Ahzap Suresi 21’ci Ayeti Anladık mı?

Ahzap Suresi 21’ci Ayeti Anladık mı?

Kutlu Doğum Haftası bitti ama Kutlu Doğan Hz. Muhammed’i anma bitmedi. Hz. Muhammed’i durmadan anma, çevreye ve topluma hayır getirecekse, anmaya devam edilsin. Ama unutulmasın; Hz. Muhammed’i anma, ana ana şartlanmaya dönüştüğünden, ruha manevi lezzet veren kapının kapanmasına sebep oluyor. Hele ki, rezilliğin bini bir para olduğu devrede.

Konu, Fethullah Gülen’in son sohbeti (herkul.org: 06 Mayıs 2013) sebebiyle açıldı. Gülen, Hz. Muhammed’i ”insanlığın iftihar tablosu” şeklinde anıyor. Doğrudur. Gösterdiği kaynak ise, Ahzab Suresi’nin 21’nci ayeti. Meali şöyle o ayetin: ”Allah’ın Resulü’nde sizin için en güzel örnekler oluşturuldu”. ‘Siz’ denilenler, Allah’a ve ahıret gününe rücu etmiş (tefekkür etmeye başlamış) ve Allah’ı sık anmayı adet edinmiş kimselerdir. Yalnız, Allah’a ve Ahıret gününe rücu ediş sebebi vardır. Bir sonraki ayete bakmadan, bu sebep anlaşılamaz. Ahzab Suresi 22’ci ayet meali şöyle: ”Müminler ayrılıkçıkları gördüklerinde dediler: Bu Allah’ın ve Resulü’nün vaad ettiği şeydir. Allah ve O’nun Resulü doğru söylemiştir. Bu, onlarda iman ve teslimiyetten başka şeyi arttırmadı”.

Hem güzel örneklerden bahsedilmesi, hem hiziplerin dikkate verilmesi, 21’nci ayetten önce bildirilen olay içindir. İslam’ın önünü kesmeye çalışan müşrik taifesiyle mücadele. İşte bu olayın sağlıklı sonuçlanmasında, Allah’ın Hz. Muhammed’e vahyettiğine kulak verilecek, uygulanabilmesi için onun hareketleri örnek alınacaktır.

Ayette ‘siz’ diye işaret edilenleri, Allah’ı sık ananlar bildiğimizde, ‘sık anmayı’, düşman hizipleri karşısında Allah’tan gelen talimatları hatırda tutmak olarak anlamamız gerekir. Eğer, Allah’ı sık anmayı, sabahları kadar kıbleye dönüp huşuda durmak sanırsak, şeytanın maskarası olmaktan kurtulamayız. Şeytanın istediği budur; zikirhane sanılan beldemize bombaların yağmur gibi düşürülmesidir. Hatırlanıyor mu? Amerikan bombaları Bağdat’a döküldüğünde, televizyonlar Saddam Hüseyin’in namaz kılar görüntülerini yayınlıyordu. Libya’da da aynı şey oldu. Şimdi ise Suriye, Allah’ı çokça ananların sesleri arasında katliamlara sahne oluyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SEN DÖNÜNCEYE KADAR!

İman ve teslimiyet… Bu iki kelime, mücadelede sonuca ulaştıracak olan zata güven duymayı, emredilenlere uymayı ifade eder.

Hz. Muhammed’de müminler için gösterilen ‘üsve-i hasene’ her şart için ayrı özelliktedir. Aile hayatı, çalışma hayatı, komşuluk davranışları, seyahat biçimi için örnekler, yönlendirici olabilir. Günümüzün şartları o günlerin şartlarına uymaz. Tek değişmeyen şart, müsibetlere karşı çaresizlikte Allah’a itica etme biçimidir. Fethullah Gülen, buna örnek olarak Hz. Muhammed’in Taif’te uğradığ zulmü, o zulüm karşısında rabbine iltica şeklini gösteriyor. Çünkü öyle zulüm ortamında, kulun Rabbi’ni çağırmasından başka yapabileceği bir şey yoktur. (üsve-i hasene)

Çalışma hayatındaki üsve-i haseneler nasıl olacak? O gün nimetler tarla veya mera sayesinde elde edilebiliyordu. Bugün tarlalar ve meralar, sanayi mekanına, ticaret kulesine dönüşüyor. İnsanlar istihdam ediliyor durmadan. Günümüz için üsve-i haseneler gösterilmezse, istenmese de zulümler oluşturulur, Allah’ı anma da O’nun Resulü’nü yadetme de gelenekten ibaret kalır.

İbrahim Faik Bayav

 

Bu makale 7 Mayıs 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın