15’ler bir zorunluluktu…

15’ler bir zorunluluktu…

İnanması oldukça güç…

Sorun…

CHP’den ayrılarak, İYİ Partiye grup kurmak için katılan milletvekilleri!

Ahlaksızlık yapmışlardır!

Siyaseti kirletmişlerdir!

Tarih önünde hesap vereceklerdir!

Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine hayınlıktır!

Siyasi çürümedir!

İktidar yanlısı ‘ittifakın’ gerek politikacıları, gerekse köşe yazarları, akademisyenleri ‘bir’ ağızdan 15’leri, 15’leri övenleri, 15’lere katkı sağlayanları, 15’lerin oluşmasında emeği geçenleri yerden yere vuruyorlar!

Onlar vurdukça 15’lerin yanındakiler büyüyor!



***

Ülkemizde politikanın temiz, dürüst, ahlaklı yapıldığını söyleyen kim?

İktidar mı?

İktidarın ortağı mı?

Son bir aydır söylenenlerle, üç-beş gündür söylenenleri yan yana getirdiğimizde, iktidarın nasıl bir politika yürüttüğünü görürüz!

‘Kaseti başa almak’ deyimini yalnız ‘şarkı’ dinlemek ya da film izlemek için söylenmiş bir ‘söz’ olarak düşünmemek gerek!

Zaman zaman siyasileri değerlendirirken de ‘kaseti başa almak’ deyimi yerini bulur!

Açın bakın;

İktidar erken seçim için ne demişti,

İktidar ekonomi için ne demişti,

İktidar taşeron işçi konusunda ne demişti,

İktidar İYİ Parti için ne demişti?

Bu soruların yanıtını bulmadan, iktidardan gelen ‘suçlayıcı’ demeçleri değerlendirmek, iktidar için karar vermek, iktidarın inandırıcılığını tartmak olanaksız!

‘Kaseti başa almak’ deyimi muhalefet için de geçerli; üç-beş aydır ne dediler, ne konuştular, ne yaptılar?

‘Abidik-gubidik’ sözlerinden bu güne değin…

Şu an konuşulması gereken politikanın ‘temiz, dürüst, ahlaklı’ olduğu değil; buralara nasıl gelindiğidir!

***

İYİ Parti’ye oy verecek biri değilim…

Ancak baştan bu yana İYİ Parti üzerine oynan oyunları düşündüğümüzde…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SEN DÖNÜNCEYE KADAR!

Salon verilmemişti,

Toplantı salonlarının elektriği kesilmişti

Hepsini bir yana bıraksak, ya da beş gün öncesine değin olanları unutsak bile…

En erken yapılacak bir seçime katılamaması için, cumhurbaşkanı adayı olabilmesinde gerekli olan yüzbin imza koşuluna ‘tuzaklar’ düzenlenebilmesi için; erken seçim tarihinin 24 Haziran olarak belirlendiğini bilmeyen yok!

15’ler ortaya çıkana dek iktidar milletvekillerinden, gerekse seçim kurulundan gelen ‘iç açıcı’ olmayan bilgiler unutulmasın…

Başka bir seçime, diyen de vardı…

Oturup konuşacağız, diyen de vardı…

Daha kaç aylık parti ki, diyen de…

Seçim iki ay sonra, il-ilçe örgüt yapılanmasını tamamlamış bir partinin ‘erken seçim’ kararı için ayak sürüyen sürüyene…

Ne ‘adil’, ne ‘ahlaklı’, ne ‘temiz’ siyaset…



***

15’ler bir zorunluluktu.

Bu zorunluluğu yaşatan da iktidar!

İktidar tüm olanları seçmenin ‘gördüğünü’ biliyor; tedirginliği de ondan!

NOT

24 Haziran Erken Seçim’i öncesinde gerek bölgemizde, gerek ülkemizde onlarca konuşulacak, duruş sergileyecek konu varken…

Adana’ya gelen CHP Parti Meclisi Üyesi Gökhan Günaydın ‘duyulanları’ yinelemekten başka bir şey konuşmadığı bir basın toplantı düzenliyor…

Bülten önümde…

Bülteni okurken, ‘bunun için mi’ demekten duramıyorum…

Ne Adana var…

Ne Adana’daki esnaf, çiftçi, işsizlik, emekli var…

Ancak ‘önseçim yapmaya zaman yok’ demeye yer var!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın