DOLAR 16,9999 1.02%
EURO 17,5059 -0.41%
ALTIN 964,17-1,38
BITCOIN 3482354,56%
Adana
35°

AÇIK

03:32

İMSAK'A KALAN SÜRE

BEYNİ DOĞRU KULLANMA SANATI
667 okunma

BEYNİ DOĞRU KULLANMA SANATI

ABONE OL
17 Haziran 2022 20:44
BEYNİ DOĞRU KULLANMA SANATI
1

BEĞENDİM

ABONE OL

AYHAN KAYHAN

EĞİTİMCİ / YAZAR

Beyin, Allah’ın bize lütfettiği bir köledir. Bu köleyi ne kadar etkili kullanırsak bizleri ihya eder, kullanmaz isek bedene ihanet eder. Başıboşluğa alışan beynimiz, kendi basit emelleri uğruna bizi kullanır. Biz, emellerimiz uğruna beynimizi kullanmaktan çekinmeyelim. Nasıl mı yapacağız?

Beynin bir işlevi de daha önce bir şekilde öğrendiğimiz bilgiler ile yeni öğreneceğimiz bilgileri ilişkilendirerek öğrenme yapmaktır. Bu yöntemi hiç denediniz mi? Cevabınız, “Hayır!” ise cankulağı ile beni dinlemenizi istirham ediyorum. Bu yazdığım, yeni bir bilgi öğrenmenin yalnızca bir yoludur. Beynin daha birçok işlevi var, tümüne girmemiz mümkün değil. Başka köşe yazılarımda, başka bir işlevine neden değinmeyelim? Yeter ki siz isteyin…

Bu yazımda da yine bir saat süren konferansımı birkaç satırla anlatmaya çalışıyorum. Özünü vereceğim, sizler balını yapın istiyorum. Bu yazılarımın temel amacı, size bir fikir sunmak ve üzerine bazı araştırmalar yapmanızı da sağlamaktır. Örnekler vererek konuyu kavrayalım.

Size, saf bir bilgi vereyim: Ağrı Dağı’nın yüksekliği, 5136 metredir. Bu bilginin, normalde beyninize girmesi zordur. Ama biz kalıcı öğrenmeyi, yöntemimizi kullanarak sağlayalım.

Bu yazıyı okuyorken, kendinizi Niğde Üniversitesinde bir öğrenci olarak hayal ediniz. Ben de size danışmanlık yapan, bir eğitim görevlisiyim. Evet! Şimdi, ben size diyorum ki… “Size araç tahsis ettim, bu araca binin ve en doğudaki illerimizden olan Kars’a kadar yolculuk yapın. Yolculuk sırasında, gördüğünüz dağlara bakarak ilerleyin. Kars’a vardığınızda, en yüksek olan dağımızı tespit ediniz?” diyerek ödev veriyorum.

Niğde’den yola çıktınız, Kars’a kadar ilerlediniz. Niğde’nin plaka kodu 51, Kars’ın plaka kodu 36… İki plaka kodunu birleştirin, 5136… Ne demiştik? Ağrı Dağı’nın yüksekliği 5136 metredir. Bu örnek olayı biraz olsun da yaşatabildiysem siz değerli okura, bu bilgiyi kalıcı olarak öğrendiniz demektir.

Ağrı Dağı’nın yüksekliği, çoğu kaynakta 5137 olarak geçiyor. Lütfen rakamlara takılmayınız, önemli olan, öğretim tekniğimizi anlamanızdır.

Bir diğer örneğe geçelim mi? Birkaç sene oldu, televizyonda bir belgesel izliyordum. Belgeselin konusu gravyer peyniriydi. Program sırasında, “Gravyer peyniri, Kars iline İsviçreli gezginler sayesinde getirilmiştir,” diye bir ibare geçti. Bir süre daha izledim programı, sonra bir soru oluştu kafamda, “La, gravyer peyniri Kars’a hangi ülkeden gelmişti,” diye düşündüm. “İsveç mi, Norveç mi, Belçika mı?” şeklinde bir sürü soru peyda oldu bende. Hemen programı geriye sardım, cevabı tekrar öğrendim. “Bu bilgiyi ezberlemeliyim,” dedim kendime. Ne işe yarayacaksa…

Şöyle bir kafamda var olan bilgileri kontrol ettim, futbolu çok severim ve aklıma Shaqiri geldi. Liverpool’da oynayan, ünlü İsviçreli futbolcu… Bilgiyi beynime, “Demek ki, gravyer peynirini Kars’a Shaqiri getirmiş,” sözleriyle yeni ezber bilgisini beynime kazıdım. O vakitten beri de unutmadım ve bu yazıyı yazana kadar da bir işime yaramadı. Fazla bilgi göz çıkarmaz tabii ki…

Son bir örnek daha… Yine, kendi yaşadığım bir örnek olaydır. Bir televizyon kanalında, sağlık programı izliyordum. Faruk Öncel ismindeki bir doktor, sigara bırakma konusunda uyguladığı kendi yöntemini anlatıyordu. “İl il gezerek de insanları sigaradan kurtarıyormuş. Ben, “Bu ismi ezberlemeliyim, internetten hakkında bir araştırma yapmalıyım,” dedim. Yanımda kâğıt kalem yoktu -olsa da önemli değil, beyne yazılan bilgiler daha kalıcıdır-  hemen tekniğimi uyguladım. Çok sevdiğim, akrabam olan Faruk isminde birisi var. Bir de tanıdığım, bildiğim bir sanatçı olan, Nazan Öncel Hanım var. Bilgiyi şöyle kodladım: Faruk Nazan Öncel ile nerede tanışmış acaba? Nazan’ı sil, geriye Faruk Öncel kalır. Doktorun ismi de buydu. Bilgi hâlâ bilincimde mevcuttur ve hiçbir zararını görmedim.

Sevgili okur, bu yazımızda beynimizin mini minnacık bir özelliğini tanıdık, “Eminim, vay be!” diyeniniz vardır. Size tavsiyem, kalıcı öğrenmeler sağlamak amacıyla beyninizi, yani kölenizi, kullanmaktan çekinmeyiniz. Biliyorum, bu konu biraz karışık geldi size. Ama dediğim gibi, ben size saatler süren konferansı satırlarla kavratmaya çalışıyorum. Konunun özünü kavrayacak kadar zeki bir okur kitlesine sahip olduğumu çok iyi biliyorum.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.