AKP Kozan ilçe kongresinden notlar

AKP Kozan ilçe kongresinden notlar

Yöneticisi olduğum sivil toplum kuruluşu olan Tapan YYDD (Tapan ve Yöresi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği)’nin temsilcisi olarak davet üzerine AKP Kozan ilçe kongresine bir grup olarak katıldık.

Bu, benim hayatımda katılmış olduğum ilk siyasi parti kongresidir. Ne tesadüftür ki ömrümde hiç oy vermediğim bir partinin kongresindeydim ayrıca.

Kongre, Kozan Belediye Sinemasında yapıldı. İktidar partisi için küçük bir salon. Tamamen dolmuştu. Salonda çoğunluk kırkın üzerinde bir yaş ortalamasındaydı. Salon Tayyip Erdoğan’ın resimleri ve parti amblemi olan ampul resimleriyle donatılmıştı. Bir Atatürk resmi ve bol miktarda Türk bayrağı mevcuttu. Yerel hiçbir resim veya isim yoktu çelenkler haricinde. Salonun hâkimiyeti görüntüde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’daydı. Fakat özünde salonun hâkimiyeti Belediye Başkanı Kazım Özgan’da idi kesinlikle.

Kongreye gönderilen çelenk dizilişi, divan teşekkülü, plaket ve çiçek sunumu, konuşmalar ve de en önemlisi yeni ilçe başkanı ve yönetiminin oluşumu.

Tamamen “Made in Kazım Özgan” diyebilirsiniz.

Konuşmalar öncesi sunulan slayt gösterisi hazırlanışı ve sunumu açısından güzel olmamıştı. Ayrıca müzik ile de uyumu yoktu.

Gelelim konuşmalara.

İlk konuşmacı selef başkan Zeki Ak’tı. Çiçeği burnunda başkan Yusuf Bilgili’nin kongre sonu teşekkür konuşmasından önceki son konuşmacı olan AKP Milletvekili Ali Küçükaydın’ın konuşmasına kadar aklımdan geçen yazımın başlığı şuydu:

“Atma Zeki din kardeşiyiz!”

Zeki bey öyle bir salladı ki, sanki Türkiye Cumhuriyeti 2002 yılında kuruldu sanırsın. Sanki Tayyip Erdoğan Samsun’a, pardon Atatürk Samsun’a 3 Kasım 2002’de çıktı! Hiç yoktan bir ülke yeni yaratıldı bu on yılda. Onuncu yıl marşı da zaten AKP dönemi için yazılmıştı. Pes doğrusu! Uzaklara gitmeyelim, Seyhan, Kozan, Çatalan barajları bu cumhuriyetle birlikte yapıldı diyecek detaylara girse adam.. Çukurova Elektrik, onlarca ayakta kalmayı başaran ve satılarak yok edilen fabrikalar 2002 yılından sonra kuruldu diyecek. Daha dün Adana işsizlikte Türkiye şampiyonu idi. Şu anda da belki öyle. TUİK’e bir şeyler oldu, olumsuz veriler pek açıklanmıyor gayri. Dolar yükseldi, bizim gayri safi milli gelirimiz kaç dolara düştü acaba?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  AKIL TUTULMASI, ÖLÜ İNSANLAR ÜLKESİ



Ne diyeyim, helal olsun Kazım Özgan’a, bu başkanla seçim kazandığı için.

Gelelim sayın Özgan’a. Salonun hakimi sensin, ne gerek var da Dolar Ahmet’in su kuyusuna düşüyorsun. Hiç yeri değildi bir bardak su şovunun bence. Sayın başkan, ya danışmanları dinlemiyorsun, ya da yanlış yönlendiriliyorsun. Ben Kazım Özgan olsam konuşma yapmaya bile gerek duymazdım. Zaferimin keyfini çıkartırdım. Birde Sayın Belediye Başkanımızı çok yorgun gördüm. Ya da birilerine blöf yapıyordu.

İl başkanı Kamil Yıldırım ve milletvekili Şükrü Erdinç beyin konuşmaları da sıradan birer konuşma oldu.

İçi dolu konuşmayı sayın Ali Küçükaydın yaptı; ama biraz fazla uzattı tabi. Sayın Küçükaydın konuşmasına başlarken “Bizden öncesi felaketti, bizden sonrası da tufan demeye hiç gerek yok” diyerek adeta Zeki Ak’ın konuşmalarını kayıtlardan sildi attı.

Sayın Küçükaydın parti tüzüğü gereği üç dönem milletvekilliği yapması nedeniyle bir daha milletvekili adayı olamayacak. Acaba yaptığı konuşmayla diğer partilere bir mesaj mı verdi (beni siz aday edin gibi) diyeceğim ama, sanmıyorum. Çünkü, sayın Küçükaydın geçen yıl ilçemizde şişirilen “il balonuna” iğneyi batırarak infilak ettirmiş, dürüstlüğünü ve il konusundaki gerçekleri göz önüne sermişti. Bu konudaki takdirlerimi daha önceki bir yazımda da belirtmiştim.

AKP Kozan ilçesinin yeni başkanı olan Av. Yusuf Bilgili’ye gelince; sevgili hemşerim, değerli başkanım; senin konuşmalarını heyecanına bağlıyorum. Öncelikle yeni görevinde başarılar dilerim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  MECLİSİN RENGİ TURUNCU MU?

Hiç gerek yoktu, ihtiyacın da yoktu Yaverin Konağına, Kozan Kalesine. Katılanlara kısa bir teşekkür konuşması yeterdi. Ama bundan sonra her zaman konuşmalara hazırlıklı olmanda yarar var. İl delegeliğine almış olduğun değerlerden biri olan emekli edebiyat öğretmeni Sayın Yusuf Tanrıverdi’den her zaman yararlanmanı temenni ederim.

Tekrar hayırlı uğurlu olsun der, görevinde başarılar dilerim.

Başarın bize onur verir.

NOT: 2009 Yılı Mayıs ayı ile 2011 Temmuz ayları arasında aralıklarla Kozan Sancak gazetesinde “Sancaktar” mahlasıyla yazılar yazdım. Şimdi bu mahlayı kullanmıyorum. Aynı gazetede “Sancaktar” mahlasıyla yazan çok değer verdiğimiz kıymetli bir kardeşimizdir. Benim “Sancaktar” olarak yazdığımı bilen sayın okuyucularıma duyurulur.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın