Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

Ah Şu Savaş Çığlıkları

Ah Şu Savaş Çığlıkları

Sözüm ona Berlin Duvarı yıkıldı, soğuk savaş dönemi kapandı, demir perde ülkeleri demokrasiyle buluştu ve bloklaşma son buldu… Öyle sanıyorduk; oysa nasıl da yanılıyorduk… Berlin Duvarı yıkıldı, yıkılmasına ama insan tinindeki/ruhundaki Savaş Tanrısı ARES ne yazık ki binlerce yıldır olduğu gibi, bugünlerde de tüm saldırganlığıyla ve kana susamışlığıyla dimdik ayakta Ukrayna’nın kapısını çaldı, çalıyor derken Rusya Ukrayna’dan Kırım’ı kaptı.Buna karşın Suriye’nin son yıllarda başı beladayken Ukrayna’ya kan kusturan Rusya’nın yardımıyla kefeni yırtdı.

ECEVİT’in ülkeyi Irak serüvenine sürüklemeyişinin sonucu; alavere, dalavere, Kürt Memed nöbete mi ?… Yok; Kürt Memedler’in PKK’ya katılanları dağda eşkıya, katılmayanları PKK keleşlerinin, kalleş kurşunlarıyla anacıklarının yüreğinde sızı ve o Memedçik Kürt de olsa kanı aynı kan kırmızı, şehidlik kefeniyle kara toprağın derinlerinde… Kürt Memedler’in durumu böyleyse; alavere, dalavere sonucunda ne oldu öyleyse ?… Anımsayalım yakın geçmişimizi…ECEVİT; hasta…Ölümüyle; sevenleri yasta… Ergenekon bilmecesiyle; Kemal’in Askerleri kafeste… Artık kürekleri çekmekte aheste, aheste o günün Tayyip Sadrazamı ve geri planda Gül Padişahı, en geri planda da Okyanus ötesinden Big Brother ve kuklası bir zat göndermekteydi memlekette okunacak fermanları…

One minute fiyakası yapıp, BOP diye hopladıktan sonra; eş-başkanlar işbölümü yapdı. Teori ve pratik ya da Türkçe söyleyişle kuram ve uygulama bağlamında…Dolayısıyla eş-başkanın biri (ki Big Brother diye bilineni…İşte ona; emperyalizmin ya da daha anlaşılır bir tanımlamayla USA çıkarları gereği dünyanın her neresinde olursa, olsun onun yanında ve onun adına savaşa girmek için söz verilirse, sadrazamlık, padişahlık mertebesine ve hatta başkanlık ikbaline erişilir) işte o eş-başkan; kuram üretir, diğer eş-başkan uygular…Daha da açarsak; eş-başkanın birisi planlar emperyalist emellerinin doyumsuz itici gücüyle…Diğer eş-başkan da uygular egoist hırslarının dizginlenemez etkisiyle…

İşte o günlerden beri; ülkemizde demokrasi oldukça ileri… Bizler için kaygılanmakta mütemadiyen ablamız Hillary…. Sözüm ona her daim NATO güçleri ülkemizin yanında…Amma ve lakin Kuzey’de, Doğu’da ve daha da Doğu’da düşman… Diyor ki; bak uyarıyorum haaa !… Dalma ve de dalaşma bizim ufaklığa; ederim yoksa seni pişman !…

Kim mi bu ufaklık ?…Bir zamanlar Osmanlı’nın hinterlandında olan Suriye… Ve düşürülen uçaklar, atılan bombalar eşliğinde; savaş çığırtkanları işbaşında… Küçücük bir çatışmada bile kanla dolacak olsa da oluklar; hemen oluşturuldu bloklar… Suriye’nin ardında; Rusya, İran ve Çin…Türkiye’nin ardındaysa; “sözde” tüm NATO ülkeleri var…

Düne kadar adamdan saymadıkları Türkiye için; o günlerde çok kaygı duydular… Sanki ilişkileri can ciğer kuzu sarmasıydı…O günlerde pek merak etmişdim olası Suriye’ye yönelik saldırıda tanklara, uçaklara, gemilere takılacak olan hangi ülkenin arması olacakdı?…Sonunda kime çıkacakdı bu işin faturası?… Ne de olsa belleğimizde taptaze durmaktaydı Yavuz ve Midilli zırhlılarına ilişkin Birinci Dünya Savaşı hatırası…Neyse ki ESED yeniden ESAD oldu; Suriye’de dindi savaş kasırgası…

Bu bağlamda sormak isterim ki Türkiye kimin maşası, kimin askeri, kimin piyonu ?… Kim için savaşacakdı; kim yönetecekdi bu kanlı oyunu ?…

Henüz 1920’lerde topraklarını işgal ettikleri için savaştığı emperyalistlerle; bugün “sözde” yandaş ve onlar için verecekdi savaş ve onlar için savaşacakdı ama kimlerle ?…Her kurban bayramı geldiğinde sınırda kestiği koyunu birlikte yediği kardeşleriyle…Ola ki savaş çıksaydı, topraklar durmaksızın kan kussasydı…Müslüman geçinen bu zevat…getirip de selavat bayramlarda, kurban diye çocuklarını mı kesip yiyecekdi emperyalistler istedi diye ?…

Osmanlı’nın ardından kurulan Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Osmanlı’dan koparılan ve kağıt üzerinde gönye ve cetvelle sınırları belirlenen ülkelerde yurttaşlarımızın pek çok yakınları, akrabaları ve hatta öz kardeşleri kaldı… Ve bugün; savaş çığırtkanlığı yapanların pek çoğunun yakınları bu ülkelerde, kuşkusuz Cum-Başkan Padişah Efendimiz Hazretlerinin zevcelerinin de pek çok yakınları vardır bu ülkelerde ve de kabinesinden pek çok bakanın ya da meclisinden pek çok vekilinin…Emperyalistlerin piyonluğunu yaparken, savaşılacak ülke; dindaşın, ırkdaşın, kardeşin…

Bu durumda; kardeşi, kardeşe kırdıracak şu Savaş Tanrısı ARES’e lanetler yağdırıp, uslarını başlarına devşirmelerini önermek ve ummaktan başka yapacak bir şey de kalmıyordu bizlere… Ve de çağrı çıkarmak da gerekirdi BM üyelerine… İyi niyetli kararları, insanca duyguları ve birazcık da düşünsünler çocukları diye… Çünkü her savaşda tehlikede olan en çok kadınlar ve bir de çocuklar…Emperyalist hırslar uğruna savaş çıktığında; gelecek miydi usunuza şehid babasından arda kalan Kürt, Türk, Arap Memedler’in öksüzü ?…

Bugünlerde IRMA Kasırgası; Amerika’da kentleri yutsa da…Neyse ki Rusun sözünü dinlediler de şimdilik Suriye’de sustu tüfekler…Ve şimdi açılsın sınır kapıları;sürülsün ülkesine, ülkesi için savaşmakdan kaçınan Suriye’nin korkakları…Ülkesine yaramayan, bize hiç yaramaz; onlardan medet uman AKBABALAR bunu sakın unutmasınlar!…

Selma ERDAL

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN