Şu an KozanBilgi.Net 'de 0 Üye 70 Misafir Bulunmaktadır. Buraya Tıklayarak Görebilirsiniz...
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHarita
Bugün 24.05.2012 
          
ANASAYFA
          
FORUMLAR
          
YAZILAR
          
RESİMLER
          
DUVARIM
          
VİDEOLAR
        
KOZAN
          
ŞİİRLER
          
DOSYALAR
          
HESABIM
          
SOHBET
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum -      Aklından Neler Geçiyor ? CANLI DESTEK
» Ay Ve Yıldız Önceki  Sonraki

Ay Ve Yıldız

Pırıl pırıl bir geceydi. Yıldızlar birbirine göz kırparken ay, şâhâne bir gururla hepsinden daha güzel görünüyordu. O sırada parlak bir yıldız, ayı daha yakından görebilmek için yerinden kayıverdi. Fakat ne yazık ki onun hizasına gelemeden toprağa düştü. Bu yıldızlar böyleydiler işte! Hepsi aya âşıktı. Hepsi onu yakından görmek isterdi. Bu arzularına dayanamayıp yerlerini değiştirdiler mi, toprağa düşerlerdi. Düştükleri yerde ise renk renk yıldız çiçekleri açardı.
Gökyüzünün çok uzak bir köşesinde de ufacık bir yıldız ayı görmek istedi. Fakat birdenbire kayarsa toprağa düşeceğini biliyordu. Onun için yavaş yavaş alçalmaya başladı. O kadar yavaş hareket ediyordu ki, aradan seneler geçti. Küçük yıldız . yaklaştıkça büyüdü; güzelleşti. Birgün tam onun karşısına geldi ve durdu. Ay, bu çok güzel yıldızı o kadar beğendi ki, bu sefer kendisi ona yaklaşmak istedi. Nihayet bir hilâl vakti, kollarını uzatarak küçük yıldızı kucakladı. Gökyüzü o vakte kadar böylesine güzel bir manzara görmemişti. Yıldızdan ve aydan saçılan ışıklar dünyaya gittiler. Ve bir milleti kendilerine hayran ettiler. O kadar ki bu kahraman millet, bayrağını ay yıldızla süsledi.
Ay, yıldızını kucakladığı anda ondan dünyaya bir ışık düştü. Bu ışık, yapraklar arasından süzüldü. Bir evin penceresi içinden girdi. Yatakta uyuyan ufacık oğlanın kirpiklerinde gezindi. Bu ufacık oğlan o anda bir rüya gördü. Rüyasında çok güzel bir kız vardı. Gözleri yıldızlar gibiydi. Mermer bir sarayda oturuyordu. Sarayın bahçesi kırmızı güllerle doluydu. Tam ortasında da bir havuz vardı. Kız oğlanı yanına çağırdı. Elele tutuştular. Bahçeyi, sarayı gezdiler. Nihayet kız O’na dedi ki;

- Şimdi sen rüya görüyorsun. Fakat ben hakikatte rüya değilim. Bütün bir ömürde olsa beni ara. Beni bulduğun zaman hakiki saadeti bulmuş olacaksın. Yaşın çok ilerlemişte olsa beni bulup elimi tuttuğun vakit gençleşeceksin. Sen de, ben de. Çünkü o zamana kadar ben de ihtiyarlamış olabilirim.

- Peki! Dedi oğlan.

- Ben seni nereden tanıyacağım? Sen de ihtiyarlarsan!

Kız gülümsedi;

- Bu sarayı unutma. Hem bak avucumun içinde yıldız şeklinde bir ben var.

Oğlanın rüyası burada bitti. Heyecanla gözlerini açtı. Dışarıda sıcak bir yaz gecesi ve cırcır böceklerinin sesleri vardı. Tekrar uykuya daldığı zaman rüyasındaki kızı ömrünün sonunda kadar arayacağına karar vermişti…

Ay, yıldızı kucakladığı zaman, yıldızlardan bir ışık düştü, dünyaya. Bu ışık denizler üzerinden yakamozlar bırakarak geçti. Karlı tepelerden beyaz ışıltılar saçarak Kaf Dağı’na geldi. O’nu da aştı. Mermerlerden bir sarayın açık penceresinden içeri girdi. Mışıl mışıl uyuyan küçük bir kızın, şeffaf göz kapaklarında gezindi. Küçük kız o zaman bir rüya gördü. Rüyasında kıvırcık saçlı çok güzel bir oğlanla sarayın bahçelerinde geziyordu. Oğlan O’na dedi ki;

- Ben seni çok seviyorum. Şimdi rüya görüyorsun. Fakat ben gerçekte varım. Ömrümün sonuna kadar olsa da seni arayacağım.

Yaşın çok ilerlemiş de olsa elini tuttuğum zaman birden gençleşeceksin. Ben saadetin kendisiyim. Beni sakın unutma.

Kız tebessüm ederek,

- Seni ömrümün sonuna kadar bekleyeceğim, dedi.

O’nun da rüyası burada bitmişti. Birden uyandı. Dışarıdan bülbül sesleri geliyordu. Küçük kız, tekrar uyuduğu zaman, rüyasındaki oğlanı ve avucunda parlayan ayı unutmayacağına karar vermişti.
Aradan seneler geçti. Küçük oğlan büyümüş, yakışıklı bir delikanlı olmuştu. Artık evlenme . çağındaydı. Ayağına demir bir çarık eline demir bir âsâ alıp, rüyasındaki kızı aramaya çıktı.

Az gitti, uz gitti. Yedi memleket, yedi büyük dağ aştı. Yemyeşil bir ovada kurulmuş şirin bir şehre geldi. Temiz sokaklardan bahar havasının verdiği saadet hissiyle yürüdü, geçti. Nihayet bir sarayın önüne geldi. Bahçesi o kadar güzeldi ki, hayranlıkla durup çiçekleri seyretmeye başladı. Birden yan tarafından doğru tatlı bir ses kulağına geldi.

- Güzel delikanlı yabancısın galiba. Bilmez misin ki buralarda durmanın cezası ölümdür!

Delikanlı hayretle baktı. Karşısında simsiyah saçlı, simsiyah gözlü, karanfil dudaklı bir güzel duruyordu. Korkusuzca cevap verdi:

- Sen kimsin? Sadece bir bahçeye bakan masum bir insanın cezası ölüm olur mu?

Karanfil dudaklı kız bir an düşünür gibi durdu, sonra oğlanı yanına çağırdı. Ve onu alıp krala götürdü. Bu kız sarayın yegane prensesi idi. Babası uzun zamandır kızını evlendirmek istiyordu. Fakat bir türlü O’na göre bir eş bulamamıştı.

Prenses krala;

- Baba bakın işte benim evleneceğim adam bu, dedi.

Kral O’nun her istediğini yapan bir baba idi.

Oğlan her ne kadar şaşkın ise de, bu güzel kız hoşuna gitmişti. Hele ilerde böyle bir memleketin hükümdarı olma düşüncesi ise O’na büsbütün zevk vermişti.

Kırk gün kırk gece düğünden sonra evlendiler. Aradan biraz zaman geçince oğlan kralın yerine geçti. Çok adil, çok iyi bir hükümdardı. Halk O’nu seviyordu. Buna rağmen, kraliçenin gitgide artan yersiz hareketleri yüzünden mesut olamamıştı. Hergün O’ndan bütün güzelliğine rağmen biraz daha soğuyordu. Kendini oyalayamaz olmuştu. Birgün iyice kavga ettikten . sonra, kral yalnız başına bahçede dolaşmaya çıktı. Çok dertliydi. Bir sıranın üzerine oturup düşünmeye başladı. Aradan ne kadar zaman geçmişti bilmiyordu. Derin bir göğüs geçirdi. Bu sırada bakışları gökyüzünde parlayan mehtaba ilişti. O anda yüreğine bir ateş düştü yerinden kalkarak saraya gitti. Karısını yanına çağırdı.

- Güzel kraliçem, ben artık senden ve bu memleketten ayrılıyorum, dedi.

Kraliçe:

- “Ya öyle mi?” diye cevap verdi. Buna memnun oldum. Zira, sokaktan geçen alelâde bir adamın kral olmasına sebep olmakla, mânasızlık ettim. Güle güle!

Ve böylece delikanlı yeniden yola düştü. Bu sefer, rüyasındaki kızı aramak için, hiç vakit kaybetmeyeceğine azmetmişti. Nasıl olmuştu da beyhude yere bu kadar vakit kaybetmişti. Aldatıcı bir güzelliğin ve şatafatın peşinden koşması O’na nelere mal olmuştu.

Rüyasındaki kızı bulmak için vakti azalıyordu. Az gitti. Uz gitti. Dere tepe düz gitti. Nihayet uzaktan zümrüt gibi görünen bir ormana rastladı. Ağaçlardan çıkan dallar son derece zarif yapraklarla süslüydü. Epey yürüyen ve yorulan oğlan bir çalının dibine oturdu. Yakın bir yerden tatlı bir su şırıltısı geliyordu. Yavaş yavaş bu şırıltıya son derece tatlı bir şarkı karıştı. Biraz sonra şarkıyı söyleyen sesler çoğaldı. Büyüleyen bir musikî idi bu. Ormanda her şey onu dinlemek için susmuş gibiydi. Oğlan meraklandı ve seslerin geldiği yere gitti. Yaban gülleri arasında birbirinden güzel peri kızları su ile oynuyor, dansediyor ve yüzüyordu. Dalga dalga saçları, mermerden yontulmuş gibi vücutları vardı. Oğlan onları görünce hangisine âşık olacağını şaşırdı. Peri kızlarından biri O’nu fark etmişti. Bir çığlık atarak arkadaşlarına haber verdi. Hepsi birden O’nun etrafını sarıverdiler. Beraberce eğlenmeye başladılar. Böylece güneş defalarca doğup, battı.

Bir akşam oğlan etrafındaki peri kızları ile şakalaşırken, zümrüt yapraklı ağaçların üzerinden testekerlek mehtap gülümser gibi yükseldi. Oğlana kızlar ne yaptılar ne söyledilerse gözlerini aydan ayıramadılar. Yüreğine yine ateş düştü. Derin bir pişmanlık hissiyle perilerle vedalaştı. Ormanın derinliklerine daldı gitti. Orman bitti; deniz başladı. Deniz bitti; dağlar sıra sıra önünde uzandı. Onları aştı; bir vadiye geldi. Karnı acıkmıştı. Yorgundu. Kendini suçlu ve hasta hissediyordu. Vadinin yegâne kulübesini çaldı. Kapıyı bir ihtiyar adam açtı. Göbeğine kadar sakalı vardı. Oğlanı içeri aldı, karnını doyurdu. Bir yatağa yatırdı. Hastalığını iyi etti. Pek merhametli ve pek âlimdi. Oğlana kendisi ile kalmasını rica etti. O’na dünyada bilinmesi mümkün olan bütün ilimleri öğretecekti. Oğlan düşündü. Bilmek ve öğrenmek güzel şeydi. Razı oldu. Büyük bir âlim olmayı kim istemezdi ki!...

Böylece yine seneler geçti. Bu defa ihtiyar öldü. Oğlan bütün ilimleri öğrenmişti. Çok büyük bir bilgindi artık. Fakat yapayalnızdı. Bilgisi ile kimseye faydalı olamıyordu. Çünkü vadiler ülkesinde kendinden başka kimse yoktu. Bir akşam kulübesinin önünde otururken, dağların üstünden ay parladı. O anda oğlanın yüreğine ateş düştü. Fakat artık ihtiyarlamıştı. Ancak karşı dağlara kadar yürüyebilirdi. Fazla düşünmeden yürümeye başladı. Dizlerinin dermanı kesilip, kolu kanadı tutmayıncaya kadar, güneş defalarca doğup, battı. Vücudu haraptı. Fakat iradesi O’nu daima zorluyor adeta insanüstü bir kuvvet sarfediyordu. Bir ara gözlerinin artık çok zayıfladığını hissetti. Zorlukla önünü görebiliyordu.

Nihayet beyaz mermerden, havuzları dikenlerle, çalılarla örtülü bir saraya geldi. O kadar bitkindi ki merdivenlerin üzerine yığılıp kaldı. Neden sonra titrek ellerle birisinin kendisine yardım etmeye çalıştığını fark etti. Hayır! Artık son dakikası gelmişti. Yardıma ihtiyacı kalmamıştı. Alnında gezinen eli tuttu ve zorlukla karşısındakini gördü.

Bu bembeyaz saçlı, nur yüzlü bir kadındı. Gözleri yıldızlar gibi parlıyordu. O anda içine öyle bir ateş düştü ki ölümü de, çok ihtiyar olduğunu da unuttu. Sadece o gözlere bakmak, ebediyen onları seyretmek istiyordu. Böylece ne kadar zaman geçti bilinmez. Ama yaşlı kadının avucundaki yıldız, çöken karanlıkta ışıldamaya başlamıştı bile. Nihayet aralarında şöyle konuştular. Oğlan, daha doğrusu ihtiyar adam dedi ki:

- Bütün ömrümde sizi aradım. Çok vakit kaybettim. Beni affedeceksiniz değil mi?

İhtiyar kadın gülümsedi. Ve hafif bir sesle;

- “Elbette.” dedi. “Ben bütün ömür sadece sizi bekledim. Geleceğinizi biliyordum. Ve geldiniz artık.”

O sırada birden gece bastırdı. Gökte şâhâne bir hilâl parlıyordu. Kolları sevgili yıldızını kucaklamıştı. Aydan ve yıldızdan, mermer sarayın merdivenlerine sihirli bir ışık düştü. Mermer merdivenler altın oldu. İhtiyar adam birden gençleşti. Eskisi gibi yakışıklıydı. İhtiyar kadın muhteşem bir prenses oluverdi. Gökteki yıldızlardan daha güzeldi. İkisi de elele tutuştular. Yüzlerini bir kat daha güzelleştiren tebessümleriyle gökyüzüne tırmandılar. Yıldızlar şarkı söyleyerek düğünü kutluyorlardı. Ay ve yıldız çok mesut.

Onlar ermiş muradına…

 

False
   
» Modüller
Kozan İçerik 66
Konuklar İçerik 36
Sanat İçerik 247
Web Sitemiz İçerik 7
Hikayeler İçerik 224
Kitaplar İçerik 48
Çeşitli Yazılar İçerik 35
Fıkralar İçerik 78
Filmler İçerik 63
Oyunlar İçerik 42
Dost Siteler İçerik 3
Şiirler İçerik 151
» Hikaye Kategorileri
Hikayeler 29
Askerlik Hikayeleri 10
Aşk Hikayeleri 32
Av Hikayeleri 3
Ayrılık Hikayeleri 2
Bilge Hikayeleri 5
Çocuk Hikayeleri 28
Dede Korkut Hikayeleri 2
Ders Veren Hikayeler 9
Deyim Hikayeleri 1
Dostluk Hikayeleri 1
Duygusal Hikayeler 1
Efsaneler 11
Gerçek Hayat Hikayeleri 1
Gökyüzü Masalları 16
İlginç Hikayeler 1
Keloğlan Hikayeleri 14
Komik Hikayeler 4
La Fontaine Masalları 27
Masallar 19
Mevlana Hikayeleri 20
Sevgi Hikayeleri 2
Tarihi Hikayeler 2
Türkü Hikayeleri 1
Yardımlaşma Hikayeleri 12
 » Son Hikayeler
Hayatımızdaki Üç Kural
Yazan : Kemahli Hit : 127
Tarih : 25.Oca.2012 13:51:41
Tombul Aslan
Yazan : SAKIROGLU Hit : 213
Tarih : 18.Oca.2012 07:52:57
Herkes kendi yediğinden ikram eder
Yazan : TurkesManga Hit : 323
Tarih : 20.Eyl.2011 22:09:39
Kore Şehidi
Yazan : TurkesManga Hit : 190
Tarih : 20.Eyl.2011 22:00:48
Değer mi?
Yazan : TurkesManga Hit : 133
Tarih : 20.Eyl.2011 21:56:18
Hasan Etem' In Validesine Son Mektub
Yazan : TurkesManga Hit : 140
Tarih : 20.Eyl.2011 21:51:16
Gel Teskere Gel
Yazan : TurkesManga Hit : 157
Tarih : 20.Eyl.2011 21:48:04
Kolağası (Ön Yüzbaşı) Bölük Komutanı - M
Yazan : TurkesManga Hit : 291
Tarih : 20.Eyl.2011 21:44:16
Üsteğmen Zahid’in vasiyeti
Yazan : TurkesManga Hit : 186
Tarih : 20.Eyl.2011 21:40:49
Kınalı Ali
Yazan : TurkesManga Hit : 533
Tarih : 20.Eyl.2011 21:35:31
Anzaklı Ömerin Hikayesi
Yazan : TurkesManga Hit : 396
Tarih : 20.Eyl.2011 21:33:00
3 Lü filtre
Yazan : TurkesManga Hit : 450
Tarih : 20.Eyl.2011 21:30:05
Nükte / Korsanbaşı Konuşursa
Yazan : SAKIROGLU Hit : 182
Tarih : 06.Tem.2011 16:06:25
At'ın Sırtındaki Maymun
Yazan : SAKIROGLU Hit : 176
Tarih : 24.May.2011 05:21:57
Nükte / Aynı suç, farklı ceza
Yazan : SAKIROGLU Hit : 240
Tarih : 23.May.2011 07:09:21
 » Hit Hikayeler
Keloğlan Ve Kokulu Çiçek
Yazan : TurkesManga Hit : 6340
Tarih : 23.Ara.2010 22:24:11
Keloğlan Ve Padişah
Yazan : TurkesManga Hit : 5431
Tarih : 24.May.2010 17:51:13
Keloğlan Ile Nasrettin Hoca
Yazan : TurkesManga Hit : 4417
Tarih : 23.Ara.2010 22:15:51
Keloğlan ve Sihirli Tas
Yazan : TurkesManga Hit : 4349
Tarih : 16.Mar.2010 21:52:12
Yardımlaşma ve Dayanışmanın önemi
Yazan : TurkesManga Hit : 4039
Tarih : 21.Ara.2010 21:18:38
Keloğlan Ile Devler
Yazan : TurkesManga Hit : 4039
Tarih : 23.Ara.2010 22:09:10
Keloğlan ve Ali Cengiz
Yazan : TurkesManga Hit : 3495
Tarih : 16.Mar.2010 21:42:32
Keloğlanın Sazı
Yazan : TurkesManga Hit : 3402
Tarih : 23.Ara.2010 21:56:14
Hayvan Masalları
Yazan : TurkesManga Hit : 3291
Tarih : 23.Ara.2010 20:13:59
Çocuk Cin
Yazan : TurkesManga Hit : 3256
Tarih : 23.Ara.2010 22:28:59
Kayıkçı Keloğlan
Yazan : TurkesManga Hit : 3221
Tarih : 23.Ara.2010 22:17:50
Keloğlan Ve Kuyudaki Dev
Yazan : TurkesManga Hit : 3170
Tarih : 23.Ara.2010 22:03:15
ASLAN VE FARE MASALI
Yazan : TurkesManga Hit : 2408
Tarih : 09.Tem.2010 21:35:15
Keloğlan Zenginler Ülkesinde
Yazan : TurkesManga Hit : 2194
Tarih : 16.Mar.2010 21:55:35
Hamamcı Ile Keloğlan
Yazan : TurkesManga Hit : 1959
Tarih : 23.Ara.2010 22:06:16
 » Benzer Hikayeler
Yaşanmış Yardımlaşma Hikayeleri
Yazan : TurkesManga Hit : 1480
Tarih : 21.Ara.2010 20:48:19
Yardımlaşma ve Dayanışmanın önemi
Yazan : TurkesManga Hit : 4039
Tarih : 21.Ara.2010 21:18:38
Yarasayla Gelincik
Yazan : TurkesManga Hit : 484
Tarih : 23.Ara.2010 20:04:38
Uyuyan Aslanla Kabadayı Sıçan
Yazan : TurkesManga Hit : 758
Tarih : 06.Oca.2011 15:08:10
Şaşkın Tavşan Ve Aydede
Yazan : TurkesManga Hit : 441
Tarih : 24.Ara.2010 13:26:26
Sevginin Ay Işığı
Yazan : TurkesManga Hit : 189
Tarih : 24.May.2010 21:05:15
Ormancı ve Ayı
Yazan : TurkesManga Hit : 489
Tarih : 25.Ara.2010 18:54:45
Nükte / Yaşamayan Yaşar
Yazan : SAKIROGLU Hit : 206
Tarih : 16.May.2011 06:42:45
Nükte / Saygın Meclis'e saygın vekil
Yazan : SAKIROGLU Hit : 199
Tarih : 03.May.2011 08:12:00
Nükte / Dayak ve kişilik
Yazan : SAKIROGLU Hit : 204
Tarih : 12.May.2011 07:00:26
Nükte / Aynı suç, farklı ceza
Yazan : SAKIROGLU Hit : 240
Tarih : 23.May.2011 07:09:21
Ne Zaman Kaybederiz?
Yazan : TurkesManga Hit : 182
Tarih : 24.May.2010 21:49:27
MEVLANA’NIN MESNEVİ’SİNDEN HİKAYELER
Yazan : TurkesManga Hit : 536
Tarih : 09.Tem.2010 21:49:23
Maymun Peri
Yazan : TurkesManga Hit : 423
Tarih : 06.Oca.2011 14:58:48
Maymun Anlayamamış
Yazan : SAKIROGLU Hit : 363
Tarih : 04.May.2011 07:40:39
 » Son Yorumlar
BU HİKAYE ÇOK GÜZELLLLLLLLLLLLLL
Yazan : Misafir332435
Tarih : 13.May.2012 21:42:02
çok iyi bir hikaye herkese tavsiye ederi
Yazan : Misafir380144
Tarih : 13.May.2012 16:48:02
hikayeçok kısa en az 2 sayfa olacaktı lü
Yazan : Misafir911336
Tarih : 09.May.2012 20:45:07
gonca horoz ile incisper bnce byle kısa
Yazan : Misafir483356
Tarih : 06.May.2012 22:31:52
bence çok güzel
Yazan : Misafir295533
Tarih : 06.May.2012 13:25:25
bir ailebende
Yazan : Misafir153106
Tarih : 03.May.2012 18:35:59
keloğlan ve nasrettin hocayı okumamçok u
Yazan : Misafir610170
Tarih : 03.May.2012 09:34:56
keloğlan ve sihirli tasck güzel uzun
Yazan : 123
Tarih : 02.May.2012 20:07:00
güzelllproje ödevim bitti
Yazan : Misafir419013
Tarih : 18.Nis.2012 23:28:25
fena değildifena olmamasına rağmen ben H
Yazan : Misafir232208
Tarih : 18.Nis.2012 20:30:15
keloğlan ile padişahsüperrrrrrrrrrrrrrrr
Yazan : salim çağlar ya
Tarih : 18.Nis.2012 17:42:19
Teşekkür EdiyorumDeğerli yorumunuzdan ve
Yazan : TurkesManga
Tarih : 17.Nis.2012 15:36:43
tebriklertürker bey, kozanlı olmayan bir
Yazan : Misafir577223
Tarih : 17.Nis.2012 14:36:21
keleşoğlançk güzellllll.!
Yazan : Misafir516599
Tarih : 15.Nis.2012 21:45:33
bu gerçekse bayıldım......
Yazan : Misafir215378
Tarih : 08.Nis.2012 20:15:38
» Hikaye Ara
Başlıklarda : İçeriklerde :
» Hikaye İstatistikleri
» Ust Kategori (1)
» Alt Kategori (29)
» Hikaye (224)
» Okunma (164001)
» Yorum (73)
» Toplam Adettir
» İframe
Mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'i cüz cüz takip etmek için (Mukabele) Lütfen TIKLAYINIZ!Bir birinden güzel dini içerikli filmleri sizin için bir araya getirdik İzlemek İçin Lütfen TIKLAYINIZ!Öğrencilerimizin ihtiyacı olan yüzlerce ders konusunu görüntülü anlatımla bir araya getirdik İzlemek İçin Lütfen TIKLAYINIZ!Unutamadığınız eski filmler ve bir birinden güzel yeni Türk filmleri burada... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYINIZ!İzlemeye doyamayacağınız hepsi bir birinden güzel seçme Türkçe dublaj yabancı filmler burada.. İzlemek İçin Lütfen TIKLAYINIZ! Vatan, Bayrak, Şehit ve değerlerimize sahip çıkan videolar burada... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYINIZ!Duygusal şiirler, öyküler, konuşmalar, aşk adına her şey burada video olarak sizler için toplandı... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN! Yabancı müzik üstelik en hit şarkıları sizler için topladık... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN! Mükemmel dans figürleri, oyunlar, folklor etkinlikleri burada... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN!Çocuklarınızın çok sevdiği Caillou'nun bütün bölümlerini sizin için burada sunuyoruz. Çocuklar için eğitici özelliği olan Caillou ile yavrularınız hem eğlenecek hem de öğrenecek. İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN!En güzel çizgi filmleri mi arıyorsunuz?... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN! Farklı kültürlerdeki etnik kökenler için bir birinden güzel videolar... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN!Bir birinden güzel ilahiler ve kasideler burada. İzlerken kendinizden geçeceksiniz... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN!Nasıl mı yapılır? İzleyip öğreneceksiniz. İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN!
» CopyrightYukarı Git
2oo6-2o12 © Türkeş Manga - KozanBilgi.Net İçerik Yönetim Sistemi
KozanBilgi.Net © Türkeş Manga Tarafından Kurulmuştur. Tüm Hakları Saklı Olup Yazılı ve Görsel Bilgiler İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz.
KozanBilgi.Net İletişim Adresimiz : turkesmanga@windowslive.com
Free PageRank Checker