
ÖLÜMÜ HATIRLAMAK
Bu dünya ebedi değildir, bir gün gelip bu dünyadan göçeceğiz. Ölümlü dünyada olduğumuzu bilip ona göre hesabımızı yapmalıyız. Allah (c.c) Yüce Kitabımızda "Her nefis ölümü tadacaktır" (1) buyurmaktadır. Dolayısı ile kimse bu dünyada kalıcı değildir. Şairin
dediği gibi;
Gelirler bir bir
Giderler bir bir
Kalır Bir
O da Allah (c.c)'dür
Bir bir gelip bir bir gideceğiz. Gök kubbede hoş bir seda bırakarak gitmek ne kadar önemlidir. Ölüm meleğinin bizi nerede ne zaman karşılayacağını bilmiyoruz. Öyleyse her zaman her yerde hazır olmalıyız. Ölüm bir yok oluş değildir. Mevlana’nın deyişi ile ölüm sevgili ile buluşma anıdır. Dünyadaki görevlerini yerine getirip, hazırlıklı olanlar için, ölüm bu kadar hoş bir şeydir, onun için ölümü sık sık hatırlamalıyız. Bir gün Ensardan bir adam geldi; Nebi’ye (a.s) selam verdikten sonra şöyle dedi. "Ey Allahın Rasülü! Mü'minlerin hangisi daha faziletlidir?" dedi. Hz. Peygamber, " ahlaken en güzel olanıdır" dedi. " Peki, mü'inlerin hangisi daha akıllıdır?"deyince, Allah Rasulü, "ölümü çok hatırlayan ve ondan sonrası için en güzel hazırlığı yapandır, işte akıllılar bunlardır"(2) buyurdu. Ölüm anında hem ölenin hem de yakınlarının şaşırıp kalmaması için sık sık ölümü hatırlamalıyız. Bu dünyaya imtihan için geldiğimizi unutmayalım. Allah (c.c) " O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O mutlak güç sahibidir, Çok bağışlayandır." ( 3) buyuruyor. Bu imtihanı kazanabilmek için Cenab-ı Allahın mesajlarını iyi anlamalı ve hayatımızın plan ve programını ona göre yapmalıyız.
Peygamberimiz Hz. Muhammet (a.s) da " Ölüm nasihat olarak yeter" (4) buyuruyor. Çevremizde bize nasihat olacak birçok olaylar vardır, işte bunlardan en büyüğü ölümdür. Eğer insanoğlu ölümü çokça hatırlar ve gerekli dersleri alırsa, bir gün gelip Allah (c.c)'nün huzuruna hesap için çıkacağını bilir ve veremeyeceği hesabın içinde olmaz. Bazı insanlar hak, hukuk, dostluk, kardeşlik bilmeyip, dünyalık çıkarları için insanları aldatır ve incitir. Bu insanlara bazen" ölümlü dünyadayız be kardeşim" diye hatırlatmalarda bulunuruz. Ölüm gerçeğini aklından çıkarmayan bir kişi, davranışlarını verebileceği bir hesap üzerine kurar. Bu dünyanın aldatıcı cazibesine aldanmamak gerek. Aziz Mahmut Hüdai Hazretleri ne güzel uyarmış mısralarında
Kim umar senden vefâyı,
Yalan dünyâ değil misin?
Muhammed-ül-Mustafâyı,
Alan dünyâ değil misin?
İşin gücün dâim yalan,
Çok kişiden arta kalan,
Nice kere boşalarak,
Dolan dünyâ değil misin?
Ölüm gerçeği hatırlamak kalplerimizin pasını siler. Peygamber efendimiz (a.s)" Demirin paslandığı gibi kalpler de paslanır" dedi. Sahabe " Yarasulallah kalplerin pasının cilası nedir?" dediler. Bunun üzerine Peygamber efendimiz (a.s)"Kur'an okumak ve ölümü hatırlamaktır." (5) buyurdular. Dünyada güzel güzel yaşamak varken ölümü hatırlamakta neyin nesidir hocam denebilir. Ama unutmayalım ki bundan kaçış yoktur ve güzel yaşamak, sorumlu ve planlı yaşamakla elde edilir.
Dolayısı ile ölümü sık sık hatırlayıp, hatalarımızı gözden geçirip, varsa Allah (c.c)' ye karşı kusurlarımızdan dolayı tövbe etmeliyiz,kullarına karşı olan hatalarımız için de özür dilemeliyiz.Aksi halde ölüm halinde ve ölümden sonra çok sıkıntı içinde oluruz. Ölüm anını kast ederek şair bizlere şöyle bir hatırlatma yapıyor.
O demdedir ki perdeler kalkar perdeler iner
Azrail’e hoş geldin, diyebilmekte hüner
N.F.Kısakürek
Ölüm anında Azrail’e hoş geldin diyebilmek kolay bir şey midir? Kaçımız bu olgunluk içerisindeyiz? Ömrünü Allah (c.c) ve Rasülünü'nün (a.s) ölçülerine göre yaşayan , Allah'a (c.c) kulluk ve insanlara dostluk görevlerini eksiksiz yerine getirebilenler, böyle bir olgunluk içerisinde olabilirler.Her şeylere gücü yeten Mevla’mız bizleri de, Azrail’e hoş geldin diyebilecek olgunluğa eriştirdiği kullarından eylesin.
Söz ölümden açılmışken bir yıl önce (10 Ocak 2011) ebedi âleme uğurladığımız babam Lütfi KILINÇ'ı da anmadan geçemeyeceğim. Rahmetli babam toplumumuzda bulunan arif insanlarımızdan biri idi. Çevremizde birçok okul ve caminin yapımında ustalık yapmış ve şeker hastalığının pençesinde yaralanıncaya kadar da Beylice Köyümüzde bulunan Kur'an Kursunun Yaptırılması ve yaşatılması için kurulan derneğin başkanlığını ve inşaat ustalığını yapmıştır. Kursumuzda yüzlerce hatta binlerce evladımız dinini diyanetini öğrenmiştir. Birer Fatiha ile anabilirsek ruhunu sevindirmiş oluruz. Cümlemize sağlıklı ömürler dileği ile.
-------------------------------------------
1)Kur'an-ı Kerim Al-i İmran Süresi Ayet 185
2)Prof.Dr.İ.Hakkı ÜNAL , 40 Haddis 4o Yorum, D.İ.B. yayınları
3)Kur'an-ı Kerim Mülk Süresi Ayet 2
4)İmam-ı Gazali, İhya,4.c. s.807
5)İmam-ı gazaali, İhya,1.c. s.775
False