DOLAR 16,8853 -2.7%
EURO 17,8334 -2.47%
ALTIN 991,58-2,31
BITCOIN 362741-0,33%
Adana
24°

PARÇALI AZ BULUTLU

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Ümit Özalp Kunt

Ümit Özalp Kunt

10 Ağustos 2020 Pazartesi

    Ramazan, Takva ve Bayram

    Ramazan, Takva ve Bayram
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    RAMAZAN, TAKVA VE BAYRAM

    İçinde bin aydan daha hayırlı kadir gecesini barındıran, on bir ayın sultanı ve bereketli üç ayların üçüncüsü olan Ramazan-ı şerif kapımızda belirdi. Hoş geldin yâ şehr-i gufrân (bağışlanma ayı). Sensiz geçen on bir ayda sende öğrendiklerimizi uygulamaya çalıştık. İniş ve çıkışlarımız oldu. Kimimiz namazlarımızdan, kimilerimiz ahlaki değerlerimizden tavizler verdik. Rabbimiz her an yaptıklarımızdan haberdar idi. Dilese her günah işlediğimizde hak ettiğimiz cezayı takdir ederdi. Tüm işlediğimiz günahların cezasını erteleyerek pişmanlık duyup tövbe etmemize fırsat vermektedir. Affa layık olmasak ta verdiği ömür ve fırsatlar Rabbimizin lütfudur, ihsanıdır, cömertliğidir.

    Rabbimiz “Ey iman edenler’ sizden önceki (ümmet)lere yazıldığı gibi size de oruç tutmak yazıldı(farz kılındı). Olur ki bu sayede takvâya erersiniz.” (Bakara, 183) buyurmaktadır. Orucun takvaya ulaştırmada etkili bir ibadet olduğu vurgusu yapılmaktadır. Takvâ, Allah’ın emir ve yasaklarına uyma konusunda titizlik göstermek, Allah’ın koyduğu sınırları aşmaktan sakınmak, Allah’ın rızasına uygun yaşamak, günahlardan kaçınmak anlamlarına gelir. Takvaya uygun yaşayan kişilere müttaki denir. Ramazan ayı takvayı bizzat yaşayarak öğrendiğimiz aydır. Çünkü orucun sevabına tam nail olabilmek için orucu sadece midelerimize değil tüm uzuvlarımıza tutturmalı, tüm azalarımızla günahlardan sakınmalıyız. Dillerimiz gıybet, dedikodu, laf taşıma, iftira, sövme, hakaret ifadelerinden arınmalı, gözümüz elimiz, ayağımız haramlardan uzaklaşmalı, hayra, iyiliğe, faydalı ve güzel olan iş ve davranışlara yönelmeli.



    Peygamber efendimiz(s.a.v) müjdeli bir hadis-i şerifinde : “Ramazan’ın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cennettir.” buyurmaktadır. Bayramın da sebebi bu müjdedir. Cehennem ateşinden azat olmak ve cennet nimetleri ile müjdelenmek… Ne büyük bayram. Piyangodan ya da yarışma programlarından para ya da araba çıkınca hoplayıp zıplayanlar eşi görülmemiş azaplardan kurtuluşa ve eşsiz güzellikteki sonsuz nimet ve güzelliklere kavuşacağı haberine nasıl bayram yapmaz?  Bayramı sadece tatil olarak görenlerimiz vardır. Bu sene kaç gün bayram tatili yapacağız? Nerelere kaçsak gibi hesap yapanlarımız çoktur. Oysa Allah’ın razı olduğunu bilmenin sevincidir bayram. Bu sevinci hem dolu dolu yaşamalı hem de sevdiklerimiz ve yakınlarımızla yaşamalıyız.

    Ömrümüz rüzgar gibi geçiyor. İmanla can vermek, kabrimizin cennet bahçelerinden olması, Allah’a hesap vermek, sıratı geçmek cehennemden kurtulup cennete kavuşmak nasip olacak mı? Gaflet uykusundan uyanmalıyız. Fani dünyanın aldatıcı lezzet ve zevklerine, şeytanın, nefsin tuzaklarına kanmamalıyız. Akıllı insan kendini ve ailesini ahirete hazırlayandır. “Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” (Tahrim suresi 6.ayet) Sadece kendimizden değil, ailemizden ve sözümüzün, nazımızın geçtiği insanların gidişatından da sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız. Gelin bu ramazanda daha coşkulu bir kulluğa yönelelim. Rabbimizin hoşnutluğunu doyasıya hissedelim gönüllerimizde. Günahlardan, yanlış ve kötü davranışlarımızdan hicret edelim esenlik diyarına. Sözümüz selam olsun, varacağımız yer cennet. Ramazân-ı şerifinizin mübarek, feyizli ve bereketli geçmesini, ülkemiz ve İslam alemi için hayırlara vesile olmasını dilerim.

    Dualarımdasınız, dualarınızı beklerim.

     

    Bu makale 8 Temmuz 2013 tarihinde yayınlanmıştır.

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.