DOLAR 18,6452 0.01%
EURO 19,6449 0.07%
ALTIN
BITCOIN 3161600,25%
Adana
21°

AÇIK

02:00

YATSI'YA KALAN SÜRE

TÜRKEŞ MANGA

TÜRKEŞ MANGA

03 Aralık 2022 Cumartesi

CHP lideri Kılıçdaroğlu vizyon belgesini açıkladı

CHP lideri Kılıçdaroğlu vizyon belgesini açıkladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, vizyon toplantısında dünyaya sesleniyor… Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi ekonomik krizden çıkaracak istikrarlı büyüme modelini ve para politikaları konusundaki yol haritasını açıkladı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ndeki vizyon toplantısında, Türkiye’yi ekonomik krizden çıkaracak istikrarlı büyüme modelini açıkladı.

Teknolojik gelişmelerin ve yatırımların ülkeye çekilip, istihdamın arttırılması ve para politikaları konusundaki yol haritasını duyurdu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, salona CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile geldi.

Toplantıya katılanlar arasında CHP’li milletvekilleri, CHP’li belediye başkanları bulunuyor.

Salonda “Gençlik seninle durma ilerle, seni başkan yapacağız” sloganları atıldı.

“HER ŞEY BU ÜLKEDE ÇOK AMA ÇOK GÜZEL OLACAK”

Partisinin vizyon belgesini açıklayan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başlıkları şu şekilde:

*Her şey bu ülkede çok ama çok güzel olacak. Bugün sizleri Türkiye için uyanmanın ve ayağa kalkmanın ve büyümenin vizyonunu ortaya koymak için davet ettik.

*Bugün burada halkımızdan ne için oy isteyeceğimizi öğreneceksiniz. Sadece bir adaya, başka bir tek adama bir zümrenin çıkarına asla oy istemeyeceksiniz.

*Artık oyu halkımızdan, herkes için daha iyi bir yaşama yeni bir düzene, yeni bir Türkiye hayaline yeni bir siyaset kültürüne ve yeni bir siyaset üstü anlayışa oy isteyeceksiniz. İste bu yeni sistemi bugün açıklıyorum.

“YENİ BİR TEK ADAM ARAMIYORUZ”

*Krizden alnımın akıyla ve hep birlikte çıkacağız. Asıl zor olan, ülkenin yeniden yapısal bir krize girmesini kalıcı olarak engellemek.

*Çünkü bu ülke durmaksızın krizlere girdi, krizlerden çıktı şimdi de derin bir krizin içerisindeyiz. Sürekli aynı girdaba düşen halkımız ekonomik ve sosyal olarak dayanılmaz acılar çekti. Bugün ülkenin kaderini değiştirme günüdür.

*Bunun için yönetim anlayışını, yaklaşımımızı kökten değiştirmeliyiz. Ancak bunun çaresi, mevcut tek adam gitsin, başka bir tek adam gelsin değildir.

*Tek adam gitsin mi? Evet gitsin. Tek adam rejimi bitsin mi? Evet bitsin. Ancak yerine çalışan yeni bir sistem gelsin. Yeni bir tek adam aramıyoruz.

“MESELE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN O BÜYÜK HAYALİNE SAHİP ÇIKMAKTIR”

*Bugün bizden bambaşka bir sistemin alt yapısını dinleyeceksiniz Türkiye Cumhuriyeti’ni ikinci yüzyılında bir daha artık böyle acımasız, adaletsiz ve kutuplaşmış dönemler yaşamayacak.

*Partimizin ikinci yüzyıla çağrı beyannamesinde ilan ettiğimiz gibi, ülkemizin üzerine çöken kara bulutları dağıtıp Türkiye’yi çağdaş uygarlığa ulaştırma ve onu aşma kararlılığını bugün bir adım daha ileriye taşıyoruz.

*Türkiye’yi, kurumları yeniden inşa edilmiş, sistemi yasal çerçeveye oturtulmuş, toplumsal güven ve huzurun hakim olduğu, bölgesinde barışın ve refahın merkezi haline geldiği bir Türkiye’yi inşa edeceğiz.

*Dolayısıyla meselemiz, sadece hükümeti devralma meselesi değildir. Mesele Mustafa Kemal Atatürk’ün o büyük hayaline sahip çıkmaktır.

*İnşallah bize nasip olacak. Bugün yepyeni bir güç birli ile tanışacaksınız. 70 kişiden oluşan büyük bir güç birliğinden söz ediyorum.

“BAY KEMAL ASLA GERİ ADIM ATMAZ”

*Ne derlerse desinler inandığım vizyon yolculuğundan asla geri adım atmayacağım. Çünkü ne istediğimi ve bu yolun nereye varacağını daha başlarken biliyordum. Hepiniz şuna inanın Bay Kemal çıktığı yoldan asla geri adım atmaz.

*Kısa bir süre sonra da Almanya’ya gideceğim. Seyahatlerimde ve sonrasında bahsettiğim bu 70 değerli isimle tek tek görüştüm.

*Onları siyaset üstü güç birliğine katılmaları için davet ettim. Elimizde üç büyük güç var, bize inanan halkımız, siyasi gücümüz ve dostlarımızla kurduğumuz siyaset üst güç birliğimiz.

*Bizler siyasi ve siyaset üstü, rozetli veya rozetsiz unutmayın hepimiz ülke için vatan için birlikteyiz.

“VATANLARI İÇİN ÇALIŞACAKLAR”

*Bahsettiğim bu sistemi hangi mantıkla oluşturdum? Bu değerli 70 kişi Türkiye için 24 saat çalışan bir güç birliği olacak. Bir daha ifade edeyim. 24 saat çalışan bir güç birliği olacak.

*Bir kısmı günü bitip uyumaya hazırlanırken dünyanın diğer yanındaki vatanseverlerimiz ve dostlarımız güne merhaba diyecekler. Devlet 7 gün 24 saat çalışacak.

*Zamanın, mekanın, enlemlerin, boylarım ötesinde kesintisiz üreten Türkiye’yi şimdiden inşa etmeye başlıyorum. Bakınız, bu 70 değerli isim ne bir kişi için, ne bir parti için, ne de iktidar için çalışacaklar. Onlar vatanları için çalışacaklar vatanları.

*Çünkü Bay Kemal olmak böyle bir şey. Çünkü benim işim birleştirmektir. Çünkü benim işim sistemi kurmaktır. Çünkü benim işim sistemi çalıştırmaktır. Benim işim o sistemi ayrıca kalıcı kılmaktır.

*Bugün bizimle ülkeyi birlikte dönüştürmeye cesaret edenlerin bazılarını huzurlarınıza çağıracağım.

*Önce onlar anlatsınlar. Sonra ben çıkıp adım adım yapacaklarımızı özetleyeceğim. Buradan dinleyeceğiniz değerli konuşmacılar, tüm karanlığa rağmen ışığa çok yakın olduğumuzu size anlatacaklar.

TEK TEK TANITTI

*Sayın Jeremy Rifkin ile tanışacaksınız. Kendisi Almanya’da Merkel’in endüstri ve sanayi teknolojileri danışmanıydı. Çin Devlet Başkanı’nın da danışmanlığını yaptı.

*Benim de yeni endüstriyel dönüşüm başdanışmanım. Dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında gösterilen Sayın Daren Acemoğlu bizimle birlikte olacak.

*Ben Sayın Acemoğlu’nun gelecek yıllarda Nobel ödülü alacağından da yüzde yüz eminim. Sayın Öztrak, ülkeye nefes aldıracak makroekonomik çözümleri.

*Sayın Böke, dijital kalkınma ve yeşil dönüşümü. Sayın Hakan Kara ve Sayın Refet Gürkaynak, para politikalarını. Sayın Ufuk Akçiğit, istihdam politikalarını.

*Sayın Hacer Foggo ise sosyal politikalarımızı anlatacak. Bu değerli isimlerle kurduğum sistem Türkiye’yi hızlıca karanlıktan çekip aydınlığa çıkaracak. Cumhuriyet kendi özünden güç alarak yeniden şahlanacak. Haydi başlayalım.

RIFKIN ‘İKLİM KRİZİNİ’ ANLATTI

Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanı Jeremy Rifkin, toplantıya video konferansla bağlandı.

*Bilimsel, teknik ve ekonomik girdi sağlayacağım. Türkiye’nin kapsamlı bir yön haritası oluşturmasına yardımcı olacağım. Sayın Kılıçdaroğlu ülkesini bir dönüşümden geçirecek.

*Bu bir sanayi dönüşümü ve sıfır karbon emisyonu içeriyor. Benim ekibim AB’de temel mimari görevlerde yer aldı ve aynı şekilde Çin’de iklim değişikliği gibi konularda da görev aldı. Birleşmiş Milletler’de de önemli görevler üstlendik.

“AKDENİZ’İN 22 ÜLKESİ DÜNYANIN GERİ KALANINDAN YÜZDE 20 DAHA HIZLI ISINIYOR”

*Sayın Acemoğlu ile birlikte çalışıyor olmak mutluluk verecek bana. Son dönemdeki iklim çalışmaları bize şunu gösteriyor.

*Akdeniz’in 22 ülkesi, yani 480 milyon kişi, dünyanın geri kalanından yüzde 20 daha hızlı ısınıyor. En hızlı yağmur azalımı da bu bölgede görülüyor.

*Bu şekilde devam ederse burası yerleşilemez hale gelecek. Her Akdeniz ülkesinin bu konuyu ele alması gerekiyor. Birlikte çalışırsak ancak başarılı olabiliriz.

“BU YOLCULUKTA BÜTÜN TÜRK HALKININ DAYANIŞMA İÇERİSİNDE OLMASI GEREKİYOR”

*Bu yolculukta bütün Türk halkının dayanışma içerisinde olması gerekiyor. Bunu akılda tutarak bir düşüncemi paylaşmak istiyorum.

*Türkiye’de Akdeniz Havzası’nda yaşayan insanlara olan biten anlatmak zorunda bile değiliz, çünkü herkes bunun farkında. Çok ciddi seller yaşanıyor.

*Yaz aylarına geldiğimizde ise kuraklık ve susuzluk kıtlıklar yaşanıyor. Sonbaharda ise fırtınalar, tayfunlar bizi vuruyor. Bunların hepsi bir araya gelerek ekosistemimizi altüst ediyor. Bu yalnızca insan hayatı değil, gezegendeki diğer hayatları da tehdit eden bir gerçek.

“BEŞ KEZ ÖNEMLİ YOK OLUŞLAR YAŞANDI ŞİMDİ İSE ALTINCISININ BAŞINDAYIZ”

*Z kuşağı başta olmak üzere şunu söylemek istiyorum; İnsanlık için çok önemli bir zaman diliminden geçiyoruz. Daha önce beş kez önemli yok oluşlar yaşandı.

*Şimdi ise altıncısının başındayız. Bilim insanları bunu bu şekilde söylüyor. Karşımızdaki gerçeği olduğu gibi görmemiz ve bir anlamda uyanmamız gerekiyor. İklim değişiyor çünkü küresel ısınmaya yol açan gazlar salınıyor.

*Bu gazlar, güneşten gelen ışığın dünyadan yansımasını engelliyor. Her bir derecelik artış için atmosfer yüzde 7 daha fazla ısı emiyor.”

FAİK ÖZTRAK: İSRAFA SON VERECEĞİZ

Rifkin’in ardından kürsüye CHP sözcüsü Faik Öztrak sahneye çıktı. Öztrak’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“DÜNYA YENİ BİR SANAYİ DEVRİMİNİ YAŞIYOR”

*Ünlü düşünür Gramsci’nin deyimiyle; ‘Eskinin öldüğü, ama yeninin henüz doğmadığı…’ Bu arada çok farklı hastalık belirtilerinin ortaya çıktığı bir ara dönemdeyiz.

*2008’de Küresel Finans Krizi; dünyaya hâkim olan ekonomik modeli temellerinden sarstı. 2020’de Küresel Covid salgını küresel arz zincirlerinin dağılmasına yol açtı. 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgali uluslararası güç ve güvenlik dengelerini çatırdattı.

*Küresel sistem, yön bulmak için kendine yeni kerterizler arıyor. Uluslararası ticaret ve tedarik zincirlerinin rotası, ilkeler ve değerler temelinde, ‘dostluk’ ve ‘müttefiklik’ ekseninde yeniden çiziliyor. Dünya yeni bir sanayi devrimini yaşıyor.

*Yaşadığımız Dördüncü Endüstri Devrimi’nin yakıtı ‘işlenmiş veri’, iletişim teknolojisi ise sanal ve gerçek dünyanın bütünleşmesi.

*Otonom robotlar ve karanlık fabrikalar, nesnelerin interneti ve bulut teknolojileri, üç boyutlu yazıcılar ve artırılmış gerçeklik; tüm iş yapış biçimlerini değiştiriyor. Yaşamın her alanını dönüştürüyor.

“TERTEMİZ BİR GELECEK İNŞA EDECEĞİZ”

*Bu yeni dönemi iyi okuyan devletler, iyi hazırlık yapan milletler, yeni dönemin kazananları olacak. Hızla zenginleşecek.

*Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında ülkemizi Dördüncü Endüstri Devrimi’nin takipçisi ve tüketicisi değil, geliştiricisi ve üreticisi yapmaya kararlıyız. Temiz enerjiyle, temiz üretimle, temiz fonlarla, temiz toplumla, tertemiz bir gelecek inşa edeceğiz…

“MİLLETİMİZİ ORTA GELİR TUZAĞINDAN KURTARACAĞIZ”

*Zenginleşeceğiz. Milletimizi, orta gelir tuzağından kurtaracağız. Kimseyi geride bırakmayacağız.

*Bu büyük hamleyi Türkiye’deki ve dünyadaki tüm bilim insanlarımızla kuracağımız, büyük iş birliğiyle gerçekleştireceğiz. Biz; sahip olduğumuz üstünlükleri ve ülkemizin potansiyelini çok iyi biliyoruz.

*İnsanımıza güveniyoruz. 4,5 saatlik uçuş mesafesinde; 58 ülkeye, 1,5 milyarlık nüfusa, 22 trilyon dolarlık bir pazara erişim imkânımız var. Çalışabilir aktif nüfusumuz, çocuk ve yaş almış bağımlı nüfusumuzdan hala daha hızlı artıyor.

GENÇLERİMİZİN İŞSİZLİĞİ EN BÜYÜK İSRAFTIR

*Ama bu fırsat penceresinin kapanmakta olduğunun da farkındayız. Gençlerimiz ülkemizin en büyük servetidir.

*Gençlerimizin işsizliği ise en büyük israftır. Biz; genç ve dinamik iş gücümüzü, en etkin şekilde kullanacağız.

“ÜLKEMİZİ HAK ETTİĞİ ZENGİNLİĞE KAVUŞTURACAĞIZ”

*Girişimci, rekabetçi, dünyayı iyi tanıyan iş insanlarımız var. Genç ve dinamik iş gücümüzle, bilim insanlarımızla, küresel arenada rekabet eden iş insanlarımızla, eşsiz coğrafi konumumuzla, küresel tedarik zincirlerinin yeniden dizildiği şu günlerde Afro-Avrasya’nın en önemli arz ve tedarik merkezi olmaya kararlıyız. Ülkemizi hak ettiği zenginliğe kavuşturacağız.

“YENİ NESİL KALKINMA STRATEJİMİZİ HAZIRLADIK”

*Ekonomi Masamızla 44 ilimizi gezdik; 40 bin kilometreden fazla yol yaptık. İş ve meslek örgütleriyle konuştuk. Sorunlarını dinledik, fikirlerini aldık.

*Yeni Nesil Kalkınma Stratejimizi hazırladık. Ekonomideki büyük yangını da gördük. Acilen önce feraha, ardından da refaha kavuşturacak bir programın ne kadar önemli olduğunu bir kere daha tespit ettik.

“YÜKSEK RİSK PRİMİNİ HIZLA AŞAĞIYA ÇEKMEMİZ GEREKİYOR”

*Kısa sürede ferahlamak için yanlış ekonomi politikalarının neden olduğu belirsizlik çarkını kırmamız; ülkemizin olağanüstü yüksek risk primini hızla aşağıya çekmemiz gerekiyor.

*Bunu gerçekleştirmek için; önce Merkez Bankası’nın başına tüm dünyanın saygı duyduğu bir ismi atayacağız. Merkez Bankası’nın hedefi ‘Enflasyonu kalıcı olarak düşük, tek haneye indirmek’ olacak.

*Merkez Bankası’nın araç bağımsızlığını güvence altına alacak yasal düzenlemeleri hemen yapacağız. Makro ihtiyati politikaları asli işlevine döndüreceğiz.

2023 BÜTÇESİNİ YENİDEN YAPACAĞIZ

*Ekonomik öncelik ve ihtiyaçları gözeterek, 2023 Bütçesini yeniden yapacağız. Şatafata ve israfa son vereceğiz.

CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINI ÇANKAYA KÖŞKÜNE TAŞIYACAĞIZ

*Cumhurbaşkanlığı makamını ait olduğu yere, Çankaya Köşküne taşıyacağız. Sağlanacak tasarruflarla krizin ezdiği kırılgan kesimleri destekleyeceğiz. ‘Mali kural’ uygulamasını başlatacağız. Türkiye Varlık Fonu’nu tasfiye ederek, bütçe birliğini sağlayacağız.

*Kamu Özel İşbirliği Projeleri başta olmak üzere, devletin sırtındaki tüm koşullu yükümlülükleri, Durum ve Hasar Tespit Komitesi eliyle ortaya çıkaracağız. Hızla atacağımız bu adımlarla, kısa sürede ekonomide öngörülebilirliği artıracak, risk primimizi düşürecek, makroekonomik istikrarı sağlayacağız.

“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ DEMOKRATİK, KURALLI DÜNYADADIR”

*Feraha kavuşmak için, iki önemli çapamız var. Güçlü Türkiye, güçlü Avrupa’dır. Türkiye’nin geleceği demokratik, kurallı dünyadadır. Avrupa Birliği üyelik müzakerelerini canlandıracağız.

*Bu çerçevede özellikle; 23. Yargı ve Temel Haklar Faslının gereklerini hızla tamamlayacağız. Bu fasıldaki siyasi blokajın kaldırılmasını da AB’den isteyeceğiz.

STRATEJİMİZİ DÖRT SÜTUN ÜZERİNE İNŞA ETTİK

*İkinci çapamız ise; hızla hayata geçireceğimiz ‘Yeni Nesil Kalkınma Stratejimiz’ olacak. Bu; hem ülkemizi ferahlatacak, hem de kalıcı refaha ulaşmamızın önünü açacak.

*2030 gündemi, sürdürülebilir kalkınma amaçları ve Paris İklim Anlaşması, aslında stratejimizin en önemli küresel referanslarıdır.

*Biz stratejimizi dört sütun üzerine inşa ettik: Demokrasisi, kurumları ve kuralları güçlü Türkiye; üreterek zenginleşen, rekabetçi Türkiye, zenginliği adil paylaşan Türkiye, temiz ve yeşil Türkiye.

‘BİZE KRAL DEĞİL, KURAL GEREK’ DİYORUZ

*Neden kurumları ve kuralları güçlü Türkiye? Güçlü bir demokrasi, kurum ve kurallar; toplumda can ve mal güvenliğini, istikrar ve huzuru sağlar.

*Yatırımı, istihdamı, aşı, işi artırır. Zenginliğin önünü açar. Bugün fert başına gelirimiz Üyesi olduğumuz Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) ancak dörtte biriyse, bunun en önemli nedenlerinden biri kurumlarımızın kalitesinin OECD’nin ancak yarısı kadar olmasıdır.

*Bu da daha önceki rakamlarla. Herhalde bugün bunu yapsak, yarısı bile değiliz. Biz bu nedenle ‘Bize kral değil, kural gerek’ diyoruz. Kurumları ve kuralları güçlü Türkiye’de; ‘Güçlendirilmiş Demokratik Parlamenter Sistem’ olacak.

“SİYASİ AHLAK YASASINI ÇIKARACAĞIZ, SİYASETİN İTİBARINI KORUYACAĞIZ”

*Cumhurbaşkanı tarafsız olacak. 85 milyonu kucaklayacak. Yargı bağımsız ve tarafsız olacak. Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü olacak.

*Merkez Bankası başta olmak üzere düzenleyici ve denetleyici kurumların araç bağımsızlıkları yasal güvence altında olacak. Kamu İhale Kanunu’nu uluslararası normlara uygun şekilde yenileyeceğiz. İhalelerde şeffaflık ve rekabeti sağlayacağız.

*Atamaları sadakate göre değil, liyakate göre yapacağız. Kayırmacılığa son vereceğiz. Siyasi ahlak yasasını çıkaracağız, siyasetin itibarını koruyacağız.

“TÜRKİYE’Yİ GRİ LİSTEDEN ÇIKARACAĞIZ”

* Kara paraya sıfır tolerans göstereceğiz. Türkiye’yi, Mali Eylem Görev Gücü’nün gri listesinden çıkaracağız. Kurumları ve kuralları güçlü Türkiye’de, OECD ülkeleriyle bu konuda aramızdaki makası, 2030’a kadar hızla kapatacağız.

*Stratejimizin ikinci sütununda; zenginleşen, rekabetçi Türkiye var. İlk iş; küresel, bölgesel ve yerel kalkınma dinamiklerini takip eden, özel kesim ile yeni iş birliği modellerine öncülük eden, ekonomideki oyunculara ufuk veren Strateji ve Planlama Teşkilatı’nı kuracağız.

*Zenginleşen, rekabetçi Türkiye’de; sanayimizin, Endüstri 4.0 dinamikleri ile Dijital Dönüşüm ve Yeşil Dönüşüm ışığında yüksek teknolojili, katma değerli bir yapıya dönüşmesini destekleyeceğiz. Bu çerçevede üniversite-sanayi-sivil toplum-kamu iş birliği modellerini en etkin şekilde kullanacağız.

*Evlatlarımızı ekonominin ve çağın gerektirdiği yeteneklerle donatacak bir milli eğitim politikasını uygulayacağız.

*Eğitimde niceliğe değil, kaliteye odaklanacağız. Üniversitelerimizde bilimsel özgürlüğü ve özerkliği sağlayacağız. İnternete erişimi özgürleştireceğiz. Şehirlerimizin veri iletim alt yapısını güçlendireceğiz.

OECD ÜLKELERİ İLE ARAMIZDAKİ MAKASI 2030’A KADAR HIZLA KAPATACAĞIZ

*Ar-Ge faaliyetlerini destekleyen kurumsal yapıyı güçlendireceğiz. Yaratıcı endüstrilerin özelliklerini dikkate alarak, bu endüstriye teşvik ve destekleri daha da güçlendireceğiz.

*Girişimi destekleyen finansal araçları çeşitlendireceğiz. Yeşil yatırımların, sürdürülebilirlik projelerinin ve sosyal yatırımların finansmana ulaşımını kolaylaştıracağız. Fin-Tekleri ve dijital ödeme sistemlerini yaygınlaştıracağız.

*Zenginleşen, rekabetçi Türkiye’de; bu konuda OECD ülkeleri ile aramızdaki makası 2030’a kadar hızla kapatacağız.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ YENİDEN YÜRÜRLÜĞE SOKACAĞIZ”

*Gelelim stratejimizin üçüncü sütununa: Zenginliği adil paylaşan Türkiye’de ülkemizde hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Aile Destekleri Sigortasıyla her aileye asgari bir gelir sağlayacağız. Kayıt dışılığı azaltarak vergi tabanını genişleteceğiz.

*Vergi yükünü adil dağıtacağız. Dolaysız vergileri esas alan, dolaylı vergilerin ağırlığını azaltan vergi yapısını tesis edeceğiz. Sendikalaşmanın, örgütlü toplumun önünü açacağız.

*Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacağız. Cinsiyet eşitsizlikleriyle etkin şekilde mücadele edeceğiz.

*Kadınların iş yaşamına katılımı önündeki engelleri kaldıracağız. Kadınların toplumsal hayattaki konumunu güçlendireceğiz. Kadına yönelik şiddete sıfır tolerans göstereceğiz. İstanbul Sözleşmesini yeniden yürürlüğe sokacağız.

“KANAL İSTANBUL GİBİ RANT PROJELERİ İÇİN KULLANMAYACAĞIZ”

* Sınırlı kamu kaynaklarını, Kanal İstanbul gibi rant projeleri için kullanmayacağız. Kaynaklarımızı GAP, DAP, KOP ve DOKAP başta olmak üzere bölgesel ekonomik gelişmişlik farklarını azaltacak yatırımlarda kullanacağız.

“TOPLUMSAL UZLAŞI YOLUYLA OLUŞTURACAĞIZ”

*Ve stratejimizin son sütunu; Temiz, yeşil Türkiye… Dünya ekolojik limitlerine yaklaşıyor, özellikle de bölgemiz. Türkiye’nin Paris İklim Anlaşmasını onaylamasını, 2053 için net sıfır emisyon hedefi vermesini önemsiyoruz. Bu konudaki stratejilerimizi, Sayın Böke sizlere anlatacak.

*Ama ben kısaca birkaç başlığa değineyim. Karbonsuzlaşma Stratejisini ve Yeşil Mutabakatı, ekolojik krizin tüm muhatapları ile beraber, toplumsal uzlaşı yoluyla oluşturacağız.

*Döngüsel ekonominin imkânlarından sonuna kadar yararlanacağız. Çevreci ürünler ve sürdürülebilir üretime yönelik özel finansman yöntemleri geliştireceğiz. Temiz, Yeşil Türkiye’de; bu konuda OECD ile aramızdaki makası kapatacağız.

“BİZ HAZIRIZ. MİLLETİMİZ HAZIR

* Nereye gideceğini bilmeyen kaptana hiçbir rüzgâr yardım edemez. Biz ülkemizi nereye götüreceğimizi, insanlarımıza nasıl bir gelecek sunacağımızı çok iyi biliyoruz. Temiz enerjiyle, temiz üretimle, temiz fonlarla, temiz toplumla, tertemiz bir gelecek inşa edeceğiz…

*Bu iddialı hedefleri yakalamaya milletimizi önce feraha, sonra refaha kavuşturmaya hazırız. Biz hazırız. Milletimiz hazır.”

FOGGO: SOSYAL DEVLET DÖNEMİ BAŞLIYOR

CHP Yoksulluk ve Dayanışma Ofisi Koordinatörü Hacer Foggo açıklamalarda bulundu.

Hacer Foggo’nun satırbaşları şöyle:

*Bugün burada ilan edilen vizyon ile güçlü sosyal devlet ile fırsat eşitliği dönemi başlıyor. Bu kalkınma vizyonunun en önemli boyutlarından biri sosyal devlettir.

*Çünkü sosyal devlet, bir çocuğun beslenme hakkı ile eğitime erişme hakkı arasında bir fark görmez.

*CHP iktidarının ilk 6 ayında Aile Destekleri Sigortası Kurumu kurulacak. Tüm sosyal yardımlar tek bir çatı altında toplanacak.

*Hiç kimse sosyal yardım almak için kapı kapı dolaşmak zorunda kalmayacak. Devlet, zorda olanın ayağına gidecek.

PROF. DR. KARA: KALKINMAYI DESTEKLEYECEK POLİTİKAYA İHTİYAÇ VAR

Merkez Bankası’nın eski Baş ekonomisti ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara, video konferans yoluyla toplantıda konuştu.

Kara’nın satırbaşları şöyle oldu:

*Yoksullukla mücadele için kaynak gerekiyor. Sürdürülebilir bir büyüme, gelir artışı lazım. Ayağı yere basan bir makro çerçeve oraya koymak gerekiyor.

*Önümüzdeki dönemde bir makro istikrar programının ana bileşenleri, özellikle makro finansal taraftan bakılınca nasıl olmalı, teknik görüşlerimi dile getireceğim.

*Geçmişten ders alıp, geleceğe yönelik politikaları tasarlamak gerekiyor. Türkiye’nin önemli bir deneyimi var. 2001 krizi sonrası uygulanan politikalar.

*Bu politikalardan alınabilecek dersleri anlatıp, Türkiye’ye özgü, makro finansal tasarım nasıl oluşturulabilir, buna ilişkin görüşlerimi açıklamak istiyorum.

*21. yüzyılda ekonomi politikası deneyimi deyince, arka planda MB’nin de başrolde olduğu bir kronoloji de benim aklıma geliyor.

Devamını Oku

60 milyon kişiye ‘Cumhuriyet ikramiyesi’ önerisi

60 milyon kişiye ‘Cumhuriyet ikramiyesi’ önerisi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Memleket Partisi Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy, her yıl 29 Ekim’de 18 yaşından büyük Türk vatandaşlarına bir asgari ücret tutarında ‘Cumhuriyet ikramiyesi’ verilmesini istedi.

Memleket Partisi Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy, her yıl 29 Ekim’de 18 yaşından büyük Türk vatandaşlarına ‘Cumhuriyet ikramiyesi’ verilmesi konusunda hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu.

Türkiye’de 18 yaşından büyük 60 milyon kişi bulunduğu ve bu kişilere bugün için yapılacak 5 bin 500 lira ikramiye ödemesinin 330 milyar lirayı bulduğunu ifade eden Aksoy, bunun da 4 trilyon 469 milyar 570 milyon liralık 2023 bütçesinin yüzde 7.5’ine denk geldiğini vurguladı.

Aksoy hazırladığı teklifinin gerekçesinde “Cumhuriyet, bizlere korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için bırakılmış bir emanettir. Emanetimize sahip çıkmanın ve gelecek nesillere aktarmanın en güzel yolu ise ülkemizin her bir köşesinde bayramın coşkuyla kutlanmasını sağlamaktır” dedi. Aksoy, şu görüşlere yer verdi:

“Ülkemizdeki ekonomik kriz ve yüksek enflasyon karşısında geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşlarımız ne kendilerine ne de çocuklarına milli bayram coşkusunu yaşatmak için bir bütçe ayırabiliyor. Vatandaşlarımıza, Cumhuriyetin varlığını coşkuyla yaşayıp, yaşatmak için maddi destek verilmesi şart olmuştur. Bu amaçla Cumhuriyetin 100’üncü yılından başlayarak, her yıl 29 Ekim’de 18 yaşını doldurmuş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına, bir asgari ücret tutarı kadar ‘Cumhuriyet İkramiyesi’ ödenmesi amaçlanmıştır.”

Devamını Oku

Çocuğunuzun önünde tartışmayın!

Çocuğunuzun önünde tartışmayın!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi KozanBilgi.Net okurlarına konu hakkında önemli bilgiler verdi.

Ebeveynlerin çocukların gözü önünde tartışıp kavga etmesi çocukların gelişimini olumsuz etkilemesinin yanı sıra ciddi travmalara neden olabilir. Anne babası geçimsizlik yaşayan çocuklarda ciddi bir güven sıkıntısını oluşabilir.

Her evlilikte elbette problemler yaşanabilir, önemli olan bu problemlerin nasıl çözüldüğüdür.Şayet çözülemeyen bu problemler çatışmaya dönüşürse bunu çocuktan gizlemek oldukça güçtür zira çocuk anne baba arasında yaşanan her türlü gerginliği aynı yaşam alanında olduğu için kolaylıkla hisseder.3-6 yaş arasındaki soyut düşünemeyen çocuk, anne baba arasında yaşanan çatışmanın sorumlusunu kendisinin olduğunu sanır ve kendini suçlar.

Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi

Aile içi çatışmalar arasında büyüyen çocuklar problemler karşısında tıpkı ebeveyni gibi çözüm odaklı değil problem odaklı bir yaklaşım sergilemeyi öğrenir ve kendi sosyal yaşantısında benzer çatışmalar yaşayabilir.Problemler çatışmaya dönmeden, eşlerin problemleri vaktinde çözmeleri gerekir.

Unutulmamalıdır ki çözülemeyen problemler en çok o evin çocuklarına zarar verir.

Devamını Oku

Boyun ağrılarına karşı dikkat edilecek noktalar!

Boyun ağrılarına karşı dikkat edilecek noktalar!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon UzmanıDoç. Dr. Ahmet İnanır KozanBilgi.Net okurlarına konu hakkında önemli bilgiler verdi.

Günümüzde birçok kişinin sıkça karşılaştığı sağlık sorunlarından bir tanesi olan boyun ağrısı, özellikle sık cep telefonu kullanan, masa başı çalışan veya bilgisayar başında saatlerce vakit geçiren ve düz yastıkta uyuyan kişilerde ortaya çıkmaktadır.

Boyun ağrısı neden olur ?

Özellikle masa başı çalışan ve akıllı telefon kullanan bireylerde oluşan boyun fıtıkları, her yaş grubunu hatta çocukları ve gençleri daha çok etkileyen etkileyen ciddi bir sorun haline gelmiş durumda. Boyun fıtığı omurlar arasındaki kıkırdağımsı diskin ortasında ve içinde yer alan yumuşak jölemsi kısmın etrafındaki tabakalardan sızarak aşması ile dışarı yani olmaması gereken alana girmesi sonucu oluşur. Dışarı çıkan disk materyali omurga kanalının orta kısmından fıtıklaşırsa omuriliğe, kanalın yanından fıtıklaşırsa kola giden sinirlere baskı yapabilir ve ağrılı veya ağrısız halde bulunabiliyor

Orta bölümden çıkan fıtıklarda kişi ağrıyı; omuzlarda, boynunda ve kürek kemiklerinde veya sırtta hissedebilir. Yan tarafa yakın olan fıtıklaşmalarda ise hastanın kolunda ağrı, uyuşma, karıncalanma veya güçsüzlük hissi ile kendini belli edebilir. Ensede ağrı, boyun, omuz ve sırta vuran ağrılar, boyun hareketlerinde kısıtlılık, kas spazmı, kollarda ve ellerde uyuşma, uyuşukluk hissi, kollarda incelme, kol ve elde kas gücü azalması görülebilir. Tüm bu bulgular insanların yaşamını etkileyerek hayatı zorlaştırır hatta çekilmez bir hal alabilir.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır

Hangi hastalıklar ile karışabilir?

Boyun fıtığı olmasına rağmen başka hastalık zannedilebileceği gibi, boyun fıtığı olmayan hastalara da boyun fıtığı tanısı koydurabilir. Bu karışıklıklar zaman kaybına neden olabilmektedir. Boyunda bir tümöral oluşum olup aylarca dolaşan ehil olmayan ellerde oyalanan hastalara rastlamaktayız. Fibromiyalji Sendromu, Miyofasiyal Ağrı Sendromu, Omuz problemleri, Torasik Outlet Sendromu, DİSH (Diffüz idiopatik iskelet hiperostozu) gibi boyun ağrısı yapabilen çok sayıda neden mevcut olup bunların hangisi bu ağrıya neden olmaktadır ayırt edilmesi hayli önem arz etmektedir.

En sık kimlerde görülür ?

Boyun fıtığı özellikle uzun süre boynunu eğerek durmasından dolayı cep telefonu kullananlarda, bilgisayar başında zaman geçirenlerde, kitap okuyanlarda, masa başı çalışanlarda, uzun yol şoförlerinde ve uyurken boyun yastığı kullanmayanlarda sıklıkla görülmektedir. Ayrıca boyun fıtığı rahatsızlıkları özellikle yaz tatili dönemlerinde yapılan uzun yolculuklarda tetikleniyor. Toplu taşıma araçlarında (otobüs vs.) uyuma, uçak seyahatlerinde inişte (yere temas anında uykuda olma), özellikle yaz tatili dönemlerinde yapılan uzun yolculuklarda tetikleniyor. Toplu taşıma araçlarında (otobüs vs.) uyuma, uçak seyahatlerinde inişte (yere temas anında uykuda olma), özellikle tatil amacıyla hususi araç ile seyahatlerde aynı pozisyonda uzun kalış ciddi problemlerin zemin hazırlayıcısı olabilmektedir.

Boyun ağrılarına karşı dikkat edilecek noktalar nelerdir ?

  • En güzel tedavi korunma, en güzel ilaç egzersizdir. Uyurken boyun yastığı ortopedik olarak seçilmelidir. Boyun fıtığına yakalanma riskini en aza indirmek için günlük yaşam esnasında boyun fıtığına sebep olabilecek hayat tarzından uzak durmak gerekir.
  • Akıllı telefon ile uzun süre oyalanmaktan uzak durmak (boyunu öne eğerek kesinlikle yapılmamalı) ve uzun süre bilgisayar başında çalışmayıp aralar vererek çalışma alışkanlığı kazanmak fıtık gelişme riskini azaltacaktır.
  • Seyahatler esnasında tedbirli olmak ayrıca önemli bir önlem olacaktır. Herhangi bir ağrılı durum başımıza geldiğinde durumu önemseyip, uzman bir doktora muayene olarak durumumuz hakkında doğru bir bilgi alarak hayata devam etmek, bize bilinçli bir hayat yaşama fırsatı sağlayacaktır.
  • Boyun ağrınız olduğunda mutlaka muayene olarak ağrı sebebini tespit ettirmelisiniz. Bu bir tümör de olabilir, küçük veya büyük bir fıtık da olabilir. Sadece ağrıya odaklanmamalısnız. Ağrıya neden olan ve altta yatan problemin erken saptanması tedavide büyük başarı sağlamaktadır. Size bu konuda en iyi yardımcı olabilecek kişi bu konuda çok tecrübe ve bilgiye sahip bir Fizik Tedavi veya Beyin Cerrahi doktoru olabilir. Çünkü bu arkadaşlarımız size en iyi ve en önce hangi tedavinin iyi geleceğine en iyi karar verebilecek uzmanlardır.
Devamını Oku

Diş Hekimliğinde Antibiyotik Kullanımına Dikkat !

Diş Hekimliğinde Antibiyotik Kullanımına Dikkat !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Estetik Diş Hekimi Dr. Efe Kaya konu hakkında bilgiler verdi.

Antibiyotik doğru kullanıldığında bazı durumlarda hayat kurtaran çok önemli bir ilaç grubudur. Ama yanlış kullanımı sadece sizin için değil gelecek için de çok tehlikelidir. Sürekli antibiyotik kullanımı sonrası antibiyotiklere direnç kazanan bakterilerin varlığı gelecekte antibiyotiklerin işe yaramamasına sebep olabilir.

Diş hekimliğinde kullanılan bakteriler bakterisid özellikli, yani bakteriler üzerinde öldürücü etkisi olan antibiyotiklerdir. Vücudun yararlı bakterilerinide öldüreceğinden gerekmedikçe kullanımı büyük bir hatadır.

Diş Çektirmeden Önce Antibiyotik Kullanmalı mıyım?

Biz diş hekimlerinin en çok karşılaştığı tablo budur. Hastalarımız çekimden önce kendini güvende hissedebilmek adına ilaç kullanmak isterler. Sanılanın aksine diş hekimliğinde antibiyotik kullanımı çok kısıtlıdır.

Çürük Oluşum Mekanizması

Dişlerin üç katmanı bulunur en dış tabakası dişin koruyucu tabakası mine tabakasıdır. Çürüğün başladığı bu katmanda hasta hiçbir şey hissetmez. İkinci tabaka dentin tabakasıdır. Bu bölgede çürük kendini belli etmeye başlar ve hasta sıcak ve soğukta ağrı duymaya başlar. Dentin tabakası sonrası dişin sinirlerine yani pulpa (öz) tabakasına ilerleyen çürük artık dayanılmaz ağrılar vermeye başlar. Çürük bakterilerine vücudun verdiği yanıt sonrası sinirler diş duvarına çarpmaya başladığından şiddetli ağrılara sebep olur.

Estetik Diş Hekimi Dr. Efe Kaya

Hasta çürük dişinin olduğu bölgede bu sebepten dolayı şişlik hisseder ve yüzünün şiştiğini düşünür ve ilaç kullanmak ister. Aslında bu durum sadece diş hekimine gitmelisin mesajı vermektedir.

Ne Zaman Antibiyotik Kullanmalı?

En önemli durumların başında profilaksi gelir. Profilaksi diş hekimliğinde cerrahi işlemler öncesi bakteriyemi tablosunu engellemek için ilaç kullanımını ifade eder. Hastanın kalp kapağı protezi var ise, kalıtsal kalp rahatsızlıkları var ise, geçirilmiş ateşli romatizma hastalığı var ise, kesinlikle işlemler öncesi antibiyotik kullanması gereklidir.

Diş kaynaklı bir enfeksiyon büyüyerek vücudun sistemini etkiliyor hastada ateş halsizlik ve titreme belirtileri veriyor ise, hasta hekimine danışarak muhakkak antibiyotik kullanılmalıdır.

İmplant Cerrahisi Sonrası Antibiyotik Kullanımı

Ağız içerisindeki mukoza yarı geçirgen bir yapıdadır. Yararlı ve zararlı tüm bakteriler ile sürekli temas halindedir. Gerek implant cerrahisi sırasında gerek ise sonrasında yara bölgemizi bu patojenlerden korumak durumundayız. Aynı zaman da post op bakım kriterlerini yerine getiremeyen hastalarda ve vücutta bulunan bilinmeyen enfeksiyon odaklarının etkisini en aza indirmek için antibiyotik özellikle profilaktik amaçlı kullanılır.

Hasta Ne Yapmalı?

Hastalar 6 ayda bir düzenli diş hekimi kontrolünden geçerek olası sürpriz bir ağrı tablosundan korunmalıdır. Tüm geçirilmiş hastalıklarını diş hekimi ile paylaşmalıdır. Doktorunun önerilerini eksiksiz yerine getirmelidir.

Devamını Oku