93 Yıl 18 gün sonra

93 Yıl 18 gün sonra

Çocukluğum dedemin savaş anıları ile geçmişti. Dedemi kaybedeli otuz bir yıl oldu; ama,

kulaklarımdan şu sözcükler hiç gitmedi; “Medine-i Münevvere”, “Fahreddin Paşa”, “Mescid-i Nebevi”, “Taş, toprak ve insan etinden başka her şeyi yedik”, “İngilizler”, “Cııuv cııuuvvv kurşun sesleri”, “Esir kampı” vs.vs…

Fahreddin Paşa İngilizlerin teslim ol çağrısına şöyle cevap vermişti: “Bu kutsal topraklarda tek ben kalana kadar savaşacağım. En sonunda da silahımdaki son kurşunumu kafama sıkıp kanımı askerimin kanına karıştıracağım.”

Yiyecek, ilaç ve cephanenin bitmesinden sonra da teslim olmak istemeyip Mescid-i Nebevi’nin içine kaçan Fahreddin Paşa’yı kendi subayları ikna edemeyeceklerini anlayınca, onlarda silahlarını bırakıp “Biz de senin yanına geldik, teslim olmak istemiyoruz; bak silahımız da yok” diyerek kandırıp teslim almışlar.

Dedem aynen böyle anlatırdı.

Bazı sözcükleri anlamakta zorlanıyordum o yıllar. Araştırdıkça dedemin yaşadıklarını, Fahreddin

Paşa’nın ne büyük kahraman olduğunu daha iyi anlamaya çalıştım.

Birinci Dünya Savaşı bitmiş, Osmanlı İmparatorluğu Mondros Mütarekesini imzalamıştı. Arabistan yarımadasını kaybetmiştik. Ama, orada, kutsal topraklarda savaş devam ediyordu.

Fahreddin Paşa, Mondros Mütarekesinden sonra teslim olmayıp Medine’yi 72 gün daha savunan Osmanlı kumandanıdır. “Medîne müdâfii”, “Türk Kaplanı”, “Çöl Kaplanı”, “Medine Kahramanı” adlarıyla anılır.

Bulgaristan’da Rusçuk’ta doğdu, 93 Harbi’nden sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. Mekteb-i Harbiye-i Şahane (Harp Okulu)’yi ve Erkan-ı Harbiye Mektebi (Harp Akademisi)’ni bitirdikten sonra 1891’de kurmay yüzbaşı olarak Osmanlı ordusuna katıldı. Balkan Savaşında Çatalca savunmasında ve Edirne’nin geri alınışında görev aldı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  MECLİSİN RENGİ TURUNCU MU?

2.Dünya Savaşı başladığında 4. Orduya bağlı 12. Kolordu komutanı olarak Musul’da bulunuyordu. 1915’te 4. Ordu komutan vekilliğine getirildi. Bu bölgede iken hem tehcire tabi tutulan Ermeniler’i yerleştirme işiyle uğraştı, hem de Urfa, Zeytun, Musadağı ve Haçin Ermeni isyanlarını bastırdı.

1916’da 4. Ordu komutanı Cemal Paşa tarafından Medine’ye gönderildi. Fahreddin Paşa elindeki kısıtlı imkânlara rağmen aldığı tedbirler sayesinde Medine’yi 2 yıl 7 ay savundu. Herhangi bir yağma ihtimaline karşı tedbir olarak, Medine’deki 30 parça Kutsal Emaneti 2000 askerin koruması altında İstanbul’a gönderdi. Medine’nin etrafı isyancıların eline geçmeye başlayınca İstanbul’daki hükümet, Medine’nin boşaltılmasını istedi. Fahreddin Paşa ‘Peygamberin kabrinin bulunduğu Medine’deki Osmanlı Bayrağı’nı kendi elimle indiremem’ diyerek şehirden ayrılmayı kabul etmedi.

Bir süre sonra Medine’nin etrafı tamamen kuşatıldı. Osmanlı orduları kuzeye doğru geri çekilmeye başladı. . Fahreddin Paşa bütün  zor şartlara rağmen büyük bir  fedakarlıkla şehri müdafaa ediyor ve gerçek bir iman ve kahramanlık destanı yazıyordu. Ancak, savaşın genel gidişatı Osmanlı ve müttefiklerinin aleyhinde seyrediyor, Fahreddin Paşa ve askerlerinin içerisinde bulunduğu koşullar her gün biraz daha zorlaşıyordu. Bu durumun farkında olan Fahrettin Paşa maiyetindeki subay ve erleriyle birlikte bir sabah namazını Mescid-i Nebevi’de edâ ettikten sonra Peygamberimizin kabrine gelir ve mübarek huzurunda yemin eder, şeref sözü verir. “..Ya Resulullah!. son neferimize varıncaya dek şehid olmadıkça senin mübarek bedenini düşman eline teslim etmeyeceğiz..”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  AKIL TUTULMASI, ÖLÜ İNSANLAR ÜLKESİ

Fahreddin Paşa Resulullah’ın huzurunda verdiği bu sözü tutar ve Hicaz bölgesinin düşman eline geçmesine rağmen düşman Medine-i Münevvere’ye girmeye asla muvaffak olamaz.



30 Ekim 1918’de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesini imzalayarak I. Dünya Savaşından çekildi. Mütarekenin 16. maddesine göre Fahreddin Paşa’nın teslim olması gerekiyordu. Kendisine Mondros Mütarekesini tebliğ için İstanbul’dan gönderilen yüzbaşıyı hapsettirdi. Medine’ye en yakın Osmanlı birliği 1300 km uzakta olmasına rağmen Mondros Mütarekesinden sonra da teslim olmadı ve şehri savunmaya devam etti. Osmanlı devletinin teslim olmasında sonra 72 gün daha Medine’yi savunmaya devam eden Fahreddin Paşa yiyecek, ilaç ve cephanenin bitmesinden sonra kendi askerleri tarafından etkisiz hale getirildi ve şehir 13 Ocak 1919’da teslim oldu. Böylece Medine’de 400 seneden beri süren Türk hâkimiyeti sona erdi.

Dedemden 93 yıl 18 gün sonra babam Medine topraklarında umrede. Selam söyle orada yatan Mehmetçiklere. Selam olsun o yüce Peygambere.

Nur içinde yat Dede, nur içinde yatın Fahreddin Paşa ve askerleri.

Sağlıcakla kal, sağlıcakla gel baba…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın