KozanBilgi.Net 15 Yaşında... SİZLERLE BİRLİKTE NİCE 15 YILLARA...

Bağcılık -2

Bağcılık -2

Kültürel önlemler :
Asmalarda budama zamanında yapılmalı ve hasta çubuklar dipten kesilmelidir. Budama artıkları kesinlikle bağda bırakılmamalı, uzaklaştırılıp yakılmalıdır. Hasta çubuklarda aşı kalemi alınmamalıdır.
Kimyasal Mücadele :
Bağlarda Ölükol hastalığına karşı kış ve ilkbahar ilaçlamaları yapılır.
1. Kış İlaçlaması :
Budamadan sonra gözler uyanmadan 20-25 gün önce (A devresi)
2. İlkbahar İlaçlamaları :
1. ilaçlama : Sürgünler 2-3 cm olduğunda ( D devresi)
2. ilaçlama : Sürgünler 8-10 cm olduğunda (E devresi)
3. ilaçlama : Sürgünler 25-30 cm olduğunda (G devresi)

Asma Kök Uru (Agrobacterium vitis)(Syn: A. tumefaciens Ophel and Kerr.)
Tanımı, Yaşayışı ve Hastalık Belirtileri :
Kök uru hastalığını yapan bakteri Agrobacterium vitis (Syn.A.tumefaciens) aerobic, spor oluşturmayan, gram (-), pigmentsiz ve 1-6 peritrik flagel yapısına sahiptir. Optimum gelişme sıcaklığı 25-28ºC, max. 35ºC’tır. Etmen bitkilerde gal oluşumuna neden olan “T” plasmidini taşımaktadır.
Steril bir toprakta 1 yıldan fazla yaşayabilir. Toprağın uygun neme sahip olması durumunda kamçıları yardımıyla günde 1 cm ilerleyebilmektedir. İşlenen topraklarda en az 4-5 yıl konukçu olmaksızın da yaşamını sürdürebilmektedir. Alkali topraklarda etmen daha hızla yayılabilmektedir.
A.vitis bir yara parazitidir ve herhangi bir nedenle açılmış yaralardan bitkiye girerek ur veya tümörlere neden olmaktadır.
Köklerdeki lentiseller, herhangi bir nedenle açılmış yara yerleri, aşı noktaları ve toprak üstü organlardaki yara yerlerinden (don, dolu, mekanik zararlanma, vs.) giren bakteri, plasmidini bitki hücresine aktarır. Bitki hücrelerinin tümör hücresi haline dönmesi sonucunda başlangıçta küçük, yumuşak, ten rengi ve düzgün yüzeyli urlara neden olur. Urlar giderek büyür, renkleri koyulaşır, sertleşir ve yüzeyleri pürüzlü bir görünüm alır. Yaşlı urlar parçalanarak toprağa dökülürler. Etmen, diğer konukçularındaki belirti dışında asmada toprak üstü organlarda (gövde, dal, sürgün gözler vs.) urlar oluşturmaktadır. Genç dönemde enfeksiyon oluşursa gövdede önce güç fark edilen kabartılar oluşur. Kabartılar çatlar, giderek yara halini alır.
Antagonistleri : A. tumefaciens mücadelesinde kullanılan A. radiobacter K 84 (Agrocin 84 )’e dayanıklıdır.
Kültürel Önlemler :
Etmenle bulaşık fidanlıklardan fidan alınmamalıdır.
Bağ plantasyonları bakteriyle bulaşık olmayan topraklarda tesis edilmelidir.
Hastalıklı bitkiler sökülerek üretim alanından uzaklaştırılmalıdır. Asmanın söküldüğü yerin taç izdüşümünde 30-40 cm derinlikte tecrit çukuru açılmalı ve içerisi sönmemiş kireçle doldurulmalıdır.

Kısa Boğum Hastalığı (Fan leaf – Yelpaze Yaprak Virüs Hastalığı)
Tanımı, Yaşayışı ve Hastalık Belirtileri :
Asma Kısa boğum virüs hastalığı eski yıllardan beri bilinen bir hastalıktır. Kısa boğum hastalığı belirtilerini oluşturan birden fazla nepo grubu virüs mevcuttur. Bunlar fan leaf virus, arabic mozayık virus, domates siyah halka leke virüsü(tomato black ring spot virus), ahududu halkalı leke virüsü(raspberry ring spot virus), çilek halka leke virüsü(strawberry latent ring spot virus), tütün mozayık virüsü (TMV), krom mozayık (chrome mosaic) ve enginar italyan latent virüsleri olup hepsi de yaklaşıl 30 milimikron çap uzunluğu olan izometrik viruslar olup virus ve nematod durumuna göre Xiphinema index, X.italiae ve bazı Xiphinemaspp. ve Longidorus spp. nematodları ile nakledilirler. Nematod her larva döneminde virüsü nakledebilir. Erginler ise virüsü bir kere aldıktan sonra aylarca nakletmeye devam ederler. Nematodun kökte birkaç dakikalık beslenmesi virüsün bitkiye nakledilmesi için yeterlidir. Nematod gömlek değiştirme sırasında ve nesilden nesile virüsü nakledemez.
Kısa boğum virüsü bağ yapraklarında karakteristik şekil bozuklukları meydana getirir. Yaprak damarları anormal şekilde dağılarak yaprağa bir yelpaze görünümünü verir. Bu belirti bazı Vitis vinifera varyetelerinde belirgin olmasına rağmen birçok asma varyeteleri yelpaze yaprak şeklini göstermediği halde hafif simetri bozukluğu ve yaprak ufalması göstermektedirler. Yelpaze yaprak belirtisi sekonder olup sadece kronik (daimi) devreye ait belirtidir. Yeni enfekteli asma yapraklarında halka veya çizgiler şeklinde ve yağ lekesi şeklinde belirtiler görülmektedir. Bu belirtiler kaybolduktan sonra bunların yerini sistemik yeşil veya sarı mozayık lekeleri alır. Yapraklar aynı zamanda değişik derecede şekil bozuklukları gösterirler. Yaprak şekillerinde bozukluk devamlı kaldığı halde mozayık bazen görülür veya tamamen kaybolabilir. Kısa boğum virüsünün damar bantlaşma belirtileri meydana getiren ırkı bazı asma varyetelerinin yapraklarında karakterize olan sarı damar bantlaşma belirtileri oluşturur. Bazı ırkları ise yaprak sararmaları (panaşür) ve sarı mozayık, şekil bozulmaları yapar. Bazı asma varyetelerinin yaprakları ufalarak çınar yaprağı şeklini alabilir. Yapraklar küçülür.
Nadiren bir saptan çıkma, sırt sırta yapışmış iki yaprak olabilir. Yaprak saplarında yassılaşma ve birbirine yapışık iki sap oluşabilir. Yaprakların dişleri sivrilebilir ve sayısı artar, ayrıca yaprak kenarlarındaki oyuklar(fuslar) derinleşir. Bazı duyarlı çeşitlerde yaprak sapındaki sinüs açısı büyüyerek yaprak ufalır ve darlaşır.
Kısa boğum virüsü ile enfekteli asmaların sürgünleri virüssüz olanlara nazaran kısa ve muntazam olmayan boğum aralarına sahiptir. Yan sürgünlerin oluşumu ince ve sık olduğundan asmaya çalı görünümünü verir. Kısa boğumda ayrıca karşılıklı çift boğum ve çift göz ile salkımlarda , filizlerde ve yaprak saplarında yassılaşmalar (fassiation) çok sık görülür. Fakat asma üzerinde sadece birkaç çift boğumun görülmesi her zaman kısa boğumun bulunduğuna delil değildir. Bazen virüssüz asmalarda da bu şekilde belirtiler görülebildiği halde asma çok iyi gelişir ve bol ürün verir. Asma çubuklarında görülebilen diğer kısa boğum virüsü belirtileri; çubuklarda zigzag gelişme, yassılaşma ve çatallaşmalar (Şekil 62), çift dal, ikiden fazla dal oluşumu, çift koltuk, asmalarda çubukların kısalması sadece bir ikisinin belirli bir şekilde gelişmesi, boğum aralarından yersiz sülük ve yaprak oluşumu, sülükten minyatür yaprak ve meyve oluşması çubukta yapışık sülük ve yaprak sapı oluşumu görülebilir.
Kısa boğum virüsünün gövde çukurlaşma (Stem pitting veya wood pitting) belirtileri meydana getirebilen ırkları da vardır. R-99 Amerikan hibrid anacı üzerinde aşılı olan Sultani çekirdeksiz asmalarda aşı yerinin alt kısmındaki anaç üzerinde hafif veya çok şiddetli gövde çukurlaşma belirtileri görülmüştür. Aşı yerinin üzerinde dışa doğru şişme (overgrowth) meydana gelir. Enfekteli asmanın anaç kısmı daima aşı kısmına nazaran daha küçük çapta gelişir. Virüsten dolayı aşı anaç uyuşmazlığına benzer belirti oluşur.
Meyvelerde en belirgin belirtiler; salkımda silkme ve salkımda irili ufaklı tane oluşumu, çeşide bağlı olarak tanelerde küçülme ve seyrelme, somaklarda tane bağlayamama görülür. Bazen meyvelerde silkme ve irili ufaklı tane oluşumu, asma sarı damar virüsünden dolayı, sıcaklık etkileri veya genetik nedenlerle de meydana gelebilmektedir. Örneğin irili ufaklı meyve oluşumu Vitis vinifera’nın bazı dişi çeşitlerinde çok görülebilir.
Ekonomik önem yönünden özellikle kumsal topraklarda, sıcak ve güneşli iklimlerde kısa boğum virüsü asmaları öldürebilmektedir. Buna rağmen hastalıklı asmalar uzun zaman yaşayabilmektedir. Ancak çok az ürün verirler. Duyarlı Vitis vinifera varyetelerinde Avrupa için ortalama zarar %50 civarındadır. Özellikle sofralık çeşitlerde tane silkmesi ve irili ufaklı tane oluşması yaptığından ticari değerlerini düşürür ve %80’e kadar ürün azalmasına neden olabilir.
Kültürel Önlemler :
Kısa boğum virüsü Kamalı nematodlarla taşındığı için, yeni bağlar nematodsuz topraklarda kurulmalıdır. Genellikle hastalıkla çok bulaşık eski bağ topraklarına yeni tesis yapmaktan kaçınılmalı veya iyi bir ilaçlamadan sonra dikim yapılmalıdır. Üretim materyali olarak kullanılacak anaç ve aşı kalemleri virüssüz asmalardan alınmalıdır. Yeni bağ tesisleri virüssüz çubuklarla kurulmalı ve dışarıdan alınan asma fidanlarında sertifika aranmalıdır.
Kimyasal Mücadele :
Hastalığın doğrudan bir kimyasal mücadelesi yoktur. Ancak bağ tesis edilecek toprak şayet nematod ile bulaşık ise tercih edilmemeli, zorunluluk varsa dikimden evvel toprak ilaçlaması yapılmalıdır. Nematodlar 1.5-2 m toprak derinliğine kadar inebildiğinden ilaçlamada bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.

Asma Yaprak Kıvırcıklığı Hastalığı (Leaf roll)
Tanımı, Yaşayışı ve Hastalık Belirtileri :
Yaprak kıvırcıklığı bağlarda görülen çok tehlikeli bir virüs hastalığı olup dünyada bağ yetiştirilen bütün ülkelerde yaygın olarak bulunur. Bu hastalığa birden fazla virüsün neden olduğu sanılmaktadır. Asmalarda yaprak kıvırcıklığına neden olan Asma virüs A; 800 milimikron uzunlukta, bükülebilen çubuk şeklinde bir virüs, 2200 milimikron uzunlukta bükülebilen bir başka virüs ile 800 milimikron uzunlukta ve serolojik olarak Patates Y virüsü ile ilgisi olan başka bir virüs tarafından meydana getirilmektedir. Virüsler enfekteli asmanın bütün doku ve hücrelerinde bulunmaktadır. Ancak meristemin uç kısmında virüs bulunmayabilir.
Hastalığın belirtileri en iyi şekilde büyüme mevsiminin sonuna doğru görülebilmek-tedir. Enfekteli asmalarda genel bir bodurluk ve gelişme durgunluğu hemen göze çarpar. Gözle görülen en tipik belirti yaprakların aşağı doğru kıvrılmaları ve yaprak ayasının kırmızımsı veya sarımsı bir renge dönmesidir. Daha yaz başlangıcında alt yaprakların damar aralarındaki kısımlarda kırmızımsı ve sarımsı renkler başlar. Yaz ve mevsim sonuna doğru kırmızımsı ve sarımsı renk, yaprak ayasının tamamını kapsadığı halde ana damarları yeşil olarak kalır. Enfekteli asmalarda meyve salkımları çok kısadır. Meyveler geç olgunlaşır. Sağlıklı asmaların meyveleri olgun renklerini aldığı halde enfekteli olanların meyveleri yeşil ve beyazımsı kalır. Yaprak kıvırcıklığı virüsü Amerikan anaçlarında latent olarak kalabilir. Birçok ülkeye bu anaçlar vasıtasıyla yayılmıştır. Virüsün zayıf ırkları ile enfekteli asmalarda belirtiler daha zayıftır. Enfekteli asmaların floem dokusu dejenere olur. Parankima ile floem iletim dokuları nekroze olur ve asma büyüyemez.
Virüs meyve verimini % 10 – 70 oranında azaltabildiği gibi şeker oranını da düşürür. Asmada kök gelişimi durur ve asma dondan çok zarar görür. Kardinal ve Emperor gibi çeşitler çok zarar görür, pazar değeri kalmaz. Fransa’daki Amerikan anaçlarında %54 oranında gizli(Latent) enfeksiyonlar görülmüştür. Meyvesi beyaz olan Sultani çekirdeksiz gibi üzüm çeşitlerinde virüs yapraklarda kırmızımsı renk meydana getiremediği halde yapraklar hafifçe sararma gösterir. Bu nedenle bu çeşitte hastalığı anlamak güçtür.
Hastalık, enfekteli aşı kalemi ve Amerikan anaçları ile yayılabilir. ABD, Yugoslavya ve Fransa’da asma yaprak kıvırcıklığı virüsünün doğal olarak çok hızlı yayıldığı görülmüştür. Son yıllarda Unlubit’lerin (Planococcus ficus, P.citri ve P.longispinus) asmalarda yaprak kıvırcıklığı yapan “Asma virüs A”nın vektörü olduğu saptanmıştır.
Kültürel Önlemler :
Sağlıklı asma üretimi için, virüssüz ve sağlıklı asmalardan aşı kalemi ve üretim materyali temin edilmelidir. Ayrıca kullanılacak Amerikan anacı ile üzüm çeşidi asmalarının virüs yönünden endekslenmiş temiz fertlerinden üretilmesi gerekmektedir. Hastalıklı anaç ve asmalar derhal sökülmelidir.
Kimyasal Mücadele :
Pamuklu bitler özellikle Asma virüs A’yı naklettiklerinden bu zararlıya karşı mücadele yapmak gerekmektedir.

BAĞLARDA GÖRÜLEN ZARARLILAR
Salkım Güvesi (Lobesia botrana Den.-Schiff.) (Lep.: Tortricidae)
Tanımı, Yaşayışı ve Zarar Şekli
Kelebeğin kanat açıklığı 10-12 mm, boyu 6 mm kadardır. Üst kanatların zemini gri renkte olup üzeri gri-mavi, kahverengi, kızılımsı-sarı ve zeytin yeşili renklerle mozaik gibi işlenmiş bir görünümdedir. Alt kanatlar açık parlak gri renkte, açık sarı, mavi pırıltılıdır. Etrafı saçaklıdır. Dişi kelebeklerin vücudunun son kısmı yuvarlak ve şişmancadır. Erkeklerinki ise ince uzundur. Yumurta çok küçük olup genellikle mercimek biçimindedir. Genişliği ortalama 0.5 mm, uzunluğu 0.7 mm’dir. Yumurtalar bırakıldığında soluk sarı ve yeşil sarı karışımı bir renkte olup şeffaftır. Daha sonraları renk açılır ve gün ışığında sedef gibi pırıltılıdır.
Yumurtadan yeni çıkan larva yaklaşık 1 mm, olgun larva ise 9-10 mm boyundadır. Larvanın vücut rengi genellikle sarımsı yeşildir. Bazı hallerde olgun larva rengi beslenme durumuna göre değişiklik gösterebilir. Larvanın baş kapsülü bal rengindedir. Her döneminde çok hareketlidir. Rahatsız edildiğinde salgıladığı ince bir iplikle kendini yere sarkıtır. Larva pupa olmadan önce asmanın gizli yerlerinde, örneğin asma kabukları altında veya çatlaklarında ördüğü beyaz bir kokon içinde beslenmeden hareketsiz olarak bir prepupa devresi geçirir. Aynı kokon içinde pupa olur. Pupa kahverengindedir.
Salkım güvesi kışı asma kabukları altında ya da diğer korunmuş yerlerde pupa halinde geçirir. İlkbaharda uygun orantılı nem ve sıcaklıkta (bu tarih bölgelere göre Mart, Nisan ya da Mayıs ayına rastlar) kelebekler görülür. Gündüzleri asmanın iç kısımlarında hareketsiz dururlar. Akşamüstü güneş battıktan sonra sıcaklığın +10ºCnin üstünde olduğu saatlerde uçuşmaya başlarlar. Bu uçuş gece yarısına kadar devam eder. Uçarak birkaç yüz metreye gidebilirler. Kelebekler için en uygun uçuş sıcaklığı 20-27ºC ‘tır. Orantılı nem ise %40-70’dir. Kışlayan pupalardan çıkan kelebekler yumurtalarını çiçek tomurcukları, çiçekler veya çiçek saplarına bırakırlar. Bir dişi ortalama 60-70 yumurta koyar. Uygun koşullarda bu sayı 100’e çıkabilir. Bırakılan yumurtalardan 8-10 gün sonra larva çıkar. Yeni çıkan larva bir süre dolaştıktan sonra çiçek kılıflarını delip tomurcuk veya çiçek içine girer ve beslenir. Dört gömlek değiştirdikten sonra olgun larva, prepupa ve pupa olur. Birinci dölün yaşam süresi 35-40 gün kadardır. İkinci döl larvaları korukta, üçüncü döl larvaları da olgunlaşma devresinde zararlı olurlar. Bu zamanda hava koşulları zararlının gelişme isteklerine daha uygun olduğundan bu döllerin gelişme süresi daha kısadır. Bir larva birden fazla tanede zararlı olur. Yurdumuzda genellikle üç döl verir. Ancak hava koşulları zararlının isteklerine uygun olan bölgelerde ve yıllarda dördüncü döl meydana gelir. Bu döl de neferne üzümler üzerinde beslenir. Orta Anadolu’nun bazı bağ alanlarında da 2 döl vermektedir.
Salkım güvesi larvaları bağda tomurcuk, çiçek, koruk ve olgun taneleri yemek suretiyle zararlı olurlar. Tomurcuk ve çiçek devresinde; larva tomurcuk ve çiçek içinde beslenir ve bu anda salgıladığı ipliklerle tomurcuk ve çiçekleri birbirine bağlayarak çilkimleri küme haline getirir. Zarara uğrayan tomurcuk ve çiçekler dökülür. Bu nedenle de zarar derecesine göre ilerde çok seyrek veya az seyrek taneli salkımlar oluşur. Koruk ve olgun tanede zararı; tane içinde beslenmesi suretiyle gerçekleşir. Bu beslenme bir tane içinde olmayıp, birden fazla tanede larvanın yer değiştirmesiyle olur. Olgun üzümde beslenmede yer değiştirme daha sık olduğundan bir larvanın zarar verdiği tane sayısı bu devrede daha fazladır. Ayrıca olgun tanelerden akan şekerli su saprofit fungusların çoğalmasına da neden olur ve meydana gelen zarar kolaylıkla görülür.
Salkım güvesi yurdumuz bağlarının tümünün ekonomik öneme sahip bir zararlısıdır. Ürünü hem kalite hem de kantite yönünden etkiler. Yaş üzüm ihracatında ambalajlamada sorun olarak karşımıza çıkar. Zarar görmüş üzümlerden yapılan şarapların kalitesi düşük olur.
Doğal Düşmanları Parazitoidleri
Ege Bölgesinde aşağıdaki türler belirlenmiştir.
Ascogaster quadridentatus Wesm. (Hym.:Braconidae)
Erginin vücudu 4-5 mm uzunluğunda olup siyah renklidir. Üzeri amorf şekillerle süslenmiştir. Baş ve göğüs uzunluğu abdomen uzunluğu kadardır. Abdomenin göğüsle birleştiği yer incedir. Bacakların femur ve tibiaları kızılımsı sarı, tarsusları ise siyahımsı kızıl renktedir.
A.quadridentatus yumurta-larva parazitoididir. Yumurtalarını L.botrana yumurtaları üzerine bırakır. Yumurtadan çıkan parazitoid larvası L.botrana larvasının üzerinde beslenerek konukçu larvayı zayıflatıp ölümüne neden olur. Gelişmesini tamamlayan parazitoid larvası, konukçu larvadan ayrılır ve bir kokon örerek içinde pupa olur. Pupadan 2-3 hafta içinde ergin çıkar. Yılda birkaç döl verir.
Bassus conspicus Wesm. (Hym.:Braconidae)
Erginin vücudu 5-6 mm kadardır. Vücut tümüyle kızılımsı kahverengi görünmekle beraber baş ve göğüs rengi abdomenin renginden daha açıktır. Bacaklar sarımsı kahverengindedir. Dişide uzun bir ovipozitor bulunmaktadır.
B.conspicus bir larva iç parazitoididir. Konukçu larva içinde beslenerek onun zayıflamasına ve ölümüne sebep olur. Gelişmesini tamamlayan parazit larvası konukçusu olan larvayı terk eder ve asmanın gizli yerlerinde ördüğü bir kokon içinde pupa olur.
Phytomytera nitidiventris Rond (Dip.:Tachinidae)
Erginin baş kısmı siyah, thorax hafif grimsi ve kanatlar zar gibidir. Vücut uzunluğu 3 mm’dir.Pupaları uzun eliptik, uçlarda dış bükey olup renk donuk kırmızıdır. P. nitidiventris ergini yumurtalarını L.botrana larvası üzerine bırakır. Yumurtadan çıkan larva, konukçu larvanın içine girer ve beslenir. Her iki larvanın da gelişmesi aynı zamanda olur.Parazit larvası, emerek içini boşalttığı konukçu larvanın içinde pupa olur. Parazitin faaliyeti Haziran ortasında başlar, Ekim ortasına kadar devam eder.
Güney Anadolu Bölgesinde Ascogaster sp. ve Meteorus rubens Nees (Hym.: Braconidae) türleri pupa parazitoidi olarak belirlenmiştir.
Marmara Bölgesinde ise Dicaelotus sp.(Hym.:Ichneumonidae), Theroscopus hemip-terus Grav.(Hym.:Ichneumonidae), Pimpla contemplator Müll.(Hym.:Ichneumonidae) türleri pupa parazitoidleri olarak belirlenmiştir.
Predatörleri
Coleoptera, Neuroptera, Hymenoptera ve Hemiptera takımlarına bağlı 30 kadar predatörü bulunmaktadır. Bunlardan Ege Bölgesinde yaygın bulunan tür Chrysoperla carnea Steph.’dır.
Kültürel Önlemler
Sıcaklık ve orantılı nem bakımından Salkım güvesi larvalarının faaliyeti için daha ziyade asmanın iç ve alt kısımları uygundur. Bu nedenle asmayı askıya almak, aralamayı ve uç almayı asmanın iç kısmını havadar tutacak şekilde yapmak, bağı otlu bırakmamak, kış temizliğine önem vermek zararlının faaliyetini azaltmak bakımından yararlı olur.
Biyolojik Mücadele
Salkım güvesi’nin birçok doğal düşmanı olmasına rağmen bunların zararlıyı baskı altında tutacak yoğunlukta bulunmaması nedeniyle uygulamaya verilmiş bir yöntem yoktur. Ancak larvaların beslenmesi yoluyla bünyelerine giren ve ölümlerine yol açan Bacillus thuringiensis Berl.’li preparatlar ve pekmez karışımı dört uygulamalı olarak Güney Anadolu Bölgesi bağlarında, iki uygulamalı olarak Orta Anadolu bağlarında kullanılabilir. Ege Bölgesinde Bacillus thuringiensis var. kurstaki (30×106 canlı spor/mg) (150 g/100 l su) + şeker (1 kg/100 l su) karışımı 1. ve 2. döllerde genellikle bir kez, 3. dölde iklim koşulları ile yumurta kontrollerine göre gerekirse birden fazla sayıda uygulanabilir.
Kimyasal Mücadele
Daha önce ayrıntılı olarak bahsedilen Salkım güvesi ilaçlama zamanının saptanmasında eşeysel çekici tuzaklar, etkili sıcaklıklar toplamı, yumurta açılımının takibi, alacakaranlık sıcaklıkları ve fenolojik kayıtlar gibi yöntemlerden yararlanmaktadır.
Ege Bölgesi’nde maksimum kelebek uçuşları ile ilk larva çıkışları arasındaki süre 1. döl için yörelere göre minimum 1 , maksimum 35 gün olarak ortaya konmuştur. İkinci dölde maksimum kelebek uçuşları ile ilk larva çıkışı minimum aynı gün olabilmekte, aradaki süre maksimum 23 güne kadar çıkabilmektedir. Üçüncü dölde ise maksimum kelebek uçuşlarından minimum 19 gün önce ve maksimum 14 gün sonra ilk larva çıkışı gerçekleşebilmektedir. İlaçlamalara karar verilirken yalnız 1. dölde akşamüstü sıcaklıklarının, hem 1. hem de 2. ve 3. döllerde maksimum uçuşlar, etkili sıcaklıklar toplamı ve fenoloji takibinin yanı sıra yumurta kontrollerine göre ilk larva çıkışlarının da göz önünde bulundurulması gereklidir.
Orta Anadolu Bölgesi’nde zararlının 2 döl verdiği saptandığından 2 ilaçlama yeterlidir. Birinci döl için maksimum uçuştan 5-6 gün sonra, 2. döl için maksimum uçuştan hemen sonraki gün ilaçlama yapılmalıdır.
Güney Anadolu Bölgesi’nde Salkım güvesi 3 döl vermektedir. Birinci dölde bağın fenolojisini, etkili sıcaklıklar toplamını, bu bölgedeki kelebek uçuşlarını ve alacakaranlık sıcaklığının 14oC’yi aştığı günleri takip ederek bir ilaçlama yapılabilir. İkinci ve 3. döllere karşı maksimum uçuşlar, etkili sıcaklıklar toplamı, bağın fenolojisi ve yumurta açılımı takip edilerek ilaçlamalar yapılır.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Salkım güvesi 3 döl vermektedir. Birinci döle karşı bağın fenolojisini , bu bölgedeki maksimum kelebek uçuşlarını, etkili sıcaklıklar toplamını, alacakaranlık sıcaklığının 14oC’yi aştığı günleri ve yumurta açılımını takip ederek bir ilaçlama yapılabilir. İkinci ve 3. döllere karşı maksimum uçuşlardan 5-6 gün sonra larva çıkışıyla birlikte yapılacak iki uygulama yeterlidir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Gürer: “Binlerce ton patates çürümeden kurtarılsın”

Bağ Maymuncukları (Otiorhynchus spp.) ve Asma Hortumlu böceği (Megamecus shevketi Marsch.)(Col.:Curculionidae)
Tanımı, Yaşayışı ve Zarar Şekli :
Genel olarak siyah veya koyu kahverenkli, 5-15 mm boyunda böceklerdir. Vücutlarının üzeri yıldız lekeli veya çizgilidir. Ağız parçaları kısa ve geniş hortum şeklindedir. Uçları ikiye ayrılmış gibi göründüğünden üçgene benzer. Sert kanatlarının kapladığı karın kısmı ovaldir. Kalın kabuklu kanatlarının altında zar kanatları bulunmadı-ğından uçamazlar. Bulundukları yerde rahatsız edildiklerinde kendilerini toprağa sırt üstü atarlar. Hareketsiz olarak ölü taklidi yaptıklarından Maymuncuk adını almışlardır.
Türkiye’de rastlanan önemli türler ve saptanan konukçuları aşağıdaki listede görülmektedir.
Tür Konukçu
O. scitus Gryll Asma
O. peregrinus Stierl Asma
O. sulcatus F. Asma, zeytin
O. anatolicus Boh. Asma, kayısı, vişne
O. ligustici Asma
O. turca Boh. Asma, erik, elma
Megamecus shevketi M Asma
Kışı ergin halde yere düşmüş yapraklar ve asma kabukları altında geçirirler. İlkbaharda gözler uyanmaya başlarken erginler asmalara tırmanarak kabaran gözleri uç kısmından taban kısmına doğru kemirirler. Daha sonraları, yeni çıkan yaprakları yiyerek beslenirler. Gündüzleri asmanın dibinde toprakta, yarık ve çatlaklarda, kabuk altlarında gizlenirler. Geceleri faaliyete geçerler.
Yumurtalarını asmaların dibine veya toprak içerisine yapıştırmaksızın bırakırlar. 15-20 gün sonra yumurtadan çıkan larvalar toprağa geçer ve bitki kökleri ile beslenerek gelişirler. 8-10 Ay sonunda toprak içinde yaptıkları odacıkta pupa olurlar. Pupa dönemleri genel olarak 20-35 gün devam eder. Çıkan erginlerin ömrü 40-90 gün arasında değişir. Genellikle 1-1.5 yılda bir döl verir. Erginler ilkbaharda kabarmakta olan gözleri, genç aşıları, filizleri daha sonraları yaprakları yemek suretiyle zarar meydana getirirler. Gözlerde beslenmeleri sonucu gözün açılmamasına neden olurlar. Bunların zararına uğrayan bir bağ uzaktan bakıldığında don vurmuş bir görünümdedir. Yapraklardaki zararı damar aralarını genişçe, muntazam, sadece yaprak damarları kalacak şekilde yemek suretiyle olur. Yaprak tipik bir dantela görünümü alır.
Zararlının larvaları asmanın kökleri ile beslenirler. Yoğun larva hücumuna uğrayan asmalar ya tamamen kurur veya cılız kalıp verimden düşer. Bilhassa yeni kurulmuş bağlardaki zarar önemlidir. Maymuncuklar polifag zararlılardır.
Kültürel Önlemler :
Bağın içinde veya çevresinde kışlayabileceği barınak yerleri yok edilmeli, bağ yabancıotlu bırakılmamalıdır.
Mekanik Mücadele :
Zararlının asmaya yerden sürünerek tırmanması dolayısıyla asmaların kalın dallarına yapışkan bir macun, çepeçevre sürülerek erginler yakalanabilir. Bir başka yöntemde ise bulaşık olduğu bilinen asmaların gövdelerindeki kabuklar sıyrılır. İki ucu açık hale getirilmiş 30 cm uzunluğunda kesilmiş kargılar hazırlanır. Bir ucu asmanın kök boğazından 5-10 cm uzaklıkta kargının 1/3 ü toprağın içinde kalacak şekilde saplanır. Kalan 2/3 uzunluktaki kargının diğer ucu asma gövdesine dayandırılır. Bu şekilde asma başına bir adet olmak üzere kargılar yerleştirilir. Her gün öğle saatlerinde kargılar sökülür. İçine bir çomak sokularak yakalanan erginler dışarı çıkarılır ve ezilerek yok edilir.
Kimyasal Mücadele:
Erken ilkbaharda, zararlının çıkması muhtemel olan zamanda o yöreyi temsil edebilecek nitelikte bağlarda sürvey yapılmalıdır. Zararlının kendisi veya zararı görülür görülmez ilaçlamaya geçilmelidir. İlaçlama yapılırken asmanın tümüyle ilaçlanmasına özen gösterilmeli, özellikle gözler ve kök boğazları tamamen ilaçla kaplanmalıdır. Zararlının gece faaliyet göstermesi dolayısıyla ilaçlamanın akşam üzeri yapılması daha uygundur.

Bağ gözkurdu (Theresimima ampelophaga Bayle) (Lep.: Zygaenidae)
Tanımı, Yaşayışı ve Zarar Şekli :
Bağ gözkurdu kelebeklerinin kanatları siyahımsı duman renginde olup lacivert pırıltılıdır. Vücut metalik yeşil renktedir. Kanat açıklığı 20-25 mm, boyu 10-12 mm’dir. Erkek kelebek dişi kelebeğe oranla daha küçüktür. Antenleri tarak şeklinde, dişilerinki ise ip şeklindedir.
Yumurtası beyazımsı sarı renkte ve küre şeklindedir. Larva bol tüylü, sırtı esmer, karnı kirli sarı renkli olup vücudun üstünde iki, yanlarında iki tane olmak üzere toplam 4 adet çizgi vardır. Olgun larva 10-12 mm uzunluğundadır. Oldukça ağır hareketlidir.
Pupaları beyaz bir kokon içinde bulunur. Pupalar ilk zamanlar gri sarı renktedir. Daha sonra koyulaşır ve açılmadan 5 gün önce koyu lacivert olurlar.
Bağ gözkurdu kışı asma kabukları altında, gövdedeki çatlaklarda ve gizli yerlerde üçüncü veya dördüncü dönem larva halinde geçirir. İlkbaharda Mart ayı sonu veya Nisan ayı başında hareket ederler. Ancak bu çıkış tarihi bağın gelişme durumuna ve hava şartlarına bağlı olarak bölgeler arası değişiklikler gösterebilir. Larvalar önce gözlerde daha sonra da genç yapraklarda beslenirler. Beslenme akşamüstü başlar, ertesi günü sabaha kadar devam eder. Mayıs sonu veya Haziran ayı başına doğru olgun hale gelen larvalar asmanın kabukları altında 6-7 günde ördükleri kokon içinde pupa olurlar. Bu devre yaklaşık 4 hafta kadar sürer. Haziran ayı ikinci yarısı ile Temmuz ayı içinde kelebekler görülmeye başlar. Erkek kelebekler dişi kelebeklerden daha önce çıkarlar. Hayatlarının ilk günü çok hareketlidirler. Dişi kelebek yumurtalarını 500-600 tanelik kümeler halinde genellikle gölge olan yerlere , örneğin asma yapraklarının altına, üzüm salkımlarına, yabani otların üzerine bırakır. Yumurtalar 10-12 gün sonra açılmaya başlar ve çıkan larvalar sadece asma yaprakları ile beslenirler. 2-3 gömlek değiştirdikten sonra kışı üçüncü veya dördüncü dönem larva halinde asmanın gizli yerlerinde diapoz halinde geçirir. Yılda 1-1.5 döl verdiği sanılmaktadır.
Bağ gözkurdu monofag bir zararlı olup sadece kültüre alınan asmalarda ve yabani asmalarda zarar yapar. Larvalar ilkbaharda gözlere doğru tırmanırlar ve gözün içini yiyerek, gözün ölmesine neden olurlar. Böyle bir bağa uzaktan bakıldığında don vurmuş gibi görünür. Zararlının ikinci döl larvaları ise yaprakların damar aralarını zar gibi kalacak şekilde yerler. Ancak gözdeki zararı yapraktaki zararından daha önemlidir. Gözler uyanırken bir asmada 10-12 larva bulunduğunda %100, 3-4 adet larva bulunduğunda %40-50 civarında bir zarar meydana gelebilir. Bir asmada 1-2 adet larvanın bulunması halinde dahi ürünün azalmasına neden olur. Ürünü kantite yönünden etkiler.
Kültürel Önlemler :
Bağ gözkurdu kışı larva halinde asmanın kabukları altında geçirdiğinden, ilkbahara girerken kesilen çubuklar bağ kenarında bırakılmayıp yok edilmelidir. Bağın içinde ve çevresinde larvanın kışlayabileceği barınaklar ortadan kaldırılmalıdır.
Kimyasal Mücadele
İlkbaharda Bağ gözkurdu’nun yayılış gösterdiği bağ alanlarında gözler uyanırken yapılan sürvey sonucuna göre ilaçlama zamanı saptanır.

Bağ yaprakuyuzu (Eriophyes vitisPgst.)(Acarina:Eriophyidae)
Tanımı, Yaşayışı ve Zarar Şekli :
Gözle görülmeyecek kadar küçük bir akar türüdür. Ancak yaprağın üst yüzünde meydana getirdiği zarar belirtilerinden tanınır. Dişi 0.160 mm, erkek 0.140 mm’dir. Vücudu uzunca olup 80 kadar halkadan meydana gelmiştir. Boğumlar arası ince noktalıdır. Vücudun üzerinde seyrek bir şekilde sert kıllar bulunur. Abdomenin sonunda da iki kıl vardır.
E. vitis kışı gözlerde tüylerin arasında kalın ve ince dalların çatlaklarında ergin halde geçirir. İlkbaharda havaların ısınmağa başlaması ile beraber yeni oluşan yapraklara geçerek beslenmeğe başlar. Erginler yumurtalarını beslendikleri yerlerde meydana gelen tüyler arasına bırakırlar. Yılda 7-8 döl verirler. E. vitis bağ yapraklarını alt yüzünden emer. Emgi yerlerinde önce gümüş renginde küfümsü görünümde alanlar oluşur. Bu grimsi renk daha sonra kahverengine dönüşür ve yaprağın üst yüzüne doğru kabartılar meydana gelir. Çok ağır bulaşmalarda ender olmakla beraber yaprağın üst yüzünde de beslenir. Zararlı genellikle asmanın yapraklarında bulunur. Bazen çiçek tomurcuklarında ve çiçeklerde beslendiği de görülmüştür. Yapraktaki beslenme ilkbaharda gözler açılırken başlar, geç sonbahara kadar devam eder. Bütün üzüm çeşitlerinde zararlıdır.
Kimyasal Mücadele :
İlkbaharda bağda yapılan gözlemler sonucu yapraklarda zarar belirtileri saptandığında ilaçlama yapılmalıdır. Genellikle Bağ yaprakuyuzu’na karşı özel bir ilaçlama gerekmez. Zira Külleme hastalığı için atılan kükürt bu zararlıyı da kontrolü altında tutar. Ancak bu uygulamanın yeterli olmaması ve belirtilerin yoğun olarak tekrar görülmeğe başlaması halinde tekrar bir ilaçlama yapmada yarar vardır.
Tozlanmanın veya pülverizasyonun asmanın yeşil aksamının tümüne isabet edecek şekilde yapılmasına özen gösterilmelidir.

Bağ Filokserası (Viteus vitifolii Fitch.) (Hom.:Phylloxeridae)
Tanımı, Yaşayışı ve Zarar Şekli :
Bağ Filokserası’nın kökte ve yaprakta yaşayan formları farklıdır. Yerli asmaların köklerinde yaşayan kök formu (radisikol) ve Amerikan asmalarının yaprak ve köklerinde yaşayan yaprak formu (gallikol) dur.
Kök formu oval veya armut şeklinde, sarımsı, yeşil esmer, kırmızı ve kahverengine kadar değişen renklerde bulunur. Sırtında koyu renkli lekeler vardır. Antenler 3 segmentlidir. Uzun emici hortumu vardır ve abdomenin sonuna kadar uzanır. Bacakları kuvvetlidir. Vücut uzunlukları 0.5-1.35 mm arasında değişmektedir. Yaprakformu ise 1.5-1.7 mm uzunlukta, sarı renkli sırt kısmı lekesizdir. Emici hortumu daha kısadır. Bağ Filokserası’nın dişileri tarafından 4 türlü yumurta bırakılır. Bunlardan birincisi köklerde yaşayan dişinin çiftleşmeden bıraktığı yumurtalardır. Çok küçük olup sarı renklidir. ikinci tip yumurta topraktan çıkan kanatlı dişilerin asma kabuklarının yarıkları arasında bıraktığı yumurtalardır. Bunların bir kısmı küçük,bir kısmı büyüktür. Küçüklerden erkek, büyüklerden dişi bireyler çıkarlar. Üçüncü tip yumurta döllenme sonucu meydana gelen kışlık yumurtalardır. Bunlar önce sarı sonra yeşilimsi bir renk alırlar. Dördüncü tip yumurtanın boyutları 0.27-0.14 mm’dir.
Kök filokserası, kışı asmanın köklerinde nimf halinde geçirir. İlkbaharda beslenip yeni dölleri vermeye başlar. Köklerde yerleşmiş olan ana radisikol yumurtlar, yumurtadan çıkan larvalar ana etrafında yerleşip asma kökünde beslenmeye başlar. Bütün yaz süresince bir kökten diğerine geçtiği gibi yarık ve çatlaklardan toprak sathına çıkarlar. Bu sırada sap ve yapraklara da girebilirler fakat yapraklarda normal gelişme devresine erişemezler. Bu dolaşan erginlere göçmen denir ve yeni koloniler oluşturarak yeni bulaşmalara sebep olurlar. Bir yılda 4 veya daha çok döl verebilirler.
Yaprak filokserası, kışı asmaların iki üç yaşlı gövdelerinin kabukları arasında yumurta halinde geçirir. Yumurta bir sapçıkla bulunduğu yere bağlıdır. Havaların ısınması ve gözlerin uyanmasıyla birlikte yumurta açılır ve genç bitler genç yapraklara girerek orada gal oluşumuna neden olurlar. İlk galler yaprağın alt yüzünde olsa bile, yazın ağır enfeksiyonlarda alt yüzünü tamamen kapladıktan sonra sürgünlere kadar yayılırlar. Galler içinde yaşayan galikoller kanatsızdır, çiftleşmeden yumurtlar ve ölürler. Yaz boyunca 6-7 döl meydana getirirler.
Kışlık yumurtadan çıkanlar ve 1. döllerden meydana gelen bireylerin %100’ü gallikol, 2. döllerde %90’ı gallikol, %10’u radisikoldur. Sonraki döllerde artan radisikoller mevsim sonunda %100 radisikol karakteri gösterirler. En son döller,sonbaharda yapraklardan köke inip kök formunu (radisikol) meydana getirirler. Köklerde birçok döl verdikten sonra sonbaharda bunlardan kanatlı bitler meydana gelir. Kanatlı bitler asmaların yeşil aksamına yumurtalarını koyarlar. Bu yumurtalardan çıkan erkek ve dişi bitler çiftleşirler ve her bir dişi bir adet kışlık yumurtalarını bırakırlar.
Kök filokserasının, köklerde beslendikleri yerlerde emgi sonucu şişkinlikler meydana gelir. İnce köklerde meydana gelen 2.5-4 mm boyundaki yumrucuklara “Nodozite” kalınlaşmış ve sertleşmiş kökler üzerindeki büyük yumrulara “Tuberosite” denir. Nodozite ve tuberositelerin çürüyüp dağılmaları ve bu durumun devamı asmanın toprakaltı organlarının kaybolmasına dolayısıyla asmanın kurumasına neden olur. Bağ Filokserası’yla bulaşık olan bağlarda zamanla sürgünlerde genel bir durgunluk, asmada zayıflık, yapraklarda küçülmeler ve sararmalar görülür.
Boğum araları daralır, çubuklar odunlaşmadıklarından kışın soğuktan etkilenirler. Bu belirtilere paralel olarak salkımlarda tanelerin seyrekleştiği, normal şekerlenme ve renklenmenin olmadığı görülür. Asmalar birkaç yıl içinde ağır bir durgunluk göstererek kururlar. Bu tip asmalar bağın içinde kümeler halindedir. Yaprak formları yeni açılan tomurcuklara girerek taze tomurcuk ve yaprakları sokup emerler. Yaprak altındaki emgi noktalarında, bitin çevresinde yaprak dokusu yükselerek galleri oluşturur. Galin şekli meşe palamuduna benzer. Epidermis hücrelerinin bölünüp çoğalmasıyla galin üzerinde kıllar meydana gelir.
Kültürel önlemler :
Bağ Filokserası’nın asma kökünü emdiği kısımda asmanın gösterdiği reaksiyon ile bir mantar tabakası meydana gelir ve bu tabaka kökün iç kısımlarını çürümekten korur. Yerli asmalarda bu reaksiyon yavaş olduğundan mantar tabakası ya çok ince teşekkül eder veya hiç teşekkül etmez. Amerikan asmalarında bu tabaka çok kalın olmaktadır. Bu bakımdan % 60’tan az kum ihtiva eden topraklarda bağ tesisinde toprağın tipine göre Bağ Filokserası’na dayanıklı, toprağın kireç oranına, üzerine aşılanacak asma çeşidine ve bölge koşullarına uyabilen anaçlar kullanılmalıdır.
Bağ Filokserası’na dayanıklı anaçlar şunlardır:
Rupestris Dulot
Rup X Ber. R.No:99 Rip.X.Ber.No.5.BB
Rup X Ber. R.No:110 Rip.X.Rup.No:101-14
Rip X Ber. No:420 A Rip.X.Rup.No:3309
Chasselas X Ber. No:41-B
Rup.X Ber. R.No: 31
Solonis X Rip. No: 1616
Bağ Filokserası’nın bulunduğu bölgelerden temiz bölgelere topraklı veya topraksız asma fidan ve çubukları nakledilmemelidir.
Ayrıca Bağ Filokserası ile bulaşık bağ alanlarını kış aylarında 50-60 gün su altında tutmada yarar vardır. Kumlu topraklarda Bağ Filokserası hareketsizleştiğinden yeni kurulacak bağların bu tip topraklarda kurulmasına özen gösterilmelidir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Gürer: “Binlerce ton patates çürümeden kurtarılsın”

Kimyasal mücadele :
Kök filokserası’nın pratik bir kimyasal mücadelesi yoktur. Bağ Filokserası’na karşı yapılacak mücadele, önceden korunma şeklinde olmalıdır. Bunun için de, bulaşık olmayan alanlara kurulacak bağ plantasyonlarında, yine Bağ Filokserası ile bulaşık olmayan köklü veya köksüz bağ çubuğu kullanılması gereklidir. Bu nedenle de çubuklar dikimden önce mutlak fümige edilmelidir. Fümigasyona tabi tutulacak köklü veya köksüz çubukların önce köklerindeki topraklar yıkanmalı ve demetler haline getirilmelidir. Fümigasyonda Methyl-bromide(CH3Br) kullanılmalıdır. Fümigasyonun hava geçirmeyen fümigasyon odalarında yapılması halinde; 18ºC’de, 1 m3 için 32.5 g Methyl-bromide uygulanmalıdır. Bu koşullarda fümigasyon süresi 2-2,5 saat olmalıdır. Fümigasyon süresince oda içinde vantilatörle hava sirkülasyonu sağlanmalıdır.
Fümigasyonun atmosfer basıncı altında uygulanması halinde, 16 – 20ºC’de, 1m3 için 40g Methyl-bromide kullanılmalıdır. Bu koşullarda fümigasyon süresi 4 saat olmalıdır. Ancak fümigasyon odasını her koşulda bulmak güç olduğundan, fümigasyonun atmosfer basıncı altında uygulanması daha pratik ve geçerli bir yöntem olarak görülmektedir. Bu nedenle de atmosfer basıncı altında yapılacak fümigasyon koşulları aşağıdadır.
Atmosfer basıncı altında, 1m3 için, Methyl-bromide ile yapılacak fümigasyonun koşulları
Sıcaklık(ºC) Doz(gram) Süre(Saat)
4-10 56 4
11-15 48 4
16-20 40 4
21’de fazla 32 4
Bağlarda Kök-ur nematodları (Meloidogyne spp. Goelds, 1887)
Tanımı, Yaşayışı ve Zarar Şekli :
Kök-ur nematodlarının ikinci dönem larvaları ve erkekleri iplik şeklinde, dişileri armut ve limon şeklinde mikroskobik canlılardır. Dişileri 700-800 mikron boyunda 300-400 mikron eninde; erkekleri 1200-1300 mikron, larvaları ise 360-390 mikron boyundadır. Bu ölçüler türlere göre değişir.
İkinci devre larvalar yumurtayı terk ettikten sonra toprakta serbest olarak bulunurlar. Bu larvalar yeni gelişmekte olan yumuşak kök dokularından bitkiye girerler ve bitki dokusu içerisinde bir yere kendilerini sabit olarak yerleştirirler. İlk gelişmeler enine genişleme şeklinde olarak başlar ve ortalama olarak boylarının yarısı kadar genişleyip oval bir şekle dönüşürler. Erkek ve dişi aynı şekilde başkalaşıma uğrar ve ikinci larva devresinden sonra üç kez deri değiştirirler. Sonunda dişi armut şekline, erkek ise ince uzun silindir şekline dönüşür. İklim ve çevre şartları, uygun konukçu ve yeterli sıcaklık mevcutsa, dişiler köke girişten 20-30 gün sonra yumurta bırakmaya başlar. Yumurtalarını jelatinli bir madde içerisinde depo eder. Bu madde hem yumurtaları bir arada tutar, hem de koruyucu özelliğe sahiptir.
Ege bölgesi bağ alanlarında kök-ur nematodlarından Meloidogyne incognita (Kofoid and White, 1919) Chitwood, 1949, M. javanica (Treub 1885) Chitwood, 1949 ve M. tahamesi Spethatra Havis, 1952, türleri Gediz Nehri havzasındaki kumlu, tınlı ve aluviyal toprak tiplerinde Sultanina varyetesi çubuğu dikmek suretiyle tesis edilen bağlarda fazla zarar yapmaktadır.
Kök-ur nematodları iç parazit (bitki bünyesinde yaşayan ve çoğalan ) nematodlardır. Asmanın kök sisteminde urlara neden olarak bitkinin iletim dokularını bozar ve topraktan su ve besin alışverişini kısıtlar. Böyle asmalar bodurlaşır ve verim düşer. Nematodun zarar derecesi bitki çeşidine ve popülasyon yoğunluğuna göre değişmektedir.
Kültürel Önlemler :
Fidan yetiştirilecek ve yeni bağ tesis edilecek yerlerde nematolojik tahlilin yapılıp temiz olması durumunda tesis kurulmalıdır Bu tesiste kullanılacak bağ fidanlarının da kök-ur nematodundan temiz olmasının sağlanması gerekmektedir. Yani temiz toprağa temiz fidan dikilmelidir. Nematodlara dayanıklı anaçlar kullanılmalıdır. Bu anaçlardan birinci derecede Harmany, ikinci derecede Salt-Greek ve 1616 dır. Çünkü tesis uzun ve pahalı bir yatırımdır.
Kimyasal Mücadele :
Eğer kök-ur nematoduyla bulaşık olan yere yeni bağ tesisi yapılacaksa dikimden 3-4 hafta önce boş sahada fumigasyon yapılmalıdır.

Bağlarda Kamalı Nematodlar (Xiphinema spp. Cobb, 1913)
Tanımı, Yaşayışı ve Zarar Şekli :
Xiphinema genusuna bağlı türlerin boyu oldukça uzun olup, bazı türler 5.5 mm kadardır. Çok uzun ağız iğnesine sahip olmalarıyla karakteristiktir. İğnenin boyu ekseri türlerde 200 mikron kadardır. Dişide yumurtalık bir veya iki tane olabilir ve bunlar geriye bükülmüş olarak bulunabilir. Kamalı nematodlar içerisinde bağlardaki bulaşık soysuzlaşma virüsünün taşıyıcısı olan Xiphinema index Thorne and Allen, 1950 ‘in kuyruk kısmının sonunda çok bariz olmamak üzere parmak şeklinde bir çıkıntı vardır. Erkeğinde çok iyi gelişmiş bir çiftleşme organı vardır. Larvası da şekil olarak erginine benzer, ancak boyu daha kısadır ve eşey organları henüz oluşmamıştır.
Ege Bölgesi bağlarında bulunan Xiphinema türleri X.mediterraneum, X.indox, X. italiae, X.brevicolle, X.ingens, X.turcicum ve X.pyrenaicum’dur. Köklerin özsuyunu emerek beslenen larvalar olgunlaştıktan sonra çiftleşerek etrafındaki toprağa yumurtlarlar ve yumurtadan ergin hale geçinceye kadar dört larva devresi geçirirler. İlkbaharın ilk aylarında yumurtlamaya hazır pek çok dişi nematoda rastlandığı halde çok sıcak yaz aylarında bunlara nadiren rastlanır. Bazen, ikinci bir üreme sonbaharda olur. Üreme hızı bu nematodlarda oldukça yavaştır. Kamalı nematodlar genellikle orta ve hafif yapıda ve pH’sı 6.5-7.5 olan toprakları tercih ederler. Gelişmeleri için optimum sıcaklık 16-28ºC arasında değişmekte ve üremeleri en çok 29ºC ‘ta olmaktadır.
Kamalı nematodların topraktaki yoğunluğu oldukça az olduğundan bitkide sadece bes-lenmeden dolayı yaptıkları direkt zararları önemsenecek oranda değildir. Fakat virüs taşıyıcısı olduğu bilinen X. index virüs hastalığı ile birlikte asmalarda zayıflama, durgunluk ve verimde azalma meydana getirerek bağlarlarda %30-40’a varan oranlarda zarara neden olurlar.
Ektoparazit olan kamalı nematodlar uzun ağız iğnelerini kök hücrelerinin çok derinine sokabilirler. Kökte beslenme bölgesinde şişme, saçaklanma, kıvrılma, bükülme ve çürüme, kuruyarak ölme meydana getirirler.
Kültürel önlemler :
Yeni bağ tesis edilecek arazilerden muhakkak toprak örneği alınıp kamalı nematodlar yönünden incelenmesi gerekir. Şayet inceleme sonucunda alınan örnekler X.index çıkmış ise, bu nematod kısa boğum, veya diğer bir deyimle bulaşık soysuzlaşma virus hastalığının taşıyıcısı olduğundan o yerin muhakkak nematisitle ilaçlanması ve o yere dikilecek köklü bağ çubuklarının virüs hastalığından ari olması gerekir.
Kamalı nematodlarla bulaşık ,yeni sökülmüş bağlarda 2 veya 3 yıl bu nematodlar için konukçu olmayan kışlık tahıllar yetiştirilerek popülasyon bir oranda azaltılır, ayrıca hasat sonunda sıcak yaz aylarında toprak iki üç sefer 30-40 cm. derinlikte alt üst edilerek yakıcı güneş ışınları ve rüzgarın etkisiyle nematod popülasyonunu oldukça azaltmak olasıdır. Bu arada toprak işlemeleri esnasında eski bitki kökleri çok derinlerde olanlar da dahil, daha ilk yıllarda tamamen toplanıp imha edilmelidir. Eski kök parçaları uzun yıllar canlılıklarını muhafaza etmekte, bünyelerinde virüsleri barındırmakta ve nematodlar için besin kaynağı olmaktadır.
Verim düştüğü için sökülen bağların yerine 5-6 yıl süre ile bağ kurulmamalı ve ancak bu sürenin sonunda bu araziye kısa boğum virüsünden ari anaç dikilmelidir.
Asma fidanlığı kurulacak arazilerden de usulüne uygun şekilde alınan toprak örneklerinde virüs vektörü olan X.index varsa o yerde de muhakkak kimyasal mücadeleye gidilmelidir.
Kimyasal Mücadele :
Kültürel önlemlerin yerine getirilmediği veya yetersiz kaldığı durumlarda kimyasal mücadele yoluna başvurulmalıdır. Genel olarak nematisitler 10ºC üzerinde etkili olurlar. Bu bakımdan nematodların da en aktif ve yoğunluklarının fazla olduğu Mayıs-Haziran ve Eylül -Ekim ayları ilaçlama için uygundur.
Dikimden 3-4 hafta önce fümigasyon yapılmalıdır.
BAĞLARDA GÖRÜLEN YABANCIOTLAR
Bağlarda Küsküt (Cuscuta monogyna Wehl.)
Tanımı ve Yaşayışı :
Küsküt , asalak tek yıllık bir bitkidir. Asmaya sarılarak onun gelişmesine mani olur ve onu kurutur. Bu parazit yabancıota halk tarafından, verem otu, şeytan saçı, kızıl ot gibi isimler verir.
Bağ küskütünün gövdesi 1-3 mm. kalınlıkta, koyu kahverengi ve sert olmasıyla diğer küsküt türlerinden ayrılır.
Toprağa kendiliğinden dökülen küsküt tohumları uygun toprak nemi ve sıcaklık bulunca çimlenir. Sonradan asmanın gövde renginde 10-15 cm boyunda çimlenme dalı uzatarak, ucunda bir kıvrılma ile asmaya sarılır. Dallarında bulunan tarak dişi gibi çıkıntıları ile tutunur ve bitkinin öz suyunu emerek büyümeye başlar ve topraktan ilgiyi keser.
Küskütün ikinci bir çoğalma şekli, tutunmasına yarayan tarak gibi çıkıntılı kısımlarından kopan parçacıkların asma üzerine düşerek tutunup gelişmesi ile olur. Bitki üzerinde tutunup gelişmiş küskütün iplik dallarında çok sık top şeklinde çiçek açar. Çiçekler kümeler şeklinde olup renkleri pembe, menekşe ve bazen de sarıdırlar ve Temmuz’dan Eylül ayına kadar görülürler. Her bir top yüzlerce tohum taşır. Tohumların bir kısmı olgunlaşır toprağa düşer ve hemen çimlenir. Bir kısmı da toprak yüzeyine yakın kısımda kalır ve 5-15 yıl durgun bir halde çimlenme gücünü kaybetmeden durur. Yozgat ve Şanlıurfa yöresindeki bağlar toprak yüzünde geliştiğinden, küsküt topraktan kolayca asmaya ulaşır. Tohumla çoğaldığı gibi saç ve sarılıcı dallarının parçaları ile de çoğalır. Toprağa düşen tohumları ilkbaharda hava koşullarına göre çimlenir, asmayı yakalayıp tutunur, topraktan ilişkisini kestikten sonra asma üzerinde ortaklaşa yaşar, daldan dala uzanır. Bitkiden bitkiye geçer, bitkinin içinden gıdasını çekerek bitkiyi zayıflatır, sonunda kurutur.
Yurdumuzda Ankara, Çankırı, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ, Nevşehir, Van ve Yozgat bağlarının çoğu bağ küskütü ile bulaşıktır.
Kültürel Önlemler :
Küskütle bulaşık bağlar sık sık gezilerek küskütlü dallar geride kalıntı bırakmayacak şekilde kesilmeli ve derhal yok edilmelidir.
Küskütün tohum bağlamasına meydan vermeden asmalar üzerindeki küskütler toplanmalı ve imha edilmelidir.
İlkbaharda Mayıs ayı başlarında asmalar yapraklanmadan önce toprağa düşmüş tohumlarının çimlenmesine veya asma dallarına tutunmasına mani olmak için evvelce küskütlü olduğu saptanan asmaların altına taç genişliğinden daha geniş olmak üzere 5-10 cm kalınlıkta saman dökmeli, küsküt çimlenmesini oluşturduktan ve samana sarıldıktan sonra samanlar yakılmalıdır.
Bağ küskütü ile mücadelede, asmaları tele veya çardağa almanın da iyi bir önlem olduğu saptanmıştır. Asmaları yükseğe alma ile birlikte saman yayımının daha iyi sonuç vereceği, ancak dikkatsizlik sonucu geride kalan ve kültür bitkisine tutunan bir kaç küskütün çabucak gelişerek asmaları tamamen saracağı ve onlara zararlı olacağı akıldan çıkarılma-malıdır.
Küskütle bulaşık bağlardan ve asmalardan üretim gayesiyle çubuk almamalı ve bulaşık olmayan sahaların bu yolla ve diğer şekillerle bulaştırılmasından sakınmalıdır.
Bağ küskütünün yoğun bir şekilde sardığı bağlar şayet yukarıdaki önlemlerle kurtarılamayacak durumda ise tamamen imha edilmeli ve parazitin konukçusu olamayacağı bitkiler yetiştirilmelidir.
Kimyasal Mücadele :
Asmalar uyanmadan önce toprakta küsküt tohumlarının çimlenmelerini önlemek için, ilaçlama toprağa yapılmalıdır. Dekara 50-100 litre su hesabı ile traktör kuyruk milinden hareketli aletler veya sırt pülverizatörleri kullanılır. Asmalar uyanmadan önce, uygulama toprak ilaçlaması şeklinde yapılır, sonra toprak 3-4 cm derinliğe kadar karıştırılır. İlaçlamadan sonra hafif yağmur yağarsa veya toprak hafif ıslatılırsa ilaçların küsküt tohumlarına etkisi fazlalaşır.

ASMANIN FENOLOJİK DÖNEMLERİ
(Baillot ve Baggiolini’ye göre)
Kod Fenolojik Dönemlerin Tanımı
__________________________________________________ ________________
A :Kış gözleri
B :Pamuklanma
C :Yeşil uç
D :Yaprakların görülmesi
E :Yaprakların ayrılması
F :Salkımların görülmesi
G :Salkımların ayrılması
H :Çiçek tomurcuklarının ayrılması
I :Çiçeklenme
J :Tane tutumu
K :İnce koruk
L-M :Kapalı salkım-Olgunluk başlangıcı (ben düşme)
N :Olgunlaşma

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın