DOLAR 9,59781.24%
EURO 11,12390.85%
ALTIN 555,721,43
BITCOIN 5829203,71%
Adana
20°

PARÇALI BULUTLU

12:53

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Nihat Köse

Nihat Köse

03 Kasım 2020 Salı

3 KASIM TEK SAĞLIK GÜNÜ

3 KASIM TEK SAĞLIK GÜNÜ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Artık gelişmiş Dünya’da sağlık ‘’ Tek Sağlık ‘’ konseptinde değerlendirilmektedir. 3 Kasım günü ülkemizde ‘’Tek Sağlık ‘’konusunda farkındalık yaratılmak amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.

Sağlıklı Çevre, Sağlıklı Hayvan, Sağlıklı Gıda, Sağlıklı İnsan, Sağlıklı Toplum. Sağlık başka türlü güvenceye alınamaz. Dünya, çevre bizlere atalarımızdan miras değil, çocuklarımızın emanetidir.  Sağlıklı çevre olmadan, sağlıklı gıda olmadan  ( sağlıklı ve yeterli gıdaya ulaşmak insan olmaktan kaynaklanan en temel insan hakkıdır) sağlıklı bir toplum olamaz.

Şu günlerde yaşadığımız bir çok can kaybına ve ekonomik zarara yol açan Covid- 19  pandemisinin yanında çok yakın zamanlarda yaşadığımız Kuş Gribi,Şarbon, Domuz Gribi Sars, Mers gibi hastalıkların zoonotik hastalıklar düşünüldüğünde Veteriner Hekimliğin yaşamsal önemi daha da iyi anlaşılacaktır. İnsanlarda görülen enfeksiyon hastalıkların 2/3 ünün, Sağlık Bakanlığının ihbarı mecburi olarak ilan ettiği hastalıkların %80 inin Bioterörizimde kullanılan mikroorganizmaların % 100 ünün hayvansal kökenli olduğu düşünüldüğünde ‘’Tek Sağlık ‘’ yaklaşımının önemi daha da iyi anlaşılacaktır.

İşte bu bahsettiğimiz sorunları yaşamamak, sağlıklı bir dünya da  sağlıklı insanlar olarak yaşayabilmemiz için, hemen bugün, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Belediyelerde Veteriner Halk Sağlığı Daire Başkanlıkları kurularak çalışmalara başlanmalıdır.

Unutulmamalıdır ki Zoonotik Hastalıklarla mücadelede başarının yolu, Veteriner Hekimler, beşeri Hekimler ve diğer sağlık sınıfı mesleklerin bütüncül bir yaklaşımla ‘’ Tek Sağlık ‘’ konseptine sıkıca sarılmaktan geçer.

Saygılarımızla

Nihat KÖSE
Adana Veteriner Hekimleri Odası Başkanı




Devamını Oku

BEF (Bovine Ephemeral Fever)

BEF (Bovine Ephemeral Fever)
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Halk arasında ‘’ üç gün hastalığı ’’ olarak bilinen hastalık ortalama her 4 yılda bir ülkemizde görülmekte ciddi boyutta ekonomik kayıplara ( verim kaybı, tedavi masrafı, hatta hayvanlarda ölümlere ) neden olmaktadır.

Hastalık sokucu sineklerle hayvandan hayvana yoğun ve çok hızlı şekilde bulaşan ve hastalık bulaşan hayvanda, yüksek ateş, kaslarda sertlik, topallık, deri altında ve akciğerlerde emphyseme ( deri altı çıtırtılı şişlikler ) seyreden viral bir hastalıktır. Ülkemizde 1999,2003,2008 ve 2012 yıllarında görülmüş, bu yıl da Güneydoğu illerinden başlayarak ilimize kadar ulaşmıştır. İllerimizde görülmeye başlandığı günden itibaren İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz, Adana Veteriner Kontrol Enstitüsü, Adana Veteriner Hekimler Odası işbirliği ile ilimizde bulunan bütün Veteriner Hekimler ortaklaşa çalışarak yetiştiricilerimize eğitim çalışması, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Veteriner Hekimlerince sokucu sineklerle mücadele yapılarak hastalığın ilimizde çok zarara neden olmadan atlatılmasına çalışılmıştır.

Son günlerde hastalıkla ilgili meslektaşlarımızdan edindiğim bilgiye göre hastalıkla mücadelede Adana Veteriner Kontrol Enstitüsündeki arkadaşlarımız ümit verici çalışmalar yapmaktadırlar.

Yetiştiricilerimizi şu konuda özellikle uyarmak istiyorum. Hayvanlarında bir rahatsızlık hissetmeleri durumunda gecikmeden Veteriner Hekimlerine ulaşsınlar. 2012 yılında geçirdiğimiz salgına göre hastalığa erken müdahalelerde iyi sonuçlar alınmaktadır. Ölümler daha az görülmektedir. Bu gibi hastalıklar zaten zor durumda olan hayvancılarımızın sorunlarını daha da büyütmektedir. Tarım ve hayvancılık; yani gıda geleceğimizdir. Hayvancımıza destek olarak bu salgından en az zararla atlatmasını sağlamalıyız. Hayvancılıktan zarar eden ve hayvancılığı bırakan yetiştiriciler tekrar bu işe başlamamaktadır. İnsanlarımızı hayvancılığa küstürmeyelim. Hastalığı Veteriner Hekimlerimize en kısa sürede haber verelim.

Nihat KÖSE
Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı

Devamını Oku

Covit-19 Pandemisi Tedbirleri Süresince Kurban Hizmetleri

Covit-19 Pandemisi Tedbirleri Süresince Kurban Hizmetleri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Pandemi yaşadığımız şu günlerde yaklaşan Kurban Bayramı’nda özel önlemler alınması gerektiği açıktır.

Covit – 19 salgını nedeniyle daha da büyük önem kazanan gıda güvenliği, kurbanın kesimi, kesim yerleri, kesecek kişilerin sağlığı, hayvan nakilleri, araçların dezenfeksiyonu çok daha fazla dikkatli ve kurallara tam uyumla yürütmemiz gereken süreç haline gelmiştir. Bu nedenlerle pandemi süresince yürütülecek kurban hizmetlerinde geçen yıllara göre  ilave önlemlerin alınması büyük önem kazanmıştır.

Kurban hizmetleri süresince kurbanlık hayvan tedarikinde, nakillerinde, satış ve kesim yerlerinde hayvan sağlığı, hayvan refahı, veteriner halk sağlığı ve çevre sağlığı açısından herhangi bir risk ve aksaklık yaşanmaması için çalışmalar İl Pandemi Komisyonu ile Kurbanlık Hizmetleri Komisyonunun iş birliği içinde yürütülmeli, bu komisyonda mutlak suretle Veteriner Hekim odasının temsilcisi bulunmalıdır.

Kurban satış, kesim ve parçalama yerlerinde Veteriner Hekim Odaları ile işbirliği içerisinde Serbest Veteriner Hekimlerden yararlanılarak yeterli sayıda Veteriner Hekim istihdamı ile etkin bir denetim yapılmalıdır.

İller arasında hayvan nakli yapacak kişiler hem gidişlerinde hem de bayram sonrası dönüşlerinde sağlık kontrolünden geçirilmelidir.

Hayvan pazarları satış yerlerine giriş çıkışlarda hijyen tedbirlerinin alınması ve giriş çıkışlarda kişilere ateş ölçümü yapılması, eldiven, galoş maske gibi tedbirlerin alınması, Pazar yerinin kapasitesinin yarısı kadar insanın alınması önemlidir.

Ayrıca kesimhaneler, kurban kesim yerleri vardiyalı ve randevulu olarak kesim yapmalılar. Kesimler bayramın 1.2.3. gününe yayılmalıdır. Her vardiyada her kesim merkezinde 4 ( dört ) Veteriner Hekim görevlendirilmelidir.

Kesim yapacak kasaplar ve yardımcı personelin sağlık kontrolleri yapılmalı, önlük,çizme,bone,maske ve eldiven kullanması sağlanmalıdır. Kesimden sonra elde edilen etler ve tüketilebilir sakatatlar sahiplerine ayrı ve gıda ambalajına uygun şekilde teslim edilmelidir.

İlimizde kurbanlık sayılarında geçen yıla göre bir artış olduğunu yetkililerden öğrenmiş bulunuyoruz.2019 yılında ilimizde beslenen kurbanlık sayıları geçen yıl BB ta 10728 iken bu yıl 12669, KB ise geçen yıl 136109 iken bu yıl 138148 olmuştur. Bu da herhangi bir sıkıntı olmayacağını göstermektedir. Kurban Bayramı nedeniyle mesleğimizin gündemde olduğu şu günlerde bazı sorunlarımızı da dile getirmek isterim.

Serbest kiniklerin İTS ve E reçete sorunu; ilaçlarda karekod sistemi getirilmeden kesimhaneler ruhsatlandırılmadan İTS ve E reçete sadece serbest çalışan kliniklerin çözülemez sorunu durumundadır.

Sağlıkta şiddet ve yıpranma (fiili hizmette) yasasında Veteriner Hekimlerin olmaması hafif itibarıyla onur kırıcıdır.

Biz Veteriner Hekimler zoonozlarla mücadele ederken hastalıklara yakalanıyor hatta ölüyoruz. Bazı mesleklerde yeşil pasaport serbest çalışanlara da verilirken bizlerin almaması bilimsel gelişmelerin takibi için önemlidir. Bu nedenle biz de almalıyız.

Daha birçok sorunumuz var ama bu günlük bu kadarını gündeme getirelim. Bu vesileyle Adana Veteriner Hekimler Odası olarak bu süreçte ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmaya ve bu sürecin sorunsuz geçmesi için tüm katkıları sunmaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Halkımızın Kurban Bayramını şimdiden kutlarım.

NİHAT KÖSE
ADANA VHO ODA BAŞKANI

Başkan Nihat Köse KozanBilgi.Net’i Ziyaret Etti

Devamını Oku

HALKIMIZI UYARIYORUZ !!

HALKIMIZI UYARIYORUZ !!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Pandemi yaşadığımız şu günlerde; Umarım yakın zamanda bu dertten kurtuluruz; Yetkililerden edindiğimiz izlemin de düşüşe geçtiği yönünde. Bir an önce yeni normal yaşamımıza geçebilmemiz.

Son zamanlarda herkes haklı olarak Virüs, Covit 19, Corona, Pandemi vs konuşur oldu. Pandeminin iyi bir tarafı olamaz. İnsanlarımızın yaşamına mal oluyor, sokağa çıkılamıyor, yaşamımız zorlaştı, ekonomimiz kötü etkileniyor vs. Fakat ‘’Pandemi ‘’ bütün insanlarımıza virüs, sosyal mesafe, hijyen sağlığın önemi gibi terimler öğretti. Hepimiz maske takar, kişisel temizliğimize özen gösterir olduk. Bu da iyi bir şey. Bu zor günlerin insanlarımızda hatta yetkililerde de şöyle bir psikoloji geliştirdiğini gözlemlemekteyim. Sanki pandemi bittiğinde, normal yaşamımıza döndüğümüzde bütün sorunlarımız bitecek. Artık hastalık gibi bir derdimiz kalmayacak. Bu doğru değil yine hastalıklar, salgınlar olacak olmaya devam edecek. Sağlığın, beslenmenin önemini anlamalı ve bundan sonraki yaşamımızı ona göre planlamalıyız.

Enfeksiyon kaynaklarının %70 inin hayvansal kaynaklı olduğunu, Covid 19 virüsünün hayvansal kökenli olduğunu da unutmamalıyız. Dünya da pandemi nedeniyle ithalat, ihracat zora girdi. Bu nedenle beslenmede ( tarım ve hayvanclıkta) ‘’ Biz bize yeteriz ‘’ sloganının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Ben hayvancılık ayağından bahsetmek istiyorum. Sağlıklı hayvandan elde edilen sağlıklı gıdaların önemini anımsatmak istiyorum. Pandemi sona erdiğinde biz yine Kuş Gribi, Şarbon, Tübercülosis, Brucellosis vs ile karşı karşıya kalacağız. O nedenle başta Büyükşehir Belediyelerimiz olmak üzere bütün yetkilileri buradan uyarmış olayım. Hemen bugün kesimhaneler kurarak kesimhanelerimizi Bakanlıktan ruhsat alabilecek düzeyde Gıda Hijyenine uygun olarak inşa etmek ve oralarda da Veteriner Hekim görevlendirmek zorundayız. Kentlerimizi yaşanabilir, temiz enerjinin kullanıldığı ( örneğin ulaşımda ) çevreye duyarlı, kentler haline getirmeliyiz.





Özellikle büyük kentlerimizde büyük sorun haline gelen sokak hayvanlarının popülasyonunu kontrol altına alabilmek için kısırlaştırma merkezleri ve geçici bakım evleri kurarak kent sokaklarını gezinti yapılabilen, bisiklete binilebilen, hayvanlarında mutlu olabileceği sokaklar haline getirmeliyiz. Halkımızı uyarmak istiyorum. Özellikle sokağa çıkmanın kısıtlı olduğu şu günlerde sokakta yaşayan hayvanlarımızın beslenme sorunu yaşayacağını hava sıcaklığının 40 C lere yükseldiği bu günlerde hayvanlarımızın temiz su bulmasının zor olacağını düşünerek evimizin önüne bir kap temiz su, gıda mümkünse kuru mama konulması konusunda uyarmak istiyorum. Tabi bu halkımızın vicdani sorumluluğu fakat Belediyelerimizin yasal zorunluluğudur. Belediyelerimize sorumluluğunu hatırlatmanın Veteriner Hekimler olarak bizlerin görevi olduğunu düşünüyorum.

Halkımıza Pandemi tedbirlerine uyarak mutlu bir bayram geçirmelerini dilerim.

Nihat KÖSE
Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı

Devamını Oku

Sayın Milletvekilim

Sayın Milletvekilim
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünya Veteriner Hekimleri Birliği (WVA) ile Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’nün (OIE) girişimleri sonucunda her yıl Nisan ayının son Cumartesi günü, Dünya Veteriner Hekimler Günü olarak kutlanmaktadır. 2020 yılında altı kıtada sayıları 500 bini geçen veteriner hekim tarafından 20. kez kutlanacak olan Dünya Veteriner Hekimler Gününün amacı; “Hayvan ve insan sağlığı için çevreyi korumak” olarak belirlenmiştir.

Veteriner Hekimler; yeryüzünde yaşayan tüm hayvan türlerinin (evcil hayvanlar, çiftlik hayvanları, av ve yaban hayvanları, su ürünleri, egzotik hayvanlar ve nesli tehlike altındaki türler) sağlığı için önlem alan, hayvan hastalıklarına tanı koyup, tedavisi, üremesi, sağlığı, bakımı ve beslenmesi gibi konularda bilgi ve yasal yetki ile donatılmış kişilerdir.

Veteriner hekimlerin, sağlıklı gıda, sağlıklı insan ve sağlıklı toplum ile çevre sağlığı, biyotıp ve biyogüvenlik gibi alanlardaki çalışmalarına ve tüm Dünyada yaşanan Covid-19 salgını sürecinde; zoonozlarla (hayvanlardan insanlara, insanlardan hayvanlara geçen hastalıklar) mücadelede üstlendikleri görevlere bakıldığında veteriner hekimsiz bir toplum sağlığının olamayacağı aşikardır.

Çin’de uygun koşulları taşımayan bir hayvan pazarından çıkarak dünyada bir salgına neden olduğu belirtilen Covid-19 hastalığının etkeni, biz veteriner hekimlerin hayvan sağlığında yıllardır mücadele ettiği virüslerden Coronavirüs ailesinden bir etkendir. Bu salgın ile, koruyucu hekimlik hizmetleri ile engellenmesi mümkün olan zoonozların, dünya genelinde salgın hastalıklara neden olmadan önlem alınması gerektiği bir kez daha görülmüştür.

Koruyucu hekimlik hizmetleri kapsamındaki tüm veteriner hekimlik faaliyetleri, hem daha ekonomik, hem de insan sağlığı ve çevre sağlığının korunmasını sağlamak adına çok daha etkindir. Çevreyi ve doğal yaşamı korumaya dair her eksiğimizin dünyada doğal dengenin bozulmasına neden olacağını unutmamamız gerektiği hususu, bu yıl da Covid- 19 pandemisi ile yaşanarak anlaşılmıştır.

Tüm dünyada sağlık meslek sınıfları hızla ve güçlü bir organizasyonla “Tek Sağlık” konsepti altında birleşirken, ülkemizin de bu konuda ilerleme kaydetmesi bugün ve gelecekte meydana gelmesi olası pandemiler ile milli ve yerli etkin mücadele etme gücüne kavuşmasını sağlayacaktır.

Ülkemizde kadim bir sağlık meslek grubundan olan veteriner hekimler; özellikle son 150 yılda tarihe mal olan hizmetlerine, başarılarına, özellikle viral ve bakteriyel salgınların kontrol ve eradikasyonlarındaki engin deneyimlerine, koruyucu hekimlik, epidemiyoloji ve karantina önlemleri konusundaki faaliyetlerine, teşhis ve aşı üretimindeki bilgi birikimlerine ve Covid-19 ile mücadele ettiğimiz bugünlerde ülkemize has virüsün izolasyonu ve söz konusu virüsün genetik haritasını ortaya koyan bilim insanlarımızın veteriner hekim olmalarına rağmen, ülkemizde halen hak ettiği değeri alamayan ve özellikle son zamanlarda sağlık meslek grubuna yönelik bir kısım düzenlemelere dahil edilmeyen meslek mensuplarıdır.

Veteriner hekimler olarak sağlığa verdiğimiz bunca emek ve katkının yanı sıra ve veteriner hekimlere yönelik onlarca şiddet fiili ortada iken ve her şeyin ötesinde ulusal ve uluslararası kabullerde sağlık sınıfında olmasına rağmen, kısa bir süre önce TBMM’de kabul edilen sağlıkta şiddet yasasında veteriner hekimlere yer verilmemesi tarafımızca anlaşılamamış ve meslek mensuplarımızı büyük bir üzüntüye sevk etmiştir.

Başta İnsan sağlığı olmak üzere, çevre sağlığını, biyogüvenliği, sosyal hayatı, ekonomiyi, ticareti ve değerlerimizi ciddi oranda tehdit ve tahrip ederek, bütün Dünyayı kuşatan Covid-19 sebebiyle tüm veteriner hekimler bu salgın ile mücadele kapsamında sahada olup ülkemizin en büyük metropolünden, ülkenin en ücra köşesindeki köy ve mezrasına kadar ayaktadır. Bir taraftan laboratuvarlara kapanarak hayatları kurtaracak aşı ve serum üretmek için olağan üstü gayret gösterilirken, diğer taraftan sahada, salgın ve zoonotik hastalıklara karşı koruyucu aşılamalar, hastalık mihraklarına müdahale, tedavi hizmetlerinin kesintisiz olarak sürdürülmesi, insanımızın gıda güvenliğinin sağlanması ve sahipsiz sokak hayvanlarının yaşam koşullarının iyileştirilmesi gibi hizmetler onlarca riske rağmen gece gündüz demeden devam ettirilmektedir.

Ülkemizin geleceği ve gelecek nesillerimizin sağlıklı büyümesi için emek veren meslektaşlarımızın tüm bu çabalarına rağmen;

Veteriner hekimler 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almasına ve geçmişte bu kapsamda sağlık sınıfına tanınan tüm haklardan yararlanmasına rağmen, son yıllarda beşeri sağlık meslek grubuna verilen haklar (fiili hizmet zammı, emekli maaşlarında düzenleme, emeklilik yaşı vb.) veteriner hekimlere ve veteriner sağlık sınıfına verilmemektedir.

Sağlıkta şiddet yasası kapsamına veteriner hekimler alınmamıştır.

Fiziki altyapıdan ve eğitim kalitesinden yoksun çok sayıda plansız (Bir ilde iki veteriner fakültesi gibi) Veteriner Fakültesi açılmış ve açılmaya devam etmektedir,

Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Belediyelerde veteriner hekim istihdamı yeterince yapılmamaktadır.

Sayın Milletvekilim;

Yukarıda izah etmeye çalıştığımız gerçekler ve gerekçeler ışığında Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak önerilerimiz;

Dünyanın bundan sonra zoonoz karakterli salgınlar ile daha çok uğraşacağı düşünüldüğünde, Veteriner Fakültelerinin fiziki ve eğitim altyapıları güçlendirilerek müfredatına Milli Savunma amaçlı biyogüvenlik, biyolojik mücadele konularının da yer aldığı dersler konulmalı, ARGE ve bilimsel çalışmalara daha fazla yatırım yapılmalı ve stratejik konumları itibariyle Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüleri her yönü ile güçlendirilmeli,

Yeni Veteriner Fakülteleri açılmamalı, mevcut fakülte sayıları azaltılmalı veya coğrafi olarak uygun olanlar arasında birleştirmeler yapılmalı, ÖSYM sınavlarında Veteriner Fakültelerine giriş için taban puan oluşturulmalı,

Tek Sağlık kapsamında Tek Sağlık Yasası çıkarılarak yasal ve yapısal düzenlemelere bir an önce başlanmalı,

Sağlık Bakanlığı bünyesinde taşra yapılanmasını da içeren Veteriner Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ihdas edilmeli,

Daha etkin Veteriner Hekimlik hizmetleri için Tarım ve Orman Bakanlığı’nda merkezden taşraya emir komuta zinciri olan bir Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır.

Takdirlerinize saygılarımla arz ederim.

Nihat KÖSE
Adana Veteriner Hekimler
Odası Başkanı

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.