Tefeciliğin yaygın olduğu bir zaman idi. Üç kafadar, bir tefeciden borç almışlar, günü geldiğinde de yanınına gidip borçlarını ödemek istemişlerdi.
Tefeci, paraları aldı. Tek tek sayıp çekmecesine yerleştirdi. Borç senetlerini isteyen kafadarlara da;
''Borcunuz henüz bitmedi arkadaşlar!'' dedi. Aldığınız para aynen geldi ama, bunun faizleri de var. Hani... o faizler nerede?!''
Kafadarlar;
''Biz paramızı ödemişik Hemşerim!'' diyerek sert çıktılar. Masaya birer yumruk indirip senetleri geri istediler.
Tefeci gâyet sakindi. Onların masa yumruklamasını takmadı bile. Tebessüm eden suratıyla karşısındakilere bakıp;
''Borcunuzun faizleri var arkadaşlar!'' dedi. ''Ve o faizler ödenmedikçe senetleri alamazsınız!''
Üç kafadar, tefecinin bu sözüne kızdılar. Onun ellerini, ayaklarını ve ağzını bağlayıp nehir kenarına getirdiler.
Çekmecesinden senetleri almışlardı. Burada da ceplerini karıştırdılar. Çıkan beş yüz lirayı kendi ceplerine sokuşturup, Tefeci'yi sulara bıraktılar.
...
Yakalanıp Emniyet'e getirildi üç kafadar. Demir parmakların arkasına alındılar. Savcılıkça ifadelerinin alınacağı zamanı beklemeye başladılar.
Komiser, baba adamdı. Nezarete alınanların, kasti mi, hatâlı mı suç işlediklerini anlardı. Kodesin kapısını açtı. Üç kafadarın karşısına dikilip;
''Ne yaptınız bre nadanlar?!'' dedi.
Üç kafadardan biri;
''Adamdan borç almıştık, Komiserim!..'' diyerek cevap verdi. ''Aldığımız borcu ödedik. O ise bizden, aldığımız paranın çok daha fazlasını istedi.''
Öteki, atıldı;
''Bizi kızdırdı Komserim!'' diyerek. ''Belli ki bizi, soyulacak aptallar gördü!''
Komiser, dudaklarını büzdü. Başını iki yana sallayıp;
''Çok yanlış yaptınız çocuklar!'' dedi. ''Bu gibi meselelerin yasal yolu olduğunu bilmeliydiniz.''
Kafadarlar, çok kişinin bankerlerden borç para alıp da, 'faizzede' lakabıyla anıldıklarını hatırladılar o an. Birbirlerine bakıştılar. Tek tek Komiser'e dönüp;
''Etmişik bir eşeklik Komiserim!'' dediler. Boyunları bükülmüştü.
Komiser, 'Hatâlarını anladılar. Buna da şükür' diye düşünüyordu. Eli çenesinde sağa-sola adım atmaya başladığında, Kafadar;
''Ama Komiserim!..'' diye laf attı. ''Yasal yoldan gitseydik anamız ağlayacaktı, anamız!..''
Komiser, durup hızla başını ona döndü. Kaşları çatık ve yüzü asık vaziyette;
''Öyle mi?!'' diyerek gürledi. ''Şimdi, ananızla beraber, babanız da ağlayacak!''
İbrahim Faik Bayav
(10 Mart 1995)
False