Beleşe Alıştık Artık

 Beleşe Alıştık Artık

Nerden çıktı bu sevgililer günü. Gençlik ile kocalığın arasında bizi de alet ettiler buna. Resmen mahalle baskısı yapıldı üzerimde.

-Baba bu sene ne alıyon anneme?

-Baba şunu alsan; baba bunu alsan vs.

Hanımda bıyık altından yılışıyor, işine geliyor ya. Sade kendisi sevgili biz yalı kazığıyız sanki. Neyse iş başa düştü gene. Bir buket kır çiçeği yaptırdım geldim eve. Kızım karşıladı kapıda.

-Baba bedava gazete dağıttılar, bize de verdiler.

Gazeteyi aldım elime. Aklım sevgililer gününde ya, sevgililer günü ile ilgili Kozan haberi arıyorum gazetede. Hızla tarıyorum gazeteyi. Çevirdim, çevirdim, çevirdim, çevirdim… Nihayet spor sayfalarından önceki sayfalardan birinin sağ alt köşesinde başkanımı gördüm. Konu anlaşılmıştı. Haberi duymuş, internetten de okumuştum.

Konu şu: Belediye başkanımızın evine geçen cumartesi gecesi 23:00 sularında tüfekle kimliği belirsiz bir kişi ateş eder. Evin camları kırılır. Başkanımız ve üç yavrusu (Allah bağışlasın) o anda evdelermiş. Allahtan kimseye bir şey olmamış; ama kötü bir şey. İnsan kendi için korkmaz da çocuklar için endişe eder tabi. Olayı kınıyorum.

Neyse, kısa bir telaştan sonra başkan telefona sarılır.

-Alo… Emniyet müdürlüğü mü? Pardon, Fatih sen misin?

-Evet başkanım.

-Hemen makineni da al bizim eve gel.

-Baş üstüne başkanım.

Fatih eve gelir. Başkan olayı anlatır.

-Fatih, bak bizim eve silah sıktılar. Camlar kırıldı. Çek fotoğrafını. Güzel de bir haber yap. Benim fiyakalı resimlerden sende çok, onlardan birini de ekle. Sakın kaymakam beyle kutlama resmimizi ekleme ha!.. Cihan’a (!) haber sal. Yedi düvele haber versinler.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Diyorsunuz ya; güldürüyorsunuz beni!

-Başkanım emniyete de haber verelim.

-Tamam Fatih.

Fatih iyi çocuk. Hemen gereğini yapar. Cihan’a (!) haber salar. Onlarda yedi düvele duyururlar.



“Reklamın iyisi kötüsü olmaz. Haber ulusal basında çıkmış. Bu gazeteden bol bol alınsın, yetmezse matbaadan istensin ve halkıma dağıtılsın” der başkan ve dağıtılır. Bizim sokakta da herkese verilir. Yıllardır hiç gazete girmemiş evlere gazete girer böylece. Hebip emmiye de verirler. Kalın camlı gözlüğünü takınca ancak burnunun ucunu gören Kiraz nineye de. Okuma yazması olmayan analık Fadıma’ya da. Olsun, kış günü soba tutuşturur o da. Gazete her türlü faydalıdır.

Aslında bu güzel fikir. Ekmek büfelerinin yanına birer de gazete büfesi açılsın. Halkımıza her gün bedava gazete dağıtılsın. Kömür, makarna dağıtılıyor da bir de kültür hizmeti olsa olmaz mı? Çok iyi olur. İsterse yandaş medya gazeteleri olsun. Zaman olsun, Yeni Şafak olsun, Star olsun, Yeni Akit olsun, Kozan Haber olsun, Kozan Postası olsun, Kozan Barış olsun, vs, vs, vs… Ama beleş olsun. Fark etmez. Yeter ki halkım okusun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın