Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

Askerimizin kanı bu kadar ucuz mu?

Askerimizin kanı bu kadar ucuz mu?

Yazıma başlamadan önce vatanı için canını çekinmeden feda eden, aziz Türk Milletinin kahraman evlatlarını, şehitlerimizi saygıyla ve rahmetle anıyor, gazilerimize acil şifalar diliyor, gözleri yaşlı analarımıza, babalarımıza, bacılarımıza sabırlar diliyorum.

 

Ülkemizde gerek siyasetçilerin gerekse omzunda yıldızları çok sayıda olan paşalarımızın sık sık kullandıkları bir söz vardır. “Kanı yerde kalmayacak”

 

Son yaşadığımız vahim terör olayından sonra bazı evlere ateş düştü. Yıllarca emek verdiği, gözünden sakındığı, yemeyip yedirdiği, giymeyip giydirdiği, onların istikbalini görmek için nice hayaller kurduğu ve canlarından çok sevdiği evlatları artık şehadet şerbeti içerek mertebelerin en yükseği olan şehitlik mertebesine ulaştılar.

 

Daha olayın üzerinden iki gün geçmedi ki bu sabah gazetelerde okudum. Ülkemizin sözde aydın geçinen bazı zevatları (gerçi ben onlar için daha değişik bir terim kullanıyorum ama) birlik olup açıklama yapmışlar. Açılımın devam ettirilmesi ve bir an önce amacına ulaşması için çalışmalar başlatılmalıymış.

 

Üstüne üstlük bir de Başbakan Yardımcısı ve Baş Müzakereci Eğemen Bağış da ağzındaki baklayı çıkarıverdi.“Ocağına ateş düşen sadece 11 askerin ailesi değil. Kandırılmış çocukların aileleri de acı çekiyor”.
Eğemen Bağış, siyasi yapısına ve içinde bulunduğu oluşuma göre cevap veriyor. Fakat bilmediği ve bilmesi gereken önemli bir konu var. Şehit aileleri ile teröristlerin ailelerini asla yan yana koyamazsınız. Birisinin evladı vatanı için, Türk Milletinin bekası, namusu, ebediyeti için canını verip şehit olurken diğerinin çocuğu bu ülkeyi bölmek boş hayaller peşinde koşmak için köpek gibi geberiyor.

 

Bugün yazıma başlarken Diyarbakır’dan acı haber geldi iki karakolumuza hain saldırı düzenlenmiş ve yine şehidimiz var derken İstanbul’da askeri personelin ailesini taşıyan araca saldırı ve yine şehitler…

 

Artık o kadar olağan bir durum haline geldi ki, bu ülkede her gün bir sürü vatan evladı can veriyor ama bir Ermeninin öldüğünde gösterilen bir tepki bile yok. Gerek hükümet gerek kahraman ordumuzun en üst mevkisinde bulunan omzu bol yıldızlı paşalarımız siyah gözlüklerini takarak cenaze törenlerinde en ön sırada saf tutma yarışı içerisindeler.

 

Yaptıkları ve anlattıkları laftan başka bir şey değil. Müzakereler sürüyor, ABD den istihbarat alacağız gibi beş para etmeyen boş laflardan başka bir şey duymuyoruz.

 

Bu arada ocağına ateş düşen, yürekleri yaralı aileler ve yakın akrabaları, arkadaşları, dostları, köylüleri isyan edip“Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganları attıkça hükümet yetkilileri “Cenazelerde nara atılmaz bizim dinimizde böyle bağırmak doğru değildir bu bağıranlar filanca partinin provokatörleri dir” gibi söylemlerde bulunurlar.

 

Çünkü bu insanların nezdinde zaten askerin değeri yoktur. Onlar için askerlik “Yan gelip yatma yeri” iken şehit olan kahramanlarımız “Kelle” dir.

 

Şimdi geriye dönüp şöyle bir analiz yapalım. Ölenler nedense hep Jandarma. Saldırıların çoğunda varılması zor olan karakollara yüzlerce terörist geliyor, saldırıyı yapıyor. Saatlerce çatışma sürüyor ve sonra bu eşkıya sürüleri elini kolunu sallaya sallaya kaçıyorlar. Demek oluyor ki ordunun diğer birimleri yetersiz yada bir şeyler engelleniyor.

 

Artık bizler için gerek hükümetin gerekse Genel Kurmay Başkanlığının yaptığı açıklamalar inandırıcı olmuyor. Askerlerimizi cenaze törenlerinde reklam olarak kullanan bu insanlar geberttikleri teröristlerin leşlerini neden hiç göstermiyorlar.

 

Türk Milleti güvendiği ve kutsal saydığı ordusunu ve silahlı kuvvetlerini her zaman yetiştirdiği evlarını şehit vererek ayakta tutmuştur. İsrail tek bir askerinin hayatı için binlerce insanı katlederken bizim başımızdakiler askerimizin başlarına çuval geçirenlere tek bir kelime etmemiş ve onlarla stratejik ortak olmaktan her zaman gurur duymuşlardır.

 

Genel Kurmay Başkanı Sayın İlker Başbuğ’u görevinin başına gelince terörü kazıyabileceğine inanıyorduk. Fakat artık bu işi daha iyi yapabilecek bir Genel Kurmay Başkanının olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bunların da ellerini vicdanlarına koyup biz bu zamana kadar ne yaptık diye düşünmeleri gerekmektedir.

 

Ölenler hep Anadolu’dan, taşradan gelen gariban çocuklar. Bunların içerisinde siz hiç duydunuz mu filan milletvekilinin ya da bakanın çocuğu ya da filanca paşanın evladı güneydoğuda askerlik yaparken şehit oldu diye.

 

Duymamışsınızdır çünkü onlar el bebek gül bebek adam gibi askerlik yapıyorlar (?) yani yan gelip yatmıyorlar.

 

Bitme noktasına gelmiş olan bir terör örgütü açılım safsatası ile bugün koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devletine kafa tutuyor, terörist başının İmralı’dan verdiği talimatları T.B.M.M deki uzantıları aracılığı ile gözümüzün içine baka baka Türk Milletine ve Devletine hakaret etmelerine seyirci kalıyorlar. Çanakkale’de Kurtuluş harbinde dünyayı dize getirmiş 5 kıtaya nam salmış büyük bir devletin kurucularının torunları olan bizler, 3-5 çapulcuyla baş edemiyoruz.

 

Bu arada ilçemiz Kozan’da AKP İl Genel Meclisi Üyesi Sayın Adem Ocak, geçtiğimiz günlerde Kozan Son FikirGazetesinde bir açıklama yapmış. “Varsağı, yörüğü, Tapan’ı şusu, busu ile sanki bilinçli olarak özel ayrıştırmaya doğru bir seyir izleniyor..” demiş. Sevgili Adem Ocak, çok sevdiğim saygı duyduğum değerli bir arkadaşım ve eski ülkücülerdendir. Ama Sayın Ocağın bilmesi gerekir ki; ülkede, alt kimlik, üst kimlik, kürdü, lazı, çerkezi, kürt açılımı, Romen açılımı vs. başarılı icraatlar üyesi bulunduğu AKP tarafından gerçekleştirilmiş ve terör örgütü üyeleri seyyar mahkelemerde törenle serbest bırakılarak bu milletin morali çökertilmiş, psikolojisi bozulmuştur. Adem Beyin farkettiği bu konunun AKP yönetiminin de fark etmesini yürekten arzu ederim.

 

Sözlerimi başlarken söylediğim sözlerle tamamlamak istiyorum. “Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak.”

 

Beyler; Şehitlerimizin kanları kan değil. SEL OLDU, AKIP GİDİYOR. Artık Allah aşkına bir şeyler yapın ve kanlarını yerde komayın.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN