Adam gibi yürümek istiyorum…

Adam gibi yürümek istiyorum…

Geçen yazımda bahsettiğim dileğim gerçekleşti. Şimdi belediye ekmek büfelerinden ekmek alana ve belli noktalar eliyle halkıma gazete dağıtılıyor. Bir haftadır benim evime de gazete geliyor.

Hem de beleş. Komşum Ali emminin oğlu Memet getiriyor sağ olsun.

Ne güzel! Halkım gazete okuyor artık.

Yandaş medya da olsa halkım okuyor gayri. Yandaş dedim de geçen Pazar günü gelen gazete de AKP’nin gayri resmi yayın organı mübarek. “Gayri resmi” sözcüğünü kedi bıyıklı yıllardır yuvarlanıp giden gazeteciler yanlış algılıyorlar ama, öyle işte. İnanın bu haftaki malum gazete de bizim belediyenin gayri resmi yayın organından da fanatikti.

Yağmurlu bir Pazar sabahı malum yandaş gazeteyi okudum; birde yoldaş (!) gazete okuyayım dedim ve şemsiyemi alıp çıktım.

Saimbeyli caddesi her zaman olduğu gibi topuklama sel gidiyor. Gazetecim karşı tarafta. Karşıya geçmek için İmam-Hatip sokağı hizasına kadar yürüdüm. Bu yaz ızgara yapılmıştı oraya. Ayaklarım ıslanmasın diye ızgaranın üzerinden karşıya geçtim. Biliyorum elli metre sonra geçmem mümkün değil. Gerçi biraz ileride üst geçit var ama bu yağmurda da çıkılmaz ki. Yapılan ızgaranın hükmü elli metreye kadar geçiyor. Baktım gerçekten öyle, “iyi ki geçmişim” dedim. Dedim de, Sarıca sokağına geldim bir de ne göreyim. Sokak bu sene parke döşenmişti. Üstün sokaktan berinin yağmur suyu akıntısını Saimbeyli caddesine vermişler. Caddenin suyu az geliyor ya! Parke güzel oluyor da, suyunu caddeye verince hiç de hoş değil. Parkesiz sokakların önünden çok rahat geçtim. Sel suyu yoktu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  ORHUN ABİDELERİ

Şabanata İlköğretim Okulunun güneyinden geçen, yine Üstün sokağı Saimbeyli caddesine bağlayan Menekşe sokağına geldim ki, sokak dopdolu akıyor. Sarıca sokağın yanında Deli Çay gibi mübarek. Caddenin karşısına geçsem mümkün değil. Sokak mesafesi daha kısa. Hele bir geçeyim dedim. Bu yaşta bir sekiş sektim, ceylan sekişleri vız gelir. Ama nafile, ayağıma su girdi yine de maalesef.

Bir de caddeden geçen arabalar yok mu. Sanki “hangimiz daha çok adam ıslatacağız” der gibi yarış ediyorlar bu yağmurda.

Gazeteciye girdim ki,   çın çın çınlatıyorlar kulağını sevgili belediye başkanımın!

-Bu mu Kozan’a çağ atlatan başkan?

-Kozan’ı süslemek mi belediyecilik?

-+*$%(?…)&??/!!!**…

-Bana  ışığın gereği yok, hizmet yapacaksa buna bir çare bulsun.

-Cadde ırmak gibi akıyor.



-**“<#a…$)*b(…?+&%!!!  vs.vs

Yağmur yağmazsa mesele yok; fakat, insanlar yağmurda da karşıdan karşıya geçebilmeli.

Ben de adam gibi yürümek istiyorum kaldırımda.

Her taraf parke olsa, tüm cadde ve sokaklar süslense, kaleye şelale ve teleferik de yapılsa, üniversite de açılsa, 2023 yılında bir ihtimal de olsa (Sayın milletvekilimiz Küçükaydın’ın vermiş olduğu en erken tarih bu) il olma hakkımızı da geri alsak, sağlıklı bir alt yapı olmadıkça 2060’da Kozan nasıl mı olur?

Uzaktan baktım ıldır ışık, yanına geldim kel kırışık!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın