DOLAR 16,1050 1.12%
EURO 17,2738 1.35%
ALTIN 961,851,40
BITCOIN 471048-2,31%
Adana
26°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:03

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Atatürkçü Düşünce
56 okunma

Atatürkçü Düşünce

ABONE OL
03 Mart 2015 00:28
Atatürkçü Düşünce
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Vasfi TECER

Kitabin Adi Atatürkçü Düsünce
Kitabin Yazari Vasfi TECER
Yayinevi ve Adresi Bayrak Yayinevi, Istanbul
Basim Yili 1989

KITABIN ÖZETI

Kitabin yazilisindaki amaç yeni nesillere Atatürkçü sistemi tanitmak ve modern Türkiye sentezini gençlere tanitmaktir.

Atatürkçü düsünce kavrami degerlendirilirken; O’nu, kesinlikle ilahlastirmadan uzak, salt bir insan olarak kabul etme geregi vardir. O’nun asil kendine özgü niteligi, çok üstün yetenek ve dehaya sahip bir insan olmasindan kaynaklanmaktadir. Zaten Atatürk’ün kendisi de hiçbir zaman bu anlayisin karsisinda olmamistir.

Burada asil üzerinde durulmasi gereken konu, Atatürk’ün Dünyaya bakis açisi, yasam felsefesi ve çagdas düsünce yargisi olmalidir. Atatürkçü düsüncenin önünde önyargisiz, akil ve bilim bulunmaktadir. Yasam boyu sorunlarin çözümünde mutlaka akil ve bilimi rehber edinme geregi vardir. Akil ve bilimin disina çikmak ise hurafe ve safsatadan baska bir sey degildir. Akil ve bilimin disina sapma ve saklanma insanlari karanliga, yanilgiya hatta sonu gelmez belirsizliklere götürür.

Atatürkçü düsünce gerçekçildir. Atatürkçü yasam anlayisinin mayasinda çalismak, alin teri dökmek ve ögrenmek vardir. Bu kavrami unutan, ihmal eden ya da umursamayan toplumlar, baska toplumlarin kulu kölesi olmaya mahkumdurlar. Çagdas uygarligin pesinde kosmayi amaç edinmeyenler, aydinligin ve aydinlamanin bilincinde olmayanlar yok olmaktan kurtulamazlar. Çagin uygarlik nimetlerinden pay almanin tek yolunun Atatürk’ün yasam anlayisinda oldugunu unutmamak gerekir. Atatürkçü düsünce, gerçeklige dayali oldugu için bireyin üretken, yaratici, özverili, barissever bir yapiya sahip olmasini bekler. Atatürkçü düsünce, ulusal bütünlügün, esitligin paylasim ve katilimciligin gerçeklesmesinden yanadir.

Bu düsüncenin içinde ümmetçi degil, ulusçu, hümanist, çagdas dünya görüsü egemendir. Kemalizm’in özünde asagilama ve asagilanma asla barinamaz, kendine güven, soyluluk ve sayginlik yatar. Atatürkçü düsünce, insan haklarinin yaninda, her türlü haksizlik, saldiri ve saldirganligin karsisindadir. Bu düsünce her çesit aydinlanmanin, bilinçlenmenin, aydinlatmanin ve atilimin yilmaz destekçisi ve savunucusudur.

Atatürkçülük, özgür düsünceden yana olup, her çesit bagnazliga ve yobazliga karsidir.

Atatürkçülük her tür sömürü ve haksizligin karsisinda, özgür düsüncenin, özgürlügün yanindadir. Kemalist düsünce kesinlikle dogma ve doktrin düsüncesinden uzak kalmistir. O nedenle Atatürkçülük donmus kaliplara oturtulmamistir. Kemalizm pragmatik, devrimci, her tür yenilige açik ve isteklidir.

Atatürkçülügün temelindeki harçta, baris, hosgörü, dostluk ve dayanisma vardir. Bu düsüncede, bilime, sanata, yaraticiliga, erdeme ve sevgiye sonsuz bir baglilik ve saygi bulunur.

Atatürkçü düsünce akilcidir, devlet yönetiminde ve toplum hayatinda hurafe, yalan ve belirsizliklerin yerine akli, bilimi ve aydinligi egemen kilmaya çalismis, dinin istismar edilmesine, çikar araci olarak kullanilmasina ve gericilik âleti durumuna getirilmesine pozitif ilimlerle karsi çikmistir. En önemlisi de bu akilci gelismenin, yenilesmenin ve degisimin devamini saglamak, bir ideolojiye saplanip kalmamak için Inkilâpçilik kavramini tanitmistir. Atatürkçü Inkilâpçiligi akilcilik ilkesinin topluma uygulanmasidir. Inkilâbin hedefini demokrasi ve baris olusturur. Temelinde gerçekçilik, bilim ve us vardir. Bu nedenle donmus, kati ve sert ideolojilerden ayrilir. Atatürkçü Inkilâpçiligi kendi kendini yenileme özelligi ile dinamik bir yapiya sahiptir. Bir yandan yarattigi devleti güçlendirmeyi ve korumayi amaçlar, bir yandan da uygar dünyanin gidisine ayak uydurmaya çalisir.

Modernlesen ve küresellesen dünyanin getirdigi yeniliklerle gelenekçilik ve kadercilik arasinda bocalayan Türk milleti bu ikilikten aklin, bilimin, mantigin ve teknigin rehberliginde kurtarilarak çagdas uygarlik yoluna sokulmus, Türk kültürü yüceltilerek Türk milletinin mutlulugu, huzuru, esenligi ve refahi saglanmistir.

Atatürk’ün miras olarak dogmalar, âyetler ve donmus kurallar birakmasi düsünülemezdi bile; zirâ bunlar yeniliklerden ve onun getirecegi degisik düsünce sistemlerinden, gelismeden ve bilimden korkan saplantili bagnaz beyinlerin ürünüdür. Bir millet akla ve bilime, millet egemenligi ve demokrasi ilkelerine uygun hareket etmezse sonunda yok olmaktan kurtulamaz. Böyle bir örnege Osmanli Devleti’nin çöküsüyle tanik olan Atatürk sonuç olarak Türkiye’nin gelismesi, yenilesmesi ve millî bir anlayisla çagdas uygarlik düzeyine ulasmasi ve dahasi bu evrimin kalici olmasi için akil, bilim, zekâ ve sanatin yol gösterici olarak kabul edilmesi gerektigini savunmus ve bunlarin sürekliligini saglamak için Atatürk Ilke ve Inkilâplarini rehber olarak ortaya koymustur.

Sonuç olarak, modern Türkiye’nin Atatürkçülük anlayisi sürekli gelisime ve degisime açik bir sistem ve dimaglar istemektedir. Bu da eski nesil Cumhuriyet çinarlarinin Ata’yi ve düsüncelerini yeni nesillere aktarabilmesine baglidir.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.