DOLAR 16,1050 1.12%
EURO 17,2738 1.35%
ALTIN 961,851,40
BITCOIN 471048-2,31%
Adana
26°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:03

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Abdest nedir? Amacı Nedir? 
101 okunma

Abdest nedir? Amacı Nedir? 

ABONE OL
16 Kasım 2014 19:02
Abdest nedir? Amacı Nedir? 
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Abdest-Almak

Abdest kelimesi Farsça bir bileşik sözcüktür. “Âb” ve “dest” kelimelerinden olusmaktadir. Âb, “su” demektir, dest ise “el” demektir. Bilesık olarak “elsuyu” anlamina gelmektedir. Arapça’si ise güzellik ve temizlik anlaminda “vuzû”’dur. Türkler, müslümanligi Farslardan (Iranlilardan) ögrendigi için, dini terimler dilimize Farsça olarak yerlesmistir. (Yukarida “Salatin namazlasmasi” bölümünde genis bilgi verilmisti.)

Abdest âyeti Medine’de inmistir. Bu demektir ki, Mekke Dönemi’nde abdestsiz namaz kiliniyordu. Abdest o dönemde zorunlu degildi. Bu âyetten sonra abdest, namazin olmazsa olmaz rüknü oldu.

Bazi arastirmacilarin tespitlerine göre abdest ve gusüle benzer ibadet öncesi temizlik, Mekkeli müsriklerde, Yahudilikte ve Hiristiyanlikta eskiden de vardi. Yahudi ve Hiristiyanlarin ibadetleri öncesi su ve yag ile yaptiklari sembolik eylemler, onlarin dinlerinde de abdest gibi bir amelin, eskiden beri var oldugunu göstermektedir.

Abdesti farz kilan âyet:

Maide suresi âyet 6:

“Ey iman sahipleri! Namaza duracaginiz zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yikayin; baslarinizi meshedin ve topuklara kadar ayaklarinizi meshedin/ yikayin. Eger cünüp iseniz iyice temizlenin. Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmisse yahut kadinlara dokunmus da su bulamamissaniz temiz bir toprakla teyemmüm edin; yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çikarmak istemiyor. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, sükredebilesiniz.”

Dikkat!

Âyeti kerimede geçen “vemsehu biruûsıküm ve ercüleküm ilel ka’beyn= meshediniz baslarinizi ve asıklara kadar ayaklarinizi” bölümündeki “ercüleküm” kelimesi, lâmin kesriyle de fethiyle de okunmustur. Kesriyle okuyan, “ercüleküm” kelimesini hemen kendinden önceki “biruûsıküm” kelimesine atfetmis olur. Bu takdirde mânâ: “meshediniz baslarinizi ve topuklara kadar ayaklarinizi” demektir. Bu durumda ayaklari meshetmek farz olur, yikamak degil. “Ercüliküm” sekilde kiraat edenler “ercüleküm” seklinde kiraat edenlerden daha çoktur. Bu kiraat (ercüliküm), gramer kurallarina da en uygun olandir. Zira Arapça’da söz, uzak harf veya âmile degil, yakin harf veya âmile baglanir.

Bazilari “ercüleküm”’ü daha önce geçen “fagsilû” fiilinin tümleçlerine baglarlar. Bunlara göre “ercüleküm: ayaklariniz”, kendisinden hemen önceki “vemsehu: meshediniz” fiilinin tümleci degil, daha önceki “fagsilu: yikayiniz” fiilinin tümlecidir. O takdirde mânâ: “yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yikayiniz, basinizi meshediniz ve topuklara kadar ayaklarinizi yikayiniz.” seklinde olur. Aslinda Arapça gramer yönünden bu mânâ, pek tutarli degildir.

Ülkemizdeki Mushaf’ta da bu ikinci kiraat sekliyle okunup yazilmaktadir. Bunun sonucu olarak, ayaklari yikamak farz edilmektedir. Gerçi yikandigi zaman, ayni zamanda mesh de gerçeklestirilmis olur. Ama Kurrâ’nin çogunlugunun kiraati ve Arapça dilbilgisi kurallari ön planda tutuldugunda ayaklari, yikamak farz degil, meshetmek farzdir.

Suyun azligi, zaman darligi gibi durumlarda ve soguklarda Müslümanlar çekinmeden, ayaklarini meshederek abdestlerini almalidir.

Âyetin açik seçik anlamindan her namaz kilinacaginda bir abdest alinmasinin geregi anlasilmaktadir. Rasülüllah, sahabe ve din bilginlerinin ekserisi de öyle yapmistir. Bazi rivâyetlerde, Mekke’nin fethi gününde Rasülüllah efendimizin bir abdestle birden çok namaz kildigi yer almistir. Bu rivâyetler Buhari tarafindan saglam görülmemis, Camiu-s Sahih’te bu rivâyet yer almamistir. Geçmiste de bu konuyla ilgili mezhepler arasi bir çok çatismalar olmustur. Akilli, tedbirli ve uyanik Müslüman her namaz için bir abdest almalidir. Aksi görüsler, zayif delil ve zoraki yorumlarin ürünüdür. Müslüman tedbirli ve bilinçli olmalidir.

Rasülüllah Efendimizin abdest alisiyla ilgili birbirinden farkli rivâyetler mevcuttur. Bu rivâyetler, Rasülüllah’in abdesti farkli sekillerde aldigini göstermektedir Bazan uzuvlari üçer defa yikamis, bazan ikiser, bazan da birer. Içinde bulundugu sartlarin böyle yapmasinda etkili oldugu muhakkak. Belki de, abdest uzuvlarinin yikanmasinda kesin bir standart olmadigini ve dolayisiyle üçer, ikiser ve hatta birer kere yikamanin yetecegini göstermek için, farkli sekillerde abdest almistir. Suyun az oldugu, vaktin dar oldugu durumlarda farkli farkli sekillerde (uzuvlari, birer, ikiser ve üçer kez yikamak suretiyle) abdest alinabilir.

Bazi kimseler tarafindan namazdan baska, Kur’ân okumak, Kur’ân’a dokunmak, Ka’be’yi tavaf etmek ve tilavet secdesi yapmak için de abdest almak sart olarak ileri sürülmekteyse de bu görüs, saglam bir delilden yoksundur. Dinimizde abdest, sadece namaz için farz kilinmistir.

Teyemmüm:

Yukarida sundugumuz abdest âyetinde “felem tecidû mâen feteyemmemû saîden tayyiben: Su bulamamissaniz, temiz topraga teyemmüm ediniz.” cümlesinin ifadesine göre su bulunamadigi takdirde teyemmüm gerekir. Teyemmüm, temiz topraga elleri vurup önce yüze sürmek, sonra tekrar vurup her avucun içiyle karsi kolu meshetmektir.

Yaninda yalniz içmesine yetecek kadar suyu bulunan kimse, onu kullandigi takdirde kendisinin veya hayvaninin susuz kalacagindan korkarsa o suyu kullanmaz, teyemmüm eder. Suyun fâhis fiyatla satildigi yerde de teyemmüm edilir. Hastalik, düsman korkusu, soguk gibi herhangi bir sebeple suyu kullanmanin, suya ulasmanin tehlikeli oldugu veya su, gerçekten bulunmadigi takdirde teyemmüm edilir. Vaktin evvelinde su bulamayan kimse namazi vaktin sonuna dogru ertelese de olur, hemen teyemmüm edip kilsa da olur.

Abdest âyetinde Yüce Rabbimiz “Allah size güçlük çikarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek istiyor.” buyurarak abdest ve teyemmümdeki esas amaci açikliyor. Abdest âyetindeki bas ve ayaklari mesh etmek ve su bulunmadigi takdirde Teyemmüm etmek emirlerinden de anliyoruz ki abdestteki amaç dogal kirleri gidermek degildir. Zira basi ve ayaklari meshetmekle ve de teyemmüm ile maddi kirler temizlenmez.

O nedenle abdest âyetindeki esas mesaj, bu sembolik hareketlerle zihni toparlamak, husuû saglamaktir. Böylece yüce huzura maddi ve manevi kirlerden arinmis bir halde varmaktir.

Abdest, namaz ibadeti için önemli bir hazirliktir. Kisi en yüce makam olan Allah’in huzuruna çikacaktir. O’na kullugunu, duasini, yakarisini ve aczini sunacaktir. Namaz kilmak, bu yüce huzura çikis, namaz kilinan yer de bu yüce makamin, dünyadaki sembolik yeridir. (Dünyada ve uzayda, kisacasi evrenin her noktasinda, temiz olmasi kaydiyla namaz kilinabilir.) Aciz kul ile Aziz olan Allah’in sembolik bulusmasi olan bu kulluk görevi hazirliksiz, rastgele olamaz.

Abdest alirken yikanan organlar, manevi necasetten de temizlenmis sayilir. Abdest organlari yikanirken o organlarin islemis oldugu günah kirleri yikanir ve bu organlar bir daha günah kiri ile kirletilmemeye azmedilir.

Abdest manevi kirleri nasil temizler?

Kul bütün hayirli islerine “besmele” ile basladigi gibi abdeste de “besmele” ile baslar. Yapacagi ibadetin Allah için olduguna besmeleyi söyleyerek niyet eder. Suyu temizleyici ve Islam’i bir nur yapan Allah’a hamdeder. Allah’tan dünya ve ahirette açlik ve susuzlukla kendisini terbiye etmemesi için dilekte bulunur.

Abdest alis:

Ellerini yikarken:

Kul, kiyamet günü agizlara mühür vurulacagini ve ellerin kisi aleyhine sahitlik yapacagini düsünür.

Ya Sin suresi âyet 65:

“Iste o gün, agizlarini mühürleyecegiz. Buna karsin bizimle elleri konusacak, ve ayaklari da yaptiklarina taniklik edecek.”

Iyi bir müslümanin eliyle ve diliyle kimseye zarar veremeyecegini düsünüp kendisinin öyle olup olmadigini gözden geçirir. Elleriyle yapmis oldugu günahlari hatirlar. Gönülden pismanlik duyar. Onlari yikayip attigini düsünür. Kendi organlarini kendi aleyhinde sahit tutmamaya azmeder. Ve bu konuda Yüce Rabbinden yardim ister.

Agzina su verirken: (Zorunlu degil)

Kul, âhirette agizlarin mühürlenip ellerin insanin aleyhine taniklik etmesini yeniden hatirlar. Insana iki dudak verilmesinin hikmetini düsünür.

Beled suresi âyet 8, 9:

“Biz, ona göz vermedik mi,

Bir dil ve iki dudak?”

Allah’in nurunu agizlariyla söndürmek isteyenlerin ne denli büyük bir cürüm islediklerini aklina getirir ve onlara firsat vermemeye niyet eder. Sonra da agiza ve onun sahip oldugu dile görevlerini hatirlatir. Allah’tan dogru söyleyen bir dile sahip olmayi ister.

Meryem suresi âyet 50:

“Onlara rahmetimizden bagista bulunduk ve onlari, gerçegin yüce bir dili yaptik.”

Burnuna su alirken: (Zorunlu degil)

Cehennem kokularindan Allah’a siginir. Cennet nimetlerinin güzel kokularinin koklatilmasi istegini Yüce Rabbine iletir.

Yüzünü yikarken:

Ali Imran suresi âyet 106.

“O gün kimi yüzler agaracak, kimileri de kararacaktir. Yüzleri kararanlara söyle denecektir: “Siz inandiktan sonra yeniden inkarciliga mi döndünüz? Öyleyse, inkarinizdan dolayi tadin cezayi!”

Abese suresi âyet 40, 41:

“Yine, o gün, yüzler olacak, topraga bulanmis,

tozla kaplanmis.”

Gasiye suresi âyet 8, 9:

“O gün, yüzler olacak, sevinçli,

yaptiklarindan hosnut.”

En’âm suresi âyet 79:

“Içtenlikle, evet, yüzümü, gökleri ve yeri Yaratan’a çevirdim. Ve ortak kosanlardan degilim.”

Kul, Kur’ân’daki bu mesajlarini aldigini ve kendi yüzünün kararmamasi ve tozlanmamasi; daima, yüzünün ak ve nurlu olmasi için Allah’a yalvarir.

Sag kolunu yikarken:

Asagidaki âyetleri hatirlar ve âhirette kitabi sagindan ve önünden verilecek kimseleri düsünür.

Insıkak suresi âyet 7-9:

“Sonra, amel defteri sag eline verilecek kimseye gelince,

o zaman, kolay bir hesapla hesaba çekilecek,

ve evine sevinçle dönecek.”

Vakia suresi âyet 90, 91:

“Ve eger sagin adamlarindan ise,

o zaman “Selam sana, sagin adamlarindan olan!” ”

Ve “Ya Rabbî! Kitabimi sagimdan ver ve hesabimi kolay eyle!” diye niyazda bulunur.

Sol kolunu yikarken:

Bu asamada da asagidaki âyetleri hatirlar.

Insıkak suresi âyet 10-13:

“Ve amel defteri, kendisine arkasindan verilecek kimseye gelince,

o zaman o, yok olmayi dileyecek, ve Sair-cehenneme düsecek!

Evet, o, dünyada, ailesi arasinda zevk içindeydi,”

Vakia suresi âyet 41-49:

“Solun adamlari, kimdir o solun adamlari?

Onlar, öldürücü bir sicak esinti ve kaynar su içindedirler,

Ve sicak bir dumanin gölgesinde,serinligi ve hoslugu olmayan….

Onlar bundan önce, konfor içinde bulunuyorlardi.

Ve büyük günahta direnir dururlardi.

Ve söyle derlerdi: “Ne! Öldügümüzde ve toprak ve kemik yigini oldugumuzda mi? Ne! Yeniden dirilecek miyiz?

“En önceki atalarimiz mi?…

De ki: “Evet, öncekiler de sonrakiler de,

Belli bir Gün’ün belirli bir zamaninda toplanacaklar.” ”

Kul kitabi sol ve arka taraftan verilecek kimseleri aklina getirir ve ürperir. Sonra da “Ya Rabbî! Kitabimin solumdan ve arkamdan verilmesinden sana siginirim” diyerek dua eder.

Basini mesh ederken:

Su âyetler onu ürpertir.

Secde suresi âyet 12:

“Rabb’lerinin huzurunda, baslarini öne egmis olarak, “Rabb’imiz! Gördük ve duyduk; öyleyse, bizi geri gönder ki, iyi is yapalim; evet, kesin inaniyoruz!” derlerken, suçlulari bir görseydin!”

Bu sirada da Allah’tan bagislanma ve bereket diler. Kiyamet günü Rabbinin huzurunda utançtan baslarini yere egmis ve “Ya Rabbî! Simdi gördük ve isittik ki ahiret hayati hakmis. Bizi tekrar dünyaya gönder sana kulluk yapalim” diyen suçlulardan olmamaya karar verir.

Ayaklarini yikarken:

Su âyeti hatirlar.

Rahman suresi âyet 41:

“Suçlular yüzlerinden taninacaklar. O halde alinlarindan ve ayaklarindan yakalanacaklar.”

Günahkârlarin mahser gününde alinlarindan ve topuklarindan yakalanacak olmalari, onu akilli olmaya sevk eder. Onlardan olmaktan Allah’a siginir. Ve “Ey Allahim! Bütün ayaklarin kaydigi kiyamet gününde ayaklarimi saglam eyle!”, “Ya Rabbî! Çalismamin karsiligini ver, günahlarimi bagisla, bana bosa gitmeyecek bir ticaret nasip eyle!”der.

Abdestini bitirince:

“Ya Rabbî! Senin huzuruna geliyorum. Huzuruna durup sana yalvaracagim. Ellerimle, kullarimla, basimdaki tüm organlarimla, aklimla, ayaklarimla sana karsi yapmis oldugum tüm kusurlarimi, günahlarimi bagisla! Beni tevbe edenlerden ve temizlenenlerden eyle! Senin huzurunda tertemiz bir halde bulunayim!” seklinde Allah’tan istekte bulunur.

Dikkat!

Bu islemler ve istekler tamamen bilinçli olmalidir. Kul, duasini anadilinden ve gönlünden yapmalidir. Agzindan çikani kulagi duymali ve Allah’tan ne istedigini bilmelidir. Bilinçsizce yapilan istekler anlamsizdir. Hem de yerli yerine uygun düsmez. El için yapilacak dua ayak için, yüz için yapilacak dua da el için yapilabilir.

Hem hafizada iyi kalmasi hem de konunun iyi anlasilmasi için Celalettin

Rumî’nin Mesnevi’sinden bir fikraya yer veriyorum:

Taklitçi, bilinçsiz birisi tuvalet ve abdest dualarini Arapça olarak ezberlemis ve tuvalete gittiginde, tuvaletten çiktiginda ve abdest alirken aliskanlik etmis, bu dualari okurmus. Anlamlarini bilmediginden de karistiriyormus. Yani el için okunacak duayi ayak için, ayak için okunacak duayi da bas için okurmus. Yine bir keresinde sehrin camisinin tuvaletinde ihtiyacini giderip caminin sadirvaninda abdest aliyormus. Anlamlarini bilmediginden yine ifadeleri karistirmis. Agzini yikarken, tuvalette okuyacagi,(Elhamdülillahillezi ezhebe annil eza ve âfânî: benden sıkintiyi gideren ve bana afiyet veren Allah’a hamdolsun!) duasini okumus. Çevresinde bu duanin anlamini bilenler, duymuslar ve buna gülmüsler. Gülüsmeleri duyan adam, alinmis ve onlara:

_ Hayrola beyler, yoksa duayi yanlis mi okudum? demis. Onlar da:

_ Hayir, amca dua yanlis degil, delik yanlis! demisler.

Bu fikra aslinda bizim sadece abdestimiz için degil, namazimiz, orucumuz hele hele haccimiz için de çok uygun düser. Biz, basmakalip DUA OKUMAYALIM, dua edelim, bilinçli olarak isteklerde bulunalim. Kaliplasmis dualari okumak, baskasinin, içinden gelen duygularla, tamamen kendisine özgü duygu, düsünce ve arzularini yansitan bir siirini, bizim okumamiza benzer. Hem de bilmedigimiz bir dil ile. Bu gülünç olur. Biz kendi duygu ve düsüncelerimizi, arzu ve isteklerimizi kendi dilimizle, gönlümüzle dile getirelim. Yüce Rabbimizden isteyelim.

Islam’in özündeki gibi uygulanmis bir abdest ve gusul en güzel beden temizligidir. Abdest almakla insan, disari ile temas eden organlarini yikar, böylece bir çok mikrobun vücuda yerlesmesini önlemis olur. Abdest, basli basina bir maddi temizlik olmasi ve bir çok tibbi faydalar tasimasi yaninda, temelde bir manevi temizlik ve arinma vasitasidir da. Abdestin imanin yarisi oldugunu, abdest alirken yikanan uzuvlardan günahlarin döküldügünü, kiyamet gününde müslümanlarin abdestin eseriyle yüzleri, el ve ayaklari parlak oldugu halde çagrilacaklarini ifade eden hadisler vardir. Abdestin, fikih istilahinda, maddi kirliligi degil de manevi kirliligi ifade eden Hades’ten temizleme sayilmasi onun bu özelligini gösterir. Kur’ân’in ve Peygamber Efendimizin temizlik ve arinmayla ilgili emir ve tavsiyeleri yaninda, dinimizde en önemli ibadet olan ve günün belli vakitlerinde eda edilen namazin bir ön sarti olarak farz kilinan abdest, bu yönüyle, müslümanlarin her zaman maddi ve manevi temizlik içinde bulunmalarini düzenli bir biçimde saglayan bir temel ibadettir. Vucudun dis etkenlere daha açik ve dolayisiyla kirlenme ihtimali daha çok olan yerlerinin sık sık yikanmasinin temizlik ve saglik açisindan temin edecegi faydalar, izaha ihtiyaç duyurmayacak kadar çoktur. Bunlarin yaninda abdestin insan sagligi bakimindan temin edecegi diger maddi faydalarin bazilari söyle siralanabilir:

Vucut doku ve hücrelerinin iyi beslenebilmesi için kan dolasimini saglayan damarlarin tabii esnekliklerinin korunmasinda ve damar sertlikleri ile tikanmalarinin önlenmesinde abdestin rolü büyüktür. Vucutla farkli isidaki suyun deriye temas etmesiyle damarlar açilip kapanarak esneklik kazanir. Damarlarda daralma ve tikanmaya yol açan vucut dokularindaki birikmis artik maddelerin daha çok el, ayak ve yüz bölgelerinde bulundugu göz önüne alinirsa, abdest alirken, yikanmak üzere bu organlarin seçilmesindeki hikmet daha iyi anlasilir. Agiz, burun ve boynun iki yaninin su ile temasi da özellikle beyinde kan dolasiminin güçlenmesi bakimindan çok faydalidir. Bunun gibi vucudun temel korunma sistemi olan lenf dolasimini saglayan ve vucuda giren mikroplara karsi koyarak onlarla savasan beyaz kan hücrelerini (lenfosit), dokularin en ücra köselerine ulastiran lenf damarlarinin düzenli çalismasinda da abdestin büyük rolü vardir. Abdestte el ve ayaklarin yikanmasi, vucut merkezine uzak bölgelerdeki lenf damarlarinin dolasim hizini artirdigi gibi, lenf sisteminin en önemli bölgeleri olan yüz, bogaz ve burnun yikanmasi da bu sisteme önemli bir mesaj ve güç kaynagi olur. Diger taraftan, insan vucudunda bütün hücrelerin çevresinde belli bir oranda bulunan ve vucut bütününde normal durumda hissedilmeyecek derecede denge arzeden statik bir elektrik vardir. Havada dolasan elektriklenme, özellikle zamanimizda yaygin olarak kullanilan plastikten yapilmis giyim esyalari, tasit araçlari vb. seyler vucudun dis yüzünden asiri elektron artisina sebep olur. Bu durum, sinir sistemi üzerinde ciddi rahatsizliklar doguracagi gibi, deri altindaki minik kaslarin yorulmasi ve esnekligini kaybetmesi sebebiyle yüzde ve diger yerlerde kirisıkliklar ve sarkmalara da yol açar.Vucuttaki statik elektrigin fazlasini atmanin yollarindan birisi de su ile yikanmak veya topraga temas etmektir. Bu ise abdest ile teyemmümün vucudun elektrostatik dengesini korumadaki rol ve önemine isaret bakimindan yeterlidir. (Bu hususlar ile ilgili Merhum Haluk Nurbaki’nin “Kur’ân Mucizeleri” kitabindan, daha fazla bilgi alinabilir. Tavsiye ederim.)

Fiziksel ve zihinsel olarak arindiysak, buyurun Divân’a!… Buyurun Kiyam’a!… Buyurun namaza!…..

ALLÂHÜ EKBER!!!!

ÖRTÜNME

Fikih kitaplarinda namazin haricî sartlarindan (namaza baslamadan evvel yapilmasi gereken kosullardan) birisi olarak fikih terimi olarak “Setr-ü avret/Ayip sayilan organlarin örtülmesi” dir. Örtünmek Insanlarin birbirlerine karsi bir davranis kurali olmasina ragmen maalesef müslümanlar Allah için örtünür olmuslardir. Oralarini buralarini her seyi gören Allah’tan saklar bir duruma gelmislerdir. Konunun teferruatini kitabin arka bölümlerine “Örtünme” adiyla aktardik. Oradan okuyunuz. Burada kafalar dagilmasin.

Hakki Yilmaz


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.