Şu an KozanBilgi.Net 'de 0 Üye 63 Misafir Bulunmaktadır. Buraya Tıklayarak Görebilirsiniz...
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHarita
Bugün 07.02.2012 
          
ANASAYFA
          
FORUMLAR
        
HABERLER
          
YAZILAR
          
RESİMLER
          
DUVARIM
          
VİDEOLAR
        
KOZAN
        
İSLAM
          
ŞİİRLER
          
ÖDEVLER
          
DOSYALAR
          
HESABIM
          
SOHBET
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum -      Aklından Neler Geçiyor ? CANLI DESTEK
» Kral Mosuralık Önceki  Sonraki
Yazar : Ü. Lokman Çaycı

İletişim : uzeyir.cayci@free.fr

Hakkında : KozanBilgi.Net Köşe Yazarı - Fransa

Kral Mosuralık

 Üzeyir Lokman ÇAYCI

 

 

Nuza,  Kral Mosuralık’ı görmek için önce hazırlık yaptı. Bir aynanın karşısına geçerek söyleyecekleriyle ilgili prova yaptı. Sonra eşeği Kibare’yi kaşağıladı. Palanını kolanla üzerine bağladı. İşlemeli heybesine azığını ve bir miktar da eşeği için saman koydu. Eşi Pırpıriye, çocukları Çırçır ve Çırçıriye ile helalleşerek yola koyuldu. Üç gün üç gece süren bir yolculuktan sonra Kral Mosuralık’ın şatosunun önüne geldi. Eşeğini orada bulunan bir ağaca bağladı. Kafasına yem torbasını taktı.  Büyük işlemeli kapının önünde bulunan muhafızlara : «Ben Garipler Kasabası’ndan geliyorum. Adım Nuza... Kral Mosuralık ile görüşmek istiyorum.» dedi.

Muhafızlardan biri : «Beyefendi biz bu isteğinizi güvenlik amirine ileteceğiz.» dedi.  İki asker «rap… rap… rap… diye sesler çıkararak» oradan uzaklaştılar. Bir müddet sonra,  önlerinde amirleri olduğu anlaşılan çelik miğferli bir kişi ile «rap… rap… rap…  diye sesler çıkararak» geldiler.  En öndeki adam : «Ben buranın güvenlik amiyim. Adım Kıro.  Bir dileğiniz mi var?»

Nuza :  «Ben Garipler Kasabası’ndan geliyorum. Adım Nuza... Kral Mosuralık ile görüşmek istiyorum.»

Kıro Nuza’yı içeriye  çağırdı. Birlikte bir odaya girdiler. Çok geçmeden  Nuza ağzı yüzü kan içerisinde ağlayarak dışarı çıktı. Gömleği ve  pantalonu hem yırtılmış, hem de kanlar içerisindeydi!

 

Üç gün üç gece sonra, eşeğiyle yorgun argın evine döndü. Eşi Pırpıriye kocasını kapının önünde karşıladı. Nuza’yı yara bere içerisinde görünce dayanamadı. Ağlayarak : «Beyim… beyim… bir vatandaş olarak devletimizin zirvesinde nelerle karşılaştın? Ne yaptılar sana? Sen kalbi temiz, duyguları duru bir insansın ! Neden bu hale düşürdüler seni? »

Nuza başından geçenleri bir bir eşine anlattıktan sonra :  «Gördüm ki bizi bizden olmayanlar yönetiyor. Buralarda nasıl zulüm ve haksızlık varsa adım attığım her yerde de benzer şeyler oluyor.

İplikleri pazara çıkarıldı onların, çaktıkları çiviler söküldü, dümenleri parçalandı kullandıkları araçların, Geri dönüşü olmayan hatalar arasında  abışıp  kaldılar. İnsanlarımıza  revâ görülen aşağılamaları hiçbir zaman kabullenmeyeceğim.  Gafillere  kusurlarını hatırlatmak için usanmadan gerekirse bin kez yollara düşeceğim. Vatan sevgisi zalimlere boyun eğerek kanıtlanmaz! . Bir kaç gün sonra tekrar gideceğim. Madem ki biz bu ülkenin vatandaşıyız, madem ki bu ülkede bizim de emeklerimiz var, vergi veriyoruz, o halde susmayacağım.»

 

Nuza, Kral Mosuralık’ı görmek için yeniden bir hazırlık yaptı. Bir aynanın karşısına geçerek söyleyecekleriyle ilgili prova yaptı. Sonra eşeği Kibare’yi kaşağıladı. Palanını kolanla üzerine bağladı. İşlemeli heybesine azığını ve bir miktar da eşeği için saman koydu. Eşi Pırpıriye,  çocukları Çırçır ve Çırçıriye ile helalleşerek yola koyuldu. Üç gün üç gece süren bir yolculuktan sonra Kral Mosuralık’ın şatosunun önüne geldi. Eşeğini orada bulunan bir ağaca bağladı. Kafasına yem torbasını taktı.  Büyük işlemeli kapının önünde bulunan muhafızlara : «Ben Garipler Kasabası’ndan geliyorum. Adım Nuza... Kral Mosuralık ile görüşmek istiyorum.» dedi.

Muhafızlardan biri : «Beyefendi biz bu isteğinizi güvenlik amirine ileteceğiz.» dedi.  İki asker « rap… rap… rap…  diye sesler çıkararak» oradan uzaklaştılar. Bir müddet sonra önlerinde amirleri olduğu anlaşılan gümüş miğferli bir kişi ile « rap… rap… rap… diye sesler çıkararak» geldiler.  En öndeki adam : «Ben buranın güvenlik amiyim. Adım Kıro.  Bir dileğiniz mi var?»

 

Nuza :  «Ben Garipler Kasabası’ndan geliyorum. Adım Nuza... Kral Mosuralık ile görüşmek istiyorum.»

Kıro Nuza’yı içeriye  çağırdı. Birlikte bir odaya girdiler. Çok geçmeden  Nuza ağzı yüzü kan içerisinde ağlayarak dışarı çıktı. Gömleği ve  pantalonu  hem yırtılmış,  hem de kanlar içerisindeydi!

Üç gün üç gece sonra, eşeğiyle yorgun argın evine döndü. Eşi Pırpıriye kocasını kapının önünde karşıladı. Nuza’yı yara bere içerisinde görünce dayanamadı. Ağlayarak : «Beyim… beyim… bir vatandaş olarak devletimizin zirvesinde nelerle karşılaştın? Ne yaptılar yine sana? Sen kalbi temiz, duyguları duru bir insansın ! Neden bu hale düşürdüler seni? Düşünceleri yoksa bunların, nasıl bilsinler nereye koyacaklarını ellerini? Ya da vicdanları yoksa nereye koysunlar ellerini?»

Nuza başından geçenleri bir bir eşine anlattıktan sonra :  «Gördüm ki bizi bizden olmayan ruhsuz adamlar yönetiyorlar. Buralarda nasıl zulüm ve haksızlık varsa adım attığım her yerde de benzer şeylerle karşılaştım. Yani para düşkünü ve düdükçülük yapan bazı bozuk düzenin gazetelerinde bahsedildiği gibi ülkemiz toz pembe değil... Ama yılmayacağım. Bir kaç gün sonra tekrar gideceğim. Madem ki biz bu ülkenin vatandaşıyız, madem ki bu ülkede bizim de emeklerimiz var ve vergi veriyoruz, o halde susmayacağım.»

 

Nuza, on gün sonra  Kral Mosuralık’ı görmek için yeniden bir hazırlık yaptı. Bir aynanın karşısına geçerek söyleyecekleriyle ilgili prova yaptı. Sonra eşeği Kibare’yi kaşağıladı. Palanını kolanla üzerine bağladı. İşlemeli heybesine azığını ve bir miktar da eşeği için saman koydu. Eşi Pırpıriye,  çocukları Çırçır ve Çırçıriye ile helalleşerek yola koyuldu. Üç gün üç gece süren bir yolculuktan sonra Kral Mosuralık’ın şatosunun önüne geldi. Eşeğini orada bulunan bir ağaca bağladı. Kafasına yem torbasını taktı.  Büyük işlemeli kapının önünde bulunan muhafızlara : «Ben Garipler Kasabası’ndan geliyorum. Adım Nuza... Kral Mosuralık ile görüşmek istiyorum.» dedi.

 

Muhafızlardan biri : «Beyefendi biz bu isteğinizi güvenlik amirine ileteceğiz.» dedi.  İki asker « rap… rap… rap…  diye sesler çıkararak» oradan uzaklaştılar. Bir müddet sonra önlerinde amirleri olduğu anlaşılan altın miğferli bir kişi ile « rap… rap… rap…  diye sesler çıkararak» geldiler.  En öndeki adam : «Ben buranın güvenlik amiyim. Adım Kıro.  Bir dileğiniz mi var?»

Nuza :  «Ben Garipler Kasabası’ndan geliyorum. Adım Nuza... Kral Mosuralık ile görüşmek istiyorum.»

Kıro  :  Beyefendi, sana ve senin gibi olanlara  ne kadar teşekkür etsem az. Sizin  sayenizde terfi ettim. Bana önce gümüş,  sonra altın miğfer taşıma yetkisi verildi. Maaşım da oldukça yükseltildi…»  Nuza’ya :   «Benimle gel... Sana bir fırsat vereceğim…»  dedi.

Nuza «rap rap diye sesler çıkararak» yürüyen üç kişiyi takip ederek sarayın içerisinde bulunan esrarengiz bir bölgeye girdi.  Orada bulunan dört atla çekilen süslü bir saray arabasına bindirdikten sonra  Kıro,  ona «senin görüşmek istediğin makama götürüleceksin» diyerek oradan «rap… rap… rap… diye sesler çıkararak» iki muhafızla  uzaklaştı. Yaklaşık on dakika sonra arabanın sürücüsü olan kamçılı adam ona «burada ineceksiniz beyefendi» dedi ve indirdi.

Nuza orada biraz ilerleyince etrafını giyimli kuşamlı kişiler sardılar.  Onlar hep bir ağızdan ona «hoş geldin beyefendi…Bir isteğin mi var? » dediler.  Nuza onlara : «Ben Kral’la görüşmek istiyorum...» dedi.  Hepsi birden : «Biz kralız!» diye bağırdılar. Onlardan biri ona iyice yaklaştı :

«Bizler yetkisiz krallarız…

Kral gibi ortaya çıkanlar ise

Hiçbir zaman yaralı parmağa çödürmediler ki...

Ömürleri hep lak laklarla geçti...

Ne düşeni kaldırdılar

Ne de düşecekleri kurtardılar !

Hasbel kader ellerine geçen fırsatlarla

İçi boş şeyleri

Ha bire şişirdiler... ha bire patlattılar!» dedi.

Bir diğeri devam etti :

«Ceplerine para koy birilerinin

Senden olsunlar!

Yiğitliği, vatanseverliği

Bir kenara koysunlar!

Satılırken bir karpuz gibi

Hiç umursamasınlar...

Hiç utanmasınlar!»

 

Nuza önce şaşırdı...  Sonra kendi kendine «bizim memlekette bir yığın kral varmış da bizim haberimiz yok» dedikten sonra onları tek tek saymaya başladı : «Bir iki üç...» derken tam «21 kral»  tespit etti.  O sonradan  kendisinin deliler arasında olduğunu farketti : «Ben buradan, bunların arasından zor kurtulacağım? Memleketimle dertlenirken kendimle dertlenmeye başlayacağım herhalde?» dedi.

 

Üç gün üç gece çok zor anlar geçirdikten sonra oraya muhafızlar, koruma görevlileri eşliğinde kalabalık bir grupla bir adam geldi. Gelen kişinin gerçek Kral Mosuralık olduğu anlaşıldı. Nuza kalabalığı aşarak ona yaklaştı : «Sevgili Kral Mosuralık, sizinle konuşmak için iki kez şatonuzun dışında beni güvenlik amiriniz hırpaladı. Üzerime yüzlerce kişi çullandı. İkisinde de anamdan emdiğim süt  burnumdan getirildi. Üçüncü kez beni hile ve oyunla akıl hastanesine attılar. Size soruyorum, devleti yönetenler neden bu kadar halktan kopuklar? İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Dindarlığı şerre ve hayasızlığa perde olarak kullananların Allah’la ilişkileri olabilir mi? Zulmü kendilerine  payanda yapanlar iflâh olurlar mı hiç?» dedi.

Kral Mosuralık ona : «Pekiyi beni niçin görmek istedin?»

Nuza : «Memleketimizde adalet kalmadı. Ülkemizde hâlâ susuz,  yolsuz, öğretmensiz, doktorsuz  kasaba ve köylerimiz var. Ben buraya eşeğimle gelebildim. Fakir fukarayı gözeten yok.  Dindarlık kisvesi altında haksızlık, hırsızlık ve yolsuzluk yapanlar mükâfatlandırılıyorlar. Dinle ilgileri olmayan kişiler tarafından cemaatler adı altında kahramanlara kötülükler yapılıyor.  Zalimlere göz yumuluyor.  İftiralarla, tertiplerle ve sahte evrâklarla vatanseverler tutuklanıyor. Ülkelerini seven, kişilikli, asil gazeteciler ve  yazarlar susturuluyor. Çeşitli senaryolarla kurumlar ve aileler yıpratılıyor. Ülkemiz bölünmek üzere! Bakın buraya getirildiğim ilk anda kendisinin kral olduğunu söyleyen 21 kişiyle karşılaştım. Siz mi kralsınız onlar mı krallar? Bu manzaralar sizi hiç rahatsız etmiyor mu?» dedi.

 

Kral Mosuralık  : «Pekiyi benden ne istiyorsun? Eğer iş istiyorsan, yarın sabah  gel, danışman olarak göreve başla. Sana güzel aylık ödeyelim. Ya da kurumlarımın birine yönetici olarak atayayım!»

Nuza :  «Sevgili Kral Mosuralık, ben kırk yaşındayım. Evliyim, iki çocuğum var. Avukatlık yapıyorum. Fakir, mağdur, masum insanlardan para almıyorum. Yıllardır çeşitli mahkemelerin havalarını soluyorum. Şimdiye kadar beni kimse satın alamadı. Dinimi, inancımı vatanımı para karşılığında feda etme karaktersizliğine hiç düşmedim, çıkar için ideallerimi, duygularımı, ailemi heba etmedim. Size anlattıklarımı anlamamışlıktan gelerek beni susturmak istercesine  bana ülkemizin kurumlarını peşkeş çeker gibi tavırlara girdiniz.  Biraz evvel buraya  eşeğimle geldim, dedim.  Ben diyorum ki başta siz adaletsizlikler ve yolsuzluklar içerisindesiniz. Hukuksuz girişimlerinizle, mahkemelere yaptığınız baskılarla  ve anayasa ihlalleriyle ülkemizde deliler türettiniz, dinlerini pazarlayan insanlar ürettiniz... Müfterilik meslek haline getirildi. Vatanseverleri taşlamak meziyet gibi gösterildi. Adalet kurumları sallantılar ve çalkantılar içerisinde. Yönlerini başka yönlere çevirmiş ve siyasileşmiş görevliler keyfi kararlarla, yıpratıcı suçlamalarla hem kurumları hem de devleti yıpratıyorlar.  Sen ve adamların gelecekte ülkemizi felâkete sürükleyen adamlar olarak anılacaksınız!  Bu dünya Sultan Süleyman’a bile kalmadı. Ebedi bir saltanat sürdüreceğinizi mi zannediyorsunuz? Ben bir vatandaş olarak size ve sizin gibi olanlara, size destek çıkanlara haklarımı helâl etmiyorum.»

 

Kral Mosuralık’a iyice yaklaşarak iki elini öne doğru birleştirerek uzattı. Ona : «Sevgili Kral Mosuralık,  bak halkın vergileriyle maaş verdiğin ve seni korumaları için görevlendirdiğin yüzlerce korumalarından birine hemen emir ver! Biliyorum devlet gücü sizin ellerinizde. İsterseniz asarsınız... isterseniz kesersiniz, nasıl olsa sizden hesap soracak hiç bir makam da yok? Ellerime kelepçe geçirterek tüm vatanseverlere yaptırdıkların  gibi, beni de tutuklat.  Sonra evli… iki çocuğu olan Avukat bir terörist tutuklandı diye yaygarayı bastır. oldukça bol maşaların var! Dış güçler tahriplerinize taltif üstüne taltif yağdırıyorlar.  Nasıl olsa izi kalır diyerek  dilediğin çamuru at… Bu yaptıklarınızdan nasıl olsa en ufacık bir sorumluluk da duymuyorsunuz. Aynı zamanda sen ve senin gibi olanlar vicdansızlıklarla beslenerek ayakta kalıyorsunuz... Sermayeniz yalan... alavere dalavere…» 

Orada bulunanlar Nuza’nın sözleri karşısında adeta donup kalmışlardı. Kral Mosuralık kaşlarıyla ve gözleriyle korumalarına  işaret verdi. Hepsi birden Nuza’nın üzerine çullandılar. Yumruklar üzerine inip inip kalkıyordu.

Nuza bu esnada gücü yettiğince bağırarak : «Allah senin cezanı versin! Sen ve senin gibi olanlar, her biriniz birer alçaksınız!» dedi.

Sonra korumalar onu perişan halde dört atla çekilen süslü saray arabasının içine atarak  şatonun önüne bıraktırdılar. Gömleği ve  pantalonu hem yırtılmış, hem de kanlar içerisindeydi! Nuza ağzı yüzü kan içerisinde ağlayarak eşeğini aradı. Eşeği Kibare şato civarında bağladığı ağacın dibinde açlıktan ve susuzluktan ölmüştü. Heybesini aldı ve omuzuna atarak yorgun bir şekilde aç- susuz yürüyerek , evine gitmek üzere yola koyuldu.

 

Aradan bir kaç gün geçmişti. Eşi Pırpıriye kocasını aramak üzere, çocukları Çırçır ve Çırçıriye ile yollara düştüler. Bir gün bir gece yürüdükten sonra Pırpıriye  kocasını Gülderesi kasabası yakınında, yol kenarında bayılmış vaziyette buldu. Pırpıriye biliyordu ki şer saçan, tehditkâr,  çıkarcı ve vurguncu  insanlar tarafından yönetilen bir ülkede her kötülük,  her an,  her yerde görülebilirdi. Ağlayarak önce  kocasına bocutundan su içirdi. Sonra onu sırtına alarak, çocuklarıyla evlerine gitmek üzere yola koyuldular. Her ikisi birden sık sık ve iç çekerek «Allah bize ve bizim gibi olanlara huzursuzluk yaşatanları helâk etsin!» diyorlardı.

 

Ankara, 06.08.2010
 
 
 
Nerede yer aldı? 
 
 
 
 
 
 
Selam ve sevgilerimle. 

Üzeyir Lokman ÇAYCI
Concepteur industriel - Architecte d'intérieur
İç Mimar – Endüstri Tasarımcısı
55, rue Louise Michel
78711 Mantes la Ville
FRANCE

 

Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!uzeyir.cayci@free.fr

 

False
   
» Köşe Yazısı Ara
Başlıklarda : Yazılarda :
 » Kategoriler
Köşe Yazarlarımız 18
C. Gürsel Yurdadoğ 18
Şeref Işık 41
Ali Kılınç 16
Adnan Deniz 42
Ü. Lokman Çaycı 58
İbrahim Faik Bayav 3
Türkeş Manga 38
Yılmaz Özdil 1
Ayşenur Bozkurt 5
Altemur Kılıç 5
Selcan Taşçı 12
Ekrem Özbay 5
Bekir Coşkun 1
Kemal Birin 2
Recep Çağlar 8
Hüseyin Erciyes 3
Abbas Güçlü 6
Yılmaz Özdil 1


 » Son Köşe Yazıları
Türklük ve Müslümanlık
Yazan : TurkesManga Hit : 128
Tarih : 04.Şub.2012 19:43:32
Mevlid Kandili
Yazan : TurkesManga Hit : 36
Tarih : 31.Oca.2012 21:23:49
MHP Kozan ilçe kongresinden notlar
Yazan : TurkesManga Hit : 75
Tarih : 31.Oca.2012 11:12:50
IRAK, LİBYA, SURIYE olmadı şimdi de İRAN
Yazan : TurkesManga Hit : 140
Tarih : 26.Oca.2012 20:46:42
Armut dibine düşer
Yazan : TurkesManga Hit : 134
Tarih : 24.Oca.2012 18:13:48
Karne Sadece Çocuğun mu?
Yazan : TurkesManga Hit : 282
Tarih : 18.Oca.2012 07:55:07
Bu Karne Hepimizin
Yazan : TurkesManga Hit : 309
Tarih : 17.Oca.2012 21:18:39
Direnişin ve Dik Duruşun Sembolü Öldü
Yazan : TurkesManga Hit : 221
Tarih : 17.Oca.2012 21:07:38
Gel keyfim gel
Yazan : TurkesManga Hit : 158
Tarih : 16.Oca.2012 17:13:40
AKP Kozan ilçe kongresinden notlar
Yazan : TurkesManga Hit : 143
Tarih : 16.Oca.2012 14:43:50
 » Hit Köşe Yazıları
CC Portal Kullanmak mı? İyi düşünün
Yazan : TurkesManga Hit : 3162
Tarih : 02.May.2010 09:05:30
Kaç terörist öldü bilen var mı?
Yazan : TurkesManga Hit : 2902
Tarih : 19.Ağu.2011 17:00:51
Belediye işçileri neden tedirgin ediliyo
Yazan : TurkesManga Hit : 1939
Tarih : 09.Mar.2011 09:48:36
Anavarza’da pis kokular var
Yazan : TurkesManga Hit : 1474
Tarih : 31.Tem.2010 10:44:55
Kozan il olacak mı?
Yazan : TurkesManga Hit : 1125
Tarih : 25.Oca.2011 00:48:57
Gaziköy’ü Bitiren Başkan (3. Bölüm)
Yazan : TurkesManga Hit : 995
Tarih : 20.Eyl.2011 18:47:05
Kozan’da İnternet Gazeteciliği
Yazan : TurkesManga Hit : 991
Tarih : 09.Ara.2010 17:47:52
Deniz Pişkin Sevgisi
Yazan : TurkesManga Hit : 967
Tarih : 09.Tem.2010 11:50:35
Ah Şu İmamlar
Yazan : TurkesManga Hit : 951
Tarih : 23.May.2010 16:06:57
Bayramlardır Adam Eden Adamı
Yazan : TurkesManga Hit : 878
Tarih : 23.Ağu.2011 23:39:28
 » Son Yorumlar
Teşekkür EdiyorumSevgili Sercan Bey, önc
Yazan : TurkesManga
Tarih : 07.Şub.2012 09:03:50
ABI SANA KOZAN BELEDIYE BASKANLIGU VEYA
Yazan : SERCAN ISIK
Tarih : 07.Şub.2012 00:49:57
hasanbilgeSayin Yurdadog,Boynuz kulagi g
Yazan : Misafir711205
Tarih : 06.Şub.2012 15:36:16
hasanbilgeSeref abi, Daha dune kadar Akp
Yazan : Misafir711205
Tarih : 31.Oca.2012 17:09:21
torba tekrar çıksın
Yazan : Misafir344879
Tarih : 30.Oca.2012 00:34:45
Yüreğine sağlık..Ellerine ve yüreğine sa
Yazan : mustafanaciisik
Tarih : 29.Oca.2012 23:00:31
Türkler Kendine DüşmanBunun gazetecilikl
Yazan : Hasan Sarıdere
Tarih : 25.Oca.2012 12:45:04
teşekkürlerYorumlarınız için teşekkürler
Yazan : Misafir217611
Tarih : 25.Oca.2012 11:06:12
Sayın Hasan SarıdereYorumlarınızı objekt
Yazan : Misafir161102
Tarih : 25.Oca.2012 08:57:08
hasanbilgeSeref abi,Bankalar satildi ve
Yazan : Misafir711205
Tarih : 25.Oca.2012 00:36:16
» Köşe Yazısı İstatistikleri
» Ust Kategori (1)
» Alt Kategori (18)
» Köşe Yazısı (291)
» Okunma (95219)
» Yorum (341)
» Toplam Adettir
» İframe
Mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'i cüz cüz takip etmek için (Mukabele) Lütfen TIKLAYINIZ!Bir birinden güzel dini içerikli filmleri sizin için bir araya getirdik İzlemek İçin Lütfen TIKLAYINIZ!Öğrencilerimizin ihtiyacı olan yüzlerce ders konusunu görüntülü anlatımla bir araya getirdik İzlemek İçin Lütfen TIKLAYINIZ!Unutamadığınız eski filmler ve bir birinden güzel yeni Türk filmleri burada... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYINIZ!İzlemeye doyamayacağınız hepsi bir birinden güzel seçme Türkçe dublaj yabancı filmler burada.. İzlemek İçin Lütfen TIKLAYINIZ! Vatan, Bayrak, Şehit ve değerlerimize sahip çıkan videolar burada... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYINIZ!Duygusal şiirler, öyküler, konuşmalar, aşk adına her şey burada video olarak sizler için toplandı... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN! Yabancı müzik üstelik en hit şarkıları sizler için topladık... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN! Mükemmel dans figürleri, oyunlar, folklor etkinlikleri burada... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN!Çocuklarınızın çok sevdiği Caillou'nun bütün bölümlerini sizin için burada sunuyoruz. Çocuklar için eğitici özelliği olan Caillou ile yavrularınız hem eğlenecek hem de öğrenecek. İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN!En güzel çizgi filmleri mi arıyorsunuz?... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN! Farklı kültürlerdeki etnik kökenler için bir birinden güzel videolar... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN!Bir birinden güzel ilahiler ve kasideler burada. İzlerken kendinizden geçeceksiniz... İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN!Nasıl mı yapılır? İzleyip öğreneceksiniz. İzlemek İçin Lütfen TIKLAYIN!
» CopyrightYukarı Git
2oo6-2o12 © Türkeş Manga - KozanBilgi.Net İçerik Yönetim Sistemi
KozanBilgi.Net © Türkeş Manga Tarafından Kurulmuştur. Tüm Hakları Saklı Olup Yazılı ve Görsel Bilgiler İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz.
KozanBilgi.Net İletişim Adresimiz : turkesmanga@windowslive.com
Yeniceobaa.Com Free PageRank Checker