LÜTFEN!
GEÇİRDİĞİMİZ BU ZOR GÜNLERDE YAŞAMAK VE YAŞATMAK İÇİN EVDE KAL TÜRKİYE'M!

Bencillik ve Paylaşım

Bencillik ve Paylaşım

Toplumumuzda herkesin ortak sorunu iletişimsizlik ve samimiyetsizliğin getirdiği problemlerdir. İnsan yaratılış itibarıyla toplumsal bir varlıktır. Eğer bu özelliğini yaşatamazsa toplum tarafından dışlanır ve yalnız kalır. Ya da paylaşmak zorunda olduğu kazanımlarını ve takdir edilme duygusunu tatmin edemezse yani statüsünün varlığını sürdüremezse yaşamdan bir zevk alamaz duruma gelir. Bu durum kişileri rahatsız eder ve mutsuzluğa sürükler.

Günümüz toplum yapısında gerek ekonomik sıkıntıların gerekse bireysel yaşama ve çıkarcılık duygularının ağır bastığını görüyoruz. Bu yüzden insanlar mecbur kalmadıkça kimse ile iletişim kurmamakta ve yahut ilişkilerini çıkarcılık üzerine kurmaktadır. Bu yüzden insan ilişkilerinde samimiyetsizliğin oranının gittikçe artığını görüyoruz. Yaklaşımlarda karşılıklı menfaatler ön plana çıkmış, Bu durum kişilerin mecburiyet hallerinde birlikteliğine, paylaşımların yok olmasına, iletişim oranlarının düşmesine, samimiyetsizliklerin artmasına, güvensizliklerin çoğalmasına neden olmuş bütün bunlar insanları varlığın ve kalabalığın içerisinde yalnızlıklara sürüklemiştir.

Sınırlı yaşam süresince böyle bir durumu yaşayan insanlar kendilerine değişik yollar aramışlardır. Dini ve resmi bayramları tatile değişerek toplumun temel yapısını sarsmışlar, toplumsal birlikteliğimizin ortak paylaşım ve ortak sevinçlerimizin zayıflamasına yol açmışlardır. Büyüklere karşı saygı duyma eyleminin yozlaşmasına, inanç sistemimizin uygulamalarının zayıflamasına, Coşkunun azalmasına, millî heyecanların hissizleşmesine yol açmıştır.




Böylece makinalaşmış bir insan tipi ortaya çıkmıştır. Duygular, güzellikler, sevgilerin geri planda kaldığı anlık yaşamanın, günü yaşamanın, tüketip atmanın, değerlerin itibarsızlaştırıldığı bir maddiyat timsali insan tipi. Bu sanayi toplumlarında dahi bu kadar belirgin değilken günümüz toplumlarında bariz bir şekilde ortaya çıkmıştır. İnsanlar en yakınlarından dahi uzaklaşmaya başlamışlar böylece yalnızlığın denizlerine kulaç atmaya başlamışlardır.

Dostlukların olmadığı, paylaşımların, dertleşmelerin, yardımlaşmanın olmadığı toplumlarda yaşamanın ne anlamı kalır ki. Nasıl mutlu olunabilinir ki. Ancak lükse veya bencillik içinde yaşamaya, belki oluşturulan ortamlar sona erene kadar yaşamanın adıdır yeni yaşama biçimi. Ardından konuşulacak hiç biri olmayan bir bireyin yaşantısı olur belki yaşanılan hayatın özeti.

İstenilir ki; insanları mutlu eden, paylaşmanın olduğu, birlikteliğin coşkulara dönüştüğü, samimiyetin kendisini koruduğu, geleceğimizin yaşanılası dünyası oluşabilsin. Çünkü hiçbir güzellik paylaşmadan doğan mutluluğun yerini alamaz.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
adnan deniz
Önceki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın