
Bozuk
Gel elleme beni burda yatayım.
Fikir bozuk, kafa “bozuk hal bozuk.
Poyraz alıp lodosumu satayım
Hava bozuk,iklim bozuk yel bozuk
Karıştırdım kalbim ile kafayı
Bide gördüm şevki ile sefayı
Hep banamı yüklemişler cefayı
Fren bozuk, depreş bozuk pil bozuk.
Hiçbir kimse birbirine bakmıyor.
Konu komşu hatır gönül gütmüyor.
Çaylar bile doğru dürüst akmıyor.
Yatak bozuk, meyil bozuk sel bozuk.
Bu gidişle bilmem nasıl olacak.
Herkes ettiğini mutlak bulacak.
Kitabın dediği günler gelecek.
Asır bozuk, zaman bozuk kul bozuk.
Vazgeçer mi gördüğüne ahşan
Ağlar oldu şakrak şakrak gülüşen.
Odasının içi perme perişan.
Halı bozuk, kilim bozuk Çul bozuk.
Zaman bir kararda durup durur mu?
Ağma köre gözlük’ taksan görür mü?
Denk bütçe yapmamız mümkün olur mu?
Gelir bozuk, gider bozuk mal bozuk.
Söylenen sözlerden usanıp bıktım.
Rotu bozuk gibi çığırdan çıktım
Temizlenmek için ben beni yaktım.
Beri bozuk, kemik bozuk Kül bozuk.
Evet, elimizde bir iman vardı
Onunda hırsızı durmadan çaldı.
Hile karışmadık neyimiz kaldı.
Kovan bozuk, Petek bozuk bal bozuk.
Selahittin derki sözlerim haktır.
Dinlesen alemi kaygısız yoktur.
Her şeyin aslından salıtesi çoktur,
Döviz bozuk, para bozuk pul bozuk.
Selahittin Okutan
Halk Şairi
False