HAYIRLI BAYRAMLAR
Okurlarımızın Ramazan Bayramlarını kutluyor, hayırlara vesile olmasını diliyoruz...

5816 Fikiri Değil Küfürü Yasaklıyor

5816 Fikiri Değil Küfürü Yasaklıyor

İnsanların ileriye sağlıklı bakabilmeleri için geçmişten haberdar olmaları gerekir. Geçmişten haberdar etmek te tarihçilerin görevidir. Denecektir ki, devletin koyduğu bazı kısıtlamalar var, geçmişteki her olay istenildiği gibi günümüzde konuşulamıyor. Mesela Tarihçi Mustafa Armağan öyle söylüyor. Armağan, Cumhuriyet’in ilk yıllarında adını duyuran Çerkez Ethem’in hatırat belgelerini bulmuş; yayınladığında başına geleceklerden çekiniyor. Bkz: http://www.haber7.com/televizyon/haber/1281793-armagan-ataturku-koruma-kanunu-kaldirilsin

Geçmişteki olayları tarih bilgisi olarak topluma aktarmayı kısıtlayan geçmişteki yönetimler idi. Mustafa Armağan’ın aralarında bulunduğu tarihçiler, gazeteciler, ve yazarlar, o yönetimleri yerden yere vurdular. Nefret edilesi biçimde dindar vatandaşların zihnine yerleştirdiler.

Milletin çoğunluğu, Mustafa Armağan gibilerin telkinleriyle, o yönetimlerin devamı olacak kişileri değil, kendilerinin benimsediği kişileri iktidara getirdi. Peki neyin endişesini taşıyor Tarihçi Mustafa Armağan?

Kötüdür diye belledikleri Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerine iktidara gelen, geldiği için de büyük coşkuyla kutlanan Demokrat Parti yönetimi, 31 Temmuz 1951 yılında 5816 Sayılı Kanun’u çıkarmış. Bu kanuna”Atatürk’ü Koruma Kanunu” adı verilmiş. Mustafa Armağan, Demokrat Parti’nin çıkardığı bu kanun ile, Çerkez Ethem belgelerini açıkladığında ceza alacağınışünüyor. Bence yanlışşünüyor. Millet hafızasına ‘iyi’ olarak yerleştirilen DP’yi, bu açıklamasıyla, tarih ve fikir düşmanı olarak belirtmiş oluyor.

Bugün iktidarda, Recep Tayyip Erdoğan’nın on bir yıl başkanı olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi var. Bu parti de, Demokrat Parti’nin yolunda gösterdi kendini. Milletin çoğunluğunun oyunu bu şekilde aldı. On bir yıl ülke kaderine hükmeden bu parti, 5816 Sayılı Kanun’un kaldırılmasınışünmedi. ”Fikir özgürlüğü taraftarı da biziz, yaşam özgürlüğü taraftarı da biziz” dediği halde düşünmedi. Hiç kimse de Tayyip Erdoğan iktidarına ‘kaldırın bu kanunu, araştırmalarımızı engeller’ demedi. Ama ben, ‘Haliç’teki Simonlar’ kitabını yazdığı için, -Tayyip Erdoğan iktidarında- yazarının Silivri’ye gönderildiğini duydum.

Çerkez Ethem’in hatıratı ile, tarihi bazı gerçekler millete sunulacaksa, 5816 Sayılı Kanun, buna engel olmaz. Olur diyen, Türkiye’yi fikir özgürlüğüne kavuşturduğu iddia edilen AKP’yi yalancı etmiş olur.

Mustafa Armağan, hazırladığı Çerkez Ethem Hatıratından örnek veriyor: ”Çerkez Ethem’in kendi ağzından Mustafa Kemal’e, İsmert İnönü’ye, Fevzi Çakmak’a müthiş eleştirileri var”. İyi. Bunun 5816 Sayılı Kanunla ne ilgisi var? Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk, İnönü ve Çakmak’tan sonra anarşi ve terör belasına maruz kalmışsa, bu maruziyet uzun yıllar sürmüşse, bu üç yöneticinin bir yerde yanlış yaptığı akla gelebilir. Bunun birilerinin hatıratıyla deşifre edilmesine 5816 Sayılı Kanun engel olmaz.

Mustafa Armağan ve benzerlerinin korktuğu 5816 Sayılı Kanun neyi vazediyor?

Atatürk’e hakaret etmenin ve O’na sövmenin suç olduğunu vazediyor. Bakalım:

Madde 1: ”Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıile cezalandırılır”.

Edepli fikir ehli, böyle bir şeye tevessül etmeyeceği gibi, hatıratta Çerkez Ethem’in böyle sözleri varsa bile, yayınlamaz. Edebini Kur’an’dan alanlar için bu böyle.

Kanun maddesinin devamı: ”Atatürk’ü temsil eden heykel, büst, ve abideleri veyahut Atatürk’ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan, veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir”. ( Bkz:http://mevzuat.meb.gov.tr/html/7872_5816.html ) Neymiş?.. Atatürkü temsil eden yapıtlara karşı kırma, bozma, kirtletme hareketi olmamalı imiş. Atatürk’ün en büyük hatırası 1924 Anayasası, 1960 yılında kirletilmeden, kırılmadan ve bozulmadan ortadan kaldırıldı. Buradan bir anlam çıkaramaz mı Mustafa Armağan?

Mustafa Armağan’ın Çerkez Ethem Hatıratı, bu hareketleri yaptıracak tavsiyeleri içermiyordur umarım. Böyle tavsiye içermiyorsa, tarihi bir gerçeği aydınlatıyorsa, kitabı hazırlayan da kitabı yayınlayan da bu kanun kapsamına girmez.

Ama öyle anlaşılıyor denirse… O zaman söyleyin millete, öyle anlayanlara ‘höt’ edebilen politikacıları bulup iktidara getirsin. Ülkemize kanun metinlerini doğru anlayabilen ve anlatabilen adamlar gerek.

İbrahim Faik Bayav

(29.01.2015 14:48)

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın