DOLAR 18,5561 0.25%
EURO 18,1602 -0.02%
ALTIN 995,230,76
BITCOIN 3625700,62%
Adana
27°

AÇIK

16:18

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

2023 için verilen, ama “tutmayan” sözler…
81 okunma

2023 için verilen, ama “tutmayan” sözler…

ABONE OL
03 Eylül 2022 19:50
2023 için verilen, ama “tutmayan” sözler…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

OKTAY EROL

“İktidar”, 2023 için yurttaşa sözler verirken bir de “taarruza hazır mısınız” diye sordu!

“Taarruz”, Arapça bir sözcük. “Saldırı” anlamına geliyor!

“Taarruz” sözcüğü, “büyük taarruz” deyimi olarak sıkça kullanılıyor ulusal coşkulu günlerde. Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun, Ege’de egemenliğini sürdüren Yunan güçlerine karşı başlattığı saldırı olarak tanımlanıyor!

Türkiye sınırları içerisinde her hangi bir bölgenin, ya da düşüncenin, ya da siyasi görüşün birbirine karşı “çabası” olmaktan öte bir anlam taşıyor!

“Taarruz”, kendini benimsetmek, iyi yönetileceklerini anlatmak değildir; daha çok “zapt edilmiş” sayılan bölgenin “saldırı” ile temizlenmesi eylemidir!

Bu ülkenin kurtuluşunda emeği geçenlerin torunları “farklı” düşünceler taşımış olması bile birbirine “taarruz” düzenleyecek denli “düşmanlaşması” ne düşünülebilir, ne de öyle bir olgu denenebilir!

Biz “taarruza” değil, “iktidarın” 2023 için verdiği sözlere bakalım…

***

2023 sonrası için verilen sözlerin benzeri daha öncede “bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz” diyerek verilmişti!

O sözlerden bir kaçını anımsamak ister misiniz?

Enflasyon tek haneye düşecekti,

Dışsatımda ileri/ yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 20’ye çıkacaktı,

İnşaat malzemeleri dışsatımında 100 milyar dolarla dünyada ilk üç arasına girilecekti,

Turizm gelirleri 46 milyon turist ile 50 milyar dolar olacaktı,

Hazır giyim sektöründe 60 milyar dolarlık dışsatım sağlanacaktı,

İşsizlik oranı yüzde 5’lere indirilecekti,

Kayıtdışı istihdam engellenecekti, ilk etapta yüzde 15’e çekilecekti,

Otomotiv sektöründe 5 milyon araç üretilecek, 125 milyar dolarlık dışsatım gerçekleşecekti,

Seçim barajı sıfırlanacaktı,

Hafif suçlarda tutuklama “istisna” olacaktı,

Avrupa Birliği düşüncesinden şaşılmayacaktı,

Kadına, sağlık çalışanlarına şiddet son bulacaktı,

İlk yerli savaş uçağı ile ilk yerli otomobil yaşama geçirilecekti,

Sosyal Güvenlik açığı GSYİH’nin yüzde 1’ine düşürülecekti,

Yoksulluk sınırı altındaki nüfus azaltılacaktı…

AKP’nin, 2011 yılı Haziran ayında Cumhuriyet’in 100. yılı olan 2023 dek yapacakları bunlarla da bitmiyor; dahası da var!

Şimdi, “2023’de verilecek yetkiyle” yapılacakları sıralamasının anlamı var mı?

***

Enflasyonu, turizmi, seçim barajını, AB’yi bir yana bırakalım!

“Tanımadığım/ bilmediğim bir kente vardığımda önce orada yaşayanların gözlerine, ardından adımlarına bakarım” demiştim; benim için geçerli bir etmen!

2011 yılında “uçurulacağının” sözünü veren “iktidar”, geçen onbir yılda ülkede yaşayan yurttaşların yüzlerini ne denli güldürebildi, adımlarını ne denli anlamlandırabildi!

Başka bir deyişle “hayallerin gerçekleşmesinde engel olan duvarlar” kaldırıldı mı; yoksulluk azaldı mı?

Bugün, 2023 için “iktidar” adına söz verenlerin biri de çıksın “yaptıklarımız, yapacaklarımızın güvencesidir” desin!

İnsanaşkına; var mı bu güvenceyi verebilecek biri?

***

Dün, yazıyı bir konuşmadan şu sözlerle bitirmiştim:

“Geçen yıl aldıklarınızı alabiliyor musunuz ona bakın siz! Daha çoğunu alıyorsanız durumunuzda iyileşme var, yerinde sayıyorsa değişmemiş, ama alamıyorsanız/ sizi kapılarında tutu alanlar boy atıyorsa gözden çıkarılmışsınız demektir!”

Onbir yıl önceki alım gücünüzü düşünün, aynı “emeğinizin karşılığında” bugünü düşünün…

2022 yılının ilk sabahını anımsadınız mı: zam yağmuruyla uyanmış, birçokları bu “düş mü” diye sormuştu!

Hava soğuktu, ya elektrikli sobayla ısınıyor kentler, ya da doğalgazla… Her ikisine birden gelen “zamlar” karşısında, geçimini zor sağlayan yurttaş ne yapacağını şaşırdığı anda “iktidardan” muslukları kısmaları, fazla lamba yakmamaları konusunda uyarılmıştı yurttaş!

Ardından haziran ayında yeniden elektrik/ doğalgaz “zam” fırtınası ile karşılaşmıştı yurttaş…

Şimdi de bu sabah yaşandı aynı “zam” fırtınası!

Yurttaş, çocukları için okul hazırlığı yapacak, ya da yaklaşan kış ayları için odun/ kömür/ doğalgaz harcamaları için düzenlemeler yapacak!

Konutlarda kullanılan doğalgaz ile elektriğe yüzde yirmi,  sanayide yüzde elli zam gelirken; yurdun tüm emekçilerinin ekmeği/ aşı bir o denli küçüldü!

Yurttaş açlıkla/ darlıkla/ yoklukla sınanırken neyin “taarruzu” insanaşkına…


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.