Bilgi Sosyolojisi

Bilgi Sosyolojisi

1. Konusu ve Kapsamı

Bilimlerin ortak özelliklerinin yanı sıra farklılıkları  sosyal realitenin değişik perspektiflerle ele alınmasından doğmuştur. Yeni yaklaşımlar ve bakış açıları  bu branşların konularına ve kapsamlarına sürekli eklenmekte ve geliştirilmektedir. Genel hususiyetlerinin yanı sıra  bir disiplinin konu ve sahasını  ona ait strateji ve genel teoriler çerçevesinde değişkenler kullanılarak ele alınabilecek tüm konular oluşturmaktadır. Buna göre bilgi sosyolojisinin konusunu toplum ve bilgi ilişkisi  değişkenlerini ise bu karşılıklı etkileşim sürecinde mevcut olan her türlü faktör oluşturmaktadır.

Bu bakımdan bilgi sosyolojisinin[1] konusunu toplum ile bilgi arasındaki ilişkinin aaaahürleri olarak genellemek mümkündür. Bilgi olarak toplumda mevcut olan her şey sosyolojik inceleme için meşru bir konu olarak kabul edilmektedir.[2] Bilgi terimi çok geniş anlamda ele alınmaktadır; çünkü bu alandaki çalışmalar entelektüel hayatta adaletten sanata kadar her konu ile ilgili fikirler  ideolojiler  inançlar  felsefe  bilim  teknoloji  ve düşünce sistemleri gibi mevcut tüm kültürel ürünlerle meşgul olur.[3] Branşın ilk ihdas edildiği yıllarda kapsam  genel olarak Mannheim tarafından şöyle ifade edilmektedir: “Çalışmamızın ana teması  belirli bir tarihî andaki entelektüel hayatın  mevcut sosyal ve siyasi güçlerle nasıl ve hangi formlarda ilişkili olduğunu müşahede etmektir” .[4]

Düşünce sistemlerinde taşınıyor olan doğruları ve yanlışları aramak bilgi sosyolojisinin bir görevidir. Bu amaç için fikirlerin içinde yeşerdikleri sosyal şartların çerçevesi içinde ve dışında nasıl anlamlandıklarını incelemek gerekir.[5] Günümüzde bilgi sosyolojisi  özellikle bilim sosyolojisi ve günlük bilginin sosyal yapılanması konularında araştırmalarını yapıyor.[6]

Bilgi sosyolojisi genel olarak bilgi ile toplumda mevcut diğer faktörler arasındaki ilişkiyi inceleyerek sosyal realitenin belirlenmesini sağlar. Sosyal realitenin belirlenmesi için bilgi ile toplumdaki diğer faktörler arasındaki ilişkinin de incelenmesi gerekir. Bu bakımdan bilgi sosyolojisinin konuları bir yönden  sosyal yapıların ve sosyal süreçlerin birbiriyle olan fonksiyonel ilişkisinin analizi  diğer yönden bilgi şekilleri de dahil entelektüel hayatın örnekleridir.[7] Toplumda hangi sosyal realiteler mevcuttur  bunlar ne şekillerde ortaya çıkmaktadırlar  fikirler  felsefeler  ve diğer faktörler belli bir sosyal realiteyi nasıl oluşturmaktadır? Bütün bu yaklaşımlarla elde edilen sorular ve cevapları bu dalın konusunu ve alanını oluşturmaktadır. Daha belirgin bir tarif yapmak alandaki mevcut tüm konuları ve yaklaşımları kapsayabilmek açısından oldukça zordur. Bununla birlikte Gurvithc tarafından aşağıdaki tarif yapılmaktadır.

Bilgi sosyolojisi  “… sosyal çevredeki farklı tipler  bu tiplerin farklı olarak vurgulanan formları  bilginin farklı sistemleri (bu tiplerin hiyerarşileri)  ve öte yandan global toplumlar  sosyal sınıflar  belirli guruplaşmalar ve toplumsallaşmanın çeşitli aaaahürleri (mikro-sosyal elementler) arasında kurulan fonksiyonel ilişkilerin incelenmesidir.”[8]

Gurvithc  sosyal çevrede bilginin hiyerarşik bir tasnifini yaparak aralarındaki ilişkinin incelenmesinin bilgi sosyolojisinin konusunu teşkil ettiğini belirtmektedir. Sosyal çevre  kısmî  özellikle global sosyal yapılar bu araştırmaların nüvesini teşkil etmektedir. Bu amaca göre bilgi sosyolojisi şu detayları incelemelidir:

a) Bilgi tipleri arasındaki çeşitli hiyerarşileri incelemek (sosyal kontrol  kültürel ürünler  sosyal uygulamalar vs..);

b) Değişik tür toplumlardaki bilgi ve ajanlarının rolleri;

c) Deyimlerin  iletişimlerin ve bilginin yayılmasının değişik türlerini incelemek;

d) Bilginin çeşitli tiplerinin toplumlara (global toplum tiplerine  sınıflara  kısmî guruplaşmalara) göre eğilimlerini (farklılaşma veya bütünleşme yönünde) tespit etmek; bu  genetik bilgi sosyolojisinin başlangıcı olabilir;

e) Sosyal çevre ve bilgi arasında  birbirleriyle olan ilişkileri esnasında görülebilecek ayrışmaları tespit etmek.Sosyal çevre ve bilgi arasında  birbirleriyle olan ilişkileri esnasında görülebilecek ayrışmaları tespit etmek.[9]

Bilgi sosyolojisinin konusu hakkında daha uygun bir açıklama  bu konuda yapılmış çalışmalardan bazı örnekler vermekle olacaktır.

Bunlardan ilki  bilginin üretilmesi ve dağıtılması hakkındadır; eğitim ve bilgi sosyolojisi perspektifleriyle müzik eğitimi ve metotları üzerinde yapılmıştır. Çalışma  esas itibariyle  bilginin yayılması stratejileri ile ilgili dört temel soruya cevap aramak amacıyla teşekkül ettirilmiştir. Birer bilgi yayma ajanı rolündeki eğitimciler  bu amaçla kullandıkları metotları sadece bir bilgi dağıtım stratejisi olarak almamakta  aktardıkları bilginin özünü ve muhtevasını da ifade edebilecek bir metot formülasyonu edinmeye çalışmaktadırlar. Bu çaba onları  metot ve muhteva konusunda yeni bilgi üretmeye sevk etmektedir. Bu esnada göz önünde bulundurulmuş olan husus  elde edilen bilginin günümüz öğrencisine uygun olup olmadığıdır. Araştırmada ayrıca  bilgi üretme ve onu toplum hayatına mal etmede  bilinçli ve bilinçsiz karar alma (decisionmaking) süreçlerinin tabiatlarının nasıl olduğu ve genel olarak bilginin (bu örnekte müzik eğitiminin) “sosyal dağıtımının” nasıl sağlandığı değerlendirilmiştir.[10] Görüldüğü gibi  bu örnekte bilgi unsuru müzik eğitimi metotları olarak ele alınmış  ve bilginin sosyal olarak yayılmasında ortaya çıkan hususların yine sosyal olarak şekillendirilmesi izah edilmiştir.

Bilginin kaynakları konusunda bir çalışma da “yeni bilgi sosyolojisi (the new Sociology of knowledge)” olarak adlandırılan bir eğitim teorisi kullanılarak yapılmıştır. Çalışma  eğitimcinin toplumda ve bir eğitim müessesesinde yaşaması ve çalışması için gerekli olan bilgiyi  türleri ve fonksiyonları itibariyle nasıl edindiği  geliştirdiği  ve kullandığını incelemektedir. Bulgular  toplum  okul  eğitimcilik mesleği  şahsî biyografi  ve mesleki tecrübe olmak üzere  bilginin beş temel kaynağı olduğunu göstermektedir. Mesleki uygulamalar misyonunu şekillendirme ve belirlemede eğitimcinin okuldaki ve toplumdaki kültürden algılamalarının (perceptions) esas rolü oynadığı bulunmuştur.[11] Bu sonuç toplum tarafından üretilen bilginin gerek fertleri gerekse organizasyonları şekillendiriciliğini işleyen bilgi sosyolojisi teorisiyle de mutabıktır. Elbette ki organizasyonların farklılıkları  değişik bilgi tabanına dayanmalarından ileri gelmektedir. Bu bilgi sosyolojisinin esas aldığı noktalardan biridir. Farklılıkların entelektüel kaynakları  bilgi sosyolojisi ve antropolojinin yeni önem kazanmaya başlayan konuları arasındadır. Bu görüş  insanlığın tüm birikimlerini  kültür ve bir sosyal kurum üyesi fertlerin mizaçları veya özel durumlarıyla ilgili diğer faktörler tarafından etkilenen serbest iştirakler olarak görür.[12]

Yukarıdaki sürecin tersi  yani insanların kültür yapılarını üreten düşünce ve ideolojik dinamikler de  birer bilgi sosyolojisi konusudurlar. Bunlardan sınıf  cinsiyet ve ırk dinamikleri okul bilgisi sosyolojisi sahasında ele alınmaktadır.[13] Eğitim  toplumsal olarak üretilmiş bir müessese olarak sosyal değerleri  muhtelif dinamiklerin etkileriyle değiştirerek ve geliştirerek  veya yeni sosyal değerler üreterek topluma geri yansıtmaktadır. Böylece toplum kendini yenileyebilmekte ve kültür üretimi sürdürülebilmektedir.[14]

İnsanın entelektüel ürünleri soyut plânda kalmamakta  maddi sahalarda aaaahür etmektedir. Dolayısıyla bilgi sosyolojisi  maddi unsurları ve bunların arkasındaki düşünce sistemlerini de konu edinmektedir.

Buna örnek bir çalışma da  mimarî sahada  çevrenin fizikî formlarının meydana getirilmesindeki bilim ve sanat metotlarının koordinesinin geliştirilerek düzenleme ve potansiyel problemlerin giderilmesi hususunda yapılmıştır.[15] Araştırma  çevre çalışmalarında sanat felsefeleriyle bilimin birbirinden ayrı olduğunu ve bu kopukluğun kaldırılabilmesi için yeni bir teorik senaaa oluşturulması gerektiğini öne sürmektedir.[16] Bu düşüncelerin ışığında bilgi sosyolojisi  insan-insan ve insan-çevre ilişkisinde  birbirinden kopuk sanat  sanat felsefeleri  bilim ve çevre formlarını izah edecek ve bütünleştirebilecek bir yaklaşım olmaktadır. Görüldüğü gibi burada işlenen konu esasen entelektüel ürünler arasındaki farklılıkların ortaya çıkarılması  bunlardan doğan hataların ve eksikliklerin giderilmesidir.

Sonuç itibariyle yukarıdaki tartışmaları şöyle özetleyebiliriz: Bilgi sosyolojisinin konusu toplumda üretilen -sosyal olarak şekillenmiş- bilgi ile sosyal yapı arasındaki ilişkidir. Bu dalda ele alınacak herhangi bir konunun başlıca üç ana şartı sağlaması gerekir: (1) Konuların  objektif olması; (2) Ontolojik (yaratılış ilmi) veya sınanamayan :-):-):-):-)fizik olmaması; (3) Sosyal yapının ürettiği veya bunu etkileyen bir konu olması gerekmektedir.[17] Bilgi Sosyolojisinin sınırları çok kesin olmadığından  ilgilendiği konular sosyal psikoloji  bilim  din  sanat  sosyolojileri gibi bazı branşları kapsar veya çakışır.[18]

Bilgi sosyolojisinin konusu ile ilgili son yaklaşım  bu çalışmanın amacı ile ilgilidir. Bu  bilgi sosyolojisinde kimlik konusudur. Kimlik  pek çok disiplin tarafından değişik şekillerde ele alınmaktadır. Kimliği gerek ferdî gerekse toplumsal bir düşünce sistemi olarak ele alırsak[19] bu konu doğrudan bilgi sosyolojisi sahasına girmiş olur. Sosyal yapı içinde fert  kim olduğunu düşünmekte ve niçin belli bir tarzda hareket sergilemektedir? Gerek ferdî gerekse toplumsal düşünce sistemi olarak kimlik  sosyo-kültürel çevre tarafından yaratılmaktadır.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın