Akiller Ülkeyi Çözecekler 

Akiller Ülkeyi Çözecekler 

AKP hükümeti, başlattığı süreçte 63 tane insanı öne çıkardı. Bunlara akil insanlar adını verdi. Dedi ki, ”Bu insanlar yedi bölgede yedi grup halinde dolaşacaklar, akan kanın durmasını sağlayacaklar”. 
Ege Bölgesi için görevlendirilmiş ‘akil’ denen yedi insan İzmir’e gidip Anadolu Birliği Derneği’ni ziyaret etmiş. Dernekte başlamışlar konuşmaya. O bölgenin akillerinin Başkanı Tarhan Erdem’in istatiskiki açıklaması, ve Baskın Oran’ın hangi niyeti taşıdığını belli eden konuşması, kanı mı yoksa başka şeyi mi durdurmaya yönelik olduğunun ipucunu veriyor.
Tarhan Erdem demiş: ”Çözüm süreci gerekli. Ülkede 14 – 15 milyon Kürt kökenli vatandaş yaşıyor. 8 – 9 milyona yakını seçmen”. 
Bu bilgiyi vermenin kan durdurmayla ne ilgisi var? İçişleri bakanı, bütün muhtarlara bu bilgiyi içeren birer talimat gönderir, mahalle insanlarını aydınlatabilirdi. Milli Eğitim Bakanı, bütün okullara emir verir, insanların daha çocuk yaşta iken, bu bilgiyle donanımını sağlayabilirdi. Keza her bakan, akil-makil denenlere ihtiyaç kalmadan, ülkenin tüm insanlarını, nüfusun yüzde 18’sinin Kürt kökenli olduğu şeklinde bilgilendirebilirdi.
Tarhan Erdem demiş: ”3 milyon Kürt ile 3 milyon Türk birbiriyle birinci derecede akrabalık içinde. 6 milyon insan akrabadır ama birisi kendine Kürt, birisi Türk demekte ve birlikte yaşamakta”. 
Eeee!.. Neyin kanı durdurulacak o zaman? ‘Kürt sorunu’ lafı sonrası oluşturulan çözüm süreci, Tarhan Erdem’in lafına bakılırsa, bal gibi de birlikteliği çözme süreci.
3 milyon Türk ile 3 milyon Kürt’ün akrabalık bağıyla birliktelik oluşturması birilerine battı mı? Hem sonra o kadar da değil; kaç milyon Arap ile kaç milyon Türk akrabalığı, kaç milyon Laz ile kaç milyon Türk birlikteliği de var nüfus içinde. Başkaları da var. Ve belli ki, süreç edinilen çözüm (çözme hareketi), Kürt-Türk birlikteliğinden başlatılıyor.
Tarhan Erdem demiş: ”Eşitliği sağlamak lazımdır, bunun da adı demokrasidir”. 
Hakkat mi ya?!. Eşitliği sağlamak mı lazımdır?!. İzmir’deki bir kaç on vatandaştan eşitlik oluşturması mı bekleniyor yoksa? Ne kadar saçma!.. Bunun için şehir şehir gezip yorulmaya gerek yok ki! Akil denenlere görev veren hükümet, eşitsizliğin nerede olduğunu tesbit edip gerekli düzenlemeyi yapsa mesele hallolur. Hatta bunu yıllarca önce yapması gerekirdi. Bu akil adamlar uzak mı idiler AKP Lideri’nden?
Tarhan Erdem demiş: ”Türkiye’de tüm insanlar eşit haklara sahip olacaktır. Bunu sağlamak için yola çıkılmıştır”. 
Bir şeyin sağlanması için yola çıkıldığını farkediyoruz. Tüm insanlara eşit hak sağlama görevi hükümetindir. Herkes kanunlara uyuyorsa eşitsizlik oluşmaz ki. Yok eğer kanunlar birilerini kayırmak maksadıyla yapılmış deniyorsa, ”kanunlar kayırmacılık yapıyor, düzeltinsin” denir, hükümet de kanunları düzeltir. Ama böyle birşeye teşebbüs etmek de komik olur. Çünkü, AKP iktidarının, devamlılığı sağlamak için katakulli karışık kanun yaptığını onları takip eden herkes bilmektedir.
Ege Bölgesi akillerinden Baskın Oran’ın lafına da bakalım, neyi nasıl çözeceklerini anlamış olalım: ”Ben bu devleti mahvetmek istiyorum, onun yerine demokratik devleti kurmak istiyorum” 
İşte çözüm denen şey bu!.. Allah, milleti şerlerinden korusun.

İbrahim Faik Bayav

 

Bu makale 15 Nisan 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın