HAFTANIN KONUĞU
Halk Şairi Gürbüz Ali GÜVENÇ
Bu hafta tarihi ile ünlü Adana ili Kozan İlçesi Anavarza Köyünden tanınmış bir halk şairimizi konuk ediyoruz. Aralık ayının soğuk bir sabahında Sayın Gürbüz Ali Güvenç'in sıcak sohbetleri ile ısınıyoruz.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Şairimiz yılların verdiği yorgunluğu kâğıt üzerine mısralarla dökmüş ve duygularını KozanBilgi.Net te sizlerle paylaşmak için yayın merkezimize gelmiştir. Kendisine teşekkür ediyor, sorularımızı yöneltmeye çalışıyorum.
Gürbüz Ali Güvenç kimdir?
9 Şubat 1941 yılında Adana ili Kozan İlçesi Anavarza (Dilekkaya) köyünde dünyaya geldim ilkokulu köyümde okul olmadığı için Ayşehoca Köyü ilkokulunda bitirdim. Kozan Ortaokulu 2. Sınıfından maddi imkânsızlıklar nedeniyle ayrılmak zorunda kaldım ve geçimimi tarım işçisi olarak sağladım. 1965 yılında yine Kozan ilçesine bağlı Hacıbeyli Köyünden olan Süleyman Şahin’in kızı Yüksel hanımla yaşamını birleştirerek hayatın zorluklarına birlikte atıldık.
Alah (c.c.) 3 erkek 3 kız olmak üzere 6 evlat vererek bize en büyük mutluluğu ve gururu yaşattı.
Gürbüz Ali Güvenç şiirle nasıl tanıştı? Nasıl şiir yazmaya başladı?
Şiir yazmaya ilkokulu bitirdikten sonra başladım. Bu bende önce heves gibi başladı. Fakat soydan gelen bir miras olduğu için gelen ilhamı kağıt üzerine karalamaya başladım. Şiir yazmak benim için artık vazgeçilmez bir uğraşı haline de geldi. Ve bunun sonucunda bir çok esere imza attım.
Şiirlerinizde örnek aldığınız şair ya da sanatçılar var mıdır?
Hayır yoktur. Tamamen kendi duygularımı kendi bölge kültürümüzü yaşatmaya, dile getirmeye çalışıyorum. Bir zamanlar Merhum Bucaklı şair Hazım Demirci ile (Deli Hazım), Adana’dan merhum Ali Tatlıcı ile son olarak da 2000 li yıllarda Kadirli ilçesinden Garip Ayşe isimli bir şairle sohbetlerim oldu. Bunlarla tanışmak ve bir şeyler paylaşmak benim ufkumu açarak şiirlerimin daha gerçekçi olmasına yol açtı.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Bulunduğunuz bölge tarihi bir alanı içeriyor. Anavarza tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir yerleşim yeri. Anavarza ile ilgili eserleriniz var mı? Anavarzalılar sizin şairliğinizi nasıl karşılıyorlar?
ANAVARZA
Asırlardır güneş yakmış bağrını,
Birkaç asır daha yan Anavarza
Tarihin belirsiz derler, doğru mu?
Verdin dört bucağa ün Anavarza
Nice kralların sende oturdu
Kerizler yaptırdı sular getirdi
Saltanatlar sürdü devran yitirdi
Telef ettin nice can Anavarza
Gördüğün yapılar hep gavur işi
Karman çorman olmuş toprağı, taşı
Gördüm öbek öbek adam üleşi
Kokuyor toprağın kan Anavarza
Kültür abidesi yıkık örenler
Burada geçti tantanalı törenler
Sur çevirip burada devlet kuranlar
Turist olup geldi dün Anavarza
Kul Gürbüzüm bu kadar anlattı seni
Romalı, Bizanslı nerede hani?
Keşişli, papazlı şaşalı günü
Yaşadın bir zaman şen Anavarza
Anavarza’lılar benim şairliğimi takdirle karşılarlar. Bu konuda onların her zaman övgülerini, methiyelerini alıyorum. Hepsine çok teşekkür ediyor, Anavarza’ya layık bir şair olmak için de elimden geleni yapmaya çalışıyorum.
Ali Bey burada şiirinizde kullandığın keriz kelimesi yörenizde anlam olarak ne ifade ediyor. Çünkü bu kelime farklı anlamda da kullanılıyor
Anavarza şehrinin suyu olmadığı için su kemerleri ile birkaç yerden su getirilmeye çalışılmış. En son Kozan ilçesine bağlı Bucak köyünden getirilen su kemerleri ile Anavarza şehri suya kavuşmuş. İşte keriz dediğimiz ifade buradaki su kemerleridir. Yöre halkımız bu ifadeyi kullanırlar.
Şiirlerinizde her zaman duygularınızı kaleme alıyorsunuz. Bunların hepsi sizin için çok değerlidir. Ama içlerinde yazarken unutamadığınız ve sizi çok duygulandıran anılarınız oldu mu ve bunu şiire döktünüz mü? Bu şiirlerden örnek verebilir misiniz?
Gençlik yıllarımda çok sevdiğim, sevdasına kapıldığım ama bir türlü açılamadığım fakat kendisine olan ilgimi sezen adını vermek istemediğim bir kız vardı.
Ben askerlik görevimi yapmak için Isparta, Güller şehrine gittiğimde onu başkasına vermişler. O an duygularım sel oldu. İçim parçalandı ve bir şairin yapabileceği ve elinden gelen tek şey olan kağıdı, kalemi elime alarak o kız için feleksiz isimli bir intizar şiiri yazdım.
FELEKSİZ
Gezindikçe yerden otlar yürüsün
Aşkım ile iç yağların erisin
Dilerim Mevlamdan elin kurusun
Sende benim gibi sürün feleksiz
Ağzının içinde dişin çürüsün
Derci kelam eden dilin kurusun
yarendaşın kızlar kol kol yürüsün
Onlara baktıkça yerin feleksiz
Aşk yüzünden çılgınlıklar yapasın
Hak şaşıra yanlış yola sapasın
Kadir Mevlam gözlerini kapasın
Bir onulmaz derde bürün feleksiz
Ayağın göl olsun başında pınar
Çekmem gayrı senin için ahu zar
Kimseye etmedim böyle intizar
Yılan gibi yerde sürün feleksiz
Bülbüle hasret goncasın gonca
Niçin yük olursun yorguna dince
az mı sitem ettin Gürbüz Güvenç’e
Kara talih olsun yârin feleksiz.
Şiirlerinizde bazen isim vermesiniz de gündemde olan siyasetçileri de taşladığınızı görüyoruz. Halk şairi gözünde siyasetçi nedir? Ne yapmaları gerekiyor ve neden eleştiriyorsunuz?
Siyaset demek yalan demek, siyasetçi de yalancı demektir. Biz bu zamana kadar ülkemizde hep siyasetçilerin kavgalarını gürültülerini dinledik ama hizmet yaptıklarını görmedik. Örnek mi vereyim; Anavarza tarihi bir yerleşim mekanı. Yıllardır siyasetçiler gelirler Anavarza’yı kültür ve medeniyet şehri yapacağız. Şöyle yapacağız, böyle yapacağız derler ama çıkan ödenekler paralar başka yerlerde harcanır Anavarza hizmet görmez ve kaderiyle baş başa bırakılır. Siyasetçiler bizim buralara seçimden seçime gelir. Anavarza köylülerinin sorunlarını sigara paketlerine yazarlar, sigaraları bitince paketi daha köyden çıkmadan atarlar.
Bir örnek şiir verebilir misiniz?
KURBANLIK
Uyanın emmiler bayram geliyor,
Kurbanlık isteyen varsa gelsin
İğdiş çıktı bizin boynuzlu teke
Kurbanlık isteyen varsa gelsin
Bir tos vursa dağı dağdan ayırır
Melemesi sağırları duyurur
İşkembesi dokuz köyü doyurur
Kurbanlık isteyen varsa gelsin
Ordu besle bu tekenin yarısı
Bir tugaya daha yeter gerisi
Beş tabura çadır olur derisi
Kurbanlık isteyen varsa gelsin
İğdişliktir bu tekenin kusuru
Yağ bağlamış fazla verdik mısırı
Tarlada besiye çektik kısırı
Kurbanlık isteyen varsa gelsin
Kul Gürbüzüm olmaz yalanın sonu
Akciğeri sanki zeplin balonu
İtalyan gemisi zor taşır bunu
Kurbanlık isteyen varsa gelsin
Bir diğer şiirim de
ÇAĞDAŞ İKTİDAR
İktidar değil bu ömür törpüsü
Bu Türkiye çağ atlıyor efendim.
Haraca bağlandı Boğaz Köprüsü
Bu Türkiye çağ atlıyor efendim.
Hep grevde iken dev sanayiler
Rehinelerle dolu hastaneler
Daha buna benzer neler var neler
Bu Türkiye çağ atlıyor efendim.
Peşmerge denilen bir takım sürgün
İmaretten yiyor on milyon her gün
Hayali ihracat en büyük vurgun
Bu Türkiye çağ atlıyor efendim.
Güzel yurdum talan olmuş bağ gibi
Enflasyon yükseliyor dağ gibi
Türk Lirası erimekte yağ gibi
Bu Türkiye çağ atlıyor efendim.
Zavallı bu millet kadere küsük
Kemer sıka sıka eridi kasık
Mahsul para etmez suratı asık
Bu Türkiye çağ atlıyor efendim.
Tükenir mi bu milletin çilesi
Yıkıldı köylünün ümit kalesi
Acı geldi iktidarın sillesi
Bu Türkiye çağ atlıyor efendim.
Kul Aşık Gürbüzüm dolan ha dolan
Var mı daha böyle zampiyon olan
İstersen aç uyu, istersen dilen
Bu Türkiye çağ atlıyor efendim.
Ali Bey sizin özellikle İlçemiz Kozan ve Adana ilimiz için kurtuluş günlerinde çok hassas olduğunuzu biliyoruz. Bu önemli günler için yazdığınız eserlerinizden örnek verebilir misiniz?
5 OCAK KURTULUŞ BAYRAMI
Gene coşkun coşkun çarptı yüreğim
Eski acı günler yaşandı buğün
Düşündükçe artar oldu merakım
Çeteler silahın kuşandı bugün
Unutmak ne mümkün seni beş ocak
Kelleler uçsa da kopsa da bacak
Düşmeyecek elden şanlı al sancak
Yollara müfreze döşendi bu gün
Gitsin artık işgalciler devleti
Kimi İngiliz, kimi Fransız iti
Yıldıramaz kimse bizim milleti
Çetemiz dağlardan boşandı bu gün
Bir yandan Kadirli, Kozan çetesi
Öte yandan Osmaniye Kıtası
Gavur dağı, yılan kale ötesi
Adana’ya doğru taşındı bu gün
Taş köprüden Adana’ya girdiler
Caddeleri, sokakları sardılar
Ya ölüm ya zafer karar verdiler
Şehitlik bizlere nişandı bu gün
Çetelerle birleşince ordumuz
Dağlardan ovaya indi kurdumuz
Türk olarak yere gelmez sırtımız
Artık devletimiz güçlendi bu gün
Sokak çatışması başladı işte
Türk Milleti üstün geldi güreşte
Şanlı ordumuzla Atatürk başta
Tarihte bir çığır işlendi bu gün
Kimisini boğduk, kimisini vurduk
Kalanını toptan denize sürdük
İzmir’de Yunan’ın dersini verdik
Zafer şenliğine başlandı bugün
Kul Aşık Gürbüz’üm bu destan bitmez
Kartal yuvasında yoz karga yatmaz
Akıllı bir devlet Türklere çatmaz
Adana’da bayram yaşandı bu gün
KOZAN’IN KURTULUŞU
Ermeni Fransız burada kışlarken
Düşündü, düşündü durdu Kozan’lı
Bu gavurlar gaddarlığa başlarken
Toplandı bir karar verdi Kozan’lı
Düşman ile dostluk kurduk olmadı
Bu dostlukta usul yerin bulmadı
Vuruşmaktan başka çare kalmadı
Tuttuğu gavura vurdu Kozan’lı
Köylüsü, esnafı el ele verdi
Gavuru Kozan’dan atmaktı derdi
Yediden yetmişe bir çete kurdu
Kozan’ı her yandan sardı Kozan’lı
andıl dağlarının karı eridi
Körekeni bir boz duman bürüdü
Çakmaklı tüfeği alan yürüdü
Ne cefalı günler gördü Kozan’lı
Boz Kurtlar misali hayli boğuştu
Hiç yılmadan kahramanca döğüştü
Hemi gazi oldu, hem şehit düştü
Gavuru böylece kırdı Kozan’lı
Kutlarız bu günü değiliz yaslı
Kılıçlar kınında kalmasın paslı
Ayağı çarıklı eli mesesli
Her belaya gögüs gerdi Kozan’lı
Kul Gürbüzüm derki yapalım tören
Dinimiz İslamdır, hak kitap Kur’an
Sene yetmiş altı iki haziran
bu mutlu bayrama erdi Kozan
Sayın Güvenç, sizin bir de tanınmış bir kardeşiniz var. 1980 li yıllarda Ülkemizi dışarıda ataşe olarak temsil ederken Asala Ermeni Terör Örgütü tarafından hain bir saldırı ile vuruldu. O an bir ağbi olarak sizin duygularınız nedir? Bu konuda kağıda döktüğünüz bir şiiriniz oldu mu?
Bu olaya çok üzüldüm. Kardeşim Tahsinde şair olduğu için o zamanlar bir birimize şiirler yazmıştık ama defterime geçmeyi unuttuğum için hatırlayamıyorum.
Sayın Güvenç bu hafta zamanınızı ayırıp Türkiye’nin en çok izlenen web sitelerinden birisi olan KozanBilgi.Net’e konuk oldunuz. Öncelikle size bu inceliğinizden dolayı teşekkür ediyorum. KozanBilgi.Net ziyaretçi ve üyelerine son olarak belirtmek istediğiniz mesajınızı alabilir miyim?
Mesajım şu olacak ki; KozanBilgi.Net ziyaretçileri yaşamlarını sürdürmek ve seslerini duyurmaları için için KozanBilgi.Net’ten ayrılmamalarını rica ediyorum.
False