DOLAR 9,3186-0.15%
EURO 10,86290.08%
ALTIN 532,330,49
BITCOIN 5825002,57%
Adana
27°

AÇIK

15:55

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Ayşenur Bozkurt

Ayşenur Bozkurt

01 Aralık 2011 Perşembe

Topraga Serpilen Tohum

Topraga Serpilen Tohum
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir tohum olarak toprağa serpildi. Cumhuriyet yumuşak toprağa savaşta üzerindeki koşuşturmalarla berkleşti. O ninni olarak “Allah, Allah” seslerini dinledi. Akşamları ise Mustafa Kemal’in planlarını dinledi ve onunla bütünleşti. Onu bir baba gibi sevdi, daha topraktan başını çıkarmayan fakat toprağa düşmüş yerini sağlam tutmuş cumhuriyet Mustafa Kemal’in uykusuz, bitap hallerini iliğinde hissetti. Toprak kurudu ve susadı. Türk Milleti onu kanıyla suladı. O cansız toprağa düşen Mehmetçiklerin ruhunu hapsetti içine. Mehmetçik yere düştüğünde yer inledi ve titredi. Gök yüzü ağladı, dağlar taşlar ağıtlar yaktı.

O (Cumhuriyet) gerçek efsaneleri yaşadı. Son nefeste bile gözünde hala bir umut ve vatan aşkı olan nice şehitler verdi. Yüreği yanan analarla o da ağladı. Vakit geldi çattı, topraktan başını çıkarması ve ağlayan yüzleri güldürmesi gerekiyordu. Sonunda milletin bağımsızlık çığlıklarına karşı koyamadı ve Türkü sinmiş kanla sulanmış topraktan bir fidan olarak boy gösterdi.

Mustafa Kemal el uzattı ona, onu bir fidanken toprağından söküp kurutmak istedi kimi zalimler. Bu o kadar kolay mıydı? O milletin acılarını yaşamış toprağın dört bir yanına küçük bir fidanken kök salmıştı.

Cumhuriyet onlara karşı yıllardır biriktirdiği zehrini saldı. Hayatta kalmak için yaşam çığlıkları attı. Cumhuriyet yavrusunu vatan yolunda veren analara evlat, yetimlere baba oldu. Güvercinler uçurdu gökyüzüne çocukları mutlu etmek, halka huzur vermek için.




Bir müddet sonra o da yetim kaldı. Çünkü Mustafa Kemal çocuğu gibi gördüğü cumhuriyeti bizlere emanet ederek gözlerini kapattı. Bu onu hayata daha çok bağladı. Şimdi cumhuriyet Mustafa Kemal’in, Çanakkale geçilmez diyerek toprağa düşmüş şehidin ve bu uğurda son nefesini verenler için nefes alıyor ve yaşıyor.

Atama ve şehitlerime müjde olsun ki; bu ağaç iyice büyüdü bir sürü çiçek açtı ve meyveler verdi. Şimdi meyvelerin olgunlaşmasını bekliyoruz. Ve senin şu sözünü tüm Dünyaya haykırıyoruz. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene.”

Devamını Oku

Minik Arda’ya verilen Söz

Minik Arda’ya verilen Söz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugün 24 Kasım öğretmenler günü. Öncelikle Kozan Gaziköy Lisesindeki ve ülkemizdeki tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

Kozan Gaziköy İlköğretim Okulunun yeni eğitim binası hızla yükselmeye başladı.

Üç yıl önce Türkeş Manga tarafından ortaya atılan bu fikir sonunda hayata geçiyor.

İlk başlarda Türkeş Manga’nın bu fikri yetkililer tarafından benimsenmemiş ve Gaziköy’deki eski ilköğretim binası size yeter denilerek ödenek verilmemeiştir.

Gaziköy’ün yeni bir okul ihtiyacını çok iyi bilen ve öğrencilerin sıkıntılarını iyi gözlemleyen Türkeş Manga büyük bir sabırla üç yıl süren bir mücadele vermiştir.

Bu okulun yapımını aklına koyan Manga, ısrarla protokolü, ulusal ve yerel basını defalarca kasabaya davet etmiş, onları ağırlamış ve eski okul binasının yetersizliğini göstermeye çalışmıştı. Manga ayrıca okulun durumunu içeren bir köşe yazısı yazarak Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığa, Milli Eğitim Bakanlığına, Valilik, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine, Kozan Belediyesi, Kozan Kent Konseyi ve bir çok eğitim sendikalarına birer örnek göndermişti.

O günlerde Gaziköy İlköğretim Okuluna yoğun bir müfettiş akını ile bir ışık doğmuştu. Fakat Türkeş Manga’nın tüm çabalarına rağmen Gaziköy halkının düşüncesi yine aynıydı. Koskoca belediye başkanı okul yaptıramıyor da Türkeş Manga’mı yaptıracak diye düşünüyorlardı. Bu sözleri kulak ardı eden Manga, çalışmalarına devam ediyordu. Bir çok resmi toplantıda Gaziköy İlköğretim Okulu yeni bina ihtiyacını gündeme getirdi. Katıldığı bir çok toplantıya o zamanlar 4 yaşındaki minik oğlu Recep Arda Manga’yı da yanında götürdü.

Yeni okul ihtiyacı için gerekli projeleri ve yazışmaları tamamlayan Manga, bir sabah Kozan Kaymakamı Sayın İzzettin Sevgili’nin telefonu ile Kayhan Köyüne davet edildi.




Kaymakam Bey Türkeş Beyi arayarak “Biz şu an Kayhan Köyü Kahvehanesinde köylülerle sohbet ediyoruz. Gelirseniz size bir çay ikram edebilirim” dedi.

Büyük bir heyecanla yola çıkan Manga, yanına ilköğretim okul müdürü Mustafa Özcan’ı, okul aile birliği başkan yardımcısı Halil Talu ve minik oğlu Recep Arda Manga ile birlikte Kaymakam Beyin çay davetine katıldılar.

Sohbet esanasında arabada bulunan minik Recep Arda’yı gören Kaymakam Sevgili, onu da getirin bakalım yanıma deyince, minik Recep Arda Manga arabadan inip geldi ve Kaymakam Beyin elini öptü.

Türkeş Manga duygularını daha sonra şöyle anlatıyor;

Kaymakam Bey oğluma sordu “Adın Nedir?” diye

Oğlum ismini söyledikten sonra Kaymakam Bey tekrar sordu;

— Beni tanıyor musun?

— Tanıyorum, Kaymakamsın.

Kaymakam Bey;

— Peki Kaymakam ne iş yapar?

OKUL YAPAR

4 Yaşındaki küçük bir çocuktan alınan bu son cevap üzerine duygulanan Kozan Kaymakamı Sayın İzzettin Sevgili şu şekilde karşılık verir;

Öyleyse bende senin okulunu hemen yaptırıyorum.

Kaymakam Bey, “Türkeş Bey hemen işlemleri hızlandıralım” der. Artık bu işin kesinleşeceğini anlayan Manga o zaman biraz olsun rahatlamıştır. Çünkü Kaymakamın sözünde duracağını biliyordu.




Ve öyle de oldu. Sonunda okul için Kaymakamlık tarafından bütçe hazırlandı ve ihalesi yapıldı. Şu anda temeli atıldıktan sonra hızla yükselen okul yaklaşık bir ay içerisinde bitirilecek ve son derece modern bir eğitim kurumu haline gelecek. İçindeki 300 kişilik konferans salonu sayesinde öğrenciler daha iyi bir eğitim alacak. Diğer öğrenciler ve Kaymakam Beyin okul sözü verdiği küçük Arda’da o sıralarda yerini alacak. Okulla birlikte Gaziköy’de çim sahası yapımı da başladı. Eksikleri tamamlanınca Gaziköy halkının hizmetine girecek.

Halka hizmette hızına yetişilemeyen Sayın Türkeş Manga’ya Gaziköy halkı adına teşekkür ediyor ve başarıları için de onu gönülden kutluyorum.

Devamını Oku

Deniz Feneri Kendi Ülkesini Öldürüyor

Deniz Feneri Kendi Ülkesini Öldürüyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bizim devletimiz neden kendi vatandaşını görmüyor? Deniz Feneri büyük bir çaba ile bağış toplayıp dış bankalara yardım adı altında milyon dolarlar yatırıyor. Somalidekiler, Afrika’dakiler insan ve çocuk ta Türkiye’dekiler kendi ülkelerindeki nedir acaba? İnsan değiller mi? Bakanlar kendi vatandaşı için kılını bile kıpırdatmıyor. Diğer ülkelerde kuş bile ölse her yeri ayağa kaldırıyorlar fakat burunlarının dibinde nice yaşam savaşı veriliyor. Dağ gibi Mehmetçikler düğünle, coşkuyla çıktıkları evlerine kefenle geri dönüyorlar.

İç yakan feryatlar yeri göğü inletirken tüm bunlara kulak tıkanıyor. Görünüşe bakılırsa belli mevkideki yöneticiler vicdan dene erdemi çoktan kaybetmişler. Bize cavap versinler biz de tatmin olalım o cevaplara ama kanıtlasınlar.

Bu paralar nereye kime gidiyor? Neden yapılan hataların üzeri kapatılmaya çalışılıyor. Görevden alınması gerekenler ne amaçla hala görevde tutulup korunuyor. Bizlere kanıtlayın ve açıklayın tüm bunları. Ve gerçekleri görün artık.




Deniz Feneri başkalarını yaşatıp kendi ülkesini öldürüyor. Bunlara rağmen halkımız sessiz kalıyor. Belki de sessiz kalmaya zorlanıyor. Bu da yöneticilerin halkına gerekli hizmeti vermediği anlamına geliyor. İktidara sahip olanlar oy topluyor, oy verenlere sırtını dönüyor. Halktan sadece tepkilerini göstermesi bekleniyor bizlerce.

Tepkinizi gösterin, hakkınızı yedirmeyin!

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.