10. Bölüm – Doğduğu geceki olaylar

10. Bölüm – Doğduğu geceki olaylar

Kainatın Efendisi

Resûl-i ekrem efendimiz, doğmadan önce ve doğduğu sırada; O’nun dünyayı teşrif etmesine alâmet olarak bir çok hadiseler meydana gelmiştir:

Sevgili peygamberimiz Muhammed aleyhisselamın dünyaya geldiği gece, bir yıldız doğdu. Bunu gören yahudi âlimleri, Muhammed aleyhisselamın doğduğunu anlamışlardı. Eshâb-ı kirâmdan Hassan bin Sâbit anlatır:

“Ben sekiz yaşında idim. Bir sabah vakti Yahudinin biri; “Ey Yahudiler!” diye çığlık atarak koşuyordu. Yahudiler; “Ne var, bu bağırman nedendir?” diyerek yanına toplanınca, o; “Haberiniz olsun, Ahmed’in yıldızı bu gece doğdu! Ahmed bu gece dünyaya geldi…” diye cevap verdi.

Resûl-i ekrem efendimizin doğduğu gece Kâbe’deki putların hepsi yüzüstü yere yıkıldı. Urvet-übn-ü Zübeyr bildirdi: “Kureyş’den bir cemaatin bir putu vardı. Yılda bir defa onu tavâf ederler, develer kesip şarap içerlerdi. Yine öyle bir gün, putun yanına vardıklarında, onu yüzüstü yere yıkılmış buldular. Kaldırdılar, yine kapandı. Bu hal üç defa tekrarlandı. Bunun üzerine etrafına iyice destek verip diktikleri sırada, şöyle bir ses işitildi:

“Bir kimse doğdu, yeryüzünde her yer harekete geldi. Ne kadar put varsa hepsi yıkıldı. Kralların korkudan kalbleri titredi!” Bu hadise tam Muhammed aleyhisselamın doğduğu geceye rastlıyordu.

Medâyin şehrindeki İran Kisrâsının sarayının on dört kulesi, burcu yıkıldı. O gece gürültüyle ve dehşetle uyanan Kisrâ ve halkı; yine kendilerinden bazı ileri gelenlerin gördükleri korkunç rüyâları tâbir ettirdiklerinde, bunun büyük bir şeye alâmet olduğunu anlamışlardı.

Yine o gece, mecûsî yani ateşe tapanların bin seneden beri yanmakta olan kocaman ateş yığınları âniden sönüverdi. Ateşin söndüğü tarihi kaydettiler, Kisrâ’nın sarayında burçların yıkıldığı geceye rastlıyordu.

O zaman mukaddes sayılan Sâve Gölü’nün de o gece bir anda suyu çekilip kuruyuvermişti.

Şam tarafında bin yıldan beri suyu akmayan ve kurumuş olan Semâve Nehri vâdisi yine o gecede dolup taşarak akmaya başladı.

Muhammed aleyhisselamın doğduğu geceden itibaren, şeytan ve cinler artık Kureyş kâhinlerine hadiselerden haber veremez oldu. Kehânet sona erdi…

Daha nice olağanüstü haller…

Peygamber efendimizin doğduğu geceye Mevlid Gecesi denir. Mevlid doğum zamanı demektir. Kadir Gecesi’nden sonra en kıymetli gecedir. Bazı âlimler, Kadir gecesinden de kıymetli olduğunu bildirmişlerdir. Bu gecede sevgili Peygamberimiz doğduğu için sevinenler affolunur.

Bu gece, Peygamber efendimizin doğduğu sırada görülen halleri, mucizeleri okumak, dinlemek,öğrenmek çok sevabdır. Sevgili Peygamberimiz kendi de anlatırdı. Eshâb-ı kirâm da bu gece bir yere toplanırlar, o günü yâd ederler, okurlar ve anlatırlardı.

Dünyanın her tarafındaki müslümanlar, her sene bu geceyi Mevlid Kandili olarak kutlamaktadır. Her yerde Mevlid kasideleri okunarak, Kâinâtın sultânı hatırlanılmaktadır. Her peygamberin ümmeti, kendi peygamberinin doğum gününü bayram yapmıştır. Bu gün de, müslümanların bayramı olup, neş’e ve sevinç günüdür.

Çünkü, O doğmuştu… Allahın sevgilisi, kainatın efendisi, âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamber… Bütün yaratılmışların ve yaratılacakların vücuda gelişinden murad olan dünyaya geldi…

Sene milâdi 571. Nisan ayının yirminci günü. Pazartesi sabaha karşı. Hicri Rebiülevvel ayının 12. günü, Mekke ufukları ağarırken…

Yarın: Süt anne Halime Hatun

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın