DOLAR 15,9639 0.35%
EURO 16,7854 0.14%
ALTIN 929,640,15
BITCOIN 470346-1,93%
Adana
27°

AÇIK

20:21

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Bağdatlı Ruhî

Bağdatlı Ruhî

ABONE OL
23 Ocak 2022 15:28
Bağdatlı Ruhî
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(?-1605) Osmanlı Divan Edebiyatı şairi. Terkib-i Bend’i ile ünlüdür.

16. asrın büyük şairlerinden biri olan Bağdatlı Ruhi’nin asıl adı Osman’dır. Bu şairin, Kanûnî ordularıyla Bağdat’a giden Anadolulu bir askerin oğlu olduğu bilinmektedir. Divanındaki şiirlerinden kendisinin de bir sipahi olduğu anlaşılmaktadır. Şairin, tezkireci Ahdi, FUZULİ’nin oğlu Fazlı ile ve yine başta Bağdat şairleri olmak üzere devrinin birçok devlet büyüğü, alim ve şairi ile arkadaşlıkları ve dostlukları olmuştur.

Ruhi’nin etkisi altında kaldığı şairler arasında FUZULİ’nin önemli bir yeri vardır. Askerliği, savaş meydanlarındaki zaferleri öven, Türk kahramanlık şiirleri arasında da yerini almış lirik manzumelerine karşın Ruhî, eserlerinde ortaya koyduğu tenkit ve fikirleri ile dikkat çekmektedir. Şiirlerinde kullandığı dilin sadeliği, halk kelime ve tabirlerini zevk ve alışkanlıkla kullanışı orduya mensup saz şairlerinin üslubunu andırır.

Özellikle gezip yaşadığı Irak ve Şam bölgelerindeki idari sistemin ve sosyal hayatın; din ve ahlak anlayışının aksayan taraflarından yola çıkarak söylediği satirik mısralar (eleştirici bir anlatım) Ruhi’nin diğer şiirlerinde de görülür. Fakat onun bu sahada en tanınmış ve çığır açmış eseri, 17 bent halinde kaleme aldığı, büyük Terkib-i Bend manzumesidir. Ruhi’nin Terkib-i Bendi daha 17 Yüzyıl ilk yıllarından başlayarak büyük takdir ve alaka toplamış ve Türk Divan Şairleri arasında özel bir terkib-i bend tarzı oluşmuştur. Başta Şayh Galip,olmak üzere Ziya Paşa ve Muallim Nac gibi gerek Divan gerek Tanzimat Edebiyatıının önemlşairleri tarafından bu Terkib-i Bende nazireler yazılmıştır. Ruhi’nin amel-i Bendi, Divanından ayrı olarak birkaç defa basılmıştır.

Zaman zaman,Divan şiiri ve Şairleri geleneği içinde lirik şiirleri bulunsa da Bağdatlı Ruhi denince akla “tefekkür” şiiri gelir… 17 bend halinde yazdığı “TERKİB-İ BEND” i çok ünlüdür.

Yaşamı hakkında pek bilgimiz yoktur. Şiirlerinden babasının Bağdat’ı fetheden sipahilerden olduğu, kendisinin de bir sipahi olduğunu öğreniriz. Bir rivayete göre Bağdatlı Ruhi’nin FUZULİ (16 yy) ile tanıştığı sanılmaktadır…

EDEBİ YÖNÜ

Mevlana ve Mevlevi tarikatına bağlı açık sözlü usta bir şairdi. Mevlana’ya bağlı ve Mevlevi olduğunu iddia edenlerin yanı sıra bazı araştırmacılara göre de Bağdatlı Ruhi Hurufi inancına sahip bir şair olarak kabul edilmektedir.

Divan Edebiyatında halk için ahlak ve hiciv şiiri yazanların önde gelenlerindendir. Acı hakikatleri açıkça söylemekten çekinmez, dindar geçinen iki yüzlülerin iç yüzlerini gösterirdi. Basit insanların kibirlerinden, bir çok zenginlerin bencil ve insafsız oluşlarından, kötü davranışlarından şikayetçi olurdu. Hatta gördüklerini Türk töresi, beşeri hükümler ve gerçek İslamiyet açılarından cesur, samimi diliyle yeri geldikçe tenkid eder, eleştirirdi. Şiirlerinde devrindeki Türk halkının bütün değer hükümlerini dile getirmiştir. Çok seyahat ettiğini ve sırf görmek, bilmek, sevmek için gezdiğini şu beytiyle ifade etmektedir:

Devreylemedik yer komadık bir nice yıldır
Uyduk dil–i divaneye dil uydu hevaya

Bağdatlı Ruhi’nin en çok etkilendiği şair hiç kuşkusuz Fuzuli’dir, Fuzuli’nin oğlu Fazlı ile de arkadaşlık kurmuştur.Divan Şiirinde revaçta olanAşk ve Beşeri Sevgili , kahramanlık gibi konular üzerine yazmaktansa yaşadığı bölgelerin idari sistemlerinin meseleleri, toplumun sorunlu ve eksik noktaları, yanlış din anlayışı gibi konularda, eleştirel bir stilde yazmıştır. Hiç kuşkusuz Bağdatlı Ruhi’nin en ünlü ve önemli eseri Terkib-i Bend isimli manzumesidir. 17 bendlik bu ünlü manzumeye Şayh Galip Ziya Paşa gibi TÜRK EDEBİYATInın önemli isimleri nazireler yazmıştır.

Rûhî’nin eserlerini inceleyerek bazı ipuçlarını değerlendiren ve şâir hakkında klişe halinde tekrarlanan yargıları eleştiren Abdülbaki Gölpınarlı’nın ortaya koyduğu bilgilere göre, Ruhî gezgin bir derviş değil, bir askerdir, sipahidir. Şâirin gezip dolaşması da, ünlü terkib-i bendinde söylediği gibi:
Devreylemedik yer komadık bir nice yıldır
Uyduk dil-i dîvâneye dil uydu hevâya

şeklinde değil, görevi gereği olmuştur. O, Bağdad Valisi Süleyman Paşa’nın, Osman Paşa’nın, Hasan Paşa’nın emrinde savaşlara girmiş,

Düşmana baş eğdirir şemşîr-i hun-efşânımız
Himmet eylerse eğer serdâr-ı alî-şânımız

Olmazız ceng etmeden halı sipâhî kısmıyuz
Yoğrulubdur kan ile rûz-ı ezelden nâmımız

beyitlelerinde anlattığı şekilde hem savaşmış, hem dolaşmış. hem de şiirlerini yazmıştır.
Ruhî, Divan Edebiyatımızın topluma ve toplum olaylarına dönük güçlü şâ¬irlerinden biridir. Onun tenkitçi ruhunu destekleyen herhalde asker oluşu, savaşçılığı olmuştu. Hurûfî olmasına rağmen mutasavvuf, bir şâir de değildir. Halkın diline, ko¬nuşma diline yakın bir dil kullanmış, imkân nisbetinde halkın dertlerine de eğilmiştir. Nazım tekniğinde yer yer aksamalar görülür. Söz ve anlam oyunlarına düşkünlüğü yoktur. Samimî bir edaya ulaşmaya çalışır.

Ruhî, onyedi bentlik Terkib-i Bendiyle ün kazanmış¬tır. Ziya Paşa’nın Rûhî’ye nazîre olarak yazdığı terkib-i bend, oldukça yaklaşmış ise de Rûhî’ninkine erişememiş¬tir. Ancak Rûhî’yi sadece terkib-i bend şâiri olarak tanı¬mak hatalı olur. Ruhî güzel Gazeller de yazmış bir kişi¬dir. Samimiyeti, dilinin sadeliği gazellerine değişik bir çeşni verir. Terkib-i bendinde ve Kasidesinde olduğu gibi gazellerinde de eski toplum hayatının değer yargılarını ve bazı özellikle¬rini bulmak mümkündür.

Ruhî, eserlerinin tümü bir bütün olarak gerektiği gi¬bi üzerinde durulup değerlendirilmemiş önemli ve orijinal bir şâirdir.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.