72. Bölüm – “Rabbim hidayet versin!.. “

72. Bölüm – “Rabbim hidayet versin!.. “

Kainatın Efendisi

Müşriklerin, müslümanlara uyguladıkları üç senelik ablukanın sona ermesinden sonra, Necran’dan bir grup Resulullah efendimize geldi.

Bunlar yirmi kadar olup, Habeşistan’a hicret den Eshab-ı kiramdan İslamiyet’i işitmişler; İslamiyet’i öğrenmek ve Peygamber efendimizi görmek saadetine kavuşmak için Mekke’ye gelmişlerdi.

Kâbe-i muazzamanın yanında Resulullah efendimizle görüştüler. Pek çok sualler sorarak, arzu ettiklerinden daha güzel ve daha mükemmel cevaplar aldılar. Kureyşli müşrikler de etraftan onları seyrediyordu.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz, onlara Kur’ân-ı kerimden bazı âyet-i kerimeler okudu. Bundan pek fazla etkilendiler ve gözyaşlarını tutamayarak, ağladılar.

Sonra da Efendimizin daveti üzerine son derece memnun oldular ve büyük bir sevinçle Kelime-i şehadet getirip, müslüman olmakla şereflendiler. Memleketlerine dönmek üzere izin istediklerinde, Ebu Cehil yanlarına gelip;

Sizin kadar ahmak bir kimse görmedik!.. O’nun yanında bir defa oturmakla dininizden ayrıldınız ve ne söylediyse tasdik ettiniz!.. şeklinde hakaret dolu sözler sarfetti.

Daha yeni Eshab olmakla şereflenen bu kimseler;

– Allahü teâlânın size de hidayet nasib etmesini dileriz. Bize yaptığınız bu hakaret ve cahilliği, biz size yapmayız. Gerçi biz, herhangi bir hakkınızı çiğnemiş değiliz. Fakat şunu iyi bilin ki, birkaç cahilin sözüyle; kavuştuğumuz bu büyük nimeti asla kaybetmek istemeyiz, bu hak dinden dönmeyiz, diye karşılık verdiler.

Allahü teâlâ, bu hadise üzerine gönderdiği âyet-i kerimelerde mealen buyurdu ki:

“Bundan (Kur’ân-ı kerimden) evvel, kendilerine kitap verdiğimiz nice kimseler vardır ki, onlar buna (Kur’ân-ı kerime) inanırlar. Onlara (Kur’ân-ı kerim) okunduğu zaman; “Buna inandık. Şüphe yok ki, bu, Rabbimizden (gelen) bir haktır. Gerçekten biz, bundan evvel de İslam’ı kabul etmiş kimselerdik” dediler

İşte bunlara, sabır (ve sebat) etmeleri sebebiyle mükafatları, iki defa verilecektir. Bunlar, kötülüğü iyilikle savarlar. Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (hayra) harcarlar. Bunlar, çirkin söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve; “Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Size selam olsun, biz cahilleri aramayız (dostluğunu da istemeyiz)” derler.” (Kasas suresi: 52-56)

Efendimiz müşriklerin her türlü engellemelerine rağmen İslamiyeti yaymaya, tebliğ etmeye devam ediyor… Bir hac mevsiminde, Mekke’den dışarı çıktı… Akabe mevkii yakınlarında Medinelilerden bir topluluğa rast geldi. Bunlara sordu.

– Siz kimlerdensiniz?

– Hazrec kabilesindeniz.

Sonra onlara, Kur’ân-ı kerimden ayetler okudu… Ardından da, Allahın dinine çağırdı. Yahudilerden son peygamberin geleceğini öğrenmiş olan Hazrecliler zorluk göstermeden, müslüman oldular. Peygamber efendimiz;

– Bir yıl sonra yine burada buluşalım, buyurdu. Onlar da,

– Ey Allahın Resulü bir yıl sonra burada buluşalım, dediler. Ve ruhları alev alev yanarak Kâinatın efendisinin yanından ayrıldılar… Böylece Medine’ye ilk kıvılcım atılmış oldu.

Yarın: Dağ dayanamaz, yıkılırdı

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın