Bal Tefsiri

Bal Tefsiri

Bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselam, Eshab-ı güzin

hazretleri ile oturur idi. Kudretten ortaya bir ak tas geldi. İçi ak bal ile

dolu idi. Üstünde bir ak kıl vardı. Hayret ettiler. Resulullah efendimiz

buyurdu ki:

(Gelin her birimiz bu üçüne bir temsil getirmeyince el

sürmeyelim.)

Hazret-i Ebu Bekir buyurdu ki:

(Resulullah hazretleri bu tastan nurludur. Resulullah ile

konuşmak bu baldan tatlıdır. Resulullahın sünnetini yerine getirmek

bu kıldan incedir.)

Hazret-i Ömer buyurdu ki:

(İman bu tastan nurludur. İman getirmek bu baldan tatlıdır. İman

ile gitmek bu kıldan incedir.)

Ondan sonra Hazret-i Osman buyurdu ki:

(Kur’an-ı kerim bu tastan nurludur. Kur’an-ı kerim okumak bu

baldan tatlıdır. Kur’an-ı kerimin buyurduğunu tutmak bu kıldan

incedir.)

Ondan sonra Hazret-i Ali buyurdu ki:

(Misafirin yüzü bu tastan nurludur. Misafir ile yemek yemek bu

baldan tatlıdır. Misafirin hatırını yerine getirmek bu kıldan incedir.)

Ondan sonra Hazret-i Âişe validemiz buyurdu ki:

(Helal [zevcin] yüzü bu tastan nurludur. Helali ile söyleşmek bu

baldan tatlıdır. Helalin hizmetini yerine getirmek bu kıldan incedir.)

Ondan sonra Hazret-i Fatıma-tüz-Zehra buyurdu ki:

(Kız çocuğun yüzü bu tastan nurludur. Annesini-babasını sever

olması bu baldan tatlıdır. Kız çocuğunun ayıpsız evlenmesi bu

kıldan incedir.)

Ondan sonra Fahri âlem efendimiz buyurdu ki:

(Ümmetimin yüzü bu tastan nurludur. Ümmetim için şefaat

bu baldan tatlıdır. Şefaatin kabul olması bu kıldan incedir.)

[Menakıb-ı cihâr-i yâri Güzin, Kırk ikinci Menakıb]

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın