Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

40. Bölüm – “Kendilerine yumuşak davran!”

40. Bölüm – “Kendilerine yumuşak davran!”

Kainatın Efendisi

Müslüman olduktan sonraki gelişmeleri şöyle anlatır Tufeyl bin Amr hazretleri:

Karanlık bir gecede, kavmimin oturduğu su başına bakan tepeye vardığım zaman, Resulullahın duası sebebiyle alnımda kandil gibi bir nur peyda oldu ve ışık vermeye başladı.

O zaman; “Ey Allah’ım! Bu nuru alnımdan başka bir yere naklet! Devs kabilesinin cahilleri görüp de, dininden döndüğü için, Alah, onun alnında ilahi bir ceza olarak bunu çıkardı sanmasınlar!”diye dua ettim.

O nur, hemen elimdeki kamçının ucuna gelip kandil gibi asıldı. Kabilemin yanına yaklaşıp da, yokuştan aşağıya inmeye başladığım sırada, orada bulunanlar, elimdeki kamçının başında kandil gibi parlayan nuru birbirlerine gösteriyorlardı. Bu vaziyette yokuştan aşağıya inip evime geldim. Yanıma ilk önce babam gelip, beni bu halde gördü. Bana olan sevgisinden boynuma sarıldı. Babam çok yaşlıydı. Ona dedim ki: Ey babacığım! Eğer evvelki halin üzere kalırsan, ne ben sendenim, ne de sen bendensin!

– Sebebi ne ey oğlum!

– Ben artık Muhammed aleyhisselamın dinine girip Müslüman oldum.

– Oğlum, ben de senin girdiğin dine girdim. Senin dinin benim de dinim olsun!

Kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. Bundan sonra İslam dininden bildiğimi ona öğrettim. Sonra, yıkanıp temiz elbiseler giydi. Daha sonra yanıma hanımım geldi. Ona da aynı şeyleri söyledim. O da kabul edip Müslüman oldu.

Sabah olunca, Devs kabilesinin içine çıktım. Bütün Devslilere İslamiyeti anlattım. Onları da davet ettim. Fakat kabullenmede ağır davrandılar. Hatta çok zaman muhalefet ettiler. Günah ve kötülük olan işlerinden el çekmediler. Daha da ileri gidip göz kaş hareketleri yaparak benimle alay ettiler; faiz ve kumara düşkünlüklerinden sözlerimi dinlemediler. İslamiyete uymaktan kaçındılar. Allaha ve Peygamberine asi oldular.

Bir müddet sonra Mekke’ye gelip, kavmimin durumunu Resulullaha arz ettim:

– Ya Resulallah! Devs kabilesi, Allahü teâlâya asi oldular. İslam’a girmeleri için yaptığım daveti kabul etmediler. Onlar için dua buyurun!

Peygamber efendimiz, ellerini açıp kıbleye dönerek; “Ya Rabbi! Devs halkına doğru yolu göster, onları İslam dinine getir!” diye dua ettiler. Bana da;

Kavmine dön! Onları güler yüzle ve tatlı dille İslamiyete davet etmeye devam et! Kendilerine yumuşak davran! buyurdular. Hemen memleketime geldim. Devs halkını İslama davetten hiç boş kalmadım…

Dar-ül Erkam’a gidip Müslüman olanlardan biri de Mus’ab bin Umeyr’dir. Bunu duyan anne ve babası, ona da işkence etmeye başladılar. Dininden döndürmek için, evlerindeki mahzene hapsedip, günlerce aç ve susuz bıraktılar.

Her türlü sıkıntıya dini için katlanan Mus’ab bin Umeyr, bir gün Resulullah efendimizin huzuruna gitti. Onun bu gelişini hazret-i Ali şöyle anlatır:

-Resulullah ile oturuyorduk. Bu sırada Mus’ab bin Umeyr geldi. Üzerinde, yamalı bir elbisesi vardı ve acınacak halde idi. Resulullah, onun bu halini görünce, mübarek gözleri yaşla doldu. Mus’ab’ın çektiği bu işkence ve fakirliğe rağmen dininden dönmemesi üzerine;

“Kalbini, Allahü teâlânın nurlandırdığı şu kimseye bakın. Anne ve babası onu, en iyi yiyecek ve içeceklerle besliyorlardı. Bunları terk etti. Allahü teâlâ ve Resulünün sevgisi, onu gördüğünüz hale getirdi” buyurdu.

İşte, her türlü akıl almaz eziyete, zulme rağmen imanlarından taviz vermedi bu ilk müslümanlar…

Yarın: Ne diyeceklerini şaşırdılar!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN