Bilim insanları CHP’ye ‘bunu’ söylüyor…

Bilim insanları CHP’ye ‘bunu’ söylüyor…

Bilim, tüm hastalıklarda ‘erken teşhisin’ önemi üzerinde durur…

Yan organlara dağılmamış, bir yerde gelişmesini sürdüren ‘enfeksiyonun’, can alıcı etkinliğinin ‘zayıf’ olduğu bilinir.

En onulmazlar arasında sayılan ‘kanser hücreleri’ bile, bir organda olması ile yan organlara da dağılmış olması arasında ‘tanımsız’ bir eşgüdüm vardır!

Prostat tedavisi gören bir hastanın salt ‘prostat’ ile ilgili iyileşme umudu her ne denli yüksekse; ‘prostatın’ yan organlara, böbreklere, kalbe ‘zarar’ verip, ‘enfeksiyon’ taşımasıyla iyileşme umudu düşecektir.

Bilim bunu insan sağlığı üzerinde gözlemlediği gibi; doğada var olan, insanının var olmasıyla ilgili her şeyde benzerlikler taşıdığı rahatça söylenebilir…

Doğanın talanından, ormanlara kıyılmasından, akarsu yataklarının betona boğulmasından, kıt kaynakların bilinçsizce tüketilmesinden, insanın doyumsuzluğuna değin ‘her şeyle’ karşılaştırabiliriz!

Ağaçlar kesilir yağmur yağmaz, yağmur yağmayınca doğa temizlenmez, doğa temizlenmeyince mevsimler kalmaz, mevsim kalmayınca bitkiler olmaz, bitki olmayınca canlı doymaz, canlı doymayınca…

Tümce uzar-gider…

***

CHP’nin içinde bulunduğu karmaşayı düşünürken, geldi bunlar aklıma…

‘Erken teşhis’ konusunda kapalı,

Sorunu ‘masaya yatırma’ konusunda edilgen,

Konuşmak isteyene ‘tehdit’,

‘Kral çıplak’ demeyene ödül…

Her seçim sonrasında olduğu gibi;

24 Haziran seçimlerinin ardından konuşulmak istenen neydi?

Parti içerisinde bir grup ‘seçim öncesiyle sonucunu konuşalım’ dedikçe, yönetim içerisinde olanların var güçlerince ‘konuşulacak bir şey yok’ diyerek diklenmesini unutmadık sanırım!

Her seçimin ardından;

Partilisini derin ‘hüzne’ boğmak için görevlendirilmişler,

Koltuğa yapışmışlar,

Tapulu ‘yatacak yerleri’ gibi bırakmak istemeyenler…

Onları Adana’da, Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de, başka illerimizde destekleyenler…

Enfeksiyonun, genel merkezden illere sıçramış şekli!

Yaklaşan ‘yerel seçim’ için isim açıklıyorlar, oyu nereden alacaklarsa…





***

Adana’da deniyor ki…

Ekim ayı içerisinde, CHP’nin elinde olan belediyeler için adaylar kamuoyu ile tanıştırılacakmış. Özellikle de ‘başarılı’ görülen belediye başkanları ile yola devam edeceğinden Seyhan’da Zeydan Karalar, Çukurova’da Soner Çetin, Karataş’da Boğaçhan Ünal’ın aday gösterilmesi güçlüymüş!

Anlamadığım ‘şey’ şu an görevde olanların adaylıkları değil, neden ‘önseçim’ yolunun kapatılması…

Karalar, Çetin, Ünal’ın isimlerini basına sızdıranlara ‘bu koşullarda değil, önseçimden geçerek aday olmak istiyoruz’ demeleri o denli zor mu?

Bir ‘genel merkez’ hastalığı gibi…

Genel seçimlerde, ‘zaman darlığı’ gerekçe gösterilerek adaylar önce tepeden sayılmıştı bir, iki, üç, dört denilerek… Daha o günün akşamı olmadan ‘yok olmadı, şöyle değiştiriyoruz’ denerek sıradaki yukarılara kaydırılmış, dışarıdan bir başka isim önlere çekilmiş, seçmen ‘dönme dolaba’ bindirilmiş gibiydi…

Adayları belirleyip sıralayanlar ‘işte sıra’ diyerek, ‘bunlara oyunuzu vereceksiniz’ yolun göstererek, ‘bizdeki demokrasi, bizdeki adalet budur’ aynasıyla alanlara çıkmalarının sonucunu her yerde gördü!

‘Kale’ denilen yerlerin ‘tepeleri’ yıkıktı!

Dik duran yerlerdeki ‘hüznü’ görmemek aptallıktı!

‘Enfeksiyonun’ yan organları sardığını bilmemek saflık…

***

Bilim, tüm hastalıklarda ‘erken teşhisin’ önemi üzerinde durduğu gibi, siyaset bilimciler de ‘sorunun zamanında masaya yatılması’ gerektiğini savunurlar.

Ülkemizde, CHP gibi bir partinin, diğer partilerden ‘ayrı’ bir önemi vardır.

Sistem partileri gibi; sistemin çarklarını, anaparadarı, lokavtı, baskıları, mülk edinmeyi, doyumsuzluğu, savurganlığı, işkenceyi, idamı değil…

Sistem partilerinden ayrı; emeği, insanı, hakları, bilimi, adaleti, laikliği, üretimi, özgürlüğü, bireyi savunacak duruşu olmalı.

Bir sınıf partisi olması beklenmese bile, ‘sınıf bilinci’ taşıması olası düşüncelerin rahatça konuşulmasının önünü açmalı.

Tek adam particiliğini değil, örgütün biçimlendirdiği ‘particiliğin’ oluşmasını sağlamalı.

Genel merkezin çağdaş kararlarını alt örgütlerin sağlıklı biçimde uygulamaları, ‘örgütün’ varsıllaşmasını da birlikteliğinde getirecektir.

Şimdiki gibi önseçimden kaçan, tartışma yollarını tıkayan, tek adam üstüne kurgulu ‘çağdışı genel merkez kararları’, alt örgütleri yoksullaştıracak, sahipsizleştirecek, CHP’ye bu koşulları yaşatanları bir başına bırakacak, seçmenini ‘başka’ bir arayışa sürükleyecektir!

Bilim insanları ‘bunu’ söylüyor…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın