Ben ne dersem o olur

Ben ne dersem o olur

“Ben bu ülkenin savcısıyım, hakimiyim.” diyorum da inanmıyorlar.

Bakın;

Benim için bir milyar doları var diyen içeride.

Benim için ayağa kalkmayan içeride.

Benim için kitap yazanlar içeride.

Benden parasız eğitim isteyenler içeride.

Demedim mi ben size?

Ben ne dersem o olur.

“Ben yürütmenin başıyım” diyorum; başbakan şifreli konuştu sanan yandaşlar  yürütmeye başlıyorlar, benim bunda ne suçum var.

İşte sayın başbakanımın ileri demokrasisi!

Yıllardır derin devleti Ergenekon temsil ediyordu. Artık derin devlette değişti. Bu derin devlet maharetiyle AKP’nin ileri demokrasisinde delil imal ediliyor, telefon dinleniyor, kaset yapılıyor, gazeteci tehdit ediliyor.

Etnik kimlikler, dini inançlar istismar ediliyor.

İnsanlar üstünde baskı kuruluyor, devletin yapmak zorunda olduğu hizmetler için bile vatandaşı minnet duymak zorunda bırakıyorlar seçim yaklaştıkça.

İnsanları paket vererek, olmadı kahve içi çeyrek vererek, olmadı biz gidersek haaaa..lar başlıyor. Biz gidersek yolun yapılmaz, biz gidersek suyun gelmez, biz gidersek kıyamet kopar. Bu da olmadı kibarca tehditler. Yeşil kartın iptal olur haa! Menfeziniz yarım kalır haa! Kömür yardımı alamazsınız haa!

İşin garibi buna devletin memuru olması gerekenlerde alet oluyorlar. Kendilerini AKP’nin memuru sanıyorlar. Ya da doğru dürüst çalışmadıkları için kendilerini koruyorlar AKP’nin gölgesinde o memurlar.

Başbakan kafasının arkasındakileri açık açık diyemiyor. Başbakan kafasının arkasındaki çılgın projelerin şifresini yurdun batısında açıklayamıyor. Doğuda da söylemek istiyor tam söyleyemiyor. Avrupalıları görünce de dili çözülüyor. AP Sosyalist Grubu Başkanı canlı yayında açıklıyor: “Tayip Erdoğan anayasadan “Türk” kavramının çıkarılacağını söyledi. Biz bu sebeple AKP’yi destekliyoruz.” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sad Suresi'nde Kanuni Süleyman ve Süleyman Demirel 

Kılıçdaroğlu; “Başbakanın ezberini bozdum, kimyasını da bozdum, şifresini de çözdüm” diyor. Doğru, başbakanın kafasının arkasına giden yolda ki  taşları Kılıçdaroğlu tek tek kaldırınca Başbakanın kimyası bozuluyor, şifresi çözülüyor. Diyemediklerini Kılıçdaroğlu dobra dobra söyleyince, “Bunlar vatan haini” diyor.



“Tezgah kurulmuş tezgah” diyor.

“Bunlar AKP’ye karşı ittifak yapıyorlar” diyor.

Çünkü Kılıçdaroğlu iki yüzlü değil. Partisinin projelerinde ne varsa açık açık söylüyor. Ama Erdoğan parti proğramında ki özerkliği bile açıklamaktan korkuyor.

(Kendileri hep AK Parti diyorlar ama ben AK olduklarına inanmadığım için yazılarımda hep AKP diye yazıyorum.)

Başbakan “Benim için Türk milliyetçiliği de Kürt milliyetçiliği de yoktur” diyor. O zaman Cenab-ı Allah insanları niye ayrı ayrı milletler olarak yarattı.

Ayrıştırmanın temelinde yoksulluk, yolsuzluk ve hukuk dışı uygulamalar var. Sağ olun üç “Y” yi hallettiniz! Burada hukuk dışı uygulamalar kalmış geriye. Peki mübarek, dokuz yıldır nerdesin?

Ölmüşümüze çattın, geçmişimize çattın, bu güne kadar onların yaptıklarını satın, dokuz yıl o parayla yattın.

2002-2011 Yılları arası 32 milyar dolarlık özelleştirme yaptın. Kamuya ait limanlar, şeker fabrikaları, çimento fabrikaları, cep telefonları, telekom, bankalar, petkim, tüpraş, petrol ofisi vs. tesisler satıldı.

Ülkenin 2002 de ki iç ve dış borç toplamı 225 milyar dolarken 2010 yılı sonuna göre 575 milyar dolar olmuş. Aradaki fark 350 milyar dolar, MİLYAAR DOLAR. Özelleştirmeden gelen gelirle 382 milyar dolar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SOPA…

Bu paranın 20 milyar dolarıyla IMF’nin borcunu ödemişsin, ödedim, ödedim diye bas bas bağırıyorsun. Birde bölünmüş yol yaptım diyorsun. Hadi yok ya 82 milyar doları IMF ve yollara gitsin. Birazını da merkez bankasının kasasına koydum diyorsun, kalan 250 milyar dolarla hangi fabrikaları yaptın?

O kadar özelleştirme yap, o kadar borçlan ama işsizlikte gelinen nokta da aynı. Bu kurumların personelini A,B,C… diye kümelere ayırdın. Ne oldu ki? Aynı iş farklı ücret çıktı ortaya. Şimdi de sözleşmelileri kadroya alacağım diyorsun. Yap boz tahtası gibi devlet çarkı.

AKP’nin iktidarında biz Türkler ikinci sınıf vatandaş olduk.

AKP’nin iktidarında Rumların, Ermenilerin oyuncağı olduk.

AKP’nin iktidarında gelir dağılımı uçurumu büyüdükçe büyüdü.

AKP’nin iktidarında ülke bölünmenin eşiğine geldi.

AKP’nin iktidarında terör artık şehirlerde günlük hayatımız oldu,yüzlerce araç yakıldı.

İmralı susturulmadan, Mahmur dağıtılmadan, Kandil söndürülmeden, AKP indirilmeden terör bitmeyecek.

AKP ve CHP Kürtlerin ideallerini gerçekleştirmeye çabalıyorlar. Bu çabanın frenlenmesi için MHP’nin mutlaka mecliste olması gerekir.  Ne kadar güçlü olursa fren o kadar iyi tutar. Balataları yakmamak için bence MHP.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın