Hasta halimde beni yoklamasını istediğim çok sevdiğim ve üstadım
Kozan’ın Karanebili Köyünden Muhsin Hoca’ya yazdığım bir mektup
Kardaş ziyarete gelmek istersen
Sekiz arşın bez almadan gelme ha
İçinde Yasini Şerif yazılı
Otuz üç kat cüz almadan gelme ha
Emanet vücudum bense naçizim
Kaderimden doğdum bittim tacizim
İşlerim karışık bence acizim
Mülhem sırrı sen çözmeden gelme ha
Buz gibi su yerde içeğim tastan
Mevla’m esirgesin kederden yastan
Başka ne beklenir sevgili dosttan
Çorba pişti tuz almadan gelme ha
Bembeyaz sakalım nurdandır yüzün
Binboğa balından tatlıdır sözün
Gözün dumanlanmış yorulmuş dizin
Bin atına hız vermeden gelme ha
Tırmandım yokuşu yolun inişte
Ne anladm bu faniye gelişte
Benim için Azrail’le konuşta
İncitmesin söz almadan gelme ha
Gel ölmeden mezarımız deşelim
Bu hayalle bilmem nasıl yaşarım
Kader buya belki morga düşerim
Üç beş kalıp buz almadan gelme ha
Elinde eldiven lif var bilirim
Firdevs’i alada seni bulurum
Eğer az sanırsan daha veririm
Yuma hakkı yüzden fazla alma ha
Selahittin derki bu duyanlar
Yaka paça libasımı soyarlar
Belki bir karanlık yere koyarlar
Dolu fener kaz almadan gelme ha
Dostlar bizi hatırlasın
12.12.1996
Selahittin Okutan
Halk Şairi
False