Adaylar küskünleri önemsemek zorundalar!

Adaylar küskünleri önemsemek zorundalar!

Yerel seçim için partilerin adayları ‘sonunda’ belli oldu!

Bundan sonra ‘alanda’, en önemlisi de ‘halkta karşılık’ bulmak için verecekleri ‘performans’ …

Bu arada unutulmaması gereken iki konu var;

İlki, parti içerisindeki kırgınlıkları, küskünlükleri onarmak,

İkincisi, karşı partinin kırgınlarından, küskünlerinden yararlanmak…

Bunlar kimler mi?

AKP’de, Adana’da birinci parti olmalarına karşın dördüncü partinin adayını desteklemek zorunda kaldıklarından dolayı kırgınlık yaşayanlar,

CHP’de, aday açıklamasının gecikme sürecinde parti içerisinde oluşan gel-gitler nedeniyle, özellikle de ‘ittifak’ partisi Yeni İP’le ‘pazarlık’ adı altında partinin ‘ideolojine’ aykırı tutum sergilemeler sonucu üzülen partililer…

AKP’nin ‘iktidar’ gücüyle elinde bulunan olanaklar olduğu gibi, ‘muhalefetin’ de yurttaşın yaşadığı kriz gibi somut yaşamının gerçeği var!

Gerek büyükşehir, gerekse ilçe adaylarının ‘bu’ noktada oluşturacakları inandırıcı tutumları, seçmende ‘yer’ bulacaktır.

Gerek AKP, gerekse CHP’de ‘sandığı protesto’ olgusu da görülmezlikten gelinmemeli!

Şimdi biliyorum…

Adaylar, seçmenlerinin arasında girdikleri ‘hava’ nedeniyle, kazanmak için tüm esintinin kendilerinden yana olduğunu düşünüyor olabilir.

Öyle bir şey yok; bu seçim kimse için ‘bitmiş’ değil!

Yaşanan ekonomik krizi, kırgınları, küskünleri önemsemek zorundalar!

TELLİDER’DE BİR İÇ SOKAK…

Bir yerel çalışmadan söz edeceğim…

Yer Seyhan, Tellidere Mahallesi…

Yirmi gün önce, bir iç sokakta, kimi yerleri oyulmuş bir yolda çalışma başlatıldı.

Sokağın her iki yönünde tek katlı, çok katlı evler-apartmanlar var.

Yol önce ortadan işaretlendi, çizildi. Ardından iş makineleriyle, asfalt yolun yarısı yirmi santim kalınlığında sıyrılıp kamyonlara dolduruldu. Bu çalışma ikinci gün de sürdü.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Diyorsunuz ya; güldürüyorsunuz beni!

Olacak ya, bir gün sonra yağmur yağdı. Sıyrılan yolun yarısı suyla doldu, alan çamura döndü.

Bir-iki gün sonra yağmur durdu, sonra yeniden başladı. Sonra yeniden yağmur, yeniden kuru hava…

Onbeş gün sonra iş makineleri yeniden geldiler. Bu kez yolun diğer yarısının asfaltını sıyırdılar.

Ağır ağır yağmur yağıyordu. Evlerden, apartmanlardan işine ya da dışarı çıkanların ‘rezillikleri’ anlatılacak gibi değil! Sabah işine gitmek için sokağa çıkanların, çamura batmış ayakkabılarıyla çalıştıkları yere vardıklarındaki görünümleri acılı…

Yağmur atarken çalışma yapan ekibin başında bulunana usulca yaklaşıp, ‘bunu yaşamak zorunda mı burada yaşayanlar’ dedim. Neyi, der gibi şaşkın baktı! Biraz ileride, evinin bulunduğu bahçeden çıkan, gözleriyle basacak yer arayan, adımını attığı yerde bastığı yere gömülen, biraz önceki ayakkabısına benzerliği kalmayan adama bakışımı görmüş olmalı ki, ‘biz denileni yapıyoruz’ dedi.

Yerel seçim yaklaşıyor ya…

Yağmurda, çamurda ‘mahalleli’ çalışıyor görsün diye mi, bu yapılan; anlamak zor!

Hiç dokunulmasa, kış ayları böyle geçse, küçük çukurların bulunduğu yerlerin dışında kalan alan kullanılarak normal yaşam sürecekti de; ayakkabı boyu çamura batan yolda yürümek, eve gitmek, işe gitmek hiç kimsenin istediği-beklediği bir durum değildi!

Şimdi, iki gündür yağmur yağmıyor, çamurlu alanların suyu çekmeye başladı…

Şu an çalışmak için hiçbir engel olmadığı gibi, belediye çalışanı da yok!

Bu iç sokağın ‘ne zaman yapılacağı’ bekleniyor şimdi…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  “Her şey” iyice anlatılmış olsa…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın