DOLAR 16,1050 1.12%
EURO 17,2738 1.35%
ALTIN 961,851,40
BITCOIN 471048-2,31%
Adana
26°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:03

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Atatürk’ün Açık Sözlülüğü Anısı
54 okunma

Atatürk’ün Açık Sözlülüğü Anısı

ABONE OL
23 Ocak 2022 17:26
Atatürk’ün Açık Sözlülüğü Anısı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

AÇIK SÖZLÜLÜĞÜ

Atatürk, her konuda doğruyu söylemekten ve konuşmaktan yana oian bir önderdi. Bu konuda şöyle demektedir: “Ben düşündüklerimi, sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda gereği oîmayan bir adamım. Çünkü ben, bir halk adamıyim. Ben, düşündüklerimi daima halkın önünde söylemeliyim. Yanlışım varsa halk beni uyarır.”

Atatürk, açıksözlülüğün yararlarını da şöyle anlatır:

“Her şey açık söylendiği zaman halkın zihni çalışır durumda bulunacak, iyi şeyleri yapacak ve ulusun zararına olan şeyleri kabul etmeyecek…”

İleri görüşlülük Atatürk’ün en önemli özelliklerinden biridir. Onun büyük bir devlet adamı olma yönünü oluşturan özelliklerinden birisi de bu yönüdür. Tarih bilgisinin siyasette önemli bir yeri olduğuna inanan Atatürk, çok okur ve okuduklarından gerekli dersleri çıkarırdı. Bugünü anlayabilmek ve yarını tahmin edebilmek için dünü bilmek gerektiğine inanan Atatürk, tarih bilgisinin ve dehasının verdiği kavrama ve doğru karar verme gücü sonucunda başarıya ulaşmıştır.

Türk milletinin felaket uçurumuna yuvarlanışını uzak görüşü ile çok önceden sezen ve değerlendiren Atatürk ”Yolunda yürüyen bir yolcunun, ufku görmesi kafi değildir. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi lazımdır.” sözüyle geleceğe bakış açısını ortaya koymuştur. Çanakkale Savaşları sırasında düşmanın amacını ve asıl çıkarma bölgelerini, harekatın başlamasından önce teşhis etmesi ve gerekli tedbirleri teklif etmesi de onun ileri görüşlülüğünü ortaya koymuştur. Ancak bu tekliflerinin, üst komutanlık tarafından dikkate alınmaması, savaşın uzamasına ve çok sayıda insanın ölümüne sebep olmuştur.

Atatürk durumu çok iyi değerlendirebilen ve olacakları tahmin edebilen bir liderdir. I. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Osmanlı Devleti’nin bir mütarekeye gideceğini, barışa kadar bunalımlı anlar geçireceğini, ordunun dağılacağını, düşmanla milletin karşı karşıya kalacağını ve şimdiden gerekli tedbirlerin alınmasının gerektiğini söylemesi ve uygulamaya geçmesi, onun sezi ve kavrayış gücünün, uzak görüşlülüğünün derecesini açıkça gösterir.

Atatürk’ün ileri görüşlülüğüne iyi bir örnek de II. Dünya Savaşı ile ilgili tahminleridir. 1932 yılında Atatürk; Amerikalı General Mc Arthur (Mak Artur) ile yaptığı görüşmede ”Versay Antlaşmasının, II. Dünya Savaşının tohumlarını attığını, Almanya’nın bütün Avrupa’yı ele geçirecek bir orduyu kısa bir zamanda kurabileceğini ve harbin 1940-1945 yılları arasında başlayacağını, çıkacak bir harpte Amerika’nın tarafsız kalamayacağını, Avrupa’da olacak bir harbin başlıca galibinin ne İngiltere, ne Fransa ve ne de Almanya’nın değil, sadece Sovyet Rusya olacağını” söylemiştir. Avrupa’daki olaylar gerçekten 1939 yılından itibaren Atatürk’ün bu tahminine göre gerçekleşmiştir.

Atatürk 1933 yılında yaptığı bir konuşmasında ise, o zaman emperyalist devletlerinin sömürgesi durumunda olan İslam toplumları için de şu tahminde bulunmuştu: ”Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Şimdi günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan, bütün doğu milletlerinin uyanışlarını öyle görüyorum. Bağımsızlık ve hürriyetlerine kavuşacak daha pek çok kardeş milletler vardır. Bu milletler bütün güçlüklere, bütün engellere rağmen, her şeyi yenecekler ve kendilerini bekleyen güzel geleceğe kavuşacaklardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünde yok olacak ve yerlerine, milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı geçecektir.” İslam dünyasında ve doğudaki diğer bölgelerde ortaya çıkacak devletleri, Atatürk, daha 1933 yılında yukarıdaki sözleriyle haber vermiştir.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.