İzmir Eşrefpaşa'daki Nüfus Müdürlüğünde yangın çıkmış, kütük oluşturan defterlerden bir kaçı yanmıştı. Aradan on beş yıl geçmiş, defterlerin yeniden düzenlenme işinin telafi edildiği sanılmıştı. O arada yeni memur değişimi de olmuştu. Vatandaşlara cüzdan verme işlemi, normal seyrinde devam ediyordu.
Derken, kimlik cüzdanını kaybeden bir vatandaş, yeniden kimlik almak için nüfus memurluğuna gittiğinde, Memur sordu:
''Adın, soyadın?..''
Vatandaş, cevap verdi:
''Yaşar Koç.''
Memur, sicil defterini raftan indirdi. Sayfalarını tek tek karıştırdı. Sonra da Adam'ın yüzüne bakıp;
''Beyefendi!.. Sen yaşamıyorsun!'' dedi.
Vatandaş, ağzı açık kalakalmıştı. Sordu:
''Bunu nasıl anladınız?''
Memur, masanın üstündeki defterleri gösterip;
''İşte bu kütüklerden!..'' dedi. ''Bunların içinde, senin ne ismin var, ne de cismin!..''
Vatandaş, gülmek mi, ağlamak mı gerektiğini bilemedi. Sadece, bakışlarıyla havayı taradı. Mahzun şekilde;
''Gördün mü ey babam! Tam ismimi benden gizlemişsin!'' dedi. ''Yaşamayan yaşar olduğumu şimdi öğrendim!''
İbrahim Faik Bayav
(3 Haziran 1994)
False