DOLAR 17,2381 0.1%
EURO 17,5779 0.12%
ALTIN 963,650,12
BITCOIN 3517331,14%
Adana
32°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:13

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

H YALÇIN KÖKSAL

H YALÇIN KÖKSAL

21 Şubat 2022 Pazartesi

    YAZMADAN OLMAZ !

    YAZMADAN OLMAZ !
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    H. Yalçın Köksal
    Dr. Veteriner Hekim

    Aylar sonra düşündüm ki ,her sabah yeni bir gündem ile uyanıp ve her yeni gündemin yaşam koşullarını ne denli zora soktuğuna şahit olup sadece öfke ve üzüntü duymanın yeterli olmayacağını düşünerek tekrar yazmaya karar verdim.

    Tıp dilinde Semptomatik tedavi diye bir terim vardır. Bu tedavi sadece anlık sıkıntıları erteleyen bir tedavi şeklidir. Örneğin başınız veya her hangi bir yeriniz ağrıdığında aldığınız ağrı kesiciler ürünün içerik ve özelliklerine göre birkaç saat sizi rahatlatır. Yani geçici rahatlık ve dolayısıyla huzur verir. Oysa esas olan ağrının kaynağına ulaşarak kaynaktaki sebepleri tespit edip ona göre uygulanacak tedavilerle kalıcı çözüm üretmektir. Yani günlük ve geçici rahatlatmalarla, kalıcı sonuçlara ulaşmanın yolunu kesmemek gerekir.

    Birkaç gündür uygulamaya konulan Gıda Ürünlerinde KDV oranını % 8 den % 1 e indirmekte bence semptomatik tedaviden başka bir şey değildir. Üretici Enflasyon oranı % 90 larda iken tüketiciyi korumak olası değildir.

    Üretimi ve üreticiyi ihmal ederek, piyasada talebi karşılayabilmek için, bizim topraklarımızda üretebileceğimiz ürünleri yurt dışından ithal ederseniz, sadece ve sadece ithalat yaptığınız ülkeleri ve o ülkelerdeki çiftçileri kazandırırsınız.

    Oysa yurt dışına ithalat yolu ile aktarılan kaynakların bırakın tamamını yarısını dahi yerli üreticilerimize aktararak üreticiye kazanç yolları açar ve bu sayede üretimi cazip hale getirebilirsiniz.

    Kaldı ki şu anda yurt dışı ithalatlarda Gümrük Vergilerini sıfırlayarak, bilerek veya bilmeden yerli üreticilere ayrıca darbe vurulmasını da anlamak mümkün değil.

    Şu anda yaşanan sorunların kaynağı, Gıda-Tarım ve Hayvancılıkta yaşanan tekelleşmelerdir.

    Esasen, tekelleşme sakınca ve tehlikelerine engel olmak için Anayasamız devlete yani ülke idaresini üstlenmiş hükümetlere görevlendirmeler yapmıştır.

    ANAYASA

    Madde 167 – Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.

    Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Cumhurbaşkanına yetki verilebilir.

    Örneğin, ülkemizde toprakta yetişen ürünlerin hasat zamanları bellidir. Çiftçinin ürettiği ürünlerin değerinde alımını yapmak üreticinin hakkını korumakla yükümlü olan Toprak Mahsulleri Ofisinin ürün alım fiyatlarını geç açıklayarak üreticiyi spekülatörlerin eline bırakması tekelciliğe destek değil de nedir?

    Hayvancılıkta piyasa kontrol ve denetiminde ve dengelenmesinde görevli olan Et ve Süt Kurumunun yetiştiriciyi desteklemesi besiciyi koruması gerekirken,bir kamu kuruluşu gibi değil,tüccar zihniyeti ile hareket ederek yurt dışı hayvan ve et ithalatına yönlenmesi tekelciliğe hizmet değil de nedir?

    Büyükbaş, Küçükbaş ve Kanatlı Hayvan yetiştiricilerinin damızlık, yem, aydınlatma, ısınma, aşı ve ilaç sorunlarının çözümüne yabancı kalan Tarım ve Orman Bakanlığının aile ve küçük işletmelerinin yanında olması gerekirken sektör girdilerinin dışa bağımlı olmasına seyirci kalması tekelciliğe hizmet değil de nedir?

    Özetle sorunların kaynağına inmeden ve çözüm çalışmalarını ısrar ve liyakatle sürdürmeden semptomatik tedbirlerle sorunların altından kalkılamaz.

    YAZMADAN OLMAZ

    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.