üye|Verimli Üye|Bağımlı Üye|Abone Üye|Tiryaki Üye|Yıldız Üye|Bilgin Üye|Prof Üye|Üstad Üye|Süper Üye|Altın Üye|Ulu Üye|
» CopyrightYukarı Git
2oo6-2o14 © KozanBilgi.Net - Türkiye'nin Bilgi Paylaşım Portalı
KozanBilgi.Net © Türkeş Manga Tarafından Kurulmuştur. Bu sitede yer alan bilgiler KozanBilgi.Net adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
ÖNEMLİ NOT: Sitemizde, 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine Göre, Tüm Üyelerimiz Yazdıkları Mesajlar ve Konulardan Kendileri Sorumludur.
Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildiriniz. İletişim Adresimiz : turkesmanga@windowslive.com