DOLAR 16,9999 1.02%
EURO 17,5059 -0.41%
ALTIN 964,17-1,38
BITCOIN 3482354,56%
Adana
35°

AÇIK

03:32

İMSAK'A KALAN SÜRE

BIKKINLIK ÜZERİNE…
5395 okunma

BIKKINLIK ÜZERİNE…

ABONE OL
21 Haziran 2022 22:21
BIKKINLIK ÜZERİNE…
2

BEĞENDİM

ABONE OL

DUAYEN HOCANIN KALEMİNDEN

ÖNCER ÜNLÜ

Merhabalar,

Bugün klavyemin başına zoraki oturdum. Yazılarımı aksatmaya başladığım için genel yayın yönetmenimden gayet kibar bir telefon aldım. Yazılarımı aksattığımın farkındayım fakat üzerime yapışan bıkkınlık halleri bırakın yazmayı, hiçbir iş yapma isteğini bırakmadı bende. Sanırım bu ruh hali bugün bu ülkede yaşayan çoğu insan da var olmazsa da şaşarım zaten. Yazılı ve görsel medyaya baktığım zaman içim kararıyor artık. Hiç mi güzel bir şey yok! diye her gün kendime ve çevreme soruyorum. Benim gibi gerçekten yaşamdan zevk alan biri bile bu haldeyse gerisini düşünemiyorum bile.

Geçen hafta bilindiği üzere okullarda karneler dağıtıldı yaklaşık 18 milyon çocuğumuz karne aldı. Aldı da ne oldu ? Okula gelen de gelmeyen de, bilgiyi alan da almayan da bir üst sınıfa geçti. Bu ilkokul, ortaokul ve lise için de geçerli bir tespit yanlış diyen varsa buyursun gelsin. Tepeden tırnağa kadar herkes kendini kandırıp duruyor. Zaten kendimizi kandırıp mutlu olan bir toplumuz.

Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “MADDE 31 – (1) İlkokullarda öğrencilere sınıf tekrarı yaptırılmaması esastır. Ancak; istenilen yeterlik düzeyine ulaşamamış ilkokul öğrencilerine, velinin yazılı talebi üzerine, okul müdürü ve ilgili sınıf öğretmeninin kararıyla ilkokul öğrenimi süresinde bir defaya mahsus olmak üzere sınıf tekrarı yaptırılabilir. Okula hiç devam etmeyen öğrenciler ve ilkokul haftalık zorunlu ders saati sayısı kadar değerlendirilmesi yapılamayan/puanı girilmeyen öğrenciler ile bu Yönetmeliğin 27 nci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen mazeretler dışında okula en az bir dönem devam etmeyen öğrencilere sınıf tekrarı yaptırılır.”

Yukarıda yer verdiğim yönetmeliğin çıkış yılı 2012 o tarihten beri el birliğiyle büyük bir marifet gibi eğitimi öldürdük. Yalan mı? Şimdi son bir haftadır yaşadıklarımı özetleyeyim. 7 aydır okuma ve yazmaya geçememiş çocuğun velisi okula çağrılıyor, sınıf tekrarı için okul idaresi ve öğretmenler dil döküyor, veli de utanmadan öğretmeni suçluyor, çocuğum sınıfı geçsin diyor ve ardından şunu ekliyor: ” Ben çocuğumu iki ayda okuturum.” Güler misin? Ağlar mısın? Ya da; ” Hocam haklısın ama mahallede çocuğumla dalga geçerler bu yüzden kalmasın ” ya da ” annesi geçsin dedi” türü konuşmalar yapılıyor. İşte cehaletin son örnekleri. Bu arada birde Suriyeli öğrenciler var bir yılda Türkçe konuşmayı öğrenememiş, yazamamış onların aileleri de geliyor. ” Üzüm üzüme baka baka kararır.” misali onlar da geçsin plağını çalıyorlar. Haklılar tabii argo tabirle “kim benim malım kötü der?” Tabii bu yönetmelik sadece ilkokullar için, ortaokul ve lisede de durum üç aşağı beş yukarı aynı. Her önüne gelen başarı belgesi, takdirname, teşekkür belgesi alıyor bunları da sayın velilerimiz büyük bir olay gibi sosyal medyada, whatsApp da paylaşıyor. Peki şimdi soruyorum: Canla başla çalışıp, bilgiyi öğrenen, pekiştiren, yorumlayan ve bileğinin hakkıyla yukarıda saydığım başarı belgelerini alıp sınıfları geçen çocuklarımız ve velileri ne olacak? Bunu mu hak ediyor? Bu çocuklar… Bu aileler… Sonra çocuk büyüdükçe bakıyor ki herkes üst sınıfta o zaman ben niye çalışayım ki? diyip o da derslere çalışmayı bırakıyor. Benim sevgili öğretmenlerim bu konuda yıllardır ne yapıyor acaba ?

Gelecek yazımda 30 yıllık meslek hayatımda gördüğüm, duyduğum ve yaşadığım olaylarla iğneyi kendime batırıp neler yaptıklarını anlatacağım.

Gelelim hafta sonu yaşananlara: Bildiğiniz gibi Cumartesi ve Pazar günü ÖSYM sınavı yapıldı. Her iki sınavda da görev aldım ve toplam 36 öğrenciyi sınavda gözlemleme fırsatını buldum. Açıkçası gerçekten bir eğitimci, bir üniversite öğrencisi babası olarak çok üzüldüm, kahroldum. Ama şunu iddia ediyorum onlar benim kadar üzüntü içinde değildiler. Yüzde 90 nın da umursamazlık, aymazlık, lakaytlık da gördüğümü söylemek zorundayım. Bir çoğu koridordan geçerken elindeki belgeyi okumadan bana uzatıp hocam bu sınıf nerede ? diye sordu, oysa belgesine bakma zahmetine katlansa yön gösterici yazılara bakıp yerini bulur. Ya da belgeye rağmen yanlış sınıfta yanlış yere oturanı mı ararsın; kodlama yaparken en az iki defa uyardığımız halde ısrarla eksik yapanları mı ararsın; bir saat sonra sıraya yatıp uyuyanları mı; laf olsun diye dördüncü, beşinci kez girenleri mi; tüm sorulara yanıt verenleri mi? Anlayacağınız her telden çalan gençler! Yazık… Kendi hayatları gidiyor farkında değiller. Son 4 yıldır bu görüntüleri tüm sınavlarda yaşıyorum. Devrisi gün sorulara baktığımda gördüğüm tüm branşlar için Türkçe’yi çok iyi kullanan öğrencilerin başarılı olacakları yönündeydi. Matematik ve Fen Bilimlerinde bile bazı sorularda işleme gerek yoktu sadece okuduğunu anlaman yeterliydi. İlkokul 1.sınıftan 12.sınıfa kadar öğrencilerin bu duruma düşmelerinin nedeni eğitime siyasetin girmesi, yap boz tahtasına dönüşmesidir. Siz 200 üniversite değil, 300 tane açsanız ne fark eder ki! Üniversitelerin dörtte üçünün de zaten liselerden farkı yok ya…

Buraya kadar mesleğimi ilgilendiren bıkkınlıklardı. Birde ülkede yaşananlar, çevrende, sokakta, metroda, dolmuşlarda gördüklerin sonucunda kendime soruyorum; ” Bu hale nasıl geldik? Daha da dibe gidecek miyiz ? Nasıl düzeliriz ? ” Bunların yanıtlarını da her okur kendi versin, kendinin de bu durama gelmemizde hatası var mı? Aynaya baksın, iğneyi batırsın. Koşa koşa gidip karşısındakine çuvaldızı batırmasın. İyice anladım ki bizim işimiz kavga, döğüş, yalan, talan…Eğitimden bize ne, uygarlıktan bize ne, insanlıktan bize ne, dostluktan bize ne …. İnsanı sadece insan olarak görmediğimiz ve etiketlediğimiz sürece şansımız yok. El birliğiyle ektik, el birliğiyle biçiyoruz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın dediğiniz sürece …….


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.