DOLAR 15,7529 1.32%
EURO 16,6488 2.4%
ALTIN 925,501,61
BITCOIN 4834724,72%
Adana
24°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:01

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Aşksız din olmaz

Aşksız din olmaz

ABONE OL
11 Şubat 2015 20:02
Aşksız din olmaz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Mahşer günü, 50 bin ahiret senesidir. Ahirette bir gün, dünyanın

bin senesidir. Güneş bir mızrak boyu alçalacak. Böyle büyük bir

azap var. İnsanlar sıkıntı içinde olacaklar; fakat Mevlana Halid-i

Bağdadi hazretleri buyuruyor ki:

(O mahşer günü, Ehl-i sünnet itikadında olan ve bu yolun

büyüklerine muhabbeti olan için, arşın altında gölgede iki rekât

namaz kadar olacak.)

Bunu bilen, buna inanan, buna iman eden bir insan, nasıl

sevinmesin? O neşelenmesin de kim neşelensin! Ne büyük saadet,

ne büyük devlet! Dertlerin, sıkıntıların, fakirliğin ne önemi var;

bunların hepsi geçicidir. Biz kalbimizdeki imanımıza bakarız.

İmanımız doğruysa en büyük saadet ve zenginlik budur. Onun için,

dinin temeli imandır. Doğru imanı olan en büyük zengindir.

İnanmak, sadece bilmek değildir. Mermere yazı yazmak gibi

olmalıdır. İnsan bildiğini unutur; ama imanını unutmaz. Çünkü

imanın akılla alakası yoktur. En son olarak can yani ruh kalbden

çıkar. Beyinden çıkar, kulaktan çıkar, burundan çıkar, yani artık

onlar vücuttaki faaliyetlerini yerine getiremez hâle gelir; ama

kalbden çıkmaz, hemen çıkmaz. Yani kalbden en son çıkar.

Dolayısıyla kalbde Allahü teâlâya ve onun sevdiklerine karşı sevgisi

olan, kalbde doğru imanı olan, imanlı gider. İşte bunun için, sevgisiz

dünya olmaz, muhabbetsiz, aşksız din olmaz. Nasıl, kurtulmak için

kurtulanlarla beraber olmak lazımsa, aşka kavuşmak için de,

âşıklarla beraber olmak lazım; çünkü aşk bulaşıcıdır. Kimde aşk

varsa yanındakilere de bulaşır.

Bunlar ölmesin ben öleyim

Bir ilim yuvasında çok sadık bir kedi varmış, sahiplerine çok

bağlıymış. Bir gün bu ilim yuvasında büyük bir kazanda süt

kaynatıyorlarmış. Kedi çok huzursuz olmuş. Bir oraya, bir buraya

koşuyormuş. Sürekli bağırıyormuş; ama derdini kimse anlamamış.

Yahu bu kedi hasta mı, yerinde duramıyor, bir oraya bir buraya

zıplıyor, buna ne oldu demişler; ama derdini anlayan yokmuş.

En sonunda kediyi kimse anlamayınca, o da kaynar kazanın

içine atlamış ve ölmüş. Bu süt içilmez diye kazanı indirip sütü

dökmüşler.

Bir bakıyorlar ki, içinde ölmüş ve de zehrini kazanın içine

akıtmış büyük bir yılan var. Sütü içen ölecek…

Kedi, ben buradan ekmek yedim, bu evden çok iyilik gördüm,

bunlara zarar gelmesin, bunlar ölmesin ben öleyim diye kendini feda

etmiş.

Fedakârlık varsa vefakârlık vardır. Fedakârlık yoksa vefa yoktur.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.