Bilgi İçin Tıklayınız!
Şu an KozanBilgi.Net 'de 0 Üye 35 Misafir Bulunmaktadır. Buraya Tıklayarak Görebilirsiniz...
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHarita
KozanBilgi.Net - Türkiye'nin Bilgi Paylaşım Portalı
Bugün 23.08.2014 
          
Ana Sayfa
          
Forumlar
          
Yazılar
          
Resimler
          
Videolar
        
Kozan
          
Şiirler
          
Dosyalar
          
Hesabım
          
Gizlilik Bildirimi
          
Forum Kuralları
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum -      Aklından Neler Geçiyor ? Canlı Destek
» Konu Açan sancakbeyi   
 KozanBilgi.Net Forumları
 Kitap Özetleri
       Yaban Romanındaki Karakterlerin Tahlili

Yaban Romanındaki Karakterlerin Tahlili

         YABAN ROMANINDA BULUNAN KİŞİLERİN                   

                  KARAKTER TAHLİLİ

              AHMET CELAL’İN BULUNDUĞU YERDEKİ

                             TÜRK    KÖYLÜSÜ 

             Medeniyetten uzak yaşarlar. Tıraş olmak, diş fırçalamak, okumak nedir bilmez; bütün bunları yapanları yadırgarlar. Hakkının daima yenilmiş olduğunu gördüğü için davacı olmaktan çekinir, arasıra parlasa bile derhal söner.

            Köylü artık muharebeden bıkmıştır ve harbe gitmek istememektedir.zaman anlayışlarını kaybetmişlerdir.

            Düğünleri bile kasvetlidir; davul, zurna, darbukayla yapılan oyunları ağırdır. Oynayana para atmak bir nevi itibar getirir. Yemekler düğünlerde büyük leğenlerle getirilir. Hep beraber aynı kaptan yenir.

            Köydeki çocuklar oyun nedir bilmezler, en ağır işleri görürler.

            Ahmet Celal köy “Bir illet ve sakatlıklar yuvası” demiştir. Mehmet Ali’nin annesi topal, Bekir Çavuş’un kızı Zehra kör, Salih Ağa’nın oğlu kamburdur ve kalçasında yumruk kadar ur vardır. Bunlardan başka birde cücesi vardır.

            Ahmet Celal gönül verdiği Emineyi  güzel bir Van kedisine benzetirken İsmail’i sakat bir keçiye benzetir. Köydeki en tiksindirici manzaralardan biri de Bekir Çavuş’un kör kızı Zehrayı tarlada yalnız yakalayan kambur oğlanın kıza kötü bir şekilde musallat oluşudur.

Buradaki insanların milliyet duygusu asırlardan beri devam eden istila ve eşkiyalıklardan dolayı körleşmiştir. Düşmanın propagandasına inanarak köylerine girecek düşmanın kendilerine bir zararı olmayacağına inanacak kadar saftırlar. Milli duyguları yoktur, sadece Müslüman olduklarını bilirler.

            Anadolu’da din adamlarının çoğu cahil kalmış ve yalnız kendi çıkarlarını düşünmüşlerdir. Hastalığın, cehaletin, zorbalığın elinde kalmış Türk köylüsü İstiklal Harbi karşısında heyecansız bulunmaktadır. Mehmet Ali gibi kişilerden oluşan köy gençlerinin çoğu askere gitmek istemez, Bekir Çavuş gibileri askerden kaçar bu durumda onlara Salih Ağa  ve imam gibi kişiler yol gösterir.

            Yazar kabahatin onlarda olmayıp aydın kişilerde olduğunu savunur. Yaban sert bir tabiatın ortasında bilgisizliğin eline terkedilmiş olan her türlü yaşam seviyesinden mahrum, kaderi ile baş başa bırakılmış insanların kurtuluş çağresini arayan bir eserdir.

 

                              

                              AHMET CELÂL

          Celal paşanın oğludur.İstanbul’un güzel konaklarından birinde doğup parıltılı bir hayat yaşar.Çanakkale harbinde bulunur, İstanbul’un işgalinden sonra 32 yaşında emir eri Mehmet Ali’nin Porsuk çayı dolaylarındaki köyüne yerleşmiştir.Burada yalnızlığını unutacağını düşünür çünkü birinci dünya savaşının fertler üzerinde bıraktığı bedbinliği taşımaktadır.

             Köyde dolaşırken sağ tarafından bir torba gibi sallanan, kesik kolu ile ilgilenmedikleri için onlara kinlenir.Çanakkale’den gelen bu eksikliğin Anadolu’da fark edilmesini ister fakat kimse aldırış etmez.Daha sonra fark eder ki burada sakatlık herkese mahsustur.

          O Kurtuluş Savaşının bütün heyecanını ruhunda taşıyan bir aydındır.Bütün ümidi Mustafa Kemaldedir.İstanbul gazetelerinden, kasabaya gelen muhtardan, köye gelen memurdan savaşla ilgili haberleri almaya çalışır.Ahmet Celal harp görmüş heyecanlı, milliyetçi bir aydındır.

           Ahmet Celal köylülere göre “YABAN”dır. Konuşması, tavırları, giyimi, düşünceleri, onların dünyalarının dışındadır. Kafasındaki acılardan kurtulmak için Mehmet Ali’nin köyüne gelmiş, köylülerin arasına katılarak kendini yenilemeyi ummuştur:”Bir köylü nasıl yaşarsa öyle yaşayacaktım. Tamamıyla onlara karışacaktım.” Ama çok geçmeden yabanlığın bir yazgı olduğunu anlar:”Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak... haydi bunların hepsini yapayım fakat nasıl onlar gibi düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim?”

 Aralarındaki bu uçurum zamanla daha da açılır. Nedeni, köylünün Kurtuluş Savaşı karşısındaki tutumudur. Ahmet Celal ilk defa savaştan söz açıp düşmanın İzmir’ aldığını, yurdun işgal edilmekte olduğunu söylediği zaman köylüler bu konuya bile ilgi göstermezler. Onlar Mustafa Kemal kuvvetlerine karşı bir tutum içine girmektedirler. Çünkü düşmanın halife adına onları Mustafa Kemal’den kurtarmaya geldiğine ve Avrupa denen bir kraliçenin de savaştan sonra İslam dinini kabul edeceği yolunda işlenen propagandaya inanmışlardır. Ahmet Celal’i çileden çıkaran köylünün bu tutumudur. Onlara karşı duygusu nefret ve tiksintidir.

            Düşmanın köye girmesi bile durumu düzeltmez, tersine “felaket bile bizi birleştiremedi. Aramızdaki uçurumu derinleştirdi.” der.

            Bu köyde iki şey hayat ve canlılık, güzellik ve sevgi simgesidir: yeşil ağaç ve berrak su. Ahmet Celal aşık olduğu Emineye rastlar ve onun için “çölde bir vaha” tasvirini yapar. Maalesef aşkına karşılık bulamaz. Daha sonra Emine ile İsmail’in bu yaşayan güzel yeşil dalın kemirilip kurutulmasına benzetir.

            Ahmet Celal köydeki kendi durumunu buraya umutlarla gelişini ve hayal kırıklıklarını anlatırken “burada bir ağaç gibi kurumaya mahkum oldum” der.

            Romanın sonunda ise geçmiş olan hayatını düşünen Ahmet Celal’de harcanmış olan bir neslin hayal kırıklığı vardır. Ona her şeyden acı gelen bütün bir ömrün boş yere akıp gittiğini görmek olur.

           

            Yaban’da cihan harbini görmüş ve İstiklal harbine katılmış nesli temsil eden Ahmet Celal Kiralık Konakta nasıl nasıl değiştiğini gözlemlediğimiz  Hakkı Celis neslindendir. Bu nesilde milliyetçilik emperyalistlerin yurdu işgalleri ile şuurlu bir hale gelir.

 

 

                                     

                                   SALİH AĞA

      Köyün en zengin adamlarından birisidir, ama kılık kıyafet itibariyle bir dilenciden farkı yoktur. Ökçesi basık pabucunun içinden çatlak topukları ortadadır.

    Bütün köy halkını nüfuzu altına almıştır. Kadı ile beraber köylünün topraklarını ellerinden alan her türlü iktisadi otoritesi ile köylüyü ezen bir zorbadır. Köyün işgali sırasında menfaat sağlamak düşmana yol göstererek onlardan yazı alarak son düşman işgalinde kendini koruyacak kadar milli duygulardan yoksun bir insandır.

 

 

 

 

 

 

                                    MEHMET ALİ

     Ahmet Asker olmadan önceki haline dönmüştür, aldığı talim- Celal’in eski askeridir. Onu köyüne götürür. Köye geldikleri günden itibaren Ahmet Celal başka bir Mehmet Aliyle tanışır. terbiye bir anda kaybolmuştur. Tamamıyla köylüler gibi davranmaya başlar, askerlikten kaçmayı düşünür.

 

 

                            

                                 BEKİR ÇAVUŞ

 

          Bir dönem savaşta bulunduğu için Ahmet Celal’in anlattıklarına yorum getirmese bile onu dinleyen tek kişidir. Ama o da diğer köylüler gibi savaşa duyarsızdır. Harbe katılmış bir insan olmasına rağmen Türk ile Müslüman’ı birbirinden ayırmakta ve kendilerinin Türk değil Müslüman olduğunu söylemektedir. 

  

 

 

                                 ŞEYH YUSUF

 

           Köye gelmesi olağanüstü bir hadisedir. Herkes işi gücü bırakır, evlerde toplanıp onu dinler. Köylülerce muhterem bir adamdır. Hastalara bakar, üfler, nasihat veriri. Başı sıkıntıda olanları selamete çıkarır. Her yıl köye gelir köylülerden hediyeler alır. Ahmet Celal için bu Türk şeyhi’nin İstanbuldaki İngiliz zabitlerinden farkı yoktur.

 

 

                          SÜLEYMAN

 

           Karısının yanında boynu bükük, itaatli, kılıbık ve karısının yaptığı her türlü ahlaksızlığı görmezden gelen bir karakter sergilemektedir. Hakaretleri sineye çeken bütün olanlara rağmen karısına aşık ve onun her söylediğine inanan bir kişidir, bu sebepten dolayı zaman zaman köy halkı tarafından eleştirilmektedir.

 

 

 

 

                          CENNET

 

       Süleyman’ın karısıdır. Yaptığı her kötülükte ve  ahlaksızlıkta üste çıkıp sanki hiç birşey olmamış gibi taşkınlık yaparak onu çok seven kocasını sürekli her yerde sözleriyle ve davranışlarıyla aşağılayıp onun iyi niyetini istismar etmektedir.

  

 

 

                             İSMAİL

 

     Mehmet Ali’nin kardeşidir. Köye ilk geldiği günden beri Ahmet Celalden uzak duran diğer köy çocukları gibi çocukluğundan bir şey anlamayıp sürekli ağır işlerde çalışır. Onu ilk gördüğünde Ahmet Celal üzerinde cüce etkisi bırakan biraz büyümeye başladığı zaman sinsi davranışlarıyla ve Ahmet Celal’in aşık olduğu kızı elinden almasıyla köyde en çok nefret ettiği kişi olmuştur.

      

                               

                              ZEYNEP KADIN

 

        Mehmet Ali’nin annesidir, tipik bir Anadolu kadınıdır. Yerine göre çok katı, sinirlendiği zaman ne yapacağı belli olmayan bir karakter sergilemektedir.


KozanBilgi.Net 'Türkiyenin Bilgi Paylaşım Portalı'

"Ne mutlu Türk'üm diyene"

False
sancakbeyi
Ulu Üye


Durumu Dışarıda
» Etiketler     yaban,romanındaki,karakterlerin,tahlili,
» Benzer BaşlıklarHit...
Yabani meyveleri yemek
189
Yabani hayvanların tedavi ve rehabilitasyonu
462
Yabancıya tarımsal amaçlı arazi satışında Türkiye
418
Yabancının gözü Türk toprağında
307
Yabancı yatırımcılar Türkiye'den neden çıkıyor
400
Bu konuda 0 Sayfa 0 Cevap Var
» Son Konular İstatistik Forumda Ara
Elanur Yücel Kozan’ı Gururlandırdı...
Kozan’da 4 buçuk ayda 61 bin metrekare parke çalış...
Kızıldağ Yaylasında Karakucak Güreş Hazırlıkları B...
Birileri vefa borcunu ödemiştir...
Kozan Belediyesi Basın Bürosuna taze kan...
Üst Kategori (13)
Alt Kategori (160)
Konular (30053)
Cevaplar (3877)
Toplam Adettir

Başlık : Konu : Cevap :
» Bugün Giren Üyeler : 0
|#Genel Sorumlu|@Site Yöneticisi|*Bölüm Editörü|+Forum Editörü|!Sohbet Editörü|Gezici Üye|Normal Üye|Hevesli Üye|Azimli Üye|
|Çalışkan Üye|Verimli Üye|Bağımlı Üye|Abone Üye|Tiryaki Üye|Yıldız Üye|Bilgin Üye|Prof Üye|Üstad Üye|Süper Üye|Altın Üye|Ulu Üye|
» CopyrightYukarı Git
2oo6-2o14 © KozanBilgi.Net - Türkiye'nin Bilgi Paylaşım Portalı
KozanBilgi.Net © Türkeş Manga Tarafından Kurulmuştur. Bu sitede yer alan bilgiler KozanBilgi.Net adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır.
ÖNEMLİ NOT: Sitemizde, 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine Göre, Tüm Üyelerimiz Yazdıkları Mesajlar ve Konulardan Kendileri Sorumludur.
Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildiriniz. İletişim Adresimiz : turkesmanga@windowslive.com