ADLİ YARDIM PROSEDÜRÜ

ADLİ YARDIM PROSEDÜRÜ

EKONOMİK GÜCÜNÜZ YOK VE AVUKATA DA İHTİYACINIZ MI VAR? O HALDE HADİ GELİN BU BAŞLIĞA

Adli Yardım Müessesi Nedir? :  Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Adli Yardım Yönetmeliği  ve Avukatlık Kanunu’nda bahsi geçen konulardan biridir. ” Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde (ihtiyadi tedbir, ihtiyati haciz, tedbir nafakası.. gibi)ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. ” Kamuya yararlı dernek veya vakıflar için de bu durum geçerlidir.(HMK m.334)

”Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık (mütekabiliyet) şartına bağlıdır. ”  (HMK m.334)

Karşılıklılık ilkesi kapsamında, konuyla ilgili yabancı ülkelerde Türk vatandaşlarına olumlu veya olumsuz nasıl bir uygulama yapılıyor ise o ülkenin Türkiye’deki vatandaşlarına aynı uygulamanın yapılması esasına dayanılıyor. Bu esas üzerine kurulan ilke için kişinin kendi ülkesinin şartlarına bakmak gerekiyor. Örneğin boşanma davası için bir Türk vatandaşı Almanya’da nasıl muamele görüyorsa, Alman vatandaşı da  Türkiye’de mütekabiliyet esasına göre o tarz bir prosedür ile karşı karşıyadır.

Adli Yardımdan Nasıl Yararlanacağım? Neler Yapmam Gerekiyor?

Her baro merkezinde, baro yönetim kurulu tarafından belirlenip görevlendirilecek, yeterli sayıda avukattan oluşan bir adli yardım bürosu kurulur. Baro yönetim kurulu ayrıca, baro merkezi dışında, avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde bir avukatı, adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir. Gerektiğinde, yeteri kadar temsilci yardımcısı da görevlendirilir.

Adli yardım istemi, hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yapılır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Saffat Suresi 6 ve 7: Şeytan Kimdir? Sema'ed-dünya Neresidir?

Adli Yardım Talebinde Bulunabilmek İçin..

Adli yardım müracaat bürosuna gitmeden önce, nüfus cüzdan fotokopisi çektirmeniz ve muhtarlıklardan kanunen ücretsiz olarak temin etmeniz gereken yoksulluk (fakirlik) belgesini almanız gerekmektedir. Öncelikle yoksulluk belgesi almak isteyenlerin hiçbir şekilde bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı bulunmaması gerekiyor. Yani sigortalı, bağkurlu ve ona benzer bir sosyal güvencelerinin olmaması gerekiyor.

Ayrıca fakirlik belgesi almak isteyen kişilerin üzerine kayıtlı herhangi bir gayrimenkul yada malının da bulunmaması gerekiyor. Eğer adınıza kayıtlı bir taşınmaz mal var ise bu belgeyi almanız mümkün değil, bilginiz olsun.

Muhtarların aynı mahallede bulunan kişilerin durumlarını bilmesinden dolayı bu fakirlik belgesi kişiye zahmet çekmeden verilir. Bu belge ile de kişiler ihtiyacı olan tüm yardımları alabilirler. Adli  yardım  bürosuna gittiğinizde talebinizin  ”adli müzaharet talepli”   olduğunu mutlaka bildirin çünkü size yardımcı olacak kişiler avukat yetkilendirmesini ona göre yapacaktır. Bazen bu konuda hatalar meydana gelebiliyor. Adli müzaharet talebi gözden kaçabiliyor.  İnsanız olabilir fakat  bunu önlemek adına daha dikkatli olmak gerekiyor.

Talebiniz kabul gördüğünde sizin için yetkilendirilecek avukat muhakkak 15-20 gün içinde sizinle irtibata geçecektir.  Vekalet çıkarmanızı isteyecektir. Durumunuzun müsait olmadığını yani vekalet çıkaramayacağınızı söylerseniz o sizin için adli yardım müracaat bürosu ile irtibata geçip gerekli masrafları buradan talep edecektir. Davanızı da adli müzaharet talepli açacaktır.

Yalnız önemli bir kaç hususu açıklamam gerektiğini düşünüyorum. İlki, bahsettiğim bu yolu gerçekten maddi durumunuzun vekalet çıkarmak için bile müsait olmadığı durumlar için kullanın. Vatandaşlarımızın hak mağduriyetine uğramamaları için konulmuş olan bu faydalı müesseseyi kötüye kullanmayalım. Örneğin açılmış dava sonucunda haksız olduğunuz anlaşılırsa HMK madde 339 gereği; ”Adli yardım kararından dolayı tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması hâlinde, uygun görülürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler hâlinde ödenmesine karar verilebilir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  KARGIAGE VE ÇOKYİĞİT AİLESİNİN MUTLU GÜNÜ

”Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir

İkinci husus ise, adli yardım prosedüründen  hukuk dava ve işleriniz  için yararlanabiliriz. Ceza dava ve işler için geçen hafta bahsettiğim CMK zorunlu müdafiilik prosedürünü işleteceğiz.

Üçüncü ve son hatırlatmamı örnek üzerinden açıklayayım: Örneğin bir tazminat veya nafaka davası da olabilir, davanızı kazandığınızı düşünelim. Bu dava süresince hatta dava kesinleşinceye kadar (İSTİNAF VEYA YARGITAY aşamaları da geçtikten sonra hüküm kesinleşir. Ayrıca kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine  veya  Yargıtaya yapılır. ) avukatın görevi devam eder. Hüküm kesinleşince adli yardım da biter. Yani örneğin tazminat davasını kazandınız ve dava sonucu olarak karşı taraf tazminatınızı ödemedi diyelim bunu icraya koymak adli yardımdan gelen avukatın işi değildir. Onun işi davanızı açmak ve yürütmekti  o hüküm kesinleşti ve görevi bitti. Eğer icra işleriniz için de adli yardım almak istiyorsanız bunu sizin için görevlendirilmiş olan avukatınıza bildirin. O, ek adli yardım talebiniz için  müracaat bürosu ile görüşerek bu talebinizi karşılayacaktır.

Umarım sizler için faydalı bir paylaşım olmuştur. Daha yararlı bilgiler için lütfen yazılarımı takipte kalın,

Esen kalın…

 

Şahsıma   aysnr.atc@outlook.com  mail adresinden ulaşabilirsiniz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın