
O’NDAN GELDİK O’NA DÖNECEĞİZ
Allah (c.c) yüce kitabımızda hayat ve ölüm gerçeğini “O (Allah c.c ) hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için, ölümü ve hayatı yaratandır.O mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”(1) Şeklinde ifade etmektedir. Bu ayeti kerimeden bu dünyaya bir imtihan için geldiğimizi anlamak durumundayız. Öyleyse her işimiz ölçüden geçmekte ve ahiret günü için değerlendirilmektedir.Peygamber efendimiz (a.s) da “Dünya ahiretin tarlasıdır” buyurarak bu dünya da ektiklerimizin karşılığını ahirette alacağımızı bizlere hatırlatmaktadır.
İyi işler yaptıysak imtihanı kazanarak karşılığını sevap olarak alacağız, kötü işler yaptıysak imtihanı kaybedip karşılığını ceza olarak göreceğiz. Bir başka ayet-i kerimede Allah (c.c) “Onlar başlarına bir musibet gelince biz şüphesiz (her şeyimizle) Allaha aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz derler” (2) buyurmaktadır. Bu ayet_i kerimeden de “O’ndan geldik O’na döneceğiz gerçeğini çıkarabiliriz.”
Evet Allah (c.c)’den geldik ve yine ona döneceğiz. Bu gerçeği ifade eden bir başka ayet-i kerimede de Yüce rabbimiz “Her nefis (her canlı) ölümü tadacaktır” (3) buyurmaktadır.Öyleyse buna hazırlıklı olmalıyız.Ama nerede, ne zaman, nasıl ?Bunu bilemiyoruz. O halde her yerde, her zaman ve hakiki bir mü’min olarak beklemeliyiz. Böyle bir hayat anlayışının peşinde ve kararında olmalıyız.Üstat N.Fazıl Kısakürek nerede, ne zaman belirsizliğini şu şekilde mısralara döküyor.
“Büyük randevu bilsem nerede saat kaçta
Tabutumun tahtası bilmem hangi ağaçta”
Ölüm Müslüman için bir yok oluş değil yeni bir hayatın başlangıcıdır. Müslüman doğum ve ölüm hadisesini aşağıda ifade etmeye çalışacağım şekilde anlamaya çalışırsa hayatını daha güzel anlamlandıracaktır.
Anne rahminde annenin yumurtası ile babanın spermini, yüksek dağların tepesine düşen kar veya yağmur tanesine benzetebiliriz. Dağlara, tepelere ve ovalara düşen yağmur taneleri önce küçük akıntılar oluşturur. Sonra dereler, sonra ırmaklar ve nehirler oluşturarak geldiği yer olan denizlere ulaşır. İnsan da ana rahminde bir damla su iken, çeşitli evrelerden geçerek bir insan yavrusu olur. Doğar, bebeklik, çocukluk, gençlik, yaşlılık ve ihtiyarlılıktan sonra ölüm denen olayla ebedi yer olan ahirete göçer ve geldiği yer olan Allah (c.c)’ ye döner. Kar ve yağmur tanelerinin denize ulaşması kolay ve hemen olmadığı gibi, insanın da Rabbine ulaşması kolay ve hemen olmaz.
Yağmur veya kar taneleri dereler, ırmaklar ve nehirler oluşturarak denize ulaşırken, bazen sel olur, geçtiği yerleri yıkar, insanlara, eserlerine ve ürünlerine zarar vererek denize ulaşır. Bazen bünyesinde pislikler ve mikroplar taşıyarak denize ulaşır. Etrafa pis kokular ve mikroplar saçar insanları çeşitli dertlere sokarak denize ulaşır. Bazen berrak ve temiz sular olarak barajlarda toplanır, elektirik enerjisi oluşturur, insanların dünyasını aydınlatır, işlerini kolaylaştırır, hayatlarını güzelleştirir. Barajdaki toplanan su ile insanların evlerine misafir olur, bahçelerine hayat verir öyle denize ulaşır.
İnsanlar da doğumla ölüm arasında Rabbinden gelip ona dönme sürecinde bazı insanlar; terör gasp, tecavüz, soygun gibi yıkıcı davranışlarla insanlara zarar verir. Bazı insanlar ruhlarında taşıdıkları fitne fesat ve bozgunculuk gibi manevi mikroplarla insanlar arasında dolaşır, etrafa zarar verir. Bazı insanlar da tıpkı barajlarda toplanıp insanlara hayat veren ürettiği elektirik ile insanların dünyasını aydınlatan su gibidir. Düşünceleriyle, yapıcı, onarıcı, ve geleceği planlayan fikirleriyle içinde yaşadığı topluma can verir. Bazı insanlar vardır dünyada olduğu halde doğduğu sabahın akşamında ölmüştür. Bazı insanlar vardır dünyada olmadığı halde yüz yıllar geçmesine rağmen hala aramızda yaşamaktadır ve yaşamaya da devam edecektir. İnsanları ölümsüz kılan başkalarına sağladıkları iyilikler ve ortaya koydukları eserledir. Ne mutlu eserler bırakarak mevlasına ulaşabilen kullara.
Bizlere cumhuriyetimizi emanet edip bir çok eserler ve değerler bırakarak aramızdan ayrılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebedi yolculuğunun 73.yılında rahmet ve minnetle anmak her vatandaşımızın bir vefa borcu olduğunu söylemek durumundayız. Hür ve bağımsız bir ülkede doyasıya bayramlarımızı yaşadığımız bu günler de bu cennet vatanı bize emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıyla ebediyete uğurladığımız tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz ruhları şad olsun.
10 Kasım 2011
-------------------------------
1)Kur’an-ı Kerim Mülk Süresi ayet 2
2)Kur’an-ı Kerim Bakara süresi ayet 156
3)Kur’an-ı Kerim Al-i İmran süresi ayet 185
False