KozanBilgi.Net 15 Yaşında... SİZLERLE BİRLİKTE NİCE 15 YILLARA...

Aşırı Tüylenme (Hirsutizm)

Aşırı Tüylenme (Hirsutizm)

Adet kanamalarının başlamasıyla genç bir kızın vücudunda hormonlara bağlı ve kadına özgü değişiklikler olur. Sağlıklı bir hormonal yapı için beyindeki merkezler, yumurtalıklar, tiroid ve böbrek üstü bezlerinin uyum içinde çalışması gerekir.

Aşırı Tüylenme

yüz, göğüs, karın, sırt, kol ve bacakların üst kısmında uzun kalın ve sert tüylerin çıkmasıdır. Bu durum kozmetik bir problemin yanında hormonal bir düzensizliği de gösterir.

Normal Kıl Büyümesi

Her kıl derinin altında folikül adı verilen kökten büyür ve kıl derinin üzerinde kalan kısmı alınsa da kökü durduğu sürece büyümeye devam eder. İnsan vücudunda doğduğunda yaklaşık 50 milyon kıl kökü bulunur. Erişkinlerde iki tip kıl vardır, bunlardan birincisi birçok kadının yüzünde, göğüslerinde ve sırtında bulunan ince, renksiz ve kısa olan kıllardır. İkinci tür ise hem kadın hem de erkeklerin başında, koltuk altında ve genital (cinsel) bölgelerinde bulunan sert uzun ve koyu renkli kıllardır. Ön kol (dirseklerin altı) ve bacakların dizden aşağısındaki kılların sayısı kişilerin hormonal durumundan bağımsızdır ve bu bölgelerde aşırı kıllanma hastalık değildir.

Yüzde ve Vücutta Aşırı Tüylenmenin Nedenleri

Genellikle aşırı tüylenme kandaki androjenlerin (erkeklik hormonları) artmasına bağlıdır. androjenler erkeklerde daha yüksek düzeylerde olmak üzere, hem erkek hem de kadında bulunan hormonlardır.androjenler ince, zayıf ve kısa olan tüylerin sert, uzun kıllara dönüşmesine neden olur.
androjen düzeylerinin yükselmesine ve bunun sonucu olarak da tüylenmeye neden olan durumlar şunlar:

Menopoz: Bu dönemde yumurtalıklardan östrojen (kadınlık hormonu) sentezi azaldığı halde androjen sentezi devam eder. Buna bağlı olarak kıllanma görülebilir.

Genetik: Annesinde veya büyükannesinde aşırı tüylenme olan kişilerde aynı hastalığın görülme olasılığı fazladır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Aşılamada randevu sistemi engeli

İlaç Yan Etkileri: Erkeklik hormonları veya androjenik özellikler gösteren ilaçlar alan kişilerde aşırı tüylenme görülebilir.

Polikistik Over Hastalığı: Bu hastalıkta yumurtalıklarda birçok kist oluşur ve erkeklik hormonları fazla üretilir. Hastalarda aşırı tüylenme, düzensiz yumurtlama, adet düzensizlikleri, kısırlık ve şişmanlık görülür.

Adrenal (Böbreküstü Bezi) Bozukluklarıandrojenler böbreküstü bezinde de üretilir. Böbreküstü bezlerin büyümesi fazla androjen üretilmesine ve aşırı tüylenmeye neden olur.
Aşırı Tüylenmenin Nedeninin Belirlenmesi

Yapılan hormon testleriyle kandaki androjen ve diğer hormonların seviyeleri belirlenir. Ayrıca yapılan ultrason incelemesi ve özel radyolojik incelemelerle yumurtalık veya böbrek üstü bezlerindeki tümörler tespit edilebilir.




Aşırı Tüylenmenin Tedavisi

Kozmetik tedavi: Tüy dökücü kimyasalların kullanımı, ağda, traş vb. gibi yöntemlerle geçici olarak bu tüylerden kurtulmak mümkündür. Epilasyon kalıcı sonuç veren yöntemlerden biridir. Hormon tedavisi görecek kişilerin epilasyonu bu tedaviye eklemesi uygun olur.

Tıbbi Tedavi: Aşırı tüylenmenin tedavisinde en sık kullanılan ilaçlar doğum kontrol haplarıdır. Bu haplardaki östrojenler karaciğerde androjenlere bağlanarak onların etkisini azaltır. Diğer bir ilaç olan Spiranolaktonandrojenlerin ciltteki etkisini engeller. Böbrek üstü bezlerinin hastalıklarına bağlı aşırı tüylenmenin tedavisinde kortizon kullanılır. Son yıllarda GnRH analoglarıyla yeni tüy çıkması engellenir. Önceden çıkan tüyler hormon tedavisiyle dökülmez, tedavinin bitiminden sonra epilasyon uygulanarak yok edilebilir. Hormon tedavisine başlandıktan ortalama bir – iki yıl sonra ilacın dozu azaltılarak, tüylenmenin tekrarlanıp tekrarlamadığı tespit edilir ve gerekirse ilaca daha uzun süre devam edilir.

İdyopatik hirsutizm ve etnik varyasyonlar, ailesel nedenler gibi kıl köklerinin hormonlara aşırı duyarlılığına bağlı olarak gelişen hirsutizm dışında aşırı hormon yükselmeleri ile ilgili durumlarda nedene yönelik tedavi esastır. Ancak, nedene yönelik ilaç tedavilerinde hernekadar kıllar zayıflarsa da tümüyle ortadan kalkmaz. Ayrıca ailesel , genetik ve idyopatik kıl artışlarında da kılların tümüyle ortadan kalkması ancak mekanik kıl yok etme yöntemleri ile mümkündür:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Aşılamada randevu sistemi engeli



  1. Cerrahi operasyon: Bazı kistlerin ve tümörlerin varlığı halinde uygulanabilir.
  2. Kılları yok etme: Traşlama: En kolay ve ucuz yöntemdir. Ancak hergün yapılması gerekir. Kıl yoğuınluğu ve büyüme hızını etkilememekle birlikte kılların kalınlaştığı görülebilir. Tahriş ve kıl dönmesi dezavantajlarıdır.
  3. Depilatuar kremler: Geride kalıntı bırakmaksızın kılları ortadan kaldırır. Fakat allerjik ve tahriş reaksiyonları , nahoş kokusu, sonuçlarının değişken olması dezavantajlarıdır.4. Soldurma-renk açma: Kimyasal olarak kılların rengini açma işlemidir. Deriyi tahriş edebilir.
  4. Kıl çekme-ağda: Kıl sapı ve kökünü 6-8 hafta süreyle yok eder. Ancak kıl gövdesi zarar görebilir ve kıl batmaları oluşur. Enfeksiyon riski vardır ve yeniden uygulama için kılın belli bir uzunluğa erişmesi gerekir.
  5. İğneli epilasyon: İğne yardımıyla kıl köküne elektrik verilerek kıl tahrip edilir. Zaman alıcı ve ağrılı bir yöntemdir. Uygulayıcı usta olmalıdır. Kıl kaybının kalıcı olması için çok seans gerekir. Keloidyen skar ve pigmentasyon artışı yan etkilerdir ve kalıcı olabilir.
  6. Lazer: Kıl köklerinin tahribini sağlar ve yeniden büyümesini engeller. Yüzlerce kıl kökü tek seansta tedavi edilebilir. Pahalı, fakat bilinen yöntemler içinde en etkin ve hızlı olan tedavi yöntemidir. Yan etkiler yeni tip lazerlerde azdır; işlem sonrası geçici kızarıklık ve /veya ödem görülebilir.Bu yöntemler içinde yalnız iğneli epilasyon ve lazer kalıcı kıl kökü hasarı ve kaybı oluşturabilir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın